Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 42. Yayın Dönemi (27 Ekim 2015 – 24 Nisan 2016) Haftalık Yayın Akışı için TIKLAYINIZ

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/2016/3/10/headlines

07:00 – 07:15 Deutsche Welle: Güne Başlarken…

facebook.com/dwturkce

dw.de/multimedya/

dw.de/dw/article

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

07:50 – 08:00 Hemen şimdi! / Uygar Özesmi / Gezegenimizden değişim için büyük küçük hareketler

HemenSimdi20160311Cuma

facebook.com/uygar.ozesmi.page

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak, Emre Gülşer

Acik_Gazete_11Mart2016

09:00 – 09:30 Cuma Sezin Öney’le Seyyare: Türkiye ve Dünya Olayları Arasında Paralellikler, Karşılaştırmalar

Seyyare20160311

09:30 – 10:00 Cuma Cem Çetin’le Spor

Spor20160311

10:00 – 10:30 140journos vatandaş haber bülteni /Cansu Dirim ve Can Pürüzsüz

140Journos20160311

http://yaraticifikirlerenstitusu.com/projects/140journos/

http://twitter.com/140journos
http://soundcloud.com/140journos
http://facebook.com/140journos
http://vine.co/140journos
http://instagram.com/140journos
http://prezi.com/user/140journos
http://storify.com/140journos
http://youtube.com/140journos
http://scribd.com/140journos

10:30 – 11:00 Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam / Buğday Ekibi (Melek Nur Dudu ve Bora Kabatepe)

TohumdanHasadaEkolojikYasam20160311

***

Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam, saat 10.30’da, 94.9 Açık Radyo’da!

9

Ne yiyorsak o’yuz, ne giyiyorsak da o’yuz. Melek Nur Dudu’nun bugünkü konuğu, tamamen doğal pamuklu kumaşlardan elle dikilen ve bitkilerden elde edilen boyalarla boyanan giysiler üreten Özge Horasan.

Özge, Sat-su-ma markasının yaratıcısı. Seferihisar’da yaşıyor, Biyoloji mezunu ve bitkiler üzerine master yapmış. Yaklaşık 6 ayını doğada bitkiler üzerine araştırma yaparak geçirmiş ve edindiği bilgileri de doğalboyamada kullanmış. Kendi kıyafetlerini elde dikmek ve daha yavaş tüketmenin elimizde olduğunu söylüyor. Bilgilerini aktarmak üzere atölyeler de düzenliyor.
Devamını ve daha fazlasını dinlemek için, 10.30’da Açık Radyo’ya bekliyoruz!

Sat-su-ma ile ilgili daha fazla bilgi için;
http://www.sat-su-ma.com/

11:00 – 12:00 Cuma Adlı Adamlar / Halil Turhanlı ve Ömer Madra / Yeraltından not(a)lar

12:00 – 13:00 Caz Türbülans / Recep Şencan / Cazda serbest dolaşım

12:55 – 13:05 Türkiye Hikayelerini Anlatıyor: Hayatı Hakikiye Hikâyeleri

HayatiHakikiyeHikayeleri11.03.2016AR

Program Hakkında Bilgi

13:00 – 14:00 Önce Sağlık / Betigül Öngen ve Selim Badur

OnceSaglik20160311

Kış yaklaşıyor ve havalar her defasında daha da kestirilemez oluyor. Önce Sağlık, her sefer olduğu gibi, bu kışın tekinsiz havalarında da nöbette.

14:00 – 14:30 Öykülerle Yeni Köylüler / Anday Ataman / Türkiye’den ve dünyadan kırsala dönüşün öncüler

OykulerleYeniKoyluler20160311

“Türkiye’den ve dünyadan kırsala dönüşün öncüleri” şiarıyla yola çıkan programda, ekoyerleşkelerden öyküler, vizyon ve aktüel projeler yerinde ya da yerinden insanlarla kurulan bağlantılarla konu ediliyor.

***

acık radyo 94.9 da bugun saat 14.00 de konugum italia foggia dan “giardino della goia” dan olivia.

14:30 – 15:30 Wanderer / Can Denizci / (Richard Wagner özel programı)

Doğumunun 200. yılında Richard Wagner özel programı. 19. yüzyıl operasının en önde gelen iki isminden biri olan ve müziğin üst dilinin üstadı sayılan Wagner’in hayatı ve eserleri Wanderer’de

15:30 – 16:30 Sinefil / Melis Behlil ve Yeşim Burul Seven / Sinemasever muhabbetleri

Sinefil-11.03.2016

sinefilmelisb.blogspot.com/

16:30 – 17:00 Bilgi Çağı / Cem Tecimen ve Ersu Ablak / İnovasyonun, teknolojinin tüm seslerine açık bir platform

bilgicagi.com/Radyo.aspx

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

GezegeninGelecegi20160311Cuma

facebook.com/uygar.ozesmi.page

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

facebook.com/benbugunbiseyogrendim

Açık Dergi Cuma Ceyhan Usanmaz’la Bu Köşe Kitap Köşesi

***

Haftanın Kitabı // Gerçek bir CSI

30

Amerika Birleşik Devletleri’nin farklı kentlerinde geçen ve her biri sezonlar boyunca devam eden CSI dizileri (CSI: New York, CSI: Miami gibi), bir dönem bizleri hayli “oyalamıştı.” Söz konusu dizilerde her ne kadar çoğu zaman gerçeklere de dayanan ve yüksek tempolu hikâyeler anlatılmışsa da, bir süre sonra kaçınılmaz olarak kaybolup gittiler… Ancak geriye dönüp baktığımızda, polisiye türün takipçilerine yeni bilgiler, ayrıntılar, araştırma yöntemleri hakkında farklı bir bakış açısı kazandırdıklarını da inkâr edemeyiz. Bu dizilerin diğer bir özelliği de, CSI: New York‘u yakından takip etmiş biri olarak söylersem, isimlerine yansıyan kenti de hikâyelerine bir karakter olarak dahil edebilmeleriydi.

Dizilerin popülerliği dolayısıyla hemen kitapları da yayımlanmış, hatta bir kısmı Türkçeye de çevrilmişti. Bugünlerde ise CSI dizilerini yeniden hatırlamamıza sebep olan başka bir kitap var. Çünkü Karanlık Barselona‘nın yazarı Marc Pastor, gerçek bir CSI. 1977 doğumlu Marc Pastor kriminoloji eğitimi görmüş. Şimdilerde de “CSI’lık” yapıyormuş; yani suç mahalli araştırmacısı. Dolayısıyla, böylesi bir ismin romanıyla karşılaşmak ayrı bir merak uyandırıyor insanda. Üstelik Barselona gibi bir kent de varken işin içinde.

31

20. yüzyılın başlarında geçiyor Karanlık Barselona‘nın hikâyesi. Merkezinde de iki polis dedektifi var; Moisès Corvo ve Juan Malsano. Barselona’da aslında şiddet ölümleri hemen her gün gerçekleşmektedir. “İntihar olayları bir gün varsa ertesi gün yine vardı: Fabrika kapandığında içeride kalıp kendilerini fabrikanın kirişlerinden birine asan işçiler; aşkına karşılık bulamayan ve Otel Colón’un üzerinden kendini aşağıya atan bir banker; depresyonun üstesinden gelemeyip tren raylarına yatarak kafasını trene koparttıran birden, ikiden ve üçten fazla kişi ve buna benzer olaylar…” Bu “rutin” dolayısıyla Moisès Corvo ve Juan Malsano olaylara genellikle bir dizi formalite, kırtasiye işi gözüyle yaklaşmaktadır artık. Ancak son zamanlarda halk arasında kulaktan kulağa yayılan kaybolan çocuklar hadisesi, Corvo ve Malsano’nun kayıtsız kalamayacağı düzeydedir. Bir yıllık bir süre içerisinde, ikisi kesin olmakla birlikte, en az dokuz çocuk kaçırılmıştır. Bu kaçırılma vakalarını daha da vahim kılan şey, halk arasında bunu bir “canavarın” gerçekleştirdiğine inanılmasıdır…

Kısacası, korku ile polisiye türün kesişme noktasında yer alıyor Karanlık Barselona; hatta başka türlere göz kırpan bölümleri de var. (Örneğin steampunk’ın alametifarikalarına rastlamıyoruz belki ama atmosferin steampunk türüne yaklaştığı parçalar bile mevcut.) Diğer bir deyişle, kitabın ismindeki “karanlık” taraf tamam! Tabii ki, kaçınılmaz olarak Barselona’yı da arıyor gözlerimiz; ama…

“Örnek şehir Barselona defolarını saklamıyordu çünkü zaten kimse onları görmüyor gibiydi”; “Ateşli Gül lakaplı anarşist Barselona’da herkes kendi derdiyle meşguldü”; “Barselona çabuk sevip çabuk unutur, çabuk kızıp çabuk uykuya dalardı”; “Barselona’da birbirlerine çok uzak ve birbirleriyle bağlantısız sınıflar ve sonuçlarına katlanmadan geçilmesi imkânsız, görünmez sınırlar vardı.” Barselona’nın karakteristiğini yansıtan bu ve benzeri cümlelere roman boyunca zaman zaman rastlıyoruz; hikâyeyle iç içe geçen toplumsal yapıyı az çok çözmeye çalışıyoruz. Ancak genel olarak bakıldığında, Barselona’nın mesela o labirentvari sokaklarının tam anlamıyla ön plana çıktığını söylemek zor. Yani Marc Pastor, hikâyeye de çok uygun düşecek şekilde ele alınabilecek bir kent olan Barselona’ya, o hak ettiği roman kahramanlığı payesini verememiş gibi görünüyor. Bir fırsat tepilmiş, diye de nitelendirilebilir.

Gerçi hakkını yemeyelim; kenti yeterince ön plana çıkarmayışı Marc Pastor’un CSI’lığını sekteye uğratmışsa da, hikâyenin gerçeklerle bağlantı noktasında yazar, araştırmacı özelliğini konuşturmuş! Kaçırma hadiselerinden kimin sorumlu olduğu daha kitabın başlarında açıklandığı, dahası, roman bu muamma üzerine kurulmadığı için burada ayrıntılara girebiliriz. “Karanlık Barselona”da anlatılan, Enriqueta Martí’nin hikâyesi aslında. Gerçekten de çocukları kaçıran, “Barselona’nın vampirellası” olarak anılan bir Enriqueta Martí var kentin tarihinde…

Romanın merkezinde yer alan dedektiflerden Moisès Corvo’nun bir kitap kurdu oluşunun da altını özellikle çizmeliyiz. Moisès Corvo, karısından kaça kaça akşamlarını kardeşi Antoni’nin çalıştığı matbaada geçirmeye alışmış. Günün birinde kardeşi, Corvo’ya yeni ciltlediği bir kitap veriyor; “Dr. Jekyll ve Mr. Hyde.” Kitabın hoşuna gitmesiyle birlikte Corvo’nun önünde yepyeni ve sonsuz bir dünya da açılmış oluyor böylelikle ve kardeşinden yeni kitaplar istiyor. Corvo’nun istediği kitaplar, “Karanlık Barselona”nın hikâyesi düşünüldüğünde, oldukça manidar: Sheridan Le Fanu’nun “Carmilla”sı, Conan Doyle’un “Holmes Hikâyeleri”, Shelley’in Frankenstein‘ı, Gaston Leroux’un Operadaki Hayalet‘i, Stoker’ın vampiri… Polisiye, bilimkurgu, korku edebiyatını takip edenlere aşina gelecek isimler. Laf arasında, adını pek duymadığımız bir yazardan daha bahsediliyor romanda; Juli Vallmitjana. Adının geçtiği yerde, dipnotla şu bilgiler verilmiş: “Eserlerinde özellikle Barselona’nın alt tabakaları ve Çingenelerinin yaşamını işleyen Katalan yazar ve dramaturg.” Biraz daha araştırınca, zamanında Picasso’nun portresini yaptığı bir yazar ve ressam olduğunu da öğreniyoruz Juli Vallmitjana’nın. Barselona’nın ünlü mekânlarından Els Quatre Gats’te gölge tiyatrosu gösterileri de yapmış hatta.

Yakın bir zaman önce Barselona’ya gittiğimde, uğradığım yerlerden biriydi Els Quatre Gats. Hakkındaki ilk bilgileri de başka bir romandan, Carlos Ruiz Zafon’un kaleme aldığı Rüzgârın Gölgesi‘nden edinmiştim. Romanlar elbette birer gezi rehberi değildir ama bazı kentler, ne kadar ön planda olup olmadıklarıyla bile eserlerin niteliğinde belirleyici rol oynayabiliyorlar…

Açık Dergi Cuma Cihan Uzunçarşılı Baysal’la Kentin Tozu: Kent hakkı üzerine konuşmalar

KentinTozu20160311

Açık Dergi Cuma Turgut Yüksel ve Ömürden Bakaçhan ile Tarama Ucu

TAramaUcu20160311

20:00 – 21:00 Koyu Mavi / Gülçin Orgun / Türler arası

KoyuMavi11.03.2016

koyu_mavi20070406

koyumavi.org/

***

Rock ve Keman şarkılarının ikincisinde

12
Jefferson Airplane, Papa John Creach / Milk Train
Mavahisnu Orchestra, Jean Luc Ponty / Lila’s Dance
Don Sugarcane Harris / Where’s My Sunshine
John Mayall, Don Sugarcane Harris / Nature’s Disappearing
The Flock / I’m The Tall Tree
The Flock / Tired of Waiting
Rush / Losing It
French, Frith, Kaiser, Thompson / Bird In God’s Garden
Curved Air / Locechild
The Beatles / Elenor Rigby

bu akşam
saat 20-21 arasında
Koyu Mavi’de.

21:00 – 22:00 Aşağı Mahalle / Ümit Baykara / New York Downtown Cazve ötesi…

***

Bu akşam 21:00 deki programda üç albümden seçmeler yer alacak:

11

Nicole Mitchell/Tomeka Reid/Mike Reed: Artifacts
Charles Lloyd & The Marvels: I Long To See You
GoGo Penguin: Man Made Object

22:00 – 23:00 Mint / Efkan Kula ve Mert Emcan / Gıcır cızır plâklar

mixcloud.com/mertemcan/

Alternatif rock’ın geçmiş ve günümüz klasiklerinin çalınacağı “Mint”te Stüdyo İmge yazarları; Efkan Kula ve Mert Emcan plak koleksiyonlarının en değerli single’larını hikayeleriyle birlikte çalıyor.

23:00 – 24:00 13 Melek / Yiğit Atılgan / Zamanın ruhundan bağımsız sesler

13melek-acikradyo174

Zamanın ruhundan bağımsız seslere kulak verdiğimiz 13 Melek bu yayın döneminde Cuma günleri 23.00’te.

24:00 – 01:00 Blackout / Gürkan Vayis, Cem Kayıran ve Tuna Öztürk / Kirli ve aksak ritimler ile Siyah müzikler

Yeni yayın döneminde Overphonic ve Blackout programları birleşip yollarına, Overphonic’in saatinde Blackout adı altında devam ediyor.

overphonic.blogspot.com/

mixcloud.com/overphonic/

blackout949.blogspot.com/

soundcloud.com/blackout949