Açık Radyo’nun 43. Yayın Dönemi Başladı

53

Açık Radyo’nun 25 Nisan 2016’da başlayıp 23 Ekim 2016’da sona erecek olan 43. Yayın Dönemi başladı. Yeni yayın dönemindeki yenilik ve değişiklikler şöyle (tklynz)

***

BalibarRancireOgilvieEtAl.AcckOturumDevrimVeEstetik208.Mayis.2016

***

Filozoflarla İstanbul’da Edebiyat ve Politika Konferansi

Acik Oturum: Devrim ve Estetik – Révolution et Esthétique -2.
Bolum

Étienne Balibar, Jacques Rancière, Bertrand Ogilvie, Ahmet
Soysal, Volkan Celebi

Bakirkoy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi, Istanbul, 08.Mayis.2016.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 43. Yayın Dönemi (25 Nisan 2016 – 23 Ekim) Haftalık Yayın Akışı için TIKLAYINIZ

————————————————————————————

09:00 – 10:00 Çocuklar için Dünyadan Müzik / Bir Radijojo yapımı

radijojo.de/WCN_neu/english/

10:00 – 10:30 Bir Dolap Kitap / Banu Aksoy ve Yıldıray Karakıya / Her yaş için çocuk kitabı

BirDolapKitap08.05.2016RadyoYayini

birdolapkitap.com/

birdolapkitap.com/radyo-arsivi/

***

Bu bolumde ele aldigimiz kitaplar:

* Babaannemin Icine Uzayli Kacti
* Snork ve Denizci

10:30 47. Kromozom (Yeni program) / Hazırlayanlar: Arzu Doğan, Halil Doğan, Hakan Çetinkaya, Hazal Sarısoy, Naz Polat, Recep Karakan ve Tan Aytıs

Toplumun çeşitli kesimlerinden sanatçıların, bilim insanlarının, sporcuların ağırlanacağı programda Down sendromluların sesinin yansıtılması amaçlanıyor.

11:00 – 12:00 Mekânlar ve Çağlar İçinde Ses / İştar Gözaydın

12:00 – 13:00 Dünyayı Dinliyorum / Zekeriya Şen / Bir dünya müziği programı (Radio MultiCult 2.0 ile ortak yayın)

dunyayidinliyorum/474-8-mayıs-2016-pazar

tikabasamuzik.com/Katagorileri/dunyayi-dinliyorum

mixcloud.com/dunyayidinliyorum/

***

51

Dünyanın tüm titreşimlerini kucaklayan 94,9 Açık Radyo’ya hoş geldiniz. Bu güzel Pazar gününden herkese merhaba. Bir Dünyayı Dinliyorum programımızda daha birlikteyiz. Bu haftaki programımızda işleyeceğimiz konu oldukça hoş ve sıcak. Türkiye’deki kültürel çeşitliliği müzikleri ile örneklemeye çalışıcaz.

Bu fikir geçtiğimiz günlerde elime geçen Ebru adlı bir kitaptan çıktı. Söz konusu kitap Metis yayınları tarafından yayınlamış ve “Türkiye’deki kültürel çeşitliliği görünür ve anlaşılır kılacak yeni bir dil arayışı” olarak tanımlanıyor.

Lafı fazla uzatmadan isterseniz ülkemizde yer alan bu çok zengin kültürel kökenlerden müzik örneklerlini dinlemeye başlayalım.

13:00 – 14:00 Ma’nın Tınısı / Hakan Ünseven / Anadolu müziğinin çağdaş yorumları

manin_tinisi_08.05.2016_ibrahim_maalouf_hudna

archive.org/details/@alabanda

14:00 – 15:00 Dilden Dile Titreşimler / Emre Dağtaşoğlu / Türk halk müziği

DildenDileTitresimler08.05.2016

dildendiletitreimler.blogspot.com/

***

(Destekçi: Nedime Ergenç)

  1. Gümüşlü de Cezvelerim Kaynar Ocakta – Hale Gür
  2. Ötme Bülbül Zeybeği – Emin Sancak
  3. Afiyon’un Ortasında Galesi – Sabahattin Gülümser
  4. Kekliği Vurdum Taşta – Okan Murat Öztürk
  5. Delhadır Başındayım – Okan Murat Öztürk
  6. İzmir’in Kavakları – Zeki Adsız
  7. Al Yazmamı Düreyim – Osman Kalay
  8. İncecik Bulgur musun? – Nuri Esentürk
  9. Gakgili Havası – TRT Saz Ekibi
  10. Meşeli Dağlar Meşeli – Sibel Güzel
  11. Yayla Yollarında Galdım Yalınız – Hale Gür
  12. Ay Oğlan Tatar mısın? – Muazzez Turing
  13. Gide Gide Yoruldum – Toygun Dikmen

15:00 – 16:00 Musıkî Arşivi / Bülent Aksoy / Musıkî icrasının geçmişine ayrıntılı bir bakış

16:00 – 17:00 Libero / Tan Morgül, İsmail Başöz ve Volkan Ağır / Gölgede ve güneşte futbol

libero949.blogspot.com/

Eduardo Galeano’nun  “Gölgede ve güneşte futbol” kitabını başucundan ve jingle’ından da ayırmayan Liberocular, bu yayın döneminde Galeano’nun tarihin tozlu sayfalarından çekip çıkardığı futbol hikâyelerini aktarıyor. Ayrıca, Bağış Erten’in yoğun iş temposu nedeniyle yerine Volkan Ağır ekibe katıldı.

17:00 – 18:00 Modernin Sesi / Aykut Köksal / Dört yüzyıllık müzik serüvenine derkenar

18:00 – 19:00 İnsan Sesi / Aksel Tibet / Çoksesli Batı müziğinde insan sesinin yeri

19:00 Türlü (Programın yayın gününde değişiklik) / Hazırlayanlar: Ahmet Ali Arslan ve Ozan Sarohan

Bu civardan müziklerin çalındığı Türlü,  43. yayın döneminde Pazar günleri saat 19.00’da.

20:00 – 21:00 The Big Easy / Aylin ve Varol Ünel / New Orleans kültürü ve müziği

TheBigEasy13108.05.2016

New Orleans müziğinin ve kültürünün işlendiği The Big Easy bu yayın döneminde saat 20’de.

***

The Big Easy @Açık Radyo 94.9, Istanbul, Turkey, broadcasted LIVE every Sunday 8
p.m.

CLARENCE ‘FROGMAN’ HENRY Special

00 The Band – I Ain’t Got No Home
01 Clarence ‘Frogman’ Henry – Ain’t Got No Home
02 Clarence ‘Frogman’ Henry – It Won’t Be Long
03 Clarence ‘Frogman’ Henry – I’m In Love
04 Clarence ‘Frogman’ Henry – I Found A Home
05 Clarence ‘Frogman’ Henry – (I Don’t Know Why) But I Do
06 Clarence ‘Frogman’ Henry – You Always Hurt The One You Love
07 Clarence ‘Frogman’ Henry – I Love You, Yes I Do
08 Clarence ‘Frogman’ Henry – Lost Without You
09 Clarence ‘Frogman’ Henry – Basin Street Blues
10 Clarence ‘Frogman’ Henry – Kansas City
11 Clarence ‘Frogman’ Henry – Little Suzy
12 Clarence ‘Frogman’ Henry – Baby Baby Please
13 Clarence ‘Frogman’ Henry – A Little Too Much
14 Clarence ‘Frogman’ Henry – Come On And Dance
15 Clarence ‘Frogman’ Henry – I Wish I Could Say The Same
16 Clarence ‘Frogman’ Henry – Troubles, Troubles

21:00 – 22:00 Değişen Zamanlar / Mahir Ilgaz, Altuğ Güzeldere ve Güven Güzeldere / Bob Dylan şarkılarıyla yarım yüzyıl

“Bob Dylan şarkılarıyla yarım yüzyıl” şiarıyla yola çıkan programda Dylan’ın yaşamı, şarkıları üç Dylan sever tarafından didik didik edilecek.

22:00 – 23:00 Sarhoş Atlar Zamanı / Akif Burak Atlar / Konu parantezinderock

sarhosatlarzamani.tumblr.com/

mixcloud.com/SarhosAtlarZamani/

23:00 – 24:00 Rock on Rock / Ömer Şahin ve Cemil Topuzlu / Hard rock ve heavy metal

365-RockOnRock_08.05.2016

rockonrocktr.blogspot.com/

facebook.com/groups/rockonrock/

***

01 – Glenn Hughes – Soul Mover – Soul Mover
02 – Bridge To Mars – Bridge To Mars – SuperFi Yourself
Röportajın dökümü için

Merhaba JJ, ben 94.9 Açık Radyo’da yayınlanan Rock on Rock programından Cemil Topuzlu. Öncelikle boş zamanının bir bölümünü ayırıp şahsın hakkındaki sorularımızı cevaplandırdığın için çok teşekkür ederim.

Rock On Rock – Röportaja kişisel bir kaç soruyla başlamak istiyorum. İlk olarak ne zaman müzikle tanıştın? Herhangi bir okulda müzik eğitimin var mı?
JJ – Önemli soru. Babam bir klasik müzik orkestrasının direktörüydü, bu nedenle ben klasik müziğin çok ağırlıkla dinlendiği bir evde büyüdüm. Ama babamın Chicago, Steve Wonder, Blood Sweat and Tears gibi soul ve R&B gruplarına da ilgisi vardı. Bu nedenle bana bu grupları da dinletti. Onun yönlendirmesiyle 4 yaşından 17 yaşına kadar trompet çaldım. Ama 10’lu yaşlarımın başında Slade, Sweet ve Kiss’i dinleyince herşey değişti. Bu nedenle gitara ilgim arttı. Yaklaşık 7-8 yıl daha trompet çalmama rağmen esas ilgim gitar üzerinde yoğunlaştı.
Rock On Rock – Zannedersem trompet vasıtasıyla klasik müzik eğitimi almak senin gitar çalışını da etkilemiştir. Bu dönemde ilk satın aldığın plak hangisiydi?
JJ – İlk aldığım plak müzik zevkime pek uygun değildi bu nedenle ben size ilk aldığımı değil de, benim için büyük öneme sahip ilk plağımı söyleyeyim: Deep Purple – Made In Japan. Ayrıca, dördüncü satın aldığım plağın Kiss – Destroyer olduğunu da belirtmeliyim.
Rock On Rock – Yeri gelmişken sonra sormayı düşündüğüm soruyu sorayım. Gitar tarzında Ritchie Blackmore etkisi gayet bariz. Haksız mıyım?
JJ – Tamamen haklısın. R. Balckmore, Gary Moore ile birlikte benim en çok etkilendiğim gitaristlerin başında gelir. İsveçte çalınan müzikde İrlanda’da olduğu gibi yöresel ezgilerin etkileri çok baskındır. Müziğinde İrlanda müziğinin yöresel ezgilerini kullanması nedeniyle özellikle Gary Moore’un gitar çalışımın üzerindeki etkisi çok büyüktür. Tabii ki R. Blackmore etkisi de yadsınamaz. Ben ve Europe’un gitaristi John Norum aynı müzik temeline ve tarza sahibiz.
Rock On Rock – Müzik kariyerine dönersek, çok genç yaşta Spellbound’a girişin ve grup müziği hakkında bilgi verebilir misin?
JJ – Aslında 18 yaşında Spellbound’a girmeden önce ben zorunlu askerlik görevimi yapmayı düşünüyordum. Fakat bu konuda istekli değildim. Bu sırada karşıma Spellbound çıktı ve grubun bir plak şirketi ile sözleşme imzalaması sonucu ben askerlik görevimi ertelemek için bir bahane yaratmış oldum.
Rock On Rock – Aslında seninle görüşmeden önce ben ve Ömer Youtube’da Glenn Hughes’la Keep On Moving çalışını dinleyip, stilinin ne kadar Blackmore’a benzediğini konuştuk.
JJ – Glenn ile çalarken ben her zaman çaldığım eserin aslına saygılı olmaya çalıştım. Bence siz bu nedenle Blackmore etkisini hissetmişsiniz.
Rock On Rock – Senin gibi Deep Purple’ı çok seven bir kişi olarak ben de Glenn Hughes’ın tarzını çok beğenirim. İsveçli bir gitarist olarak Glenn ile nasıl tanışıp grubuna girdin?
JJ – Glenn 1994’de Europe’un üç elemanı ile İsveçte turlarken menajeri aracılığıyla tanıştık. Aslında ben de şu ara kendi biyografimi yazıyorum ve kitabımda Glenn’in kendi biyografisinde söz etmediği bir çok şeyden bahsediyorum. Neyse konumuza dönersek, 1994-1995’de Glenn İsveçte oldukça fazla zaman geçirdi.Ben de bu dönemde bir trioda çalıyordum ve Glenn’in de katıldığı arkadaşımın düğününde sahne aldık. Tabii ki Glenn de sahneye çıkıp bize eşlik etti ve benden memnun kalmış olacak ki ertesi gün arayıp herhangi bir bestemin olup olmadığını sordu. Ben de müzik bestelediğim söyledim. Üç besteme iki günde söz yazdı ve hemen stüdyoya girip bu şarkıları kaydettik. Böylece aralarında Madeleine ve Blue Jade olmak üzere üç bestem Addiction albümüne dahil edildi. Bu arada bugün Nessun Dorma’yı dinliyordum ve Pavarottiye ne kadar hayran olduğumu tekrar farkettim. Klasik müzik bence müziğin temeli.
Rock On Rock – Daha sonra Glenn ile Soul Mover, Songs In The Key Of Rock gibi albümler ve turneler geldi.
JJ –  Evet tam 13 yıl beraber yazdık ve turladık. Belki bunu söylememem gerek ama Glenn bana benimle yeni bir albüm yapmak istediğini söyledi. Ben ise şu aralar Bridge To Mars’a odaklanmak istiyorum. Tabii ki bu Glenn ile herhangi bir projeye sıcak bakmadığım anlamına gelmemeli.
Rock On Rock – Bridge To Mars’a gelirsek, bu albümdeki tarz Glenn ile yaptığın albümlerdeki hatta HTP döneminde yaptığın müzik tarzından oldukça farklı. Albümdeki müziğin yanısıra, albümün kapağı bile bende 70’lerin Psychedelic akımı izlenimi yarattı.
JJ – Bridge To Mars’da duyduğun müzik beni yansıtıyor. Fakat Glenn ve Joe Lynn Turner’la yaptığım albümlerdeki müzik onlar için yazıldı.
Rock On Rock – Ben de bu konuya açıklık getirmek için seninle ropörtaj yapmak istedim. Çünkü Bridge To Mars’da müzik gerçekten çok farklı. Albümdeki sound da bana çok değişik geldi. Albümün kaydı sırasında hangi ekipmanı kullandınız?
JJ – 15 watt İbanez Ampli kullandım desem ne dersin? J Gerçekten öyle ahım şahım bir ekipman kullanılmadı kayıtlarda ve sonuçta o sound yakalandı.
Rock On Rock –  Şu sıralar turluyor musunuz?
JJ – Hayır, şu ara turlamıyoruz. Önce albümü çıkarmamız gerek.
Rock On Rock – Peki hiç tur planınız var mı? Mesela Bridge To Mars gibi bir grup Sweden Rock gibi bir festivale çok yakışır.
JJ – Emin değilim. Eğer bir fırsat çıkar da festivale katılabilirsek harika olur ama şu sıralar daha çok provaya ve müziğe odaklanmaya ihtiyacımız var. Bence tur işi daha çok gelecek seneye kalır. Ayrıca, çok ufak barlarda da çalmak akıllıca değil. O nedenle tur konusunda pek acele etmiyoruz.
Rock On Rock – Sence kariyerinin en tepedeki ve en dipteki noktaları nelerdi?
JJ – Zor bir soru. Romanya’da 20.000 seyircinin önünde Chad Smith ile çalmak harikaydı. Kariyerimdeki en kötü hatıra ise, Glenn Hughes’un otobiyografisinde benden hiçbir şekilde bahsetmemesidir herhalde. Yıllarca beraber turlayıp, 9 tane albüm yaptıktan sonra kitabında hiç bahsetmemesi bende derin hayal kırıklığı yarattı.Ama temelde Glenn’in benim müziği sevdiğini gayet iyi biliyorum. Bakalım zaman bundan sonrası için bize neler gösterecek.
RR – 70’lerde ve 80’lerdeki müzik stili artık duyulmuyor. Özellikle 90’lardaki Grunge akımı ile müzik çok değişti. Sence Rock öldü mü?
JJ – Rock asla ölmeyecek ve eskisinden çok daha kuvvetli. Çünkü şu dönemde eskisinden çok daha kuvvetli olması gerekiyor. Rock müziği bizim neslin dilidir ve bu nedenle asla yok olmamalı ve gücünü kaybetmemeli.Müzik değişebilir fakat tutku asla yokolmaz. Nessun Dorma’yı nasıl hala dinliyorsak Rock müziği de asla yokolamayacak ve yaşayacak.
RR – İsveç çok büyük olmamasına rağmen bir çok yetenekli grup çıkarıyor. Bunun nedeni sence nedir?
JJ – Cevabım çok basit. Çünkü İsveçli’nin yapacak başka bir işi yok da ondan J Doğrusu programınızda İsveçli gruplar çalmanız Finlandiyalı grup çalmanızdan iyidir J
RR – Yıllardır müzik yapan başarılı bir sanatçı olarak genç müzisyenlere tavsiyelerin nedir?
JJ – Bu soru gerçekten zor. Diyeceğim tek şey kendinize ve kalbinize inanın. Ne yapmanız gerektiğini iyi tartın ve doğru bildiğiniz şeyin peşinden koşmaktan asla vazgeçmeyin.
RR – Çok teşekkürler.

24:00 – 01:00 Karanlığın Çocukları / Aylin Ünal / Büyü Müzikleri

karanligincocuklari.blogspot.com/

01:00 – 02:00 Mixed Tape / Elçin Özsoy / Türlerden bağımsız bir müzik programı

“Türlerden bağımsız bir müzik programı” şiarıyla yola çıkan programda her hafta bir karışık kaset hazırlıyoruz.

02:00 – 03:00 Yerin Dibi / Emre Aksoy / Türler Arası Bilinç Akışı

soundcloud.com/anlayana

03:00 – 04:00 Volüm / Ekin Üzeltüzenci / Gürültü ekseninde ses yığınları