Açık Radyo’nun 45. Yayın Dönemi Başladı

***

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 45. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 45. Yayın Dönemi: 24 Nisan 2017 – 22 Ekim 2017 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2017/4/25

07: 00 – 07:20 Şarkılarla Memleket Tarihi (Yeni program) / Hazırlayan: Murat Meriç

SarkilarlaMemleketTArihi20170426

Plak koleksiyoncusu, yazar Murat Meriç memlekette ve dünyada o günün tarihinde olup bitenler yani kimi olaylar, ölümler, doğumlar üzerine yazılmış şarkılarla hafta içi her gün tarihe bir bakış atıyor.

ŞMT kayıt arşivi

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

07:50 – 08:00 İyilik Postası / Nihan Bora /  İyi haberler bülteni

Birileri hâlâ bizi gülümsetiyor, iyileştiriyor ve geleceğe dair umutlandırıyor. İyilik Postası, hafta içi her sabah, hayalinin peşinden koşan, küçük çabalarla yaşama renk katan insanların ilham veren hikâyelerini anlatıyor. Her sabah güne güzel başlamak için iyi haberleri İyilik Postası’ndan dinleyebilirsiniz. Bu hikâyelerin hepimize iyi geleceğini ve mücadele azmimizi artıracağını düşünüyoruz.

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

Acik_Gazete_26Nisan2017

Açık Gazete kayıt arşivi

09:00 – 09:30 Nereye Doğru: Cengiz Aktar’la Geleceğe Bakışlar

NereyeDogru20170426

Nereye Doğru kayıt arşivi

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Açık Yeşil /Ümit Şahin ve Ömer Madra / Hayatın, politikanın ve sokağın çevre ekoloji gündemi

AcikYesil20170426

Açık Yeşil kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Metropolitika / Aysim Türkmen, Korhan Gümüş ve ve Murat Güvenç / Kent ve kentlilik üzerine tartışmalar

Metropolitika20170426

Metropolitika kayıt arşivi

12:00 – 12:55 Radyo-Aktif Serpinti (Yeniden program) / Hazırlayan: Volkan Artunç

 Eklektik müzik programı Radyo-Aktif Serpinti yıllar sonra eski gün ve saatinde bu yayın döneminde yeniden aramızda

12:55 – 13:05 Don Quijote / Yazan: Miguel de Cervantes / Okuyan: Tolga Korkut 

13:00 – 14:00 Tuna’nın Beri Yanı / Muammer Ketencoğlu / Balkan ağırlıklı etnik müzik

muammerketencoglu.com/

tunaninberiyani.blogspot.com/

14:00 – 14:30 Açık Sofra / Gıda güvencesi ve güvenliği üzerine sohbetler / Bülent Şık ve Seçil Türkkan

AcikSofra_26.04.2017_gidaNedenPolitiktir

Gıda hayati bir konudur. Hayata nasıl baktığımız ve nasıl bir gelecekte yaşamak istediğimize ilişkin son derece net tavırlar almayı gerektirir. Açık Radyo’nun “kadrolu konuk”larından Bülent Şık, bu yayın döneminde Seçil Türkkan’la gıda güvencesi ve güvenliği üzerine konuşuyor.

***

Bulent Sik ve Secil Turkkan’in hazirlayip sundugu programın ilk bolumunde gıda meselesi masaya yatiriliyor.

14:30 – 15:30 Alla Turca / Ali Pınar ve Ersin Antep / Türkiye’den klâsik müzik yorumcuları ve bestakârları

www.facebook.com/alla.turca.5

15:30 – 16:30 Altın Saatler / Nuray Aydınoğlu, Elvan Cantekin, Argun Yum ve Gürhan Ertür / 17 Ağustos’u unutma

AltinSaatler20170426

Altın Saatler kayıt arşivi

16:30 – 17:00 Emeğin Gündemi / Ayşe Berna Uçarol ve Mustafa Eren / Fabrikalardan plazalara emekçilerin ortak sorunları ve örgütlenme deneyimleri

emegingundemi.blogspot.com/

emegingundemi.blogspot.com/search/label/aç1kradyo

16:30 – 17:00 Kentin Gizli Öyküleri (Yeni program, 15 günde 1) / Hazırlayan: Kenan Doğan

13KentinGizliOykuleri26Nisan2017

Olağan insan hikâyelerinin işlendiği programda her hafta bir konukla kendi yaşamını konuşuyoruz.

***

Toplum baskısı ondan sağlığını aldı belki ama o bugün başkalarının umudu için mücadele ediyor. Bir varoluş hikayesi ile Didem Acar, Kentin Gizli Öykülerinin bu haftaki konuğu

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / (Tekrar program) / Hazırlayan: Atilla Aksoy

Açık Radyo kurucularından, programcı dostumuz Atilla Aksoy’u yakın zaman önce kaybettik. Dünyanın Cazı programının ilk programcısı Aksoy’un 2004 yılında bu çerçevede hazırlayıp sunduğu programları 13 yılın ardından Çarşamba günleri 17.00’de tekrar yayınlıyoruz.

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

ARadyo-Evrim-Altug-YUKSELARSLAN-2002

***

Açık Dergi’de Tarihi Bir Söyleşi: Yüksel Arslan

yuksel arslan, artures, acik, evrim altug

Nisan ayında kayebettiğimiz Yüksel Arslan’ı, 2002 yılında Evrim Altuğ’un yaptığı bir söyleşinin kaydını, toprağa verildiği gün yayınlayarak uğurladık.

“Le Capital – Arture” dizisini bugün, Berlin Duvarı, Sovyetlerin çöküşü ve 11 Eylül’den sonra bugün nasıl okuyorsunuz, nasıl yorumluyorsunuz?

Yüksel Arslan: Kapital kitabı bugün şımarık durumda. Tabii bu Karl Marx’ın Kapital kitabı ölümsüz bir kitap. Her zaman geçerli. Tabii benim için böyle bir diziye yeniden başlamak için herhangi bir neden yok. Çünkü bu eski bir çalışma. 1969–1975 arası. Tabii bazı yanılmalar olabilir. İnsan her zaman yanılabilir. Yani bazı yaptığım yanlışlıklar oldu. Mesela bu, makinelere saldırıyorlar. Benim yaptığım makineler çok modern makinelerdi.

Aslında 17. yüzyılda İngiltere’de dokuma fabrikalarına işçiler saldırıp kırıyorlar. Sonra işçiler grev hakkını alınca artık makinelere saldırmıyor. Örgütlenip grev hakkını alınca oluyor bu. Bazı ufak tefek şeyler oluyor ama önemsiz. Kapital Türkiye’de de, Fransa’da da geçerli evrensel bir kitap. Tabii bir de Türkiye’de kitap okuma hikayesi var. Kapital Türkçe’ye sonradan çevrildi galiba…

Bu dizideki tablolarınızdan biri de “Kriz” üzerine. Ve ortasında borsa bulunuyor…

YA: Örneğin bu dizide yer alan ancak sergide bulunmayan “Kriz” tablosunda Paris Borsası bulunur. İstanbul’daki borsayı görmedim. Ama bu resimdeki borsayı içeren görüntünün oluşması bir yılımı aldı. Sürekli oraya gittim. Mekke gibi, borsa binasının etrafını birkaç kere gezdim. Karşıdaki kahveye oturup desenler, sütunlar çizmeye başladım. Sonra oraya herkesin girebileceğini bilmiyordum. İçeriden de birkaç desen yakaladım. Belçika’daki borsa ise Paris’tekinin yarısı kadar. Tabii bu serideki resimlerin birkaçını satmıştım. O nedenle 13 tanesi sergilenecek.

Herkes bu Karl Marx’ın Kapital kitabının zor anlaşıldığını söyler durur. Halbuki çok şiirsel bir dili var. Marx her bölümün sonunda Latince bazı matrak sözler sarf eder. Mesela Marx da herkes gibi şiirler yazmış. Shakespeare’i çok seviyor. Paris’te yaşayan Alman şair Heinrich Heine’nin de dostu. Ben Karl Marx hala 20. yüzyılda yaşasaydı başka ozanları sevecekti diye düşünüyorum. Belki de bu dönemin başka ozanlarını sevecekti. Kapitalin bu aktüel tarafı korkunç. Zaten bu dizi 1975’te bitince ne yapmalı diye düşündüm ve bunun için “Actualisation de Capital” diye bir seri yaptım. Bu seri de 1980’e kadar sürdü. Bunu Kapital’in devamı olarak görüyorum. Geri kalmış ve çok zengin ülkelerde neler olduğunu karşılaştırdım. Türkiye üzerine bile bazı “Arture”ler var.

Sizde son dönemde insana odaklanan bir süreç var. Eserlerinizde umudun ve umutsuzluğun yeri nedir?

YA: Son 14 yıldır “İnsan” dizisini çalışıyorum. Bu, belki ben de yaşlandığım için bende gittikçe umutsuzluk, delilik, intihar konuları bilhassa bu dizide ağır basmaya başladı. Kapitalin güncelleştirilmesi dizisinde de geri kalmış ülkelerde olan katliamlar, ölümler, açlıklar, bunları büyük bir resim olarak şu anda karşımda görüyorum. Onu da yeni astım. Evet. Son dönemde bende bir umutsuzluk var aslında.

Sizden sonraki dünyaya dair bir vizyonunuz var mı?

YA: Bütün bu umutsuzluklar içinde bir mutluluk da çıkabilir değil mi? Çünkü insanlar karınca gibi, durmadan savaşıp duruyorlar. Aslında umutsuzluk dediğim, bir çeşit mutluluk getirebilir.

Neomarksizm bir ütopya mı?

YA: Doğrusunu isterseniz, şu anda Marksizm yeniden gündeme getiriliyor, kitaplar yazılıyor. Neomarksizm diye bir şey yok. Zaten bu “neo” kelimesi de budalaca bir şey gibi geliyor. Marksizm devam ediyor. Beni en çok ilgilendiren “Sanatta Marksist olunabilir mi?” sorusu üzerine düşünmüş, “resimli dil” diye yazılar yazmaya başlamıştım. Sonra bıraktım. Olunabilirliğini savunarak yazmaya başlamıştım ama onlar çekmecede kaldı. Çünkü başka çalışmalar gerekiyor. Durup durup Kapital’i yeniden okumuyorum. İnsanın aklına başka başka düşünceler geliyor. “Kapitalin güncelleşmesi” Ardından “Etkiler” dönemi, sonra da “İnsan”ın gelişi; dediğim gibi 14 seneden fazla oldu. Bunların entelektüel bir çalışma olarak birbirini takip etmesi bence çok doğal görünüyor. Kafatasımızdaki güzel makine, beyin iyi çalışıyorsa bu tür çalışmalar ortaya çıkıyor.

Gerek Türkiye, gerekse Fransa ve diğer ülkelerdeki sanat ortamına dair gözlemleriniz, yorumlarınız nelerdir?

YA: Jean Dubuffet’in topladığı, delilerin yaptığı “L’art Brut” dediği resimleri bilirsiniz. Ben bunları çok seviyorum. Dubuffet, 1945’lerde böyle bir koleksiyon yapıp Lozan’daki bir müzeye sergilenmek üzere vermiştir.

Bugünkü modern sanat müzelerine girdiğiniz vakit, ben buralara hiç bakmıyorum. Toplamında, genel olarak sanatçılar, eleştirmenler, müdürlerin hepsini galiba burada buluşturmak gerekiyor. Bence iğrenç bir çukurdalar.

Bu “Arture”lere henüz çerçevelenmeden bakma fırsatım oldu. Malzemenin, emeğin kokusunu duyumsar gibi oldum. Bu anlamda bu diziye bir tür “papirüs” gibi baktığımı itiraf etmeliyim. Eserleriniz sanki 20. yüzyıla ait son görsel belge gibi…

YA: Evet. Bu teknik yüzünden, onları çerçeveden çıkardığım zaman dediğiniz gibi onları papirüs gibi, muşamba gibi bir hale geldiklerini gördüm. Sanki bir arkeolojik kazıdan çıkmış gibi oldular.

Kapitalizme mi, Marksizme mi, yoksa sanatın ta kendisine mi daha çok yabancılaştınız?

YA: Daha evvel ürettiğim “Alienation” (Yabancılaşma) dizisi, çok önemli bence. Çünkü Karl Marx henüz gençken, daha Hegel, Feuerbach etkisindeyken, felsefe etkisindeyken 1844’te yazdığı eserinde bundan çok bahseder. Sonra Kapital’e başlayınca bu kavramdan oldukça faydalandım. Bir İngiliz patron vardır orada. “Benim 150 ‘hand’im (el) var” der. Yani bu, benim çalışmamı kolaylaştırdı. Kapitalistin kafası para, işçinin kafası el gibidir “Arture”lerde. Köle sahibi ise kölesini bir “öküz” gibi görür. Köleler de öküz başlıdır. İşte Kapital’deki bu şiirsel metinlerin bana büyük yardımı oldu.

Dünyanın politik sahnesini nasıl gözlemliyorsunuz?

YA: Doğrusunu söylemek gerekirse ben bu dünyada olup bitenleri genel olarak izliyorum. Toplu bir bakış bu. Genel olarak neler olduğunu herkes gibi ben de görebiliyorum.

Şu anda okuma sıranızda hangi eserler var?

YA: Şimdi bu “İnsan” dizisinde genel olarak insanlarla uğraşmıştım. Bu da bitti gibime geliyor.

Şimdi tek tek insanlarla uğraşıyorum. Mesela bir filozof, bir ozan, bir sanatçı.. Tabii bu da hep umutsuzluğa götürüyor çünkü seçtiğim, sevdiğim düşünürler, şair ya da filozoflar ya deliriyorlar, ya da intihar ediyorlar. Yani bu da garip bir çalışma oldu.

Kapital çok mu düşsel bir metin? Olan biteni “Arture”lerde biz bu kadar kolay görebiliyorsak, bu gerçek dünyada niçin bu kadar kolay olmuyor?

YA: Bu daha çok bir ekonomi politik kitabı. Bazı resimleri kendim ilave ettim. Mesela Marx, Kapital’de “Kapitalist’in üretim süreci”nden söz eder. “Mal nedir?” diye sorar ama sendikalardan, grevden pek bahsetmez Kapital’de. Ben de bir yürüyüş resmi yapmıştım. Böyle şeylerden bahsetmez. İngiltere’deki yaşantısında 1. Enternasyonal’i kuranlardan biri olduğuna göre, o zaman Kapital kitabının dışında pratik politikaya dönüyor. Hatta ona “Niye sendika işlerine giriyorsun?” diye kızıyorlar. Darılıyor hemen tabii.

Yüksel Arslan “insan”ı nasıl tarif ediyor?

YA: İnsanı tarif etmek çok kolay. İnsan, memeli hayvanlar sınıfından…

Açık Dergi Çarşamba Oyun Arası / Emre Gümüşer

Muhtelif tiyatro müziği örneklerine kulak atıp, oyunlar arası bir yolculuğa çıkıyoruz.

Açık Dergi 19:30 Çıplak Ayakla Dans (Açık Dergi’de yeniden köşe, 15 günde 1)) / Hazırlayanlar: Duygu Güngör ve Mihran Tomasyan

Çıplak Ayaklar Kumpanyası bu yayın döneminde yeni konu ve konuklarıyla aramıza dönüyor. Tezahür programıyla dönüşümlü olarak.

Çıplak Ayakla Dans kayıt arşivi

Açık Dergi 19:30 Tezahür (Açık Dergi köşesinde yayın günü değişikliği) / Hazırlayan: Gülin Dede Tekin

Tezahur20170426

Tiyatro dünyasından haberler, röportajlar, yeni oyunlar, güncel meseleler. Artık Salı değil Çarşamba akşamları. Çıplak Ayaklarla Dans’la dönüşümlü.

Tezahür kayıt arşivi

20:00 – 21:00 Vegan Logic / Zulal Kalkandelen / Alternatif, deneysel, bazen de popüler Her zaman iyi müzik

vegan_logic_26.04.2017

21:00 – 22:00 Alçak Basınç / Harun İzer / Popüler Kültürün kıyısında yeşeren alternatif yenilikçi müzik akımları

22:00 – 23:00 Ayın Karanlık Yüzü / Yosi Falay / Bir albüm

23:00 – 24:00 Caz Portreleri / Mustafa Aykın / Ayrıntılı caz tiplemeleri

24:00 – 01:00 Suyun Kalabalığı / Orçun Baştürk / Müzisyen gözüyle müzik

mixcloud.com/tag/suyun-kalabalığı

Reklamlar