Hareketlilik İçinde Süreklilik: Açık Radyo’nun 47. Yayın Dönemi Başladı

Açık Radyo’nun 47. Yayın Dönemi bugün başladı. 4 Kasım 2018’e kadar sürecek olan 47. Yayın Dönemi’ndeki yenilik ve değişiklikler şöyle

***

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 47. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 47. Yayın Dönemi: 30 Nisan 2018 – 4 Kasım 2018 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2018/5/7

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Yeni Ufuklar (Yeniden program) / UNDP Türkiye

Her kış dönemi olduğu gibi BM UNDP Türkiye ofisinin hazırladığı Yeni Ufuklar bu  yayın döneminde geri dönüyor.

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_08-05-2018

Açık Gazete kayıt arşivi

08:02 Eduardo Galeano: Hikâye Avcısı (Açık Gazete’de yeni köşe) / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Salı Ahmet İnsel’le Ufuk Turu

UfukTuru20180508

Ufuk Turu kayıt arşivi

09:30 – 09:50 Açık Bilinç /  Güven Güzeldere ile Bilim ve Felsefe Sohbetleri

AcikBilinc20180508

Açık Bilinç kayıt arşivi

***

Nörobilim ve Felsefe Açısından Özgür İrade

zz1

Bu hafta Açık Bilinç’te konumuz geçen hafta kaldığımız yerden devam ederek, nörobilim ve felsefe açısından özgür irade tartışmasıydı. Konuyu, canlılar dünyasında nadir rastlanan zihinsel bir meleke olarak irade; metafizik bir sorun olarak nedensellik, önceden belirlenmişlik, ve insan hayatında özgür iradenin yeri gibi başlıklar altında ele aldık.

Son üç progamdır sürdürdüğümüz Nöro-Hukuk tartışmasını, özgür irade sorununu önce biyoloji ve nörobilim, gelecek hafta da felsefe açısından ele alarak tamamlayacağız.

Konuya, 20. yüzyılın en ilginç felsefecilerinden Ludwig Wittgenstein’ın ölümünden sonra 1953’te yayımlanan eseri “Felsefi İncelemeler”de sorduğu bir soruyla başlayalım:

“Kolumu kaldırmam olgusundan, kolumun kalkması olgusunu çıkardığımda, geriye kalan nedir?”

Wittgenstein şöyle demek istiyor: Kolum, benim istemimden bağımsız olarak, dış faktörlerin etkisiyle (örneğin, birisi ip bağlayıp çekerse) havaya kalkabilir. Bu kolumun hareket etmesidir. Ama benim davranışım değildir.

Davranışla hareket arasındaki fark, iradeyi işaret eder.

İrade içeren davranışın arkasında, düşünce, istek ve niyet yatar. Özne olma durumu ve davranıştan doğan sorumluluk, bu şekilde devreye girer.

Bu tür zihinsel sebepleri arada çıkarttığımızda, davranıştan söz edemeyiz.Geride kalan, rüzgarla savrulan yaprak gibi, yalnızca harekettir.

İradeyi böylece, zihinsel bir yeti olarak tanımladığımızda, canlılar dünyasında bu yetiye sahip olan ve olmayan canlıları, arada gri alanlar olsa da, birbirinden ayırabiliriz.

İnsan, kimi basit canlıların aksine, iradesi olan bir canlı türüdür.

İrade yetisinin hangi canlılarda olup olmadığı sorusu, büyük ölçüde biyoloji ve nörobilimin alanına girer.

Ama, daha ötede bir soru var: İradesiyle davranan insan, bu davranışlarında özgür müdür? Bu da, yani özgür irade konusu, Felsefe tarihinin en tartışmalı sorularından birisi.

Felsefe literatüründe özgür irade sorunsalı ne zaman ve hangi tarihsel koşullarda ortaya çıkmıştır? Hayatımız açısından pratik sonuçları olan bir soru mudur?

Bu soruları gelecek hafta ele alacağız. Şimdi, biyoloji ve nörobilim açısından irade yetisini biraz daha inceleyelim.

Çalışmalarını Yale Üniversitesi’nde sürdürmüş olan nevi şahsına münhasır İspanyol fizyolog ve nörobilimci Jose Manuel Delgado, canlıların davranışlarını uzaktan kontrol edebilen cihazlar geliştirmeye çalışmıştır.

Delgado, “stimoceiver” (uyaran alıcısı) adını verdiği cihazları kediler ve maymunlar gibi canlıların beyinlerine yerleştirip, radyo dalgaları göndererek bu canlıların davranışlarını doğal halinden farklı şekilde yönlendirmeyi dener.

Delgado’nun en bilinen deneyinde, orta-beyin bölgesine uzaktan kontrol edilebilen bir cihaz yerleştirilmiş olan bir boğa, matadora saldırmak üzereyken son anda davranışını değiştiriyor, sanki “içeriden frene basılmış” gibi yönünü değiştiriyor.

Delgado, 1950’erin ilkel koşullarında bile, herhangi bir canlının davranışının uzaktan kontrol edilebileceği görüşünde. Deneylerini, psikiyatri hastası insanlara kadar genişletiyor. (Bunların etik açıdan çok sorunlu ve günümüzde kabul edilemeyecek çalışmalar olduğunu not edelim.)

Delgado’nun deneylerinde bizi ilgilendiren konu, şu:

En basit canlılar dahil hiç bir canlı, Delgado’nun deneyindeki boğa gibi dışsal faktörler ile hareket etmiyor.

Her biyolojik canlının bir organizmal bütünlüğü ve hareketlerini tetikleyen veya yönlendiren içsel mekanizmaları var.

Öte yandan, şimdi Wittgenstein’a dönüyoruz, her canlının onu harekete geçiren içsel mekanizması illa iradeye bağlı olarak, yani istek ve niyetleri doğrultusunda çalışmıyor.

En basit canlıların hareketlerini tetiklemek için, kimi uyaranlar yeterli ve zaruri olabiliyor.

Günebakan da denilen ay çiçekleri yüzlerini güneşe döner ve çok kısıtlı hareket repertuvarları içinde gün ışığını takip ederler. Burada bir istek, niyet, ya da iradeden söz etmemiz gerekmez.

Gün ışığı, günebakan bitkisi için zorunlu türde hareketi tetikleyen bir uyarandır.

Benzer şeyleri kimi basit organizmalar için, örneğin şekerli suyla karşılaşan karıncalar için de, söylemek mümkün olabilir.

Uyaranların, bu canlıların hareketlerini otomatik olarak ve karşı konulamaz şekilde tetiklediğini görüyorsak, burada irade yetisinden de söz edemeyiz.

Biz insanların, iradi yeti ve davranış anlamında, Delgado’nun boğasından da, şekerli sudan uzaklaşamayan karıncalardan da farklı olduğumuz açık.

İsteklerimizi tartıp süzen ve kimini baskılayıp diğerlerini öne çıkartan bir takım içsel filtre ve denge mekanizmalarına sahibiz.

Bu iradi filtre ve denge mekanizmalarının her daim iyi çalıştığını iddia etmiyorum.

Hatta genellikle insan hayatı, içsel dengeleri kurmaya çalışmakla ve iradi zorlamalara rağmen istemediğimiz şeyleri yapmak, istediklerimizi yapamamakla geçebiliyor.

“İradenin gri alanı” diye adlandırdığım şey, tam da bu.

Öte yandan, yarım yamalak çalışsalar da, günebakanların ve karıncaların aksine, biyolojik olarak böyle mekanizmalar barındıran gelişmiş bir sinir sistemimiz var.

Geçen programda,Klüver-Bucy sendromuna tutulan bir kişinin bu tür iradi mekanizmalardaki bozukluk sonucu ortaya çıkan mücadelesini ve sonu hapis cezasıyla biten sapkın davranışlarını konu etmiştik.

Şimdi konuyu metafizik çerçeveye oturtalım:

Her daim düzgün çalışan irademiz olsa bile, evrende her şeyin önceden belirlenmiş bir nedensellik ağı içinde hareket ettiği doğruysa, bizim özgürce aldığımızı sandığımız her karar, attığımız her adım, aslında bir yanılsama olabilir mi?

Yani, nörobilimsel açıdan irade yetisine sahip canlılar olduğumuz halde bile, felsefi açıdan bu iradenin özgür olmadığı, hatta olamayacağı iddiası hakkında nasıl düşünmeliyiz?

Bu da, gelecek haftanın konusu olacak.

10:00 – 10:30 İklim İçin / Yücel Sönmez, Ömer Madra ve Murat Can Tonbil

IklimIcin20180508_201805

İklim İçin kayıt arşivi

10:30 – 11:00 Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona / Pınar Erkan / Alameti kerametinden menkul kent hikayeleri

AhsaptanBetonaMecidiyedenJetona20180508

“Alameti kerametinden menkul kent hikâyeleri” şiarıyla yola çıkan programda tarihten günümüze tarihsel katmanlar da deşilerek Bizans köşklerinden, sarayların altyapısının nasıl oluşturulduğuna, konutlardan ofislere, kaldırımlardan sokaklara, dehlizlerden şarap üretilen üzüm bağlarına kadar şehrin farklı unsurlarına dair az ya da çok bilinen detaylar konuşuluyor.

Ahşaptan betona Mecidiyeden jetona kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Deniz Aşırı / Deniz Pak / Bozcaadalılar, adaya yolu düşenler ve adanın kıyısına vuranlar…

bozcaadasozlugu.blogspot.com/denizairi

12:00 – 13:00 Periplus (Yeni program) / Hazırlayan: Murat Can Tonbil

“Haritalar üzerinden caza çalan bir müzikal seyir rehberi” şiarıyla yola çıkan program, haftaiçi öğle kuşağını kıtalararası bir seyahate çıkarıyor.

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Musica Brasileira / Jozi Levi / Brezilya’dan müzik

9

soundcloud.com/joezeex/

14:00 – 14:30 Dünya Mirası Adalar / Asu Aksoy, Derya Tolgay ve Alp Orçun

DunyaMirasAdalar08.05.2018

Adalar, yüzyıllarca imparatorluklara başkentlik yapmış, siyasi ve kültürel dönüşümlerin aktörlerini beslemiş dünya şehri İstanbul’un hikâyelerinin hep bir parçası olagelmiş. Krallar, kraliçeler, dini liderler sürgüne buralarda zindanlara atılmış, ardından Osmanlı’dan günümüze  farklı kültürel cemaatlerin zengin bürokratları, iş insanları, Adaları İstanbul’un sayfiye merkezi haline getirmiş, sanatçılar, yazarlar, Adalar’ın renginden, havasından, kokusundan beslenmek için buraları mekân tutmuş. Adalar, muhteşem mimari ve yaşam dokusuyla dünyada eşine az rastlanır bir kültürler havzası olma halini bugüne kadar taşımışlar.
Şanslıyız ki Adalarda İstanbul tarihinin tüm veçhelerinin mekânsal izdüşümlerini hâlâ görebiliyoruz ve barındırdıkları hikâyelerin bazen yaşayan bilgi kaynaklarına erişebiliyoruz. Kendimizi gerçekten müstesna hissetmeliyiz: Adalar’a adımımızı attığımızda İstanbul tarihinin çok da bozulmamış tanığının varlığını hissedebiliyoruz, şaşırıyor ve nedenini çok da bilmeden mutlu oluyoruz. Bu yayın döneminde bizi mutlu eden Dünya Mirası Adalar’ı enine boyuna konuşuyoruz.

14:30 – 15:30 Yeni / Hande Akkan / Yeni Philip Glass’ın 80. yaşını kutluyor

1937’de doğan Amerikalı usta besteci Philip Glass’ın 80’inci yaşını özel bir dizi programla kutluyoruz.

15:30 – 16:00 Yeşilçam Arkeolojisi / Hazırlayan: Utku Uluer / (15 günde bir)

YesilcamArkeolojisi20180508

sinematikyesilcam.com/2017/01/yesilcam-arkeolojisi-radyo-programi/

26 Nisan 2016 – 10 Ocak 2017 Progrmları içeriği yukarıdaki linkte

Türk sineması ve Yeşilçam’ın besin kaynaklarına, emekçilerine ve kıyıda köşede kalmış hikâyelerine yer verilecek bir program.

sinematikyesilcam.com/

Yeşilçam Arkeolojisi kayıt arşivi

16:00 – 16:30 Su Müştereği (Yeni program) / Su diye yazılır, demokrasi diye okunur! / Hazırlayanlar: Nuran Yüce ve Özdeş Özbay

su_musteregi_08.05.2018

En önemli müştereğimiz olan suya dair bir program.

***

Su MüştereğiNuran YüceÖZdeş Özbay

Language Turkish

Açık Radyo’nun yeni yayın döneminde “Su Müştereği” programı
ile karşınızdayız. Bu programda tüm canlıların müştereği olan suyu her türlü
metalaştırma ve ticarileştirme girişimlerine karşı savunanları, suyun
yönetimini demokratikleştirerek onu müşterekler siyasetinin bir parçası haline
getiren toplumsal mücadeleleri sizlerle buluşturacağız.

Bu hafta 2000 yılının ilk aylarında Bolivya’nın Cochabamba
şehrinde su hizmetlerinin özelleştirilmesine karşı verilen ve tarihe Cochabamba
Su Savaşları olarak geçen mücadeleyi ve ondan ilham alarak müşterekler
kavramını toplumsal hareketlerin gündemine taşıyan İtalyan Su Hareketleri Forumu’nu
anlatıyoruz.

16:30 – 17:00 Diğerkâm (Yeni program) / Hazırlayanlar: Damla Özlüer ve Rauf Kösemen

Geçtiğimiz dönemlerde Hemzemin programını hazırlayan Rauf Kösemen ve Damla Özlüer yine sosyal fayda iletişimi üzerine daha geniş düşünmeye çağırdıkları yeni programları Diğerkâm ile bu yayın döneminde de aramızdalar.

Facebook.com/Diğerkam

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Sanat Deliorman, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

Dünyanın Cazı kadrosuna Caz vokalisti Sanat Deliorman dahil oluyor. Salı günleri Dünyanın Cazı ondan sorulacak.

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

facebook.com/benbugunbiseyogrendim

Açık Dergi Salı Dünyayı Okumak / Aytaç Timur ve Akif Pamuk

Yazmaya övgü. Eleştiriye ve eleştirmene kapı. Düşünmeye, düşünceye, üretmeye ve tartışmaya alan açmayı amaçlayan bir kültür programı.

Açık Dergi Salı Müziğin Başka Türlüsü (Açık Dergi köşesinde, gün ve yayın sıklığında değişiklik. Ayda 1) / Hazırlayanlar: Sumru Ağıryürüyen ve İlksen Mavituna

5 yıldır Perşembe günleri yayınlanan ve güncel sahneden müzisyenleri ağırladığımız program artık ayda 1 Salı günleri 19:00’da.

Müziğin Başka Türlüsü kayıt arşivi

Açık Dergi Salı  Kulis Sesleri – Bircan Yorulmaz (Ayda 1)

Açık Dergi Salı 40 Yılda 1 / Sedat Nemli

Bu yaz da 1977’den müzikler dinliyoruz. Haziran ayı itibariyle.

Açık Dergi Salı  50. Yılında Velvet Underground & Nico 

Açık Dergi’de Salı akşamları, yayınlanışının 50. yılında Velvet Underground & Nico albümünün parçaları da yer alacak

Açık Dergi Salı Göçmenin Müziği, Müziğin Göçü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Evrim Hikmet Öğüt / (15 günde bir)

Gocmeninmuzigi8.05.2018

Bir süredir Suriyeli müzisyenler ve onların Türkiye’de yer alabileceği müzikal konum üzerine çalışmaları bulunan etnomüzikolog Evrim Hikmet Öğüt’ten “Göçmenin Müziği, Müziğin Göçü”, yeni programlarımızdan bir diğeri. Program, farklı müzik kültür ve türleri üzerinden göçün müzik üretimine etkisini müzikolog-etnomüzikolog, iletişimci, müzik yazarı, müzisyen ve sanatçılarla tartışıp, göçmen müzisyenlerin deneyimlerini ilk ağızdan aktarmayı da hedefliyor.

***

Language Turkish
Göçmenin Müziği Müziğin Göçü’nün 8 Mayıs 2018 tarihli programında Etnomüzikolog Sungu Okan’la 20 yüzyıl bestecisi Igor Stravinski’nin Rusya’dan Avrupa’ya ve Amerika Birleşik Devletlerine göç serüvenini ve göçün müziğine etkisini konuşuyoruz.

Açık Dergi Salı Yararlı Sanat Arşivi (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Onur Yıldız ve Can Gümüş / (15 günde bir)

Yararlı Sanat Arşivi, sanatta yarar ve kullanım konularının tartışmaya açılması için kurulan Arte Util (Yararlı Sanat) Topluluğu tarafından bir araya getirilmiş yararlı sanat örneklerini tartışır. Sanatın aktivizm ve kültür kurumlarıyla ilişkisi bağlamında geleceğini ele alan bir program.

20:00 – 21:00 Açık Şemsiye / Hakan Gürvit, Levent Dönmez, Mehmet Yusuf ve Şebnem Sühel Grimm / Gelmiş geçmiş tüm müzik türleri

21:00 – 22:00 Gitaresk / Jak Kohen, Gonca Açıkalın ve Meral Akman / Neo-klasik rock ve fusion

Gitaresk_08-05-15_Chicago2

gitaresk.com/

22:00 – 23:00 Esintiler / Seda Binbaşgil / Jazz

23:00 – 24:00 Psychoacoustics (Program gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Osman Kaytazoğlu, Berk Gökberk ve Barış Karakaş

Cumartesi geceleri 02.00’de yayınlanan Psychoacoustis bu yayın dönemi Salı geceleri saat 23.00’de

24:00 – 01:00 Flanörün seyir Defteri (Yeni program) / Sezgisel güzergâhta tesadüfi notalar / Hazırlayan: Hakan Gencol

FSD208.05.18

Alternatif bağımsız bir müzik programı. İlk progamında Charlie Winston’u ağırlıyor.

Jingle: t-flanorun_seyir_defterimp3

***

08.05.2018 FSD2: ‘Flanör’ Kimdir?

Flanörün Seyir Defteri

zz29

‘Sezgisel güzergâhta, tesadüfi notalar’
Açık Radyo 47. Yayın Dönemi’nde, her hafta salı gecelerini çarşambaya bağlayan gece saat 24:00-01:00 arasında yayımlanan programda, alternatif ve bağımsız müzik örnekleri yer alıyor.
Hazırlayan ve sunan: Hakan Gencol
flanorunseyirdefteri@gmail.com
***

Charlie Winston’a adadığımız ilk programdan sonra, bu hafta hem flanörlük üzerine konuşuyoruz, hem de Calexico, Firewater, Peyk, Jack the Ripper gibi alternatif müzik gruplarından parçalar çalıyoruz.

‘Diğer’ klasörü gibi, sahipsizleri toplayacak bir program bu… Öksüzü, yetimi, yaşlısı burada bir çatı bulacak kendine.

Çorba dağıtacak bir program. İftihar çadırı, bir nevi. Aş evi, aşk evi…

Etiketleme insanın derdi, bilge olan girmez o topa. İsimsiz olan, anonimleşir, topluluğa mal olur, onun içinde erir, ona katılır. Ondan olur. Bir olur. Tekilleşmek yerine, ‘tek’leşmek…

Charles Baudeliare’in tanımladığı flanör kimdi, günümüzde flanör nasıl birisi, kalabalıklardan beslenmenin anlamı nasıl değişti, bir flanörün turisten farkı nedir, ve ötesi…

Flanör: Gezen, tozan, gezerken düşünen, gözlemleyen, akışta olan, gezgin-seyyah, mobil, özgür… Kalabalıklarda kaybolan, kendinden geçen, kendini arayan, kendini bulmaktan çok aramayı seven, tanık-gözlemci…

Hiçliğin insanı, boş değil. Hiçliği özler, hiçliği içinde yaşar. Başkalarını gözlemlerken, asıl tanımaya çalıştığı ‘kendisi’dir. Bütünlük içinde kendi kendini deneyimler. Bütünün parçası olarak değil, bütünün bütünü olarak…

Bu haftaki programın kaydını buradan dinleyebilirsiniz:

https://open.spotify.com/embed/user/flaneurx/playlist/4sSmf7BviCghDFtzFc4Dvl

Playlist:

Şarkıcı / Yorumcu Parça Adı Albüm Adı Süre
Calexico
Roll Tango
Edge of the Sun
3:19
Yodelice
Sunday With A Flu
Tree of Life
2:17
Jonny Blitz
Difesa Grande
Colpa del Sole
4:58
DeVotchKa
Basso Profundo
A Mad and Faithful Telling
5:13
Cecilia Krull
My Life is Going On
My Life is Going On
3:34
Peyk
You Betcha
You Betcha
3:20
Dead Combo
Rodada
Dead Combo E As Cordas Da Ma Fáma
2:47
The Dead Brothers
Exotic Odyssey
5th Sin-Phonie
3:19
Firewater
Feels Like the End of the World
The Golden Hour
5:14
Jack the Ripper
Escape
I’m Coming
5:09
No Blues
Black Cadillac (feat. Tracy Bonham)
Ya Dunya
3:44
Figli di Madre Ignota, Roy Paci
Theme from Paradise
Fez Club
2:54
Reklamlar