You are currently browsing the monthly archive for Ocak 2019.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/30

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_31-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Üçübiryerde: Beslenme, Sağlık ve İklim krizi…

zz1

Yanlış besin maddelerine, yani entansif hayvancılık endüstrisine ucuz hammadde (yem) olarak kullanılan mısır soya vb. yetiştirilmesi ve yoğun şekilde işlenmiş gıda ürünleri için yılda 500 milyar (yarım trilyon) dolar bu şirketlere sübvansiyon olarak dağıtılıyor!

Guardian gazetesi özel muhabiri ve beslenme konusunda çığır açıcı iki kitabın yazarı Felicity Lawrence, 28 Ocak tarihli gazetede konuya bir kez daha –tabir caizse– damardan giriyor:

“Beslenme Tarzımız Bizi Öldürüyor – Gezegeni de…”

Bu başlığı taşıyan makalesinde yazar son bilimsel araştırma verilerine ve kanıtlarına dayanarak, küresel gıda sisteminin ekoloji ve sağlık açısından tam bir felakete yol açtığını belirttikten sonra –yine tabir caizse – tabuta bir çivi daha çakıyor:

“Bireysel eylemler de durumu kurtarmak için yeterli olmayacak.”

Lawrence, dünyanın en itibarlı tıp ve bilim dergilerinden Lancet’in bu yılın hemen başında 16 Ocak ve 27 Ocak sayılarında yiyeceklerimiz-içeceklerimiz, beslenme tarzımız, hayvansal besin endüstrisi, ve iklim krizi konuları arasındaki derin bağlantıları aynı derecede büyük bir derinlikle ele alan iki kıyamet uyarısını peşpeşe yayınladığını anlatıyor.

Dünyanın dört bir yanından saygın bilim insanlarının oluşturduğu komisyon raporlarından birincisinde mevcut gıda sisteminin hem insan sağlığını, hem de bizzat medeniyetin kendisini büyük risk altına soktuğu belgeleniyor. İkinci raporda ise obezite, beslenme yetersizliği ve iklim değişikliği dünyayı saran üç büyük pandemik (salgın) olarak ele alınıyor.

Özetle, kanıtlar şu yönde: Beslenme tarzımız iklim değişikliğinin ve biyolojik çeşitliliğin yıkıma uğramasının en büyük sebebi. Küresel beslenme sistemi toplam sera gazı salımlarının yüzde 30’unu, besi hayvanları da bunun yarısını (yüzde 14.5) oluşturuyor. Hayvancılık ve tarım endüstrisine (et, süt, peynir, yumurta vb.) dayalı çağdaş Batı tarzı beslenme dünyaya yayılıyor ve muazzam sayıda insanı şişmanlatıyor, hasta ediyor.

Beslenmeye bağlı hastalıklara yani önlenebilir kanserlere, kalp – damar hastalıklarına, inmelere, obeziteye ve diyabete bağlı olarak yılda yaklaşık 11 milyon insan ölüyor. 800 milyon gibi muazzam sayıda insan kronik beslenme yetersizliğinden mustarip. 2 milyar insan mikrobesin ve vitamin yetersizliği çekerken aynı anda 2 milyar insan da fazla kilolu ya da obez.

Beslenme tarzımızın bizim ve gezegenin yararına olmaktan –hatta iyice çığrından– çıkmış olmasının temel sebebi, Lancet Komisyonu’nun altını çizdiği gibi, dev şirketlerin güçlü çıkar yatırımları, yönü toptan saptırılmış ekonomik saikler ve sübvansiyonlar. Yanlış besin maddelerine, yani entansif hayvancılık endüstrisine ucuz hammadde (yem) olarak kullanılan mısır soya vb. yetiştirilmesi ve yoğun şekilde işlenmiş gıda ürünleri için yılda 500 milyar (yarım trilyon) dolar bu şirketlere sübvansiyon olarak dağıtılıyor!

Bunun yaklaşık 10 katı, yani 5tn $ (yazıyla Beş Trilyon Dolar) da endüstriyel tarımın har vurup harman savurduğu fosil yakıtların (mazot, dizel, kömür) sübvansiyonuna gidiyor!

Dev yiyecek – içecek şirketleri de yüzmilyonlarca doları:

a) sağlıksız yiyecek-içeceklerin reklamını yapmak ve

b) yiyecek-içecek tüketim tarzını değiştirmemizi önlemek üzere lobicilik

faaliyeti yürütmek için harcıyor.

Lancet Komisyonlarına göre sorun öylesine muazzam ve o kadar âcil ki, ancak hükümetlerarası bir sözleşme ile çözülebilir. (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli ya da Dünya Sağlık Örgütü’nün Tütün Ürünleri Denetimi Çerçeve Sözleşmesi gibi.)

İşin ilginç yanı, yazar Felicity Lawrence’ın makalenin sonunda bize hatırlattığı –ya da tabir caizse resmen kafamıza çaktığı– gibi, çağdaş Batı beslenmesi denen şey, bayağı yeni bir icat: Büyük ve küçükbaş hayvanların topraktan koparılması ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1950’lerin ortalarında başlamış çünkü: Eski köye yeni icat!

Peki bu ‘devrim’ nasıl mümkün olabilmiş? Çok basit üçlü bir cevabı var aslında:

1) Ucuz enerji: Hayvanları ‘toplama kampları’na tıkmak, sonra etini sütünü paketleyip satmak için;

2) Suni gübre: Hayvanlara yem yetiştirmek üzere tahıl üretimini devasa boyutlara çıkarmak için;

3) Antibiyotikte seri üretim: ‘Sığırkentler’de tıklım tıkış yaşayan ve kendi pisliklerinde boğulan hayvanların kitle halinde ölmelerini engelleyebilmek için.

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Perşembe Fikret Adaman ve Bengi Akbulut ile Bildiğimiz Ekonominin Sonu (15 günde 1)

Ekonomi Ekoloji kayıt arşivi

09:00 – 09:30 Dikilen Kaya / Standing Rock (15 günde 1) / Bikem Ekberzade

StandingRock20190131

dikilen kaya, bikem ekberzade

Intro videosu

Intro ses

Bikem Ekberzade’nin yeni kitabı Standing Rock: Greed, Oil and the Lakota’s Struggle for Justice 3 Ocak 2019’dan itibaren her 15 günde bir sabah 9-9:30 arası Açık Radyo 94.9 FM’de ve acikradyo.com’da.

09:30 – 10:00 Güncel Hukuk Dergisi’nde bu ay (Ayda 1)

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Ekonomi&Ekoloji / Pelin Cengiz, Barış Gençer Baykan, Serkan Ocak ve Mahir Ilgaz

EkonomiEkoloji20190131

Ekonomi Ekoloji kayıt arşivi

Facebook.com/Pelin Cengiz

***

10:30’da Açık Radyo Ekonomi&Ekoloji’de Dünya gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım sebze meyve fiyatlarındaki artış sürecek mi, mevsim ürünlerini tercih etmek sorunu çözecek mi, artıştan marketler ne kadar sorumlu sorularına cevap veriyor, bekleriz…

***

Ekonomi & Ekoloji: Konuk Dünya gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım

zz3

Ekonomi & Ekoloji programında Dünya gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım, Pelin Cengiz’in sorularını yanıtladı.

Program metnini okumak için tklynz

11:00 – 11:30 Yeşil Bülten (Yeni program) / Hazırlayan: Utku Zırığ

yesilbulten01.02.2019

İMC Televizyonunun kült programı Yeşil Bülten bu yayın döneminde Açık Radyo’da

Yeşil Bülten kayıt arşivi

11:30 – 12:00 Açık Mimarlık / Hüseyin Kahvecioğlu, İpek Akpınar, Yağmur Yıldırım ve Cenk Dereli / Mimarlığın tüm halleri üzerine konuşmalar

AcikMimarlik20190131

acikmimarlik.blogspot.com/

Açık Mimarlık facebook sayfası

Açık Mimarlık kayıt arşivi

***

Şimdi – gezegenden mimarlık ve ekoloji haberleri, 94.9 Açık Radyo

12:00 – 12:55 Afrikon (Yeni program) / Hazırlayan: Ufuk Aktaş

Afrikon12.HaftaOliverMtukudzi

“Afrika üzerinde dolaşan sesler” şiarıyla yolan çıkan programda her hafta Afrika’nın başka bir ülkesinden geleneksel ve gelenekselden beslenen yeni icralar dinliyoruz.

***

afrikon 12. hafta oliver mtukudzi

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Aheng-i Hengâme / Alper ve Esra Kaliber / Soul, Funk ve Afrika müzikleri

31Ocak2019AhengiHengameMerryClaytonSpecial2_201901

 ahengihengame.blogspot.com/

14:00 – 14:30 Günün ve Güncelin Edebiyatı / Seval Şahin / Romanlar, Hikâyeler, Kahramanlar

GununGuncelinEdebiyati31.01.2019BarisSvetlana.rec.02.01.2019

twitter.com/sevalsahinn/media

Günün ve Güncelin Edebiyatı kayıt arşivi

***

Günün ve güncelin edebiyatı

14:30 – 15:30 Notalarla Sohbet / Zerhan Gökpınar / Açıklamalı ve karşılaştırmalı bir klasik müzik programı

Notalarla Sohbet – Zerhan Gökpınar

***

zz2

Bugün bilgili, üretken ve sıcak kişiliği ile gönlümüzde yer etmiş olan değerli Şef Howard Griffiths konuğumuz, müzikli kitabı Uçan Orkestra ve daha neleri konuştuk🎶🎧🎤 saat 14.30/94.9 Açık Radyo’dayız; sohbetimize bekleriz.

15:30 – 16:30 Hukuk Güvenliği (Yeni program) / Hazırlayanlar: Bahri Belen ve Aynur Tuncel

Hukuk güvenliğinin enine boyuna konuşulduğu programın sürekli konuğu Aynur Tuncel bu yayın döneminde aslî programcı kadrosuna dahil oldu.

16:30 – 17:00 Toplumsal Dönüşümde Sosyal Grişimcilik / Hülya Denizalp ve Ayzen Atalay Durmuşoğlu

sosyalgirisimci-lik.blogspot.com/

facebook.com/pages/Toplumsal-dönüşüm için Sosyal Girişimcilik-(Social Entrepreneurship)

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Jak Kohen,Levent Öget ve Harun İzer

facebook.com/pages

dunyanincazi-loget.blogspot.com/

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Perşembe Melis Behlil ile Sinemalardan

Açık Dergi Perşembe Beraber ve Solo Ahkâmlar (Açık Dergi’de yeni köşe) / 15 günde bir / Hazırlayanlar: Seyit Ali, Turgut Yüksel ve ve Mehmet Kekik

Farklı disiplinlerden 3 insanın müzik dinleme serüvenleri.

Açık Dergi Perşembe Dünya Sinema Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay

Önceki dönemlerde Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin Türkiye Sinema Sözlüğü’nü radyoya taşıyan Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay bu yayın döneminde yine Altyazı tarafından hazırlanan Dünya Sinema Sözlüğü’nü dinleyiciyle paylaşıyor.

Açık Dergi Perşembe Fransız Öpücüğü (Gün ve saat değişikliği) / Hazırlayan: Devrim Özkan

Şansonların ötesinde çağdaş Fransızca müzik programı Fransız Öpücüğü bu yayın döneminde on beş günde bir, üstelik bir saatlik formatıyla Açık Dergi’de bizlerle. Devrim Özkan, özel profilleri ve muhtelif anekdotlarıyla güncel müziğin Fransızcasına bakmayı sürdürüyor.

20:00 – 21:00 Caz Orkestrası / Hülya Tunçağ / Dünden bugüne büyük caz / orkestraları

21:00 – 22:00 Sosyal Müzik (Yeni program) / Hazırlayanlar: Gonca Açıkalın, Sina Hakman)

acikradyo.com.tr/program/sosyal-muzik

“Caz ve cazdan etkilenen müzikler” şiarıyla yola çıkan programda, caz müziğine, cazla ilişkili ya da ondan esinlenip etkilenmiş müziklere yer veriliyor.

***

31 Ocak 2019 – Rock Katmanları

zz5

Müzikte türler arası geçişleri seviyoruz, cover parçalar çalmayı da seviyoruz. Bugün cazcıların gayet cesurca el attığı rock parçalarından bir seçki çalıyoruz.

Playlist:

Şarkıcı / Yorumcu Parça Adı Albüm Adı Süre
Perico Sambeat Ensemble
Inca Roads
Plays Zappa
7:08
Henri Texier Nord-Sud Quintet
Mucho Calor
Canto Negro
6:27
Rémi Panossian
Paint It Black
DO
4:51
The Bad Plus feat. Wendy Lewis
Long Distance Runaround
For All I Care
3:44
Three Fall
Under The Bridge
On A Walkabout
4:39
Antoine Hervé
(I Can’t Get No) Satisfaction
Completement Stones
4:21
22:00 Falan: Freeform Freakout (Yeni program) / Hazırlayan: Clint Willey

Kick Out The Jams programıyla Amerika’nın çığır açan müzisenlerini ele alan Clint Willey bu yayın dönemi funk kanallarında ve farklı sadaların zengin çeşit âleminde bir keşif gezisine çıkıyor.

23:00 – 24:00 Stalker / Fatih Rağbet ve Yıldırım Arıcı / Herkesin ve hiçkimsenin programı

Stalker764

stalkeracikradyo.blogspot.com/

***

PROGRAM No 764

zz1

01 – Diamanda Galás – Tony

02 – DJ Koze ft. Dirk von Lowtzow (Scaramouch edit) – Das Wort

03 – Biosphere ft. Joan Lorring – Black Mesa
04 – Nico – Das Lied vom einsamen Mädchen
05 – Endraum – Zuviel Keiner Worte

06 – David Bowie – Life on Mars

07 – Scanner – Family Man

08 – Scaramouch remix – A Song from Ancient İstanbul

09 – Talking Heads – Listening Wing

10 – Teho Teardo + Blixa Bargeld – Still Smiling

24:00 – 01:00 Kılavuz / Bahadır Dilbaz / Türler arası

   bahadirdilbaz.blogspot.com/ 

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2010 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/29

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_30-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Antalya’daki hortum görüntülerinden çok, kıyıya çarpan dalgaları oldukça aşırı buldum. Bu dalgalarda oldukça fazla enerji yüklü…Su sıcaklığı arttıkça daha fazla enerji oluşur. Ve bu fırtınalar da daha aşırı bir şiddete ulaşır. Bu da iklim değişikliğinin bir etkisi.”

Antalya’daki hortum, iklim değişikliği tartışmalarını gündeme getirdi. Alman ZDF televizyonundan meteorolog Özden Terli, 2019’da yerküreyi iç açıcı günler beklemediği görüşünde. (DW Türkçe)

***

İklim değişikliğinin aydınlık tarafına bakmak: Şirketlerin bu işten ne kadar çok para kazacağını bir düşünsenize

zz3

Kapitalizmin nesini seviyorum biliyor musunuz? İyimserliğini. En zorlu şartlar altında bile daima bir umut ışığı bulabiliyor.

Arwa Mahdawi

Guardian, 28 Ocak 2019

Yeni bir rapor, aralarında Apple’ın da bulunduğu birçok şirketin çevre krizinden doğabilecek kâr olanaklarını araştırmaya başladıklarını ortaya koyuyor. Bunu duyunca, buzlar erirken de neşe doluyor insan…

Kapitalizmin nesini seviyorum biliyor musunuz? İyimserliğini. En zorlu şartlar altında bile daima bir umut ışığı bulabiliyor.

Mesela, iklim değişikliğini ele alalım. O acayip havalar ve bundan beterinin geleceğine dair uğursuz uyarıların ardından bir çevre kıyameti geleceğinden birçoğumuzun ödü kopuyor. Gerçekten, yeni bir kamuoyu araştırması, rekor sayıda Amerikalının iklim değişikliğinden kaygı duyduğunu, geçen senenin sıcak dalgasından sonra bu konudaki kaygıların Britanya’da da ayyuka çıktığını gösteriyor.

Şimdilerde büyük şirketlerin de küresel ısınmadan aynı şekilde kaygılandıkları, ama onların geleceği soğukkanlılıkla değerlendirdikleri anlaşılıyor. Vahim durum karşısında oflayıp puflayacak ya da tüketim alışkanlarımızı kısıtlamalıyız diye düşünecek yerde şirketler, iklim değişikliğinin heyecan verici bir iş imkânı yarattığını idrak etmiş bulunuyorlar. Bunun kanıtlarını CDP adlı Birleşik Krallık menşeli bir STK’nın son zamanlarda ele geçirdiği ifşaattan görmek mümkün. CDP, değişen hava örüntüleri (pattern) karşısındaki ‘riskler ve fırsatlar’ açısından şirketleri değerlendiren bir kuruluş. Geçen hafta Bloomberg haber ajansının bildirdiğine göre 2018 ifşaatı, dünyanın en büyük bazı şirketlerinin –Bloomberg’in manşetini ödünç alarak söylersek– ‘İklim Değişikliğini Paraya Çevirmeye Hazırlanmakta’ olduklarını çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.

Önce ilaç endüstrisinden başlayalım – distopya halindeki geleceğimizden kâr sağlama konusunda özellikle iyi bir konuma sahip olan bu endüstriden. Merck, CDP’de yer alan ifşaatında iklim değişikliğinin ‘tropik hastalıklar ve sudan geçen ve hava yoluyla bulaşan hastalıklar için üretilmiş ürünler bakımından genişleyen pazarlar’ın kapısını açabileceğini öngörüyor. AbbVie ilaç şirketi de benzer fırsatlar öngörüyor: daha aşırı şartların oluşması ile ‘bağışıklık sistemine ilişkin ürünlerinin satışlarında yükseliş görülebileceği’ni belirtiyor. Büyük bir başka ilaç şirketi olan Eli Lilly de iklim değişikliğinin ‘fiziksel faaliyetleri kısıtlamak, geleneksel gıda arzını sekteye uğratmak ve gıda güvensizliğini arttırmak suretiyle’ diyabet hastalığı riskini artırması olasılığını öngören araştırmalardan bahsediyor. Tabii üzüntü verici filan falan, ama bu hazin durum Eli Lilly için bir avantaj sağlıyor: şirketin ürettiği diyabet ilaçları için potansiyel bir talep artışı yaratıyor.

Felaketlere gözlerinde dolar işareti ile bakanlar sadece büyük ilaç şirketlerinden ibaret değil. Honda şirketi, dünyanın altyapısı unufak olduğunda jeneratörlerinin müşterilerini güçlendirebileceği görüşünde. Şirket, ‘Katrina kasırga felaketinin ardından [Honda] jeneratörlerinin birim satışlarında yüzde 27’lik bir artış olduğunu’ hatırlatıyor. Öte yanda da Home Depot şirketi var: şirket “zaman içinde sıcaklık artacak olursa” en azından daha fazla tavan vantilatörü satacağı konusunda iyimser.

Teknoloji endüstrisi ise, beklenebileceği gibi, bir kıyametin kendi kâr – zarar hanesini nasıl etkileyebileceği konusunda inovasyonlara dayalı bir bakış açısı geliştirmekte. Apple şirketi ‘insanlar ağır hava olaylarını daha sık aralıklarla yaşamaya başladıklarında’ onların cep telefonlarına gitgide daha fazla yapışacaklarını tahmin ediyor. Şuna işaret ediyor Apple: iPhone’unuz sevdiklerinizle düzenli olarak temas halinde olmanıza yardımcı olmanın yanı sıra, ‘bir el feneri’ olarak da hizmet görebilir. Bu da, kötü bir durumun aydınlık yanını görme fikrini yepyeni bir düzeye çıkarıyor tabii.

Apple ayrıca, başımıza bir felaket geldiğinde cep telefonumuzu ‘el manivelası’ ile şarj edebileceğimizi belirtiyor. Şu anda bunu yapan çok sayıda insan yok ama mahşer gününe dayanıklı ‘iManivela’ markalı iPhone şarj aletlerini yakında mahallemizdeki mağazada görmemiz pek mümkün. En nihayetinde Apple ‘iklim değişikliği kaygılarına bağlı olarak alışveriş alışkanlıkları değişmekte olan insanlara cazip gelecek ürünler yaratmayı başarırsa’, yıllık net satışlarını 2,3 milyar dolar artırabileceği hesabında. Eh, buzlar erirken bu da bir tesellidir hiç olmazsa, öyle değil mi?

Her neyse, şirketlerin iklim değişikliği konusundaki iyimserliğine dair daha pek çok örnek varsa da, biz lafı kısa keselim ve kıssadan hisseye geçelim: İş küresel ısınmaya gelince hepimiz çokuluslu şirketler gibi davranmalıyız. Gezegenin yokolup gittiğine üzülüp kaygılanmak yerine, şu Dünyada geri kalan zamanımızı en iyi şekilde nasıl paraya tahvil ederiz, buna kafa patlatsak daha iyi olmaz mı? Siz siz olun, büyük ilaç şirketlerine yatırım yapın. Elle çalışan bir şarj aleti alın. Ve bir de, -ormanlar yok oluyor diye uykusuz kalmaktan vazgeçin – para ağaçta yetişmez çünkü.

Çeviren: Mütercim Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Nereye Doğru: Cengiz Aktar’la Geleceğe Bakışlar

Nereye Doğru kayıt arşivi

09.30 – 10:00 50. Yılında 68 Devrimi (Açık Gazete’de yeni köşe) / Tarih Vakfı’nın katkılarıyla

30. yılını bir sergi, 40. yılını ise 6 dakika 8 saniyelik bir dizi program ile andığımız 68’in, 50. yaşını de es geçmiyoruz. Tarih Vakfı’nın katkılarıyla 68 Devrimini enine boyuna konuşuyoruz.

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Açık Yeşil / Ümit Şahin ve Ömer Madra / Hayatın, politikanın ve sokağın çevre ekoloji gündemi

AcikYesil20190130

Açık Yeşil kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Metropolitika / Aysim Türkmen, Korhan Gümüş ve ve Murat Güvenç / Kent ve kentlilik üzerine tartışmalar

Metropolitika20190130

Metropolitika kayıt arşivi

12:00 – 12:55 Hipnopompia (Yeni program) / Algı dürten müzikler / Hazırlayan: Emirhan Arapoğlu

Açık Radyo’nun öğlen caz kuşağında algı dürten, cazdan elektroniğe geniş bir alanda gezen yeni bir müzik programı.

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Tuna’nın Beri Yanı / Muammer Ketencoğlu / Balkan ağırlıklı etnik müzik

muammerketencoglu.com/

tunaninberiyani.blogspot.com/

14:00 – 14:30 Vegan Sağlık (Yeni program) / Hazırlayan: Kevser Başkara ve Prof. Dr. Osman Erk

Diyetisyen Kevser Başkara

Beslenme uzmanı Kevser Başkara, Veganlık üzerine yanlış bilinenleri, bitki temelli beslenmenin gezegen ve insan sağlığı üzerindeki hayatî önem taşıyan etkilerini anlatıyor..

***
zz1

“Dünyadaki açlığı sorgularken önce tabağımızdakileri ve yaşamımızı gözden geçirmeliyiz.”

Çoğunuzun tanıdığı bir isim olan Oyuncu Tayanç Ayaydın ile yaptığımız Vegan Sağlık Programı’nda vegan yaşama nasıl geçtiğini konuştuk. Programı dinlemek isteyenler profildeki linke tıklayabilir. Açıkçası böylesi müstesna bir kişiyi tanıdığım için çok mutluyum, iyi ki varsınız Sevgili Tayanç🙏 @acikradyo @radyocu_kadinlar #ömermadra #radyo #tayançayaydın#veganyaşam

14:30 – 15:30 Alla Turca / Ali Pınar ve Ersin Antep / Türkiye’den klâsik müzik yorumcuları ve bestakârları

www.facebook.com/alla.turca.5

15:30 – 16:30 Altın Saatler / Nuray Aydınoğlu, Elvan Cantekin, Argun Yum ve Gürhan Ertür / 17 Ağustos’u unutma

AltinSaatler20190130

Altın Saatler kayıt arşivi

16:30 – 17:00 Emeğin Gündemi / Ayşe Berna Uçarol ve Mustafa Eren / Fabrikalardan plazalara emekçilerin ortak sorunları ve örgütlenme deneyimleri

emegingundemi.blogspot.com/

emegingundemi.blogspot.com/search/label/aç1kradyo

16:30 – 17:00 Kentin Gizli Öyküleri (Yeni program, 15 günde 1) / Hazırlayan: Kenan Doğan

58kentingizlioykuleri30ocak2019

Olağan insan hikâyelerinin işlendiği programda her hafta bir konukla kendi yaşamını konuşuyoruz.

***

Kentin Gizli ÖyküleriKenan DoğanLanguage Turkish

1980li yıllarda Ayışığı restorandan yükselen ve Ordu sokaklarında yankılanan piyano seslerinde duyarsınız onun sesini. Sahil yoluna karşı protesto için onbinleri toplayanların başında gelen; öyküsü, hayata karşı
duruşu ve insanlığı ile güzel bir adam, Enis Ayar var bu hafta Kentin Gizli Öykülerinde. Kentin Gizli Öyküleri, on beş günde bir Çarşamba günleri, 16.30’da, 94.9 Açık Radyo’da ve www.acikradyo.com.tr adresinde.

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / (Tekrar program) / Hazırlayan: Atilla Aksoy

Açık Radyo kurucularından, programcı dostumuz Atilla Aksoy’u yakın zaman önce kaybettik. Dünyanın Cazı programının ilk programcısı Aksoy’un 2004 yılında bu çerçevede hazırlayıp sunduğu programları 13 yılın ardından Çarşamba günleri 17.00’de tekrar yayınlıyoruz.

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Çarşamba Oyun Arası / Emre Gümüşer

Muhtelif tiyatro müziği örneklerine kulak atıp, oyunlar arası bir yolculuğa çıkıyoruz.

Açık Dergi Çarşamba Kazan Dairesi (Açık Dergi’de yeni köşe, 15 günde 1) / Hazırlayanlar: Sevil Tufan ve Barış Arman

Gelişiminden bugüne, Türkiye’de ve dünyada müzikal tiyatro geleneğinden örnekler 15 günde 1 yarım saatliğine Açık Dergi’de.  Bağımsız kumpanya Kazan Dairesi ekibinden Sevil Tufan ve Barış Arman hazırlayıp sunuyor.

Açık Dergi Çarşamba 18:50 Tasarım Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Muğlak Standartlar Enstitüsü

Muğlak Standartlar Enstitüsü’nün uzun süredir üstünde çalıştığı ve memlekete özgü tasarımsal terim ve icatların derlendiği müstesna Tasarım Sözlüğü’nün maddeleri Enstitü üyelerince her Çarşamba akşamı birer maddeyle radyoda seslendirilmeye başlıyor.

Açık Dergi 19:30 Tezahür (15 Günde 1) / Hazırlayan: Gülin Dede Tekin / İstanbul tiyatro hayatı üzerine gündelik konuşmalar

Tezahur20190130

Tezahur20190130_201901

Tiyatro dünyasından haberler, röportajlar, yeni oyunlar, güncel meseleler. Artık Salı değil Çarşamba akşamları. Çıplak Ayaklarla Dans’la dönüşümlü.

Tezahür kayıt arşivi

Açık Dergi 19:30 Çıplak Ayakla Dans (Açık Dergi’de yeniden köşe, 15 günde 1)) / Hazırlayanlar: Duygu Güngör ve Mihran Tomasyan

Çıplak Ayaklar Kumpanyası bu yayın döneminde yeni konu ve konuklarıyla aramıza dönüyor. Tezahür programıyla dönüşümlü olarak.

Çıplak Ayakla Dans kayıt arşivi

Açık Dergi Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı / Yıldırım Arıcı Anısına / Eser: Bilge Karasu / Okuyan: Eraslan Sağlam

metis izniyle. açık radyo prodüksiyon. / okuyan eraslan sağlam / müzik scaramouch

20:00 – 21:00 Ay’da Caz (Yeni program) / Caz tarihinde bu ay / Hazırlayanlar: Nazlı Toprak ve Leyla Diana Gücük

Caz tarihinde o ay doğan-ölen müzisyenler, çıkan albümler, önemli olayların işlendiği bir caz programı

21:00 – 22:00 Alçak Basınç / Harun İzer / Popüler Kültürün kıyısında yeşeren alternatif yenilikçi müzik akımları

22:00 – 23:00 Ayın Karanlık Yüzü / Yosi Falay / Bir albüm

23:00 – 24:00 Caz Portreleri / Mustafa Aykın / Ayrıntılı caz tiplemeleri

24:00 – 01:00 Alancode 212 / Batu Boran / Türler arası

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5  Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/28

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Yeni Ufuklar (Yeniden program) / UNDP Türkiye

Her kış dönemi olduğu gibi BM UNDP Türkiye ofisinin hazırladığı Yeni Ufuklar bu  yayın döneminde geri dönüyor.

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_29-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Büyüdüğüm zaman da, yaşamak istiyorum.”

Brüksel’de 80 bin kişinin katıldığı iklim yürüyüşünde çocukların açtığı bir pankarttan. (CommonDreams)

***

Davos, Belçika, Fransa, İskoçya ve suyun öte yakasında iklim eylemleri

zz7

Vakanüvisiniz “Bu daha başlangıç…” diye düşünüyor. Ya siz ne dersiniz?

16 yaşındaki iklim aktivisti ‘grevci’ Greta’nın, İsviçre’nin ünlü kayak merkezi Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’nda son gün yaptığı konuşmayı dünkü vakayinamede iletmiştik. Greta, ondan bir gün önce, yani perşembe günü, bir başka panelde de dünyanın en zengin ve güçlü insanlarının, yani dünya elitlerinin ya da – ünlü düşünür Adam Smith’in deyimiyle – ‘dünyanın efendileri’nin önünde unutulmaz bir konuşma yapmış, onlardan sadece birkaç metre önündeki ‘kürsü’den seslenerek onları iklim krizinden doğrudan sorumlu tutmuştu. U2 grubunun solisti Bono, BM eski iklim bürokratı Christina Figueres, ‘bayan şempanze’ namıyla maruf ünlü doğa korumacı Jane Goodall ve milyarder Marc Benioff’tan oluşan panelde konuşan Greta, Davos davetlileri ile daha önce paylaştığı bir videosundan bazı temaları da bu konuşmasında yansıtmaktan bir an geri durmamıştı:

“Bazıları, iklim krizinin hep birlikte yarattığımız bir bir kriz olduğunu söylüyor. Ama bu doğru değil – çünkü eğer herkes suçluysa, o zaman suçlanacak hiç kimse olmaz. Oysa suçlanacak birileri var ortada,” demişti salondaki davetlilere. Ve şöyle devam etmişti: “Bazı kişiler, bazı şirketler, özellikle de bazı karar vericiler, hayal bile edilemeyecek miktarlarda paralar kazanmak için ne paha biçilmez değerleri feda ettiklerini tamı tamına biliyorlardı, sanırım bugün bu salonda bulunan sizler de çoğunlukla, işte o bilen insanlar grubuna mensupsunuz.”

Fotoğraf: AFP

Gazeteci, yazar ve iklim aktivisti Naomi Klein da ‘grevci’ Greta’nın cesaretini kendi Twitter hesabından paylaştığı şu mesajla herkese ‘bulaştırdı’: “Davos’a gidip kâinatın efendilerinin yüzüne karşı, keselerini doldurmak için gezegeni bile bile ateşe verdiklerini onlara söylemek büyük cesaret ister. #GretaThunberg tam da bunu yaptı işte. Kendisi 15 yaşında.”

Konuşmasını yaptıktan sonra CNN Business kanalına da bir mülakat veren Greta, “Bayağı eğlenceliydi” dedi. Ve ekledi: “İnsanların buraya [Davos’a] özel jetleriyle iklim değişikliğini tartışmak üzere gelmesi çok manyakça ve tuhaf birşey. Hiç akla yatkın değil.”

Greta’nın, ülkesi İsveç’ten İsviçre’deki Davos kayak merkezine trenle geldiğini, burada da bir çadırda kaldığını ayrıca hatırda tutmak gerekiyordu tabii.

***

Davos toplantısının ardından özetle şöyle şeyler yaşandı:

25 Ocak Cuma günü Almanya’nın Berlin şehrinde ilkokullardan, ortaokullardan ve liselerden yaklaşık 10 bin öğrenci buz gibi sokaklara ve alanlara çıktı. ‘Geleceğimiz İçin Cumalar’ adını taşıyan hareketin Münih’teki ‘kolu’na ise yaklaşık 3 bin öğrenci katıldı. Almanya’da 26 Kasım 2018’den beri Cuma günleri zaten öğrenciler iklim için grev yapıyorlar.

Protestocu öğrenciler, Ağustos 2018’den beri her Cuma okul kırarak İsveç Parlamentosu önünde grev yapan Greta’nın izinden gitmekteler ve her yerde artık dünya iklim krizine acil ve kapsamlı çözüm için başkaldıran ve yeryüzünde sayıları her an hızla artan isyancı öğrenci kitlesine dahil olmaktalar.

* Yine 25 Ocak Cuma günü, Extinction Rebellion (Yokoluş İsyanı) adını taşıyan iklim aktivistleri, İskoçya’daki ilk eylemini gerçekleştirdi: Parlamento’nun toplantı halinde olmadığı günlerde yapılan halka açık turu esnasında turistlerin arasına karışarak binayı gezen eylemciler, tur bittikten sonra Holyrood adını taşıyan tarihî Parlamento binasını bir saat boyunca terketmediler. O bir saatin sonunda da ‘We Are in This Together’ (‘Biz Bunun İçinde Hep Beraberiz’) pankartı açtıktan sonra barışçı bir şekilde dağıldılar. Gözaltı olmadı.

* Alman hükümeti tarafından oluşturulan Kömür Komisyonu, 21 saat süren görüşmelerin ardından 26 Ocak Cumartesi sabaha karşı, ülkedeki tüm kömür yakıtlı termik santrallerin en geç 2038 yılında devre dışı kalmasına karar verdi. Cuma sabahı saat 08:00’da Almanya Ekonomi Bakanlığı’nda başlayan görüşmeler, birkaç kez başarısızlıkla kesilme noktasına gelmiş, özellikle Almanya’nın doğusundaki santrallerle ilgili görüşmeler çok çetin geçmişti. Karar sendikalarla, enerji kuruluşları tarafından memnuniyetle karşılandı. Çevre örgütleri ise belirlenen tarihin geç olduğunu vurgulayarak karara karşı çıktı.

26 Ocak Cumartesi günü ‘suyun öte tarafı’nda, ABD’nin çeşitli şehir ve bölgelerinde Extinction Rebellion (Yokoluş İsyanı) hareketinin iklim eylemleri yer aldı. Yokoluş İsyanı ABD’ye sıçramış ve yaygınlaşmaya başlamıştı bile. New York, Chicago, Los Angeles, SF Bay Area, Seattle, Philadelphia, Austin, Minneapolis–Saint Paul, Denver, Kentucky, Kansas, Tampa Bay vb birçok yerde irili ufaklı gösteriler, yürüyüşler ve oturma eylemleri gerçekleştirildi. Nisan başındaki büyük eylem için hazırlıklar sürdürülüyor. ,

Fotoğraf: CommonDreams

*27 Ocak Pazar günü ise Avrupa kıtası, tarihinin gördüğü en büyük iklim eylemleri ile çalkalanmaktaydı: Avrupa’nın çeşitli ülke ve şehirlerinde – çoğunluğu öğrenci – 160 bin civarında protestocu, siyasi karar alıcılara yeryüzü iklim krizine âcilen müdahale edilmesi için yüksek sesle çağrıda bulundu. Belçika’nın ve AB’nin başkentinde soğuk ve yağmurlu havaya aldırmayan 80 bin kişi hem kendi ülkeleri Belçika’yı hem de Avrupa Birliği’ni hızla harekete geçmeye çağırdı. Eylemciler, ayrıca, 21 – 22 Mart günlerinde Brüksel’de yapılacak Avrupa Konseyi toplantısına katılacak Avrupa ülkeleri temsilcilerine de 2030 yılına kadar (yani en geç 11 sene içinde) sera gazı salımlarını yüzde 65 oranında azaltma hedefini tutturmaları için güçlü bir çağrıda bulundular.

Belçika’da tarihinin en büyük iklim eyleminde çeşitli şehirlerden gelen trenler öylesine tıklım tıklımdı ki, binlerce eylemci zamanında mitinge yetişemedi. Ayrıca, eylemi düzenleyenler de sıkışıklığı rahatlatabilmek amacıyla yürüyüşü erken başlatmak zorunda kaldılar. AB Merkez binasının önünde sona eren yürüyüşte küçük bir çocuğun taşıdığı bir pankartta: “Ben büyüyünce de yaşamak istiyorum” yazısı dikkat çekiyordu.

Pazar günü Fransa’nın çeşitli şehir ve kasabalarında da toplam 80 binin üzerinde protestocunun dev eylemi vardı. Taşınan pankartlar arasında “Beton değil soğan!”, “Daha az tüketim, daha çok kelebek!” sloganları dikkati çekiyordu. Yürüyüşe ilaveten, internet üzerinde iklim krizi konusunda açılan bir online dilekçe sitesinde 2,1 milyon imza toplandığı, hedefinse 3 milyon imzaya erişmek olduğu görülüyordu.

***

Vakanüvisiniz “Bu daha başlangıç…” diye düşünüyor. Ya siz ne dersiniz?

 

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Salı Ahmet İnsel’le Ufuk Turu

UfukTuru20190129

Ufuk Turu kayıt arşivi

09:30 – 09:50 Açık Bilinç /  Güven Güzeldere ile Bilim ve Felsefe Sohbetleri

AcikBilinc20190129

Açık Bilinç kayıt arşivi

Açık Bilinç program metinleri

***

Açık Bilinç: Dr. Mengele ve bilimin karanlık yüzü (1)

zz4

Açık Bilinç’te konumuz: Bilimin karanlık yüzü

Nobel ödüllü biyolog James Watson’ın ünvanları niye geri alındı?

Irkçılığın bilimsel temeli var mı?

Öjenik uygulamaları ve ‘ölüm meleği’ olarak bilinen Nazi doktoru Josef Mengele’nin korkunç deneyleri.

Açık Bilinç’te konumuz: Bilimin karanlık yüzü.

— / —

Bu hafta, 20. yüzyılın başından günümüze, bilimsel pratiğin ırkçı uygulamalarla, siyasi güçle, finansman ve parayla olan ilişkisini mercek altına alacak üç bölümlük yeni bir seriye başlıyoruz.

İlk programda konumuz, ırk ayrımcılığının Batı dünyasındaki kökenleri ve Nazi Almanyası’ndaki uygulamaları.

— / —

Fakat önce günümüzden bir haberle başlayalım:

Yaşayan en önemli biyologlardan birisi olan James Watson’ın onursal ünvanları, uzun yıllar direktörlüğünü yapmış olduğu prestijli araştırma merkezi Cold Spring Harbor Laboratuvarı tarafından geri alındı.

Watson 1953’de meslektaşı Francis Crick ile birlikte DNA molekülünün ikili sarmal yapısını ortaya koyan bir makale yayımlamış ve biyolojinin en önemli kilometre taşlarından birisi olan bu buluş sayesinde 1962 Nobel ödülüne layık görülmüştü.

Inline image

Harvard Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan, alanının en prestijli akademik merkezlerinden olan Cold Spring Harbor Laboratuvar’ını yöneten, İnsan Genomu Projesi’nde yer alan Watson’ın Ocak 2019 itibarıyla akademiyle ilişkisi tamamen kopmuş durumda.

Nedeni, ırkçı görüşleri.

İşin ilginç tarafı, işini çok iyi yapabilen bir bilimci olduğu halde Watson’ın ırkçı görüşlerinin ciddi bir bilimsel temeli olmaması.

Büyük ihtimalle ancak psikolojik nedenlere dayalı önyargılar üzerine kurulu ırkçı iddialarını, “Siyahların beyazlar kadar akıllı olmadığını, siyah çalışanları olan herkes bilir” mealinde gelişigüzel iddialara dayandırıyor.

Inline image

— / —

Watson’ın başına gelenleri, bilim dünyasında yapılmış bir sansür olarak görmemek gerektiği kanısındayım.

‘Irk bilimi’ görünümüyle başlayan yaklaşımlar, bilimsel temelden yoksun olmaları bir yana, tarih boyunca hiç masum olmayan ırkçı uygulamaların da temelini oluşturuyor.

Nazi Almanyası’nda korkunç uygulamalar kendisine yer bulan ‘öjenik’ hareketi, bedensel veya zeka özürlü bireylerin toplum içinde azaltılması ve ‘üstün nitelikli’ bireylerin üremesinin desteklenmesiyle, insan ırkının ‘iyileştirilmesi’ fikrine dayanır.

Öjenik hareketinin ilk uygulamaları, istenmeyen niteliklere sahip bireylerin özgür iradeleri ihlal edilerek kısırlaştırılması veya ‘özürlü’ bebeklerin ölüme terk edilmesi olmuştu.

Chicago Daily Tribune gazetesinin (1915) manşeti: “İnsanlık, özürlü bebeklerin kurtarılmasını talep ediyor mu?”

— / —

Öjenik hareketi, ‘insan evriminin kendini yönlendirmesi’ olarak tarif edilir. Irkçı ve emperyalist uygulamalara evrim kılıfı geçirmeye çalışan ‘Sosyal Darwincilik’ ile akrabadır.

Oysa evrim kuramının, daha önce yaptığımız evrim temalı programlarda da altını çizdiğimiz gibi, ‘ırkçı iyileştirme’uygulamalarını meşru gösterecek bir anlayışı yoktur.

Biyolojinin, ırk ve cinsiyet ayrımcılığının desteklenmesi yolunda nasıl yanlış kullanıldığının hikayesini, evrimci paleontolog Stephen Jay Gould’un ‘The Mismeasure of Man’ (İnsanın Yanlış Ölçümü) kitabında okuyabilirsiniz.

— / —

20. yüzyılın başlarında ABD ve Avrupa’da yaygınlaşan öjenik hareketi, Hitler iktidarının ‘üstün Aryan ırkı’ yaratma ve Almanya nüfusunu istenmeyen unsurlardan arındırma vizyonuyla örtüşünce, korkunç uygulamaların zemini oluşturuyor.

Nazi Almanyası’nda 1939’da kabul edilen bir yasa, bedensel veya zihinsel özürlü bireylerin devlet eliyle itlaf edilmesinin yolunu açıyor.. İlk gaz odaları bu sebeple kuruluyor.

Hitler rejimi, 2. Dünya Savaşı’ndaki katliamlarının provasını, önce kendi nüfusu üzerinde yapıyor.

Irkçı ‘bilimsel’ çalışmaların başını çekenler arasında, bugün Almanya’nın en prestijli araştırma kurumu olam Max Planck Enstitüsü’nün büyükbabası olan Kaiser Wilhelm Enstitüsü’yle ilişkili, SS mensubu, ihtiraslı genç doktor Josef Mengele var. (Aşağıdaki fotoğrafta, ortada.)

Mengele gerçekten korkunç bir adam. ‘Araştırma’larını ikiz çocuklar üzerinde yoğunlaştırıyor.

Savaş sırasında toplama kamplarına gönderilen çocuklar arasından seçtiği ikizlerin sayısının 3 bin civarında olduğu söyleniyor. Savaş bittiğinde hayatta kalmış olanların sayısı yalnızca 358.

— / —

Savaş sonunda Vatikan’daki destekçilerinin yardımıyla sahte pasaport alan ve Arjantin’e kaçan Mengele, bir süre aynı mahallede oturduğu ve 1960’da İsrail ajanları tarafından yakalanarak kaçırılan ve yargılanmasının ardından 1962’de idam edilen Eichmann’ın aksine, kalp krizinden öldüğü 1979’a kadar hayli rahat bir hayat sürüyor.

Mengele’nin hikayesi, dünyada adaletin her zaman (belki, çoğu zaman) tecelli etmediğinin bir örneği. Biyografilerinde yazıldığı kadarıyla, Mengele yaptıklarından dolayı hayatta tek bir gün bile vicdan azabı çekmemiş olabilir.

Ancak bugün bilimin karanlık sayfalarında yer alıyor.

— / —

Son olarak, Max Planck Enstitüsü’nün, Kaiser Wilhelm ve Mengele geçmişiyle ilgili bazı belgelerini hala gizli tuttuğunu, arşivlerini araştırmacılara açmayı bugün bile reddettiğini bir dipnot olarak ekleyeyim.

— / —

‘Bilimin Karanlık Yüzü’ tartışmasında, bilim etiği açısından ilginç ve önemli pek çok soru var:

Örneğin:

Irkçı bir bilimcinin bulguları, insanlığa fayda sağlayacaksa, kullanılma(ma)lı mı?

Faydalı sonuçlar verebilecek bir araştırma için hangi kaynaktan fon sağlandığı önemsiz mi?

Bu tür bilim etiği sorularına, serinin 3. ve son programında ‘bilim-güç/para/iktidar ilişkisi’ bağlamında değineceğim.

Gelecek haftaysa, bilimin karanlık yüzüne, günümüzde büyük şirketlerin kendi çıkarları ve yüksek kar için bilimi manipüle etme çabaları merkezinde bakacağız.

— / —

Açık Bilinç’i Salı sabahları 9:30’da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz.

10:00 – 10:30 İklim İçin / Yücel Sönmez, Ömer Madra ve Murat Can Tonbil

IklimIcin20190129

İklim İçin kayıt arşivi

10:30 – 11:00 Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona / Pınar Erkan / Alameti kerametinden menkul kent hikayeleri

AhsaptanBetonaMecidiyedenJetona20190129

“Alameti kerametinden menkul kent hikâyeleri” şiarıyla yola çıkan programda tarihten günümüze tarihsel katmanlar da deşilerek Bizans köşklerinden, sarayların altyapısının nasıl oluşturulduğuna, konutlardan ofislere, kaldırımlardan sokaklara, dehlizlerden şarap üretilen üzüm bağlarına kadar şehrin farklı unsurlarına dair az ya da çok bilinen detaylar konuşuluyor.

Ahşaptan betona Mecidiyeden jetona kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Deniz Aşırı / Deniz Pak / Bozcaadalılar, adaya yolu düşenler ve adanın kıyısına vuranlar…

bozcaadasozlugu.blogspot.com/denizairi

12:00 – 13:00 Periplus (Yeni program) / Hazırlayan: Murat Can Tonbil

“Haritalar üzerinden caza çalan bir müzikal seyir rehberi” şiarıyla yola çıkan program, haftaiçi öğle kuşağını kıtalararası bir seyahate çıkarıyor.

http://canspod.com/

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Musica Brasileira / Jozi Levi / Brezilya’dan müzik

9

soundcloud.com/joezeex/

14:00 – 14:30 Dünya Mirası Adalar / Asu Aksoy, Derya Tolgay ve Alp Orçun

DnyaMirasAdalar29.01.2019

Adalar, yüzyıllarca imparatorluklara başkentlik yapmış, siyasi ve kültürel dönüşümlerin aktörlerini beslemiş dünya şehri İstanbul’un hikâyelerinin hep bir parçası olagelmiş. Krallar, kraliçeler, dini liderler sürgüne buralarda zindanlara atılmış, ardından Osmanlı’dan günümüze  farklı kültürel cemaatlerin zengin bürokratları, iş insanları, Adaları İstanbul’un sayfiye merkezi haline getirmiş, sanatçılar, yazarlar, Adalar’ın renginden, havasından, kokusundan beslenmek için buraları mekân tutmuş. Adalar, muhteşem mimari ve yaşam dokusuyla dünyada eşine az rastlanır bir kültürler havzası olma halini bugüne kadar taşımışlar.
Şanslıyız ki Adalarda İstanbul tarihinin tüm veçhelerinin mekânsal izdüşümlerini hâlâ görebiliyoruz ve barındırdıkları hikâyelerin bazen yaşayan bilgi kaynaklarına erişebiliyoruz. Kendimizi gerçekten müstesna hissetmeliyiz: Adalar’a adımımızı attığımızda İstanbul tarihinin çok da bozulmamış tanığının varlığını hissedebiliyoruz, şaşırıyor ve nedenini çok da bilmeden mutlu oluyoruz. Bu yayın döneminde bizi mutlu eden Dünya Mirası Adalar’ı enine boyuna konuşuyoruz.

Dünya Mirası Adalar facebook sayfası 

***

zz1

Salı 14.00 de Açık Radyo– DünyaMirasıAdalar programında, “31 Mart yerel seçimleri ertesinde Adalar İlçesi Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyesi olarak işbaşı yapacakları bekleyen konular nedir?” Sorusunu sorarak, sosyal mecralarda ve radyo programında konuyu tartışmaya açıyoruz.
Tüm dinleyici ve takipçiler önemli buldukları konu başlıklarını bizlerle paylaşabilirler.
Katılımcı demokrasinin ilk adımları ile başlıyoruz:)

14:30 – 15:30 Yeni / Hande Akkan / Yeni Philip Glass’ın 80. yaşını kutluyor

Hande Akkan Twitter

15:30 – 16:00 Türk İşi Kovboylar / Hazırlayan: Utku Uluer / (15 günde bir)

TurkIsiKovboylar20190129

zz1

Bugün Açık Radyo 94.9’da yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Yeni programın ismi; Türk İşi Kovboylar! – Türk Sineması ve Yeşilçam’da Westernler.

Yani Yeşilçam Arkeolojisi ile başladığımız yolculuğu daha spesifik bir başlığa taşıyoruz. Bugün saat 15:30’da yayınlanacak programda, içeriği ile ilgili detayları ve neler yapmayı planladığımızı anlatacağım. #western#yeşilçam#Türkişikovboylar#Kovboylar#cowboy#ErişteWesternEkrem GökkayaMelek Gorgun

sinematikyesilcam.com/

***

zz4

Bugün Saat 15:30’da… Kaçırmayın!!! Açık Radyo 94.9 Açık Radyo

16:00 – 16:30 Nöro Blog / Onur Arpat ve Taner Yılmaz / Beynimizden Geçen Herşey

zz2

noroblog.net/

16:30 – 17:00 Diğerkâm (Yeni program) / Hazırlayanlar: Damla Özlüer ve Rauf Kösemen

67Digerkam29.01.2019.COCUKLARAFAYDALIKAMPANYALARMp3

Geçtiğimiz dönemlerde Hemzemin programını hazırlayan Rauf Kösemen ve Damla Özlüer yine sosyal fayda iletişimi üzerine daha geniş düşünmeye çağırdıkları yeni programları Diğerkâm ile bu yayın döneminde de aramızdalar.

Facebook.com/Diğerkam

***

zz1

Bugün, Diğerkâm’da çocukların iyiliği ve korunmaları için yapılan sosyal fayda kampanyaları üzerine konuşacağız.

Damla Ozluer ile Rauf Kösemen‘in hazırlayıp sunduğu, sosyal fayda iletişimi üzerine konuşulan Diğerkâm, her salı 16:30’da, Açık Radyo94.9’da…

***

Language Turkish
Rauf Kösemen ve Damla Özlüer’in hazırlayıp sundukları Diğerkam’ın 67. programında çocuk hakları ve çocuklar için daha iyi bir gelecek tasarlamak üzere yapılan sosyal fayda iletişimi kampanyaları yer alıyor.

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Sanat Deliorman, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

Dünyanın Cazı kadrosuna Caz vokalisti Sanat Deliorman dahil oluyor. Salı günleri Dünyanın Cazı ondan sorulacak.

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

***

***

Açık Dergi: Cadılarla Dans Etmek – Hep Birlikte

zz6

British Council’den sanat müdürü Su Başbuğu ve serginin küratörü Mine Kaplangı ile ‘Cadılarla Dans Etmek’ sergisini konuştuk.

Alice Harikalar Diyarında kitabından alınan iki baskı, William Blake’in 1795 tarihli Enitharmon’un Mutluluk Gecesi (eski ismiyle ‘Büyü Tanrıçası’), Fatma Bucak’tan bir video, Erinç Seymen’in Büyücü’nün Karısı, yanı sıra Madame Yvonde, Grayson Perry ve daha pek çok Biritanyalı sanatçının işleri Cadılarla Dans Etmek başlıklı dijital sergide bir arada görülebiliyor.

Konunun ayrıntılarını sergiye, ödüllü platformları Duvarları Olmayan Müze’de ev sahipliği yapan British Council’den sanat müdürü Su Başbuğu ve serginin küratörü Mine Kaplangı ile konuşuyor; 20. yüzyıl sanatında cadılar ve cadılık temsiline, sanata ulaşmanın koşullarına değiniyoruz.

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

facebook.com/benbugunbiseyogrendim

Açık Dergi Salı Dünyayı Okumak / Aytaç Timur ve Akif Pamuk

Dunyayi_okumak_29-01-2019_rec.08-01-2019

Yazmaya övgü. Eleştiriye ve eleştirmene kapı. Düşünmeye, düşünceye, üretmeye ve tartışmaya alan açmayı amaçlayan bir kültür programı.

***

Açık Radyo’da 29 Ocak 2019 Salı günü Dünyayı Okumak programında Şehnaz Tuna konuğumuzdu. Çapraz Hayatlar Düz Cevaplar kitabı hakkında konuştuk.

Açık Dergi Salı 18:50 Dünya Sinema Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay

Önceki dönemlerde Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin Türkiye Sinema Sözlüğü’nü radyoya taşıyan Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay bu yayın döneminde yine Altyazı tarafından hazırlanan Dünya Sinema Sözlüğü’nü dinleyiciyle paylaşıyor.

Açık Dergi Salı  Kulis Sesleri – Bircan Yorulmaz (Ayda 1)

Açık Dergi Pazartesi Serbest Atış (Açık Dergi’de yeni köşe – 15 Günde 1) / Dünya Basketbol Gündemi / Hazırlayanlar: Mehmet Çopuroğlu ve Kayhan Ergin

Volkan Ağır ve Utku Gökerküçük’ün hazırlayıp sunduğu Efektif Pas bu yayın döneminde bir ara veriyor. Yerine, bir basketbol programı olan Serbest Atış geliyor.

Açık Dergi Salı Trapez Kadro (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Seçil Zor ve Zeynep Araboğlu

TrapezKadro20190129

Açık Dergi’de Kadın Bisikletliler mikrofon başına geçiyor. Serbest Atış yayınıyla dönüşümlü olarak bizlerle her bölümünde farklı yaşam çevrelerinden bisikletçi kadınlar bisiklet deneyimlerini paylaşıyor.

20:00 – 21:00 Açık Şemsiye / Hakan Gürvit, Levent Dönmez, Mehmet Yusuf ve Şebnem Sühel Grimm / Gelmiş geçmiş tüm müzik türleri

21:00 – 22:00 Gitaresk / Jak Kohen, Gonca Açıkalın ve Meral Akman / Neo-klasik rock ve fusion

Gitaresk_29-01-19_Meral96_Doga_Cevre

gitaresk.com/

***

zz5

Açık Radyo 94.9 Gitaresk‘te, bu gece saat 21:00’de, çevre gönüllüleri Nebile Bayrak ve Kerim Akman ile birlikte, The Kinks, Tom Waits, Neil Young & The Crazy Horse, Disturbed, Rush, Black Sabbath, Jethro Tull, Chris Rea, Johnny Cash, The Cranberries’den seçtiğimiz parçaları dinleyebilirsiniz.

22:00 – 23:00 Esintiler / Seda Binbaşgil / Jazz

23:00 – 24:00 Psychoacoustics (Program gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Osman Kaytazoğlu, Berk Gökberk ve Barış Karakaş

Cumartesi geceleri 02.00’de yayınlanan Psychoacoustis bu yayın dönemi Salı geceleri saat 23.00’de

24:00 – 01:00 Numune Hastanesi / Cüneyt Bolak / Ses Gezegeninde Örnek Avı

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/25

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil,  Selahattin Çolak

acikgaste_28-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Yetişkinler bize hep şunu derler: ‘Gençlere umut vermek bizim üstümüze düşen bir borçtur.’ Ben sizin umudunuzu istemiyorum ki. Sizin umutlu olmanızı filan istemiyorum ben. Ben sizin paniğe kapılmanızı istiyorum. Her gün duyduğum korkuyu duymanızı istiyorum. Ve ondan sonra da harekete geçmenizi istiyorum… Eviniz yanıyormuş gibi hareket etmenizi istiyorum. Çünkü yanıyor.”

15 yaşındaki iklim aktivisti Greta Thunberg, İsviçre’nin Davos kayak merkezinde Dünya Ekonomi Konferansı’nın kapanış günü milyarderlere hitaben yaptığı tarihî konuşmada, çözümün çok basit olduğunu haykırıyor: Sera gazı salımlarını hemen durdurmalıyız. (Guardian)

***

Greta’dan çağrı: Eviniz yanıyormuş gibi hareket etmenizi istiyorum, çünkü yanıyor!

zz2

Vakanüvisiniz hakir, mütercim vakanüvislik görevini bir kez daha keyifle üstleniyor ve grevci Greta’nın tarihi konuşmasını buraya yerleştiriyor…

Vakayinamede tarihi vaka.16 yaşındaki iklim aktivisti, okul kırıcısı Greta Thunberg’in Davos’ta Dünya Ekonomi Konferansı’nın kapanış günü kürsüden milyarderlerin yüzüne karşı yaptığı güçlü ve radikal konuşmadan sonra Avrupa’nın çeşitli ülkelerinin kentlerinde 160 bin protestocu öğrenci dersleri asıp okullarını kırarak sokakları ve meydanları doldurdu. Öğrenciler acilen iklim adaleti için yürüdüler ve kendi karar alıcılarını fena sıkıştırdılar.

Fotoğraf: AFP

Vakanüvisiniz hakir, mütercim vakanüvislik görevini bir kez daha keyifle üstleniyor ve grevci Greta’nın tarihi konuşmasını buraya yerleştiriyor:

Evimiz yanıyor. Bunu söylemek için buradayım ben: evimiz yanıyor.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre, hatalarımızı geri döndüremeyeceğimiz noktaya varmamıza 12 yıldan az bir zaman kalmış durumda. Bu süre içinde tüm toplumun her yönünde şimdiye kadar benzeri görülmemiş değişiklikler yapılması gerekiyor – Karbondiyoksit (CO2) salımlarımızda en az yüzde 50 indirime gitmek de buna dahil.

Şuna da dikkatinizi çekmek isterim: bu sayılar meselenin hakkaniyet yönünü içermiyor – ki Paris iklim anlaşmasının dünya çapında işlemesini sağlamak için hakkaniyet mutlak bir gerekliliktir. Ayrıca bu rakamlar “devrilme noktaları”nı ya da Kuzey Kutbu’ndaki sürekli donmuş toprak tabakasının (permafrost) çözülmesinden dolayı atmosfere salınacak olan o son derece güçlü metan gazını içermiyor.

Davos gibi yerlerde insanlar başarı hikâyeleri anlatmayı seviyor. Ama onların mali başarısı, beraberinde çok ağır bir fiyat etiketiyle geliyor. İklim değişikliği konusunda ise çuvalladığımızı kabul etmeliyiz. Bugünkü haliyle tüm siyasi hareketler çuvalladığı gibi, medya da geniş kapsamlı bir kamusal farkındalığı yaratmakta başarısız oldu.

Ama Homo sapiens henüz yenilmiş değil.

Evet çuvallamaktayız, ama herşeyi tersine çevirmek için hâlâ vaktimiz var. Bunu hâlâ onarabiliriz. Herşey hâlâ ellerimizde – avuçlarımızın içinde. Ama şu anda geçerli olan sistemlerimizin baştan sona çuvalladığını farketip kabullenmedikçe, büyük olasılıkla hiçbir şansımız kalmayacak.

Muazzam sayıda insan topluluklarının dile getirilemeyen acılarının yarattığı büyük felaketle yüzyüze bulunmaktayız. Şu an nezaket cümleleriyle ya da neyi söyleyip neyi söylemeyeceğimiz konusuna odaklanmakla vakit kaybedecek zaman değil. Şimdi açık seçik konuşma zamanı.

İklim krizini çözmek Homo sapiens’in şimdiye kadar karşılaştığı en büyük ve en karmaşık mesele. Buna karşılık, esas çözüm o kadar basit ki, küçücük bir çocuk bile bunu kavrayabilir. Sera gazı salımlarımızı durdurmak zorundayız.

Bunu ya yaparız ya yapmayız.

Siz diyorsunuz ki hayatta hiçbir şey siyah – beyaz değildir. Ama bu yalan. Çok tehlikeli bir yalan. 1.5 derecelik ısınmayı ya önleriz ya da önleyemeyiz. İnsanın denetiminden çıkmış o geri döndürülmez zincirleme reaksiyonun harekete geçmesini ya engelleriz ya da engellemeyiz.

Ya bir medeniyet olarak devam etme kararı veririz ya da bu kararı vermeyiz. Bu alabildiğine siyah – beyaz. Varolma konusunda gri alan diye birşey yoktur.

Hepimizin önünde bir seçme hakkı var. Gelecek kuşaklar için yaşam koşullarını koruma altına alacak dönüşümsel bir eyleme geçebiliriz. Ya da, işler böyle gelmiş böyle gidecek demeye devam eder ve yeniliriz

Bu, size ve bana kalmış.

Bazıları ‘Aktivizme girişmemeliyiz’ diyor. Aktivizm yerine herşeyi politikacılara bırakıp sadece değişim için oy kullanmalıyız diyor. Ama ortada siyasi irade diye birşey yoksa ne yapacağız o zaman? İhtiyaç duyduğumuz politikacılar ortadan toz olmuşlarsa ne yapacağız?

Fotoğraf: AFP

Burada Davos’ta –başka her yerde olduğu gibi– herkes paradan bahsediyor. Anlaşılan o ki, başlıca kaygılarımız para ve büyümeden ibaret.

Ve iklim krizi de hayatta bir kere olsun kriz olarak ele alınmadığı için, insanlar bunun gündelik hayatlarımız üzerinde yarattığı tüm sonuçlardan düpedüz habersiz haldeler. İnsanlar karbon bütçesi diye birşey olduğunun farkında bile değiller, elimizde kalan karbon bütçesinin inanılmaz ufaklıkta bir miktar olduğunun da farkında değiller. Bunun bugün, şimdi değişmesi gerek.

Hızla kaybolup gitmekte olan karbon bütçemiz hakkında geniş kapsamlı bir kamusal farkındalık ve bilinç yaratmanın önemi ile başedecek hiçbir başka güncel meselemiz olamaz; bu mesele bizim yeni küresel değişim birimimiz olmalı, şu andaki ve gelecekteki ekonomimizin yüreğini oluşturmalıdır.

Tarihin öyle bir dönüm noktasındayız ki, medeniyetimizi –ve tüm canlılar âlemini– tehdit eden iklim krizi hakkında herhangi bir fikri ve içgörüsü olan herkesin berrak, açık-seçik bir şekilde bunu dile getirmesi gerekiyor – bunu yapmak ne kadar tedirgin eden, ne kadar kâr getirmeyen birşey olsa bile.

Günümüz toplumlarındaki hemen herşeyi değiştirmek zorundayız. Karbon ayak iziniz ne kadar büyükse, ahlakî yükümlülüğünüz de o kadar büyüktür. Hitap ettiğiniz kürsü ne kadar büyükse, sorumluluğunuz da o kadar büyüktür.

Yetişkinler bize hep şunu derler: ‘Gençlere umut vermek bizim üstümüze düşen bir borçtur.’ Ben sizin umudunuzu istemiyorum ki. Sizin umutlu olmanızı filan istemiyorum ben. Ben sizin paniğe kapılmanızı istiyorum. Her gün duyduğum korkuyu duymanızı istiyorum. Ve ondan sonra da harekete geçmenizi istiyorum.

Bir krizde nasıl hareket edecekseniz şimdi de öyle hareket etmenizi istiyorum. Eviniz yanıyormuş gibi hareket etmenizi istiyorum. Çünkü yanıyor.

Çeviren: Vakanüvis ÖM

AkselTibet20190128

AkGazete28.01.2019AkselTibetAnma

***

Aksel Tibet’in anısına…

zz4

Programcımız, dostumuz Alaeddin Aksel Tibet’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.

Onu, toprağa verilmeden, Açık Gazete’de yakın dostu Aykut Köksal’dan dinliyor, Tous Les Matins du Monde’dan “La Rêveuse” ile yolcu ediyoruz

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Pazartesi  Ali Bilge’yle Ekonomi Politik

***

Açık Gazete’de Ali Bilge’yle söyleşi: Ekonominin durumu, Davos, yerel seçimler ve Kürt siyasi hareketi

zz3

Açık Gazete’nin Ekonomi Politik köşesinde Ali Bilge’yle ekonominin durumu, Davos, yerel seçimler ve Kürt siyasi hareketini konuştuk.

Konuşma metni için tklynz

09:50 – 10:00 İzel Rozental ile Haftanın Karikatürleri (Açık Gazete’de yeni köşe)

HaftaninKarikaturleri20190128

Sevgili dostumuz çizer İzel Rozental dünyadan ve Türkiye’den seçtiği haftanın karikatürlerini radyoda anlatıyor.

***

Haftanın Karikatürleri: 28 Ocak 2019

zz6

Bu haftaki programda ele aldığımız karikatürler burada

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 Kamusla Güreş (Yeni program) / Hazırlayanlar: Didem Gürzap ve Kerem Doğan

Kamusla_gures-28-01-2019_rec.21-01-2019

Kelimelerin, hayata dokunan anlamları, güncel ve geçmişe dayalı anlam ve çağrışımlarıyla tekrar ele alınacağı bir program

zz8

Kamusla Güreş kayıt arşivi

Kamusla Güreş Twitter

***

Kamusla Güreş, Kerem Doğan, Didem Gürzap, 94.9, Açık Radyo, Berber, Kuaför…

11:00 – 12:00 Bisiklet Zinciri (Yeni program) / Hazırlayan: Muzaffer Çorlu

28Ocak

Müzik programcımız Muzaffer Çorlu yıllar sonra heyecanlı bir dönüş yapıyor. Programda müzik, filim ve bilim üst şemsiyesi altında besteciler, bilim insanları ve dahi siyasetçiler nöro-bilimdeki yeni gelişmelerle birlikte ele alınıyor.

Bisiklet Zinciri kayıt arşivi

12:00 – 13:00 Caz Club / İçinden Caz Geçenler / Dağhan İş

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00  Babil’den Sonra / Rüzgâra Bırakılmış Sesler / Hazırlayan: Ercüment Gürçay

zz7

facebook.com/ercumentgr

***

AÇIK RADYO (94.9) BABİL’DEN SONRA: MANOLİS MİTSİAS…

zz3

Geçen hafta İstanbul’dan iki Rembetiko şarkıcısı arkadaşımı, Stelyo Berber ve Pelin Suer’i programıma konuk etmiştim. 2009’da kurdukları “Cafe Aman İstanbul” grubuyla bu akşam 20.00’de CRR Konser Salonu’nda verecekleri bir konserle İstanbullu sevenleriyle bir kez daha bir araya gelecekler…

Bu hafta da programda Yunan müziğine yer veriyorum.

Manolis Mitsias, Yunanistan’ın yaşayan en önemli erkek seslerinden. 1942 doğumlu, 77 yaşındaki sanatçı 50 yıldır Rembetika’dan, Yunan Halk Şarkılarına, Laiko şarkılarına kadar birçok türde şarkılar yorumladı ve yorumlamaya bugün de devam ediyor.

Bugün 13.00’de Açık Radyo (94.9) Babil’den Sonra programımda Mitsias’ın Yorgo Zambetas, Mikis Theodorakis, Manos Hadjidakis, ve Vasilis Tsitsanis ile birlikte yaptıkları çalışmalardan örnekler dinleteceğim.

Programı buradan dinleyebilirsiniz: http://acikradyo.com.tr/stream/index.html

* Fotoğraf 1969 yılında çekilmiş…

14:00 – 14:30 Hamişden Sesler / Şenay Özden ve Özhan Önder / Suriye ve Suriyeliler hakkında sürgünden sesler

HamisdenSesler20190128

Hamişden Sesler kayıt arşivi

14:30 – 15:30 Opus 94 9 / Berna Uzunoğlu

Daha önceki dönemlerde her bölümünü dâhi bir besteciye ayrılan programda, 39. yayın döneminden itibaren her bölümünü bir müzik enstrümanına ayrılıyor.

15:30 – 16:30 Yolgeçen / Rahmi Öğdül ve Evrim Altuğ / Hayatî ve kitabî patikaların kesiştiği yol ağızlarında ayaküstü konuşmalar

16:30 Hariçten Sanat (Yeni Program) / Gezegenden Kültür-Sanat Haberleri / Hazırlayan: Çelenk Bafra

HarictenSanat20190128

acikradyo.com.tr/program/144512/kayit-arsivi/hariçten-sanat

Programda özellikle Türkiye’yi ilgilendiren ve/ya Türkiye’den katılımcılara yer veren uluslararası sanat gündeminden bir kesit sunulacak. Müzeler, bienaller ve sergilere özellikle odaklanarak geniş bir perspektifle sanat, mimarlık, tasarım ve müzecilik alanlarındaki yeni gelişmeleri, haberleri ve güncel tartışmaları incelenecek.

Hariçten Sanat kayıt arşivi

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Başak Yavuz, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Pazartesi Murat ‘Mrt’ Şeçkin ile Kadıköy Postası

Kadıköy’deki kültür-sanat takviminin tutulduğu programda Tayfun Polat’ın Kadıköy’den göçüyle oyuncu değişikliğine gidildi. Yine bir Kadıköylü Murat ‘Mrt’ Seçkin aramıza katıldı.

Açık Dergi Pazartesi Halk Takvimi (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Kansu Şarman

HalkTakvimi20190128

Meteoroloji öncesi iklim bilgeliğinin güncelliği ve iklimin tarihe etkisi hakkında haftalık raporlar ve anekdotlar, Kansu Şarman tarafından bu yayın döneminde Açık Dergi içinde ele alınıyor.

 Açık Dergi Pazartesi  Haftanın Albümü

20:00 – 21:00 Yerli / Tayfun Polat / Ana akımın dışında kalanlar

yerlisetler.wordpress.com/

mixcloud.com/tayfun-polat/ 

facebook.com/tayfun.polat

***

“yerli”nin bu akşamki canlı yayın konuğu Demirhan Baylan 20:00’dan itibaren Açık Radyo 94.9 ve acikradyo.com.tr üzerinden yayındayız. Son albüm Anarko Romans’ı dinleyip konuşacağız.
#yerlisetler #demirhanbaylan #anarkoromans #acikradyo

zz1

21:00 – 22:00 Vertigo / Hilmi Tezgör ve Osman Öztürk / Savrulan şarkılar

vertigo500.blogspot.com/

22:00 – 23:00 Ahtapotun Bahçesi / Cem Sorguç / Alter-latif müzik

AhtapotunBahesi20190128

ARab20190128GayeSuAkyolAliGuclu

ahtapotunbahcesi.blogspot.com/

***

zz3

Su Akyol ve Ali Güçlü Şimşek

ile “İstikrarlı Hayal Hakikattir” 2019 albümü vesilesiyle

***

Ahtapotun Bahçesi: Konuk Gaye Su Akyol

zz4

Ahtapotun Bahçesi’nde Cem Sorguç’un bu haftaki konuğu müzisyen Gaye Su Akyol. son albümü ‘İstikrarlı Hayal Hakikattir’ üzerinden müzikal yolculuğunu anlatan Akyol’un şarkılarına da kulak veriyoruz.

23:00 – 24:00 Ay Palas / Tolga Yağlı / Bağımsız müzik

aypalas.blogspot.com/

24:00 – 01:00 Asfalya / Gülşah Görücü / Pyschodelic, eklektik, blues rock

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

08:50 – 09:00 Nasrettin Hoca Hikâyeleri (Yeni program) / Orhan Veli Kanık / Yapı Kredi Yayınları / Açık Radyo ekibi okuyor.

Bu yayın döneminde Pazar sabahlarına Orhan Veli Kanık’ın şiirli ve sihirli kaleminden çıkma Nasrettin Hoca Hikâyeleri ile başlıyoruz.

09:00 – 10:00 Gezgin’in Şarkısı / Rönesans’tan Barok Dönem’e yaratıcı dehanın keşfi / İlknur Akman Erk

Rönesans’tan Barok Dönem’e uzanan uzun, çok yaratıcı ve verimli bir çağın bestecilerini, eserleriyle birlikte tanıtmayı amaçlayan bir program bu dönem Açık Radyo’da yayında.

09:50 – 10:00 La Fontaine’in Masalları (Yeni program)

“Bu Bizim ezelî bir derdimizdir/

Asıl Düşmanımız Efendimizdir”

Orhan Veli çevirisiyle bir yıl boyunca her pazar bir fabl okuyoruz.

10:00 – 10:30 Bir Dolap Kitap / Banu Aksoy ve Yıldıray Karakıya / Her yaş için çocuk kitabı

birdolapkitap.com/

birdolapkitap.com/radyo-arsivi/

10:30 – 11:00 Botanitopya (Yeni program) / Sesli Doğa Tarihi Müzesi / Hazırlayan: Benan Kapucu

Botanitopya_YEDEK-1_rec.29-11-2018-

Bitkiler âleminin tuhaf ve muhteşem dünyasını belgeleyen botanik sanatına dair her şeyin konuşulacağı bir program.

Botanitopya kayıt arşivi

botanitopya twitter

botanitopya instagram

botanitopya@gmail.com

***

zz6

Rönesans’ta insan için tasarlanan o pastoral manzaralardan sonra, katı bir kuralcılıkla, insanın doğa üstünde tam bir egemenlik kurduğu 17. yüzyıl Fransız bahçelerinden konuşuyoruz. 10:30’da 94.9 Açık Radyo’da acikradyo.com.tr/stream/@botani… @acikradyo #versaillesgarden #frenchgardens

11:00 – 12:00 Mekânlar ve Çağlar İçinde Ses / İştar Gözaydın / İskender Savaşır

facebook.com/istar.gozaydin

12:00 – 13:00 Dünyayı Dinliyorum / Zekeriya Şen / Bir dünya müziği programı (Radio MultiCult 2.0 ile ortak yayın)

tikabasamuzik.com/Katagorileri/dunyayi-dinliyorum

mixcloud.com/dunyayidinliyorum/

soundcloudcom/tıkabasamuzik

13:00 – 14:00 Ma’nın Tınısı / Hakan Ünseven / Anadolu müziğinin çağdaş yorumları

archive.org/details/@alabanda

14:00 – 15:00 Dilden Dile Titreşimler / Emre Dağtaşoğlu / Türk halk müziği

DildenDileTitresimler27.01.2019

dildendiletitreimler.blogspot.com/

***

(Destekçi: Ayşegül Sönmezay)

  1. Aşağı Mahlenin Allı Gelini – Deniz Arslanbaş
  2. Akşam Olur Karanlığa Kalırsın – Cem Adrian&Zeynep Karababa
  3. Yolun Sonu Görünüyor – Cem Adrian&Musa Eroğlu
  4. Öf Öf (Sen Gel Diyorsun) – Cem Adrian
  5. Ben Meylimi Üç Güzele Düşürdüm – Kemal Dinç
  6. Gam Çekme Haline Divane Gönül – Kemal Dinç&Yadigar Koçer
  7. Sevdiğim Esrar-ı Nur-u Cemali – Alişan Bulut
  8. Ağyara Yüz Verme – Alişan Bulut
  9. Yine Efkârlandı Divane Bülbül – Perişan Güzel

15:00 – 16:00 Musıkî Arşivi / Bülent Aksoy / Musıkî icrasının geçmişine ayrıntılı bir bakış

16:00 – 17:00 Müzik Pazarı (Yeni program) / Hazırlayanlar: İlke Boran ve Elif Damla Yavuz

Müzik bilimi alanındaki güncel akademik araştırmalar, çeviri ve özgün kitaplar, yürütülmekte olan projeler, müzik alanındaki üretimler ve bu üretimlerin arkaplanını oluşturan düşünsel, kurumsal, toplumsal dinamikler ve aktörler… Ve, müzikle ilgili güncel tartışmaların yer aldığı bir program

17:00 – 18:00 Modernin Sesi / Aykut Köksal / Dört yüzyıllık müzik serüvenine derkenar

***

OLIVIER MESSIAEN’DAN KUŞ SESLERİ

zz5

Bu pazar (27 Ocak), Aykut Köksal’ın hazırlayıp sunduğu Modernin Sesi’nde, Olivier Messiaen’ın kuş seslerinden yola çıkarak bestelediği iki yapıtını dinleyeceğiz. Programda, besteciliğinin yanı sıra ciddi bir kuşbilimci olan Messiaen’ın doğada notaya aktardığı kuş seslerinden hareketle yazdığı “Kuşların Uyanışı” ile önceden kaydedilmiş 6 plakta yer alan Meksika ve Kuzey Amerika kuşlarının seslerini notaya aktararak bestelediği “Egzotik Kuşlar” adlı yapıt yer alacak.

Modernin Sesi her pazar saat 17:00’de, Açık Radyo 94.9’da…

18:00 – 19:00 İnsan Sesi / Aksel Tibet / Çoksesli Batı müziğinde insan sesinin yeri

19:00 Türlü (Programın yayın gününde değişiklik) / Hazırlayanlar: Ahmet Ali Arslan ve Ozan Sarohan

Bu civardan müziklerin çalındığı Türlü,  43. yayın döneminde Pazar günleri saat 19.00’da.

20:00 – 21:00 The Big Easy / Aylin ve Varol Ünel / New Orleans kültürü ve müziği

New Orleans müziğinin ve kültürünün işlendiği The Big Easy bu yayın döneminde saat 20’de.

21:00 – 22:00 Değişen Zamanlar / Mahir Ilgaz, Altuğ Güzeldere ve Güven Güzeldere / Bob Dylan şarkılarıyla yarım yüzyıl

“Bob Dylan şarkılarıyla yarım yüzyıl” şiarıyla yola çıkan programda Dylan’ın yaşamı, şarkıları üç Dylan sever tarafından didik didik edilecek.

22:00 – 23:00 Sarhoş Atlar Zamanı / Akif Burak Atlar / Konu parantezinde rock

sarhosatlarzamani.tumblr.com/

mixcloud.com/SarhosAtlarZamani/

23:00 – 24:00 Jirayr’ın Walkman’i / Bilindik Ermeni müziğinin öbür türlüsü / Saro Usta ve Vartan Estukyan

Bildiğimiz Ermeni müziğinin dışında kalan Ermeni müzisyenlere, müziklere yeni üretimlere yer verilen bir program.

24:00 – 01:00 Mixed Folder / Elçin Özsoy / Türlerden bağımsız bir müzik programı

“Türlerden bağımsız bir müzik programı” şiarıyla yola çıkan programda her hafta bir karışık kaset hazırlıyoruz.

01:00 – 02:00 ÆVOM (Yeni program) / Hazırlayanlar:ÆVOM ekibi ve konukları

Kendini ‘aidiyetsiz ve sınırsız kolektif’ olarak tanımlayan yeni bir kolektif ÆVOM. İsmini latincede ‘sonsuzluk’ kelimesinden alıyor. Yıllardır Emre Aksoy’un sürdürdüğü Yerin Dibi programı bu yayın döneminde ÆVOM ekibi ve konuklarının seçkisiyle türlerarası kolektif bir müzik programına dönüşüyor.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

08:50 – 09:00 Nasrettin Hoca Hikâyeleri (Yayın sıklığında değişiklik) / Yazan: Orhan Veli Kanık / Okuyan: Mesut Özkeçeci

Pazar sabahları yayınlanan Nasrettin Hoca Hikâyeleri bu yayın dönemi hem Cumartesi, hem de Pazar.

09:00 – 10:30 Radyo Agos / Haftalık Agos gazetesinin penceresinden Türkiye ve Dünya gündemi. Agos’un mutfağından haberler, söyleşiler, olaylar

RadyoAgos20190126

Radyo Agos kayıt arşivi

10:30 – 12:00 Şansonlar (Yeni program) / Fransızca şarkılar dünyasında bir devr-i âlem / Hazırlayan: Cengiz Işılay

12079 listebaşı olmuş şarkıyı radyoya taşıyan Cengiz Işılay bu yayın döneminde Fransız Şansonlarına ve Fransız popüler müziğinin seçme örneklerine el atıyor.

12:00 – 13:00 Dünya Dönüyor / Naim Dilmener / ’Türkçe Pop’un 50 yılı

DnyaDnyor20190126

diskotek.info/ (Naim abinin “Bu sitede milyon hazine var” diyerek önerdiği site)

facebook.com/naimdilmener

***

Dünya Dönüyor: Tuğrul Eryılmaz ve Asu Maro’yla ’68’li ve Gazeteci’

zz1

Dünya Dönüyor’da Naim Dilmener’in konuğu ’68’li ve Gazeteci’ kitabıyla gazeteciler Tuğrul Eryılmaz ve Asu Maro.

’68’li ve Gazeteci’ kitabı Kasım ayında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Asu Maro’nun kendisiyle yaptığı uzun söyleşide, sadece gazeteci kimliği ile bilinmekte haklı olarak ısrar eden Eryılmaz da son 50 yılın Türkiye’sini ve dünyasını – kendisini kızdırmayı göze alarak söyleyelim – aynı derecede traji-komik ve fakat tabii aynı zamanda biricik üslubuyla yeni neslin zihin ve duygu dünyasına silinmez biçimde yerleştiriyor.

Dilmener’in listesinden küçük bir seçki: David Bowie, Marianne Faithfull, Mick Jagger da var; Erol Büyükburç, Alpay, Işıl Yücesoy, Sezen Aksu ve Nuri Harun Ateş…

13:00 – 14:00 Açık Deniz / Beysun Gökçin / Üç tarafı denizlerle çevrili bir radyo programı

AcikDeniz20190126

Açık Deniz kayıt arşivi

facebook.com/beysun.gokcin

14:00 – 15:00 Fizan Ekspresi / M. Bülent Kılıç / Farsî dünyanın müziği

facebook.com/Fizan-Ekspres

15:00 Sadânüvîs (Yeniden program) / Hazırlayan: Cemal Ünlü

Açık Radyo’nun efsane programlarından Sadanüvis geri dönüyor. Fonograf, gramofon ve taş plak kayıtları Cemal Ünlü’nün anlatımıyla Cumartesi günleri saat 15.00’de Açık Radyo’da

16:00 – 17:00 Dünyanın En Güzel Müzikleri (Yayın saatinde ve sıklığında değişiklik) / Reha Uz’a göre / Hazırlayan: Reha Uz

60 yılı aşkın bir müzik dinleme serüveninde Reha Uz’a göre Dünyanın En Güzel Müzikleri bu yayın dönemi hem Cumartesi hem de Pazar günleri saat 16.00’da.

17:00 – 18:00 Music of the World İstanbul / Refika Kadıoğlu ve Kutay Derin Kuğay / Tokyo’dan Barcelona’ya müzik ve ötesi

facebook/Kutay Derin Kuğay

***

zz1

Tomorrow, on Saturday at 5pm we have a very eclectic, yet very fresh and new music at Music of the World Istanbul program at Acik Radyo 94.9. Enjoy

18:00 – 19:00 Connections / Tim Hallam / 60′lar ve 70′lerde pop

connectionstr.blogspot.com/

mixcloud.com/tim-hallam/

19:00 – 20:00 Tighten Up / Simon Johns / Tematik bir müzik programı

tightenupwithsimonjohns.blogspot.com/

20.00 – 21:00 Woman to woman (Yayın gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Seda Aktaş, Ahmet Uncu ve Emir Akçit

Farklı zaman ve coğrafyalarda erkek egemen toplumun çeşitli alanlardaki adaletsizliğine boyun eğmeden değişim isteyen, duygularını müziğiyle var etmiş kadınlara dair Woman to Woman, bu yayın dönemi Cumartesi günleri 20’de..

21:00 – 22:00 High Times / Ras Memo/ Reggae

22:00 – 23:00 Beton Orman / Da-Frogg Eyez /  Reggae, Dub ve alt türleri

8 yıl aradan sonra Beton Orman, Reggae, Dub ve alt türlerinin pozitif titreşimlerini yaymak için döndü.

23:00 – 24:00 Login / Christopher Çolak / Elektronik müziğin alt türleri ve tüm renkleri

24:00 – 01:00 Lovaj / Ahmet Güneş / Elektronik ağırlıklı müzik

lovaj.com/

01:00 – 02.00 Flow (Yeni program) / Hazırlayan: Özgür Özer

Flow12_201901

Cazdan elektroniğe uzanan türler arası bir gece müziği seçkisi.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/24

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak, Emre Gülşer

acikgaste_25-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

İklim yıkımı üzerinden küçük bir dünya turu

zz5

Vakanüvisiniz hakir, sizi hızlı bir dünya turuna çıkarmaya karar verdi. Üstadları Evliya Çelebi ile Jules Verne’in izinden giderek bittabi…

Kuzey Kutbu’ndan başlıyoruz. Grönland’da buz(ul)lar, tahminlerden çok daha hızlı eriyor. Son 15 yılda buz kaybı müthiş bir artış göstererek dört katına çıkmış. Deniz seviyeleri yükselecek, sahil şehirleri mahvolacak. Bu konuda son araştırmayı yürüten ekibin başı: “Yapabileceğimiz tek şey, uyum sağlamak ve küresel ısınmayı yavaşlatmak. – Hiç etkisi olmasın demek için artık çok geç” diyor. Bu yüzyılın sonuna kadar dünyada denizlerin seviyesi 3 metre kadar yükselebilir. Fosil yakıtları hemen bırakmak gerek. (Guardian, 21 Ocak 2019Common Dreams, 22 Ocak 2019)

Deniz buzları Arktik bölgesinde saniyede 10 bin tondan hızlı eriyor. Kuzey ülkelerinin sınırlarında askeri faaliyetler hızlanıyor, soğuk savaşın askeri üsleri yeniden açılıyor. (Guardian, 24 Ocak) Sadece Alaska’daki buzulların yılda 75 milyar ton buz kaybettiği hesaplanıyor! (Truthdig, 21 Ocak 2019)

Kuzeyin tundraları ve permafrost (donmuş toprak) bölgeleri: Karbon bakımından yoğun permafrost tabakası, Sibirya tundralarında sadece son 10 yıl içinde 0.9°C ısınmış durumda. Diğer permafrost bölgelerinde de sürekli donmuş toprak çözülünce hem C02, hem de metan gazları atmosfere salınıyor. En tehlikeli pozitif geri besleme (kendi kuyruğunu yiyen yılan) mekanizması hızlanıyor: felaket tehlikesi! (Think Progress, 17 Ocak 2019)

Orta Asya: Isınan iklim Kazakistan’ın Almatı dağlarındaki Tuyuksu buzulunu tehlikeli biçimde eritiyor. Dünyanın en uzun süre incelenmiş buzullarından biri olan Tuyuksu, 2.5 kilometrelik uzunluğunun 1/3’ünden fazlasını kaybetmiş. Diğer buzulların akıbetini de buradan kestirmek mümkün: Orta Asya’nın buzulları da eriyecek. Ayrıca Tibet platosu, Himalaya ve Karakurum sıradağları boyunca uzanan binlerce buzul eriyince, hayatları Pakistan’da İndus, Hindistan’da Ganga ve Brahmaputra, Çin’de Yangtze ve Sarı Irmak, Güneydoğu Asya’da da Mekong nehirlerinin sularına bağlı olan yüz milyonlarca, belki milyarlarca insan felakete sürüklenebilecek. (New York Times, 16 Ocak 2019)

Okyanuslar ve umman suları: Dünya denizlerinde ve okyanusları küresel ısınma yüzünden, endüstri çağının başladığı yaklaşık 150 yıl boyunca saniyede 1 atom bombası patlamasına eşdeğerde ısınmış durumda! Bu 150 yıllık süre içinde tüm dünya nüfusunun yıllık enerji kullanımının 1,000 (yazıyla bin) katı! İklim değişikliğinin enerjisinin yüzde 90’ını absorbe eden (soğuran) okyanuslar asitleniyor, genleşiyor ve ölüyor! (Guardian, 7 Ocak 2019)

Ayrıca, deniz suyu sıcaklığı bilim insanlarının tahminlerinden çok daha hızlı artıyor ve bu da dünyanın dört bir tarafındaki aşırı hava olaylarının negatif etkisini çok daha büyük oranda arttırıyor. Yüzyılın sonuna kalmadan deniz seviyelerinin sırf bu ısınma yüzünden 30 cm civarında yükselmesi bekleniyor. (Guardian, 10 Ocak 2019)

Dünyanın yeraltı suları: İklim krizinin bir başka yıkım etkisi de yeraltı suları üzerinde. Yeni bir araştırma, küresel ısınmanın dünya yeraltı su kaynakları ve rezervleri için bir “saatli bomba” etkisi yaptığını gösterdi. İki milyar kadar insanın hayatı, temel temiz su kaynağı olarak yeraltı sularına bağımlı olduğu için bu, en temel meselelerden birini oluşturuyor. Bu rezervler, haddinden fazla tüketilmiş durumda ve yenilenemiyor. Araştırmanın yazarları iklim değişikliğine uyum stratejilerinin orta ve uzun vadede yeraltı sularının kullanımı kararlarını da içermesinin şart olduğunu söylüyorlar. (Common Dreams, 22 Ocak 2019)

Avustralya yanıyor – tüm sıcaklık rekorları art arda kırılıyor: Yazın ortalarına doğru ilerleyen Avustralya’nın güney bölgelerinde iki haftada iki büyük sıcak dalgasında 80 yıldır tutulan kayıtlara göre ilk hafta içinde 12, ikinci haftada da 17 rekor art arda kırıldı. Eyalet merkezlerinde ve büyük kentlerde 49,5C, 47,3C, 46C, 45,6C gibi cehennemî sıcaklıklar ölçüldü. Orta ve batı Avustralya’da, susuzluktan kırılan develeri ve yılkı atlarını yetkililer öldürmek zorunda kaldı. Nehir ve denizlerde de balıklar kitleler halinde öldü. Meteoroloji Müdürlüğü, sıcak ve kurak havanın kısmen iklim değişikliği sonucu olduğunu kabul etti. Küçük Noona kasabasında, asgari gece sıcaklığı 35.9C oldu! (Guardian, 24 Ocak 2019)

Yağmur ormanları yok oluyor: Dünyanın akciğerleri kabul edilen Amazon ormanlarında geçen yıl, on yıldan beri görülmüş en büyük ormansızlaştırma (yakma, kesme vb) yaşandığı, ancak yeni başkan Bolsonaro ile birlikte bunun daha da çok artacağı belirtildi. Sivil toplum örgütleri Brezilya’nın sera gazı salımlarının yüzde 46’sının ormansızlaştırmadan kaynaklandığını, ormansızlaştırma oranının yüzde 20 – 30’u bulması halinde Amazon’un orman niteliğini kaybedeceğini, şu anda da yüzde 20’ye çok yakın olduğunu belirttiler. (Guardian, 24 Kasım 2018)

Böcekler yok oluyor: Puerto Rico yağmur ormanlarında yaptığı araştırmalarla tanınan bilim insanları 35 yıl sonra oraya döndüklerinde orman tabanındaki böceklerin yüzde 98’inin –yani neredeyse tamamının!– yok olduğunu saptadılar. Ağaçların tepesindeki böceklerin de yüzde 80’i ortadan kaybolmuştu. Tabii, onlarla beslenen kuşlar da tamamen ortadan kalkmış, Rachel Carson’ın “Sessiz Bahar” kehaneti 55 yıl sonra olanca ürkünçlüğü ile üstümüze çökmüştü. Aynı durum Almanya’da uçan böceklerin ¾’ten fazlasının sadece 25 yılda ortadan kalkması, Meksika kuru ormanlarında da 35 yıl içinde böcek popülasyonunun yüzde 80 oranında çökmesi ile kendini gösteriyordu. Bilim insanları, küresel ısınmadan kaynaklanan böcek “kıyameti”nin insanların ve diğer canlıların da yaşam destek sistemini çökertmek anlamına geldiğini belirttiler. (Guardian, 15 Ocak 2019, ; Guardian 2017 Aralık)

Gezegeni kurtarmak için tarım devrimi yapmak ve etsiz beslenmek gerek: 16 ülkeden 37 bilimcinin üç yıllık araştırmasının sonuçları açıklandı: Gezegeni iklim felaketinden kurtarabilmek için bitki temelli beslenmeye ağırlık verilmesinin, hayvansal gıdaların da çok azaltılması gerektiği, yani dünyada beslenme biçimlerinin “dramatik biçimde değiştirilmesinin” şart olduğu belirtildi. Böyle bir değişime gidilmesinin dünyada her yıl en az 11 milyon yetişkin insanı ölümden kurtaracağı da hesaplanıyor. (Common Dreams, 17 Ocak 2019)

Güney Kutbu ile bitiriyoruz: Antarktika buz örtüsündeki değişme konusunda yapılmış en kapsamlı araştırma, buzlar kıtasındaki erimenin daha önce öngörülenden çok daha hızlı olduğunu, son çeyrek yüzyıl içinde 3 trilyon buzun eriyip gittiğini, yakın gelecekte bu erimenin dünyanın bütün sahil şehirlerini büyük tehlikeye atacak nitelikte olduğunu ortaya koydu. Araştırmayı yapan bilim insanları: “Eğer iklim değişikliğinin getireceği tehlikelere karşı hâlâ uyanamadıysak, bu bulgular şimdi en büyük ‘uyan borusu’ kabul edilmeli” dediler ve iklim değişikliğine karşı dünyayı kurtarma zamanının neredeyse geçmek üzere olduğunu da sözlerine eklediler. (Independent, 13 Haziran 2018)

***

Karar vericiler:

Bu küçük dünya turunun ardından, iş insanları ve politikacılardan oluşan karar vericilerin dünyanın gidişatını değiştirmek üzere neler yaptığına kısaca göz atalım:

*Dünya Kaynaklar Enstitüsü (WIR): “Ülkeler 2020 emisyon hedeflerinden çok uzak.”

*İklim konusunun da ele alındığı Ekonomi Forumu için Davos’a 1500 özel jet iniş yaptı.

* Brezilya Başkanı: “Amazon’un korunması, büyüme hedefiyle uyumlu olmalı.”

*ABD’nin bankacılık devi Wells Fargo, kirli enerji projesi Dakota Access Pipeline’a 1,5 milyar dolara yakın kredi vermeye hazırlanıyor.

* ABD’nin savaş uçağı devi Boeing, içten yanmalı motorla “uçan araba” yaptı.

* Dünya silah devlerinden Sig Sauer, dünyanın en küçük otomatik tüfeğini satışa çıkardı.

***

Eylemciler:

Eylemcilerin dünyanın gidişatını değiştirmek için ne yaptıklarına da kısaca göz atalım:

İklim adaleti için okul kıran öğrencilerin eylemleri dünyada kartopu gibi büyüyor. 16 Yaşındaki Grevci Greta’nın öncülük ettiği eylemlerde dünyanın birçok yerinde 60 binden fazla öğrenci derslere girmedi. 20 binden fazla grevci öğrenci Davos toplantısına ev sahipliği yapan İsviçre’nin çeşitli bölgelerinde eylem yaptı. Geçen hafta Almanya’da 30 bin, Belçika’da 13 bin ve İsviçre’de 15 şehir ve kasabada 20 bin öğrencinin katıldığı dev grevler yapıldı. Davos toplantısının son günü yapılacak greve Greta da katılıyor. Britanya’da öğrenciler de 15 Şubat günü büyük greve hazırlanıyor.

ABD’de de yapılan son kamu oyu yoklamalarında halkın kanaatlerinde son zamanlarda büyük değişikler gözlendiği, ankete cevap verenlerin yüzde 72’sinin küresel ısınmadan kişisel kaygı duyduğunu ifade ettiği belirtiliyor. Katılanların neredeyse ¾’ü, küresel ısınmanın gerçek olduğunu belirterek, ABD Başkanı ve yönetimi ile “ters düşmüş” durumda.

(“Karar vericiler” ve “Eylemciler” bölümlerinin derlenmesinde Guardian ve Common Dreams mecralarından yararlandık.)

***

Tüylü ve geniş kenarlı şapkası ile yerlere kadar eğilerek reverans yapan vakanüvis hakir, gençliğe kocaman bir selam gönderir…

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Cuma Sezin Öney’le Seyyare: Türkiye ve Dünya Olayları Arasında Paralellikler, Karşılaştırmalar

Seyyare20190125

Seyyare kayıt arşivi

09:30 – 10:00 Cuma Alp Ulagay ile Spor

Spor20190125

***

Türkiye’de futbolun erken çağı (1904-1907): Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Spor Kulübü’ne

zz10

Alp Ulagay’ın Açık Gazete’deki konuğu, ‘Kuruluş: Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Spor Kulübü’ne Türkiye’de Futbolun Erken Çağı (1904-1907)’ kitabının yazarı Melih Şabanoğlu.

Galatasaray’ın ilk yıllarının ilginç öyküsü

Melih Şabanoğlu (1961), emekli reklamcı. Bugün ise spor tarihçisi kimliğiyle daha çok tanıyoruz onu. Son 15 yılda, biraz da Galatasaray Lisesi mezunu olmanın verdiği merakla, özellikle ‘Mekteb-i Sultani’nin ve de Galatasaray Kulübü’nün geçmişine yönelik makaleler yazdı, kulübün tarihindeki bazı dönüm noktalarını didikledi.

Bu kez bir kitapla karşımızda Şabanoğlu. Türk sporunun emekleme dönemine dair bir konuyu didikleyen bir çalışma bu: ‘Kuruluş: Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Spor Kulübü’ne Türkiye’de Futbolun Erken Çağı (1904-1907)’. Bu çalışmanın kitaba dönüşüm sürecine tanıklık edenlerden biriyim aslında. Yıllar önce muhtemelen Beyoğlu’ndaki Simurg kitabevindeki bir kitap ve spor üzerine sohbetle başlayan dostluğumuz, böyle detaylı konuları konuşa konuşa bugünlere geldi. Bazen, Galatasaray Lisesi’nden de abim olan Şabanoğlu bana bir mevzu hakkındaki görüşümü sorar, bazen ben uzmanlığından faydalanmak için ona danışırım.

Yıllar içinde pekişen bu entelektüel dostluğun sayesinde olsa gerek geçen yılın bahar aylarında Melih Şabanoğlu bana bir mesaj attı ve son yazdığı makaleyi okumamı rica etti. Verdiği ön bilgiye göre makale, Galatasaray Lisesi’nin modern eğitim kurumu haline gelmesinin 150’ci yıldönümü vesilesiyle hazırlanan kitaba bir bölüm olacaktı.

Seve seve kabul ettim tabii. Ancak makale deyince ne düşünürsünüz? 10, 15 bilemediniz 20 sayfalık bir metin değil mi? Halbuki e-postamı açınca 186 sayfalık ve 400 bin vuruşu aşan bir Word dosyası görünce önce afalladım tabii. “Association futbola doğru (1904-1905) / Mekteb-i Sultani’de ilk futbol topu ve futbol” başlıklı bu devasa metnin içeriğini görünce daha da afallayacaktım. Şabanoğlu ta 20. yüzyıl başlarına kadar inmiş ve Galatasaray Spor Kulübü’nün kuruluş dönemini ve futbol topunun peşinden koşan öncüleri ele almıştı.

Hem Galatasaray Lisesi ya da o zamanki adıyla Mekteb-i Sultani’nin Osmanlı dönemindeki durumuna hem futbolun Lise’den Kadıköy çayırlarına sıçrayışında hem de istibdattan çıkış sürecine dair çok ilginç bilgi ve tespitlerle dolu bir metin vardı karşımda. Bazı ayrıntılara hâkim olabilmek için sindire sindire okumayı yaptım, birkaç küçük yorum yaptım ama böylesine ilginç bir çalışma için ana yorumum ise şöyle oldu: “Abi bunu kitap yapmalısın!”

Tabii benim dememle değil ama bu çalışmasının derinliği sayesinde Şabanoğlu çoktan planlamış ki, 2018’in kasım ayında çiçeği burnunda yayınevi Vakıfbank Kültür’ün ilk kitaplarından biri olarak yayınlandı. Elbette 10 aylık çalışmanın sonunda ortaya çıkaran birtakım değişikliklerle beraber…

Kitabı içeriğinde gelince, adından da anlaşılacağı gibi Galatasaray Spor Kulübü’nün kurulduğu 1905’in hemen öncesinden başlayıp devam eden bir olaylar silsilesi söz konusu. Mesela Galatasaray Spor Kulübü’nün temellerinin atıldığı edebiyat dersinin aslında 1905’ün değil de 1904’ün son aylarında gerçekleşmiş olması mevzuunu kılı kırk yararak, metinler, ders programları ve biyografiler arasında iz sürerek tespit emiş Şabanoğlu. “Ancak kulübün kuruluş tarihi konusunda bir tartışma açtığım zannedilmesin. Kuruluş tarihi 1905’tir” diye bir uyarıda bulunmayı ihmal etmiyor. Bu dönemi anlayabilmek için Mekteb-i Sultani’deki ikili öğrenim sistemini anlamak şart. Şabanoğlu bu sistemi de ele alıyor kitabında.

Galatasaray’ın 1906’daki ilk takımının Lise’den teşkil oyuncuları, İstanbul Ligi’ne dahil edilince ‘mektep’ dışından takıma katılan dört oyuncu, Abdülhamit dönemindeki baskı ortamında bir araya gelmekten kaçınan Müslüman gençlerin biraz çekinerek sahaya çıkması ve hatta bazı gazetelerden ‘Galatasaray’ adını kullanmamalarını rica etmeleri diğer çarpıcı noktalar.

Elbette Galatasaray Spor Kulübü’nün bir numaralı kurucusu Ali Sami Bey’e de bir mercek tutuyor Şabanoğlu: Liseye kadar evde öğrenim görüp 15 yaşından Mekteb-i Sultani’ye girmesinden resim ve piyano eğitim almasına, döneme dair her malumatı kayıt altında tutmasına dek birçok ilginç bilgiyi aktarıveriyor. Kısacası Türk sporunun en önemli kurumlarından birinin emekleme dönemine dair çok spesifik bir çalışmayla karşı karşıyayız.

10:00 – 10:30 Duman / Yazan: Ivan Sergeyeviç Turgenyev / Okuyan: Eraslan Sağlam / İş Bankası Kültür Yayınları

Açık Radyo’da klasik edebiyat okumaları / İvan Sergeyeviç Turgenyev 200 yaşında

10:30 – 11:00 Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam / Buğday Ekibi (Leyla Aslan Ünlübay – Turgay Özçelik)

TohumdanHasadaEkolojikYasam20190125

facebook.com/bugdaydernegi/

Tohumdan Hasada Ekolojil Yaşam kayıt arşivi

***

Anneler, babalar!

zz1

Buğday Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Aslan Ünlübay’ın hazırlayıp sunduğu Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam Programı’nda bu hafta, doğal ebeveynlik konuşuluyor.

“Doğal Annelik Yolunda” kitabının yazarı Başak Pirtini’nin konuk olarak katılacağı programımız, yarın (25 Ocak) saat 10.30’da Açık Radyo’da. (94.9)

Radyonuz Açık olsun!

Açık Radyo’yu internetten dinlemek için: http://acikradyo.com.tr/stream/index.html

Kaçıranlar, daha önceki programların kayıtlarına buradan ulaşabilirler: http://acikradyo.com.tr/program/84105/kayit-arsivi

11:00 – 12:00 Yeter ki İste / Hazırlayanlar: Elena Polyakova ve Alper Dalkılıç

YeterKiIste25.01.2019

Ultra maratoncu çiftimiz Elena Polyakova ve Alper Dalkılıç’ın farklı disiplinlerden amatör ve profesyonel sporcu konuklarıyla alanlarındaki deneyimleri paylaştıkları Yeter ki İste, bu yayın döneminde bir saatlik bir program formatıyla dinleyiciyle buluşuyor.

***

Language Turkish
Yeter ki İste’ nin bugünkü konuğu kalp damar cerrahı, eski milli senkronize yüzücü (su balesi, yeni ismi artistik yüzme), triatlet ve bu iki branşın hakemi çok yönlü sporcu Dr Begüm Özüekren ile spor, sporcu sağlığı, antrenmanlar, müsabakalar, etik sporcu yetiştirilmesi ve Dr. Begüm’ ün mesleğiyle yaşamında yer alan sporcu kimliği üzerine oldukça keyifli bir program oldu. Dinleyen defalarca dinlemek ve dinletmek isteyecektir.

12:00 – 13:00 Caz Türbülans / Recep Şencan / Cazda serbest dolaşım

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Önce Sağlık (Yeniden program) / Hazırlayanlar: Betigül Öngen, Ayşegül Tözeren ve Selim Badur

OnceSaglik20190125

Kış yaklaşıyor ve havalar her defasında daha da kestirilemez oluyor. Önce Sağlık, her sefer olduğu gibi, bu kışın tekinsiz havalarında da nöbette.

14:00 – 14:30  Bir Yaşam Dili (Yeni program) / Hazırlayanlar: Deniz Spatar ve Canan İrtem

BirYasamDili25.01.2019rec24.12.2018

İsmini Marshall Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim – Bir Yaşam Dili kitabından alan programda, anlaşmazlık içindeki bütün tarafları empati ile can-ı gönülden dinleyerek anlama, bu yoldan bağlantı kurarak işbirliği zemini yaratma ve herkesin ihtiyacının gözetildiği ortak çözümler üretme sanatı olan Şiddetsiz İletişim, çeşitli boyutları ile ayrıntılı olarak ele alınıyor.

14:30 – 15:30 Wanderer / Can Denizci / (Richard Wagner özel programı)

Doğumunun 200. yılında Richard Wagner özel programı. 19. yüzyıl operasının en önde gelen iki isminden biri olan ve müziğin üst dilinin üstadı sayılan Wagner’in hayatı ve eserleri Wanderer’de

15:30 – 16:30 Sinefil / Melis Behlil ve Yeşim Burul Seven / Sinemasever muhabbetleri

Sinefil kayıt arşivi

16:30 – 17:00 Kavanozdaki Yıldız (Yeni program) / Hazırlayanlar: İsmail Başöz, Haluk Levent ve Mustafa Yılmazer

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin toplumsal ve ekonomik etkilerini  kapsamlı biçimde ele almaya gayret eden bir program.

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

facebook.com/benbugunbiseyogrendim

Açık Dergi Cuma Ceyhan Usanmaz’la Bu Köşe Kitap Köşesi

***

Haftanın kitabı ‘Altı Çarpı İki’: Yeni bir Kuzeyli seri

zz1

Arne Dahl yeni bir seri kaleme almaya başladı ve daha da önemlisi, Türkçede de düzenli olarak okuyabileceğiz gibi görünüyor bu yeni seriyi.

Kuzeyli polisiyenin önde gelen temsilcilerinden Arne Dahl’ı 4 milyonun üzerinde satış rakamına ulaşmış, 32 dile çevrilmiş bir yazar haline getiren Intercrime serisi olmuştu. Sonrasında ekranlara da aktarılan bu polisiye seride Arne Dahl, bizi İsveç’in ‘A Takımı’yla tanıştırıyordu.

İsveç’in dört bir tarafından gelen deneyimli ve üstün vasıflı olduğuna inanılan polis memurları bu ‘A Takımı’nın çekirdeğini oluşturmaktadır. Büyük isimler yoktur, sürekli değişen patronlar yoktur, hiyerarşiyle uğraşmak yoktur, yetkileri bir hayli geniştir; kısacası, tamamen yeni bir tür birim. Bu grubun başında başdedektif Jan-Olov Hultin yer alıyor. Diğerlerinden biraz daha ön planda olan isimse Paul Hjelm’dir. Paul Hjelm’in diğer mesai arkadaşlarını da şöyle tanıtabiliriz: Stockholm Cinayet Masası’ndan Viggo Norlander (birimin en yaşlısı), Göteborg Cinayet Masas’ından Kerstin Holm (birimdeki tek kadın), kendisini Sundsvall polis bölgesindeki tek ‘kara kafalı’ polis olarak tanıtan Jorge Chavez (azınlıkların temsilcisi), Finlandiyalı Arto Söderstedt (diğerlerine göre ‘aykırı’ siyasi görüşlere sahip) ve Nacka Polisi’nden Gunnar Nyberg (eski vücut şampiyonu.)

İşte bu isimlerden oluşan ‘A Takımı’, sonradan ‘Kodaman Cinayetleri’ olarak anılacak olaya atanır serinin ilk kitabı‘Ölümün Sesi‘nde. İkinci kitap ‘Kötü Kan’da da bu sefer kökleri Amerika’ya uzanan ‘Kentucky Katili’nin peşine düşeceklerdir. Üçüncü kitap ‘Dağın Tepesine Doğru‘daysa bir süreliğine farklı noktalara savrulmuş ‘A Takımı’ yeniden bir araya gelecektir. Toplamda 11 kitaptan oluşan Intercrime serisi ile ilgili bilgimiz, şimdilik bu ilk 3 kitapla sınırlı maalesef, çünkü 2015’ten bu yana Türkçeye çevrilmiyor serinin devamı. Neyse ki Arne Dahl yeni bir seri kaleme almaya başladı ve daha da önemlisi, Türkçede de düzenli olarak okuyabileceğiz gibi görünüyor bu yeni seriyi.

Dedektif Sam Berger ile Molly Blom karakterlerinin merkezde yer aldığı bu yeni serinin ilk kitabı ‘Yedi Eksi Bir’, 2017 yılının son çeyreğinde Hep Kitap tarafından yayımlanmıştı Türkçede. Geçtiğimiz günlerde de serinin ikinci kitabı, Sam ile Molly’yi bir seri cinayet peşinde takip ettiğimiz ‘Altı Çarpı İki’ yayımlandı…

ALTI ÇARPI İKİ

Arne Dahl

çev. Yonca Mete Soy

Hep Kitap, 2019, 335 s.

Dipnot: Arne Dahl’ın ‘Intercrime’ serisi Türkçede Doğan Kitap tarafından yayımlanıyor. Bu seri şimdilik yarım kalmış gibi görünüyor ama Doğan Kitap’ın işin peşini bırakmayacağına inanabiliriz sanırım! Ne de olsa, İskandinav polisiyesinin yine ilk akla gelen isimlerinden Jo Nesbo külliyatını yakın bir zaman önce tamamladılar. Zamanında farklı yayınevleri tarafından ve tarih sırası gözetilmeksizin dağınık bir şekilde yayımlanan Jo Nesbo romanları (diğer bir deyişle ‘Harry Hole serisi’), en son, geçtiğimiz kasım ayında yayımlanan Kızılgerdan romanıyla birlikte Türkçede eksiksiz ve sırasıyla okunabilir durumda artık!

Açık Dergi Cuma Zîn (Açık Dergi’de yeniden köşe) (15 Günde 1) / Hazırlayan: Mehmet Said Aydın

Yazar ve editör Mehmet Said Aydın Açık Dergi’ye geri dönüyor. Farklı kültürlerden ve alfabelerden beslenen Türkiye Edebiyatı’nın tarihinden notlar ve güncel gelişmeler, tartışmalar her hafta Açık Dergi’de.

Açık Dergi Cuma Duygular Sözlüğü ( Açık Dergi’de yeni köşe) / Yazan: Tiffany Watt Smith / Çeviren: Hale Şirin / Okuyan: Ömer Madra / Kolektif Kitap

Neredeyse her şeyin sözlüğünü yayınlama sürecine giren Açık Dergi yeni yayın döneminde duyguları da işin içine karıştırmaya karar verdi! Tiffany Watt Smith’in kaleme aldığı ve Kolektif Kitap tarafından Türkçe’ye kazandırılan Acımadan Zevklenmeye Duygular Sözlüğü, Ömer Madra’nın sesinden Cuma akşamları birer maddeyle radyo yayınına karışıyor.

Açık Dergi Cuma Üçüncü Mekan (Açık Dergi’de yeni köşe) ( 15 Günde 1) / Hazırlayan: Sevil Sarp

Dergi’nin Sevil Sarp tarafından hazırlanıp sunulan bu yeni bölümünde 15 günde 1 İstanbul’da faaliyette bulunan bir kütüphaneye gidiyoruz. Kullanıcıların ve çalışanların konuk edildiği program şehrin kültür haritasına mütevazı ve fakat kendince önemli bir katkıda bulunmayı hedefliyor.

Açık Dergi Cuma Mazruf (Açık Dergi’de yeni köşe) (15 Günde 1) / Hazırlayan: Murat ‘mrt’ Seçkin ve Audioban

İki haftada bir yayımlanan “Mazruf” müzik sektöründe, özellikle bağımsız sahnede yer alan kolektif, müzisyen ve projelerin yanı sıra, sahne arkası – yani masabaşı –işleri yüklenen ekip ve kişilerin seslerine de kulak veriyor. Mülakatlar ve bolca müzik eşliğinde ve 15 günde bir.

Açık Dergi Cuma Bir Baba Indie ile Başköşe (Açık Dergi’de yeni köşe) (15 Günde 1) / Hazırlayanlar: Tuğçe Yapıcı ve Cihad Satıroğlu

Son albümü “Karşının Hikayesi” ile Vera’dan Arel Koray Nalbant ve Canberk Karademir

Bir Baba Indie ekibi ise yine 15 günde 1, yerli sahneden bir müzisyenle kendi albümü üzerine derin bir söyleşi ve dinleme seansı sunuyor

***

zz25

Açık Radyo’nun 48. Yayın Dönemi’nde, 25 Ocak 2019 tarihinde yayınlanan 6 no’lu “Bir Baba Indie ile Başköşe” programında Cihad Satıroğlu ve Tuğçe Yapıcı’nın konuğu, son albümü “Karşının Hikayesi” ile Vera’dan Arel Koray Nalbant ve Canberk Karademir oldu.

20:00 – 21:00 Koyu Mavi / Gülçin Orgun / Türler arası

koyu_mavi_25.01.2019

koyumavi.org/

***

zz3

Islıklı Şarkılar
Whistling Jack Smith / I Was Kaiser Bills Batman
Johnnie Ray / Just Walking In The Rain
Cat Stevens / Whistlestar
Guns N’ Roses / Patience
Rammstein / Engel
Air / Alpha Beta Gaga
Focus -/ Hocus Pocus
Bruce Springsteen / Working on a Dream
Paul Simon / Me And Julio Down By The Schoolyard
The Fratellis / Whistle For The Choir
Monty Python / Always Look On The Bright Side Of Life
The City of Prague Philharmonic Orchestra / Twisted Nerve
The City of Prague Philharmonic Orchestra / Il Bruno, Il Brutto, Il Cattivo
Sezen Aksu – Kırık Vals
bu akşam
saat 20-21 arasında
Koyu Mavi’de.

21:00 – 22:00  Aşağı Mahalle / Ümit Baykara / New York Downtown Cazve ötesi…

twitter.com/asagimahalle

***

zz2

Muhteşem Brian Marsella üçlüsünün, Philadelphia’lı kült piyanist Hasaan Ibn Ali’nin müziklerini yorumladıkları Outspoken – The Music of the Legendary Hasaan albümünden seçmeler bu akşam 21de radyonuzda Açık Radyo ->

22:00 – 23:00 Mint / Efkan Kula ve Mert Emcan / Gıcır cızır plâklar

mixcloud.com/mertemcan/

Alternatif rock’ın geçmiş ve günümüz klasiklerinin çalınacağı “Mint”te Stüdyo İmge yazarları; Efkan Kula ve Mert Emcan plak koleksiyonlarının en değerli single’larını hikayeleriyle birlikte çalıyor.

23:00 – 24:00 13 Melek / Yiğit Atılgan / Zamanın ruhundan bağımsız sesler

13melek-acikradyo322

Zamanın ruhundan bağımsız seslere kulak verdiğimiz 13 Melek bu yayın döneminde Cuma günleri 23.00’te.

24:00 – 01:00 Blackout / Gürkan Vayis ve Ümit Şenol / Kirli ve aksak ritimler ile Siyah müzikler

Yeni yayın döneminde Overphonic ve Blackout programları birleşip yollarına, Overphonic’in saatinde Blackout adı altında devam ediyor.

overphonic.blogspot.com/

mixcloud.com/overphonic/

blackout949.blogspot.com/

soundcloud.com/blackout949

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/23

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_24-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Bazı insanlar iklim değişikliğiyle mücadelede yeterli çabayı göstermediğimizi söylüyor. Ancak, bu doğru değil. Çünkü ‘yeterince yapmamak’ için bile bir şeyler yapıyor olmalısınız. Gerçek şu ki biz hiçbir şey yapmıyoruz.”

16 yaşındaki iklim aktivisti ve okul grevcisi İsveçli Greta Thunberg’in, İsviçre’nin Davos kasabasında iklim krizinin tartışıldığı Dünya Ekonomik Forumu’na gitmek üzere trenle yola yola çıkmadan önce yayınladığı video mesajından. (@GretaThunberg)

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Perşembe Seyfettin Gürsel’le Ekonomik Gidişat

EkonomikGidisat20190124

Ekonomi Ekoloji kayıt arşivi

09:30 – 10:00 Güncel Hukuk Dergisi’nde bu ay / Fikret İlkiz / Ayda 1 program

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Ekonomi&Ekoloji / Pelin Cengiz, Mehveş Evin ve Serkan Ocak

EkonomiEkoloji20190124

Ekonomi Ekoloji kayıt arşivi

Facebook.com/Pelin Cengiz

***

10:30’da Açık Radyo Ekonomi&Ekoloji’de kamu-özel işbirliğiyle yapılan mega projelerin artan maliyetlerini, köprü zamlarını, Kolin’in 3. Havalimanı ortaklığından ayrılışını Gazete Duvar yazarı Bahadır Özgür ile konuşuyoruz, bekleriz…

11:00 – 11:30 Yeşil Bülten (Yeni program) / Hazırlayan: Utku Zırığ

İMC Televizyonunun kült programı Yeşil Bülten bu yayın döneminde Açık Radyo’da

Yeşil Bülten kayıt arşivi

***

Henüz bir mutlu final değil: Alpu’da acele kamulaştırmalara Danıştay dur dedi

zz8

Eskişehir Alpu’da kıymetli tarım arazileri üzerine yapılması planlanan kömürlü enerji santralı için yapılan acele kamulaştırmaları Danıştay durdurdu.

İyi bir haber almış bu mücadeleyi Açık Radyo programcılarından ve Yeryüzü Derneği’nden Akif Pamuk ile değerlendiriyoruz.

Yeşil Bülten’in bu bölümünde dört Eskişehir’li yayında ve yapımda, size bu programı ulaştırıyor. Kömürlü termik santral projesi raflardan indirilene kadar Eskişehirin mücadelesi bitecek gibi gözükmüyor, ama yargının verdiği bu karar en azından bu aşamada, lüle taşını da korumaya karar vermesi ile, içinde bir incelik ve önem barındırıyor. Mücadelenin de içinden olan Akif Pamuk ile konuştuk.Canlı yayındn tweetlerle notlar, aşağıda, bir kulağınız da podcast’te olabilir.

>> Başladık! Bugün 2018’den devraldığımız bir meseleyi konuşacağız. Alpu’da verimli tarım arazilerinin üzerine kurulması planlanan kömürlü termik santral mücadelesi. Tüm şehrin bir bütün olarak karşı durduğu bir projeydi, bu karşı duruş iyi sonuçlara vesile oldu

>> Örneğin, 5 kez ertelenmişti ihale. 2 hafta sonra ihale yapılacakken, bu hafta önemli bir haber geldi. O acele kamulaştırma kararlarına Danıştay durdurma kararı verdi, itiraz yolları da kapalı.

>> @akifpamuk: 6. İhaleye dair bir ipucu teşkil ediyor bu karar. Termik santralların inşa sürecinde farklı söylem repertuarları var. Bugün acele kamulaştırma kamu yararı gibi bir perspektife oturtuluyor.
Bugün bir proje raftan kalkmadığı sürece termik tehdidi devam ediyor

>> .@akifpamuk: Gündem genelde seçime odaklanıyor ve ekoloji de geride kalıyor ama buradaki ertelemeyi de şöyle okuyorum; her ertelemeyle gündemden düşüyor.

>> Alpu’da, hem kömür çıkarılacak hem de o çıkarılan kömür yakılacak. Ova tarımsal istihdam alanı olabilecek ve 6 milyar liralık ek tarımsal gelir elde edilen bir alan burası. Kömür kararıyla bu tarımsal desteklerin beklemeye alındığını söylemeliyiz.

>> .@akifpamuk: Kuru soğan ve patatesin fiyatının tartışıldığı bir ülkede, böyle bir üretim yapılabilecek bir arazinin kömüre verilmesi durumun irrasyonelliğini ortaya koyuyor.

>> .@akifpamuk: Eskişehir’de termik santral tartışması partilerüstü bir gündemde devam ediyor. Mikrafon uzatılınca “evet yapılsın” diyor olabilir iktidardakiler ama öyle olmadığını herkes görüyor.

>> .@akifpamuk: orada yaşayan insanlara rağmen bir termik samtral yapmak zaten demokrasinin temeliyle kesişiyor. Buradaki mücadele bir bütün olarak bakıldığında sürekli ertelemelerle ne kadar sürdürülebilir bir soru işareti olsun.

>> .@akifpamuk: Eskişehirliler termik santralın ne anlam geldiğini biliyor; is getirecek, kirlilik ve hastalık getirecek.
>> Kıymetli tarım arazilerinin, hele ki yerli ama neredeyse toprak yaksan elde edilecek bir enerji için feda edilmesi çok ilginç, altını çizelim.

>> .@akifpamuk: Orada yakılan kömür dinleyicilerimizin aklındaki kömür değil. Toplumsal maliyeti -iklim adaletini katarak söylüyorum- gözardı etmek akıl kârı değil. Gerekçeli karar, lületaşına da vurgu yapıyor, yani bir kültürel mirasa. Santral için bunu yok mu edeceğiz yani?
>> .@akifpamuk: Evet diyen kurul üyesi de orada yaşıyor, “evet” demesinin ardında ne olduğunu herkes biliyor. Kömür üzerinden bir yatırım yapmak çağın gereği bile değil, öte yandan kime ihale edilecek burası? Kim yatırım yapacak? Yoksa ihale edilmeden mi verilecek?

>> Değerli dinleyenler, Yeşil Bülten yayındaydı. Eskişehir’in kıymetli Alpu tarım arazisine yapılmak istenen termik santral için yapılan acele kamulaştırmaların durdurulmasını konuştuk. Karar lületaşını da koruyor.
Yeşil Bülten, haftaya yeniden burada. Görüşmek üzere

11:30 – 12:00 Açık Mimarlık / Hüseyin Kahvecioğlu, İpek Akpınar ve Cenk Dereli / Mimarlığın tüm halleri üzerine konuşmalar

AcikMimarlik20190124

acikmimarlik.blogspot.com/

Açık Mimarlık facebook sayfası

Açık Mimarlık kayıt arşivi

***

Birazdan – Can Tanyeli ile 100. yılında Bauhaus konuşuyoruz. 11.30 Açık Radyo

12:00 – 12:55 Afrikon (Yeni program) / Hazırlayan: Ufuk Aktaş

Afrikon11.hafta

“Afrika üzerinde dolaşan sesler” şiarıyla yolan çıkan programda her hafta Afrika’nın başka bir ülkesinden geleneksel ve gelenekselden beslenen yeni icralar dinliyoruz.

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul.

13:00 – 14:00 Aheng-i Hengâme / Alper ve Esra Kaliber / Soul, Funk ve Afrika müzikleri

24Ocak2019AhengiHengameMerryClaytonSpecialShow1

 ahengihengame.blogspot.com/

14:00 – 14:30 Günün ve Güncelin Edebiyatı / Seval Şahin / Romanlar, Hikâyeler, Kahramanlar

GununGuncelinEdebiyati24.01.2019Tomrisalpay.rec.25.12.2018

twitter.com/sevalsahinn/media

Günün ve Güncelin Edebiyatı kayıt arşivi

***

Günün ve güncelin edebiyatı
***

Tomris Alpay ile Gülsün, Agavni, Zilha Adlı Eseri Üzerine

zz4

Bu hafta Günün ve Güncelin Edebiyatı’nda konuğumuz Tomris Alpay ile Gülsün, Agavni, Zilha üzerine konuştuk.

Tomris Alpay, 30 Haziran 1943 İstanbul doğumludur. Notre Dame de Sion Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu olan Tomris Alpay’ın 1992’den bu yana deneme ve makaleleri Cumhuriyet, Hürriyet, Yeni Yüzyıl, Radikal gibi gazetelerde yayımlanmıştır. Bir Demet Mavi, Bir Damla Yeşil öykü dosyasıyla 1991 yılında Orhan Kemal Öykü Ödülünü almıştır. 1993 yılında Gençlikte Yeşeren Umut adlı deneme kitabı, 1995’te Yaşamın Öteki Yarısı – Olgunluktan Menopoza, 2005’te ise Sağlığın Üç Doğal Anahtarı adlı inceleme-araştırma kitapları yayımlanmıştır. Gülsün, Agavni, Zilha adlı kurmaca eseri ise 2018 yılında Ayizi Kitap’tan çıkmıştır.

Programımız hakkında soru ve önerileriniz için gununveguncelinedebiyati@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Playlist:

Şarkıcı / Yorumcu Parça Adı Süre
Nana Mouskouri – Demis Roussos
To Gelakaki
03:00

14:30 – 15:30 Notalarla Sohbet / Zerhan Gökpınar / Açıklamalı ve karşılaştırmalı bir klasik müzik programı

Notalarla Sohbet – Zerhan Gökpınar

***

zz1

24 Ocak perşembe Notalarla Sohbet programımızda gencecik bir konuğumuz var, adı gibi Duru, soyadı gibi Aydın ve ardındaki aydınlık ebeveynleri, saat 14.30/94.9 Açık Radyodayız, sohbetimize bekleriz🎶🎧🎤

15:30 – 16:30 Hukuk Güvenliği (Yeni program) / Hazırlayanlar: Bahri Belen ve Aynur Tuncel

Hukuk güvenliğinin enine boyuna konuşulduğu programın sürekli konuğu Aynur Tuncel bu yayın döneminde aslî programcı kadrosuna dahil oldu.

16: 30 – 17:00 Biofilia (Yeni program) / Hazırlayan: Nurhan Keeler

Biofilia24.01.2019PapuaMundia

Evrenin Suyuna Giden Tasarım programının zaman içinde eko-tasarım sınırlarını aşıp yeni bir programa dönüştü: Biofilia. Doğayla, diğer canlılarla, kültür ve tasarımla kurulan özenli ilişkiler üzerine bir program

twitter.com/nurhankeeler

Biofilia Fotoğraf Albümü

***

“We are all the brothers of the trees.»

Biofilia bugün saat 16.30’da 94.9 Açık Radyo’da

zz1

Ormanın kardeşleri; 1) Mundiya Kepanga, Papua Yeni Gine’de Huli kabilesinin başı ve ormanın elçisi. Ülkesinde kesilen ağaçların izini sürüyor. Ormandan “biz” diye bahsediyor. Tacını Fransa’da bir müzeye bırakıyor ve ona diyor ki”başımda durmayacaksın artık, dans etmeyeceksin, ziyaretçilere ormanı ve doğayı korumalarını fısılda.” 2) Robert Redford yakışıklı ekolojistimiz. Mundiya, ağaçlara fısıldamayı öğretmek için Redford’u köylerine davet etmişti. 3) Üçüncü adam Oro valisi Gary Juffa; annesi Papualı babası ise İrlandalı. Hep siyah takım elbiseyle dolaşıyor. Malum ormanların ve ağaçların başına gelenlerden ötürü yasta. Etrafındakiler ona ve adamlarına Men in Black diyor. Ormanları ve çevreyi koruyor. 4) Yönetmen Marc Dozier, şefi Ormanın Sesi belgeselinin ana kahramanı yapmış, şefin ormandan «biz» diye bahsettiğini farketmiş ve Mundiya’nın ormanını çok sevmiş.

Müzik arasında eski bir Papua şarkısı olan Abebe yani Kelebek var.

—————————–

The brothers of the forest; 1) Mundiya Kepanga is the chief of the Huli tribe in Papua New Guinea and the ambassador of the forest. He says “we” when he talks about forest; he acts like a smallest part of everything 2) Robert Redford is a handsome ecologist. Mundiya had invited Redford to their village to teach him how to whisper to the trees 3) Third man Oro governor Gary Juffa; His mother is Papuan and father is Irish. He always walks in a black suit. He is mourning because of what happenes to the forests and trees. Those around him call him and his men Men in Black. He protects the forests and the environment. 4) Director Marc Dozier made the chief main protagonist of his documentary Voice of Forest. I think he is the biggest voice of PNG and forest. He realized that the chief was talking about the forest as «us» and loved Mundiya’s forest.

Music is an old Papua song, Abebe, the Butterfly.

***

“We are all the brothers of the trees.»
Biofilia bugün saat 16.30’da 94.9 Açık Radyo’da
Ormanın kardeşleri; 1) Mundiya Kepanga, Papua Yeni Gine’de Huli kabilesinin başı ve ormanın elçisi. Ülkesinde kesilen ağaçların izini sürüyor. Ormandan “biz” diye bahsediyor. Tacını Fransa’da bir müzeye bırakıyor ve ona diyor ki “başımda durmayacaksın artık, dans etmeyeceksin, ziyaretçilere ormanı ve doğayı korumalarını fısılda.” 2) Robert Redford yakışıklı ekolojistimiz. Mundiya, ağaçlara fısıldamayı öğretmek için Redford’u köylerine davet etmişti. 3) Üçüncü adam Oro valisi Gary Juffa; annesi Papualı babası ise İrlandalı. Hep siyah takım elbiseyle dolaşıyor. Malum ormanların ve ağaçların başına gelenlerden ötürü yasta. Etrafındakiler ona ve adamlarına Men in Black diyor. Ormanları ve çevreyi koruyor. 4) Yönetmen Marc Dozier, şefi Ormanın Sesi belgeselinin ana kahramanı yapmış, şefin ormandan «biz» diye bahsettiğini farketmiş ve Mundiya’nın ormanını çok sevmiş.
Müzik arasında eski bir Papua şarkısı olan Abebe yani Kelebek var.

***

Biofilia 94.9 Açık Radyo’da 16.30’da.

Müzik is from George Telek an old PNG song

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Jak Kohen,Levent Öget ve Harun İzer

facebook.com/pages

dunyanincazi-loget.blogspot.com/

***

DÜNYANIN CAZI – AÇIK RADYO 94.9 /17:00 / 18:00 (canlı)

zz4

Eberhard Weber
Gary Peacock
Steve Rodby
Carles Benavent
Lyle Mays
Ralph Hübner
Jan Garbarek
Pat Metheny
Danny Gottlieb
Nana Vasconcelos
Charlie Hunter
Martin Kunster
Joey Baron
Marc Copland
Prince Lasha
Sonny Simmons
Roger Mas
Scott Amendola
Mark Proctor
Brian Carpenter

photog. Alex Martinez / Carles Benavent – bass

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Perşembe Melis Behlil ile Sinemalardan

Açık Dergi Perşembe Beraber ve Solo Ahkâmlar (Açık Dergi’de yeni köşe) / 15 günde bir / Hazırlayanlar: Seyit Ali, Turgut Yüksel ve ve Mehmet Kekik

Farklı disiplinlerden 3 insanın müzik dinleme serüvenleri.

Açık Dergi Perşembe Dünya Sinema Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay

Önceki dönemlerde Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin Türkiye Sinema Sözlüğü’nü radyoya taşıyan Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay bu yayın döneminde yine Altyazı tarafından hazırlanan Dünya Sinema Sözlüğü’nü dinleyiciyle paylaşıyor.

Açık Dergi Perşembe Fransız Öpücüğü (Gün ve saat değişikliği) / Hazırlayan: Devrim Özkan

Şansonların ötesinde çağdaş Fransızca müzik programı Fransız Öpücüğü bu yayın döneminde on beş günde bir, üstelik bir saatlik formatıyla Açık Dergi’de bizlerle. Devrim Özkan, özel profilleri ve muhtelif anekdotlarıyla güncel müziğin Fransızcasına bakmayı sürdürüyor.

***

Uyarlamalar & Uyarlananlar

zz9

Fransız Öpücüğü’nde bu hafta, Fransızcaya başka dillerden uyarlanmış şarkıları mercek altına aldık. Fransızcadan Türkçeye uyarlanmış bazı şarkılara da yer verdiğimiz programda, Fransız müziğinde uyarlama denince akla gelen ilk isimler olan Johnny Hallyday, Slyvie Vartan ve Claude François’nın yanı sıra Michèle Arnaud ve Claude Nougaro’nun repertuarından örnekler dinledik.

24 Ocak 2019 tarihinde Açık Radyo’da yayınlanmıştır.

Programa Johnny Hallyday’le başladık. 1965 yılına ait bir şarkıda, Beatles’ın Girl adlı şarkısından uyarlanan Je l’aime adlı parçayı seslendirdi sanatçı. Beatles’ın bunun dışında pek çok şarkısı Fransızcaya uyarlanmıştı. Hatta sadece bu uyarlamalardan oluşan 2 CD’lik bir albüm de mevcut. Bu albümde Frank Alamo, Lucky Blondo, Michele Torr ve Hugues Auffray gibi isimlerin seslendirdiği Beatles şarkıları bulunuyor. Şimdi bu albümde Hugues Aufray’in seslendirdiği bir parçanın farklı bir yorumuyla devam edeceğiz programa. Beatles denince akla gelen ilk şarkılardan biri de Yesterday. Bu şarkının Fransızca uyarlaması olan Je croyais, 1966 yılında Hugues Aufray imzalı sözlerle Michèle Arnaud tarafından da seslendirilmişti. Michèle Arnaud kısa süren bir şarkıcılık kariyerinin ardından televizyon programcılığına geçiş yapmıştı. Kendisi uzun yıllardır Fransız televizyonlarında yayınlanan eğlence programlarının vazgeçilmez ismi Michel Drücker’i yetiştiren kişi aynı zamanda.

Repertuvarının yüzde yetmişe yakını uyarlama şarkılardan oluşan Claude François; Bee Gees, Barry Ryan, Cliff Richard ve Neil Sedaka gibi isimlerden uyarladığı şarkılarla altmışlı ve yetmişli yıllar boyunca Fransız pop müziğine damga vurmuştu. Geçtiğimiz yıl, onun ölümünün kırkıncı yıldönümüydü aynı zamanda. Programda ondan dinlediğimiz Reste isimli parçanın Beggin’ isimli orijinalini ise Frankie Valli ve The Four Seasons seslendirmişti 1967’de, Fransızca uyarlaması ise Jacques Plante tarafından yapılmıştı. 2007 yılında ise Norveçli hip-hop grubu Madcon imzalı cover’la yeniden gündeme gelmişti.

Fransız müziğindeki uyarlamalar yalnızca pop şarkılarıyla sınırlı değil elbette. Bazı klasik müzik eserleri de farklı müzisyenler tarafından Fransız müziğine kazandırılmıştı. Bu konunun uzmanlarından biri de Serge Gainsbourg’du. “Histoire de Melody Nelson” albümünde klasik müzikle şansonu buluşturan Gainsbourg, ilerleyen yıllarda da bu tarz besteleri kullanmaya devam etti repertuarında. Dépression au dessus du jardin ve Jane B’de Chopin’in, Ma Lou Marilou’da Beethoven’ın, Requiem pour un con’da ise Dvorak’ın eserlerinden ilham almıştı sanatçı. Şimdi dinleyeceğimiz parçada, Brahms’ın 1883 tarihli 3.senfonisinden esinlenmiş ve tam yüz yıl sonra 1983’te, Fransızcaya uyarlamıştı bu eseri Gainsbourg. Brahms’ın bu melodisini aynı zamanda 1961 tarihli Aimez-vous Brahms filminden de hatırlıyoruz. Filmin orijinal müzikleri arasında yer alan, sözleri Françoise Sagan imzalı Quand tu dors près de moi adlı parçayı Yves Montand seslendirmişti. Parçanın Gainsbourg düzenlemesi olan Baby Alone in Babylone ise, ilk kez Jane Birkin’in aynı adlı albümünde yer almıştı. İlerleyen dönemde Birkin klasiklerinin arasında girdi şarkı ve onun farklı konseptlerde verdiği konserler aracılığıyla müzikseverlerle oldukça farklı formlarla buluştu.

Latin Amerika kökenli birçok melodi de Fransızcaya başarıyla uyarlanmış ve bu dilde de klasikleşmeyi başarmıştı. Georges Moustaki, Bernard Lavilliers ve tabii ki Sacha Distel bu konuda öne çıkan sanatçılardı. Latin melodilerini Fransızca sözlerle seslendiren ilk isimlerden biri de Claude Nougaro’ydu. Brésilien, Noces de sang ya da Bidonvillegibi parçaların yanı sıra Chico Buarque’nin ünlü şarkısı O Que sera’yı 1978 yılında Tu verras ismiyle Fransızcaya uyarlamıştı Nougaro ve şarkı neredeyse orijinali kadar ilgi görmüştü.

Fransızcadan Türkçeye uyarlanan en ünlü şarkılardan biri Serge Reggiani’nin seslendirdiği T’as l’air d’une chanson. Reggiani’nin 1973 tarihli “Bon à tirer” adlı albümde yer alan parça, Türkçeye Mehmet Teoman’ın yazdığı sözlerle Kadınım adıyla uyarlanmış, Tanju Okan’ın eşsiz yorumuyla da bir klasiğe dönüşmüştü. Şarkının orijinal isminin Türkçesi “Bir Şarkı Gibisin” anlamına geliyor ancak nakarat kısmı olan Ma femme yani Kadınım birebir çevrilmiş.  Şarkının Türkçe uyarlaması: “Eşyalar toplanmış seninle birlikte, anılar saçılmış odaya her yere, sevdiğim o koku yok artık bu evde” diye başlıyor ve bir ayrılık hikâyesini anlatıyordu. Sözleri Jean-Loup Dabadie imzalı orijinalinde ise iyisiyle kötüsüyle uzun yıllar süren bir birliktelikte, sevdiği kadına aşkını ifade ediyor Reggiani.

Altmışlı yıllarda Anglosakson kökenli birçok şarkıyı Fransızcaya uyarlayan Richard Antohny, Ray Charles’ın 1961 tarihli Hit the Road Jack adlı parçasının Fransızcaya Fiche le camp Jack adlı adıyla uyarlamıştı. Yaklaşık iki yıl önce kaybettiğimiz Kanadalı şair ve müzisyen Leonard Cohen’in eserlerinden Fransızcaya uyarlanan iki parçayla devam ettik programa. Bunlardan ilkini altmışlı ve yetmişli yıllarda yaptığı uyarlamalarla tanınan Yeni Zelanda kökenli sanatçı Graeme Allwright seslendirdi. Kendisi Roger Miller’ın Old Toy Trains ve Malvina Reynolds’ın Little boxes gibi parçalarını da uyarlamıştı Fransızcaya. Aynı zamanda Leonard Cohen’in Everybody knows, The Stranger SongSisters of Mercy ve Winter Lady ve şarkılarını da kendi yazdığı sözlerle seslendirmişti. Françoise Hardy ise, 1968 tarihli albümünde Cohen’in Suzanne adlı parçasını yorumlamıştı. Parça ilerleyen yıllarda Nana Mouskouri, Sylvie Vartan ve Alain Bashung gibi isimlerce de tekrar seslendirilmişti.

Fransızcadan Türkçeye uyarlanan L’aveugle adlı parça aslında Fransızcaya da başka bir dilden uyarlanmıştı. 1927 tarihli bir Musevi halk şarkısı olan Rebbe Elimelech, 1969 yılında Mireille Mathieu tarafından Fransızca sözlerle seslendirilmişti. Parçada bir kasabada keman çalan ve o kasabadaki herkes tarafından sevilen görme engelli bir adamdan bahsediyordu Mathieu. Parçanın Fikret Şeneş tarafından yapılan Türkçe uyarlaması ise 1972 yılında piyasaya çıkmış, Ayten Alpman’ın Memleketim adıyla yorumladığı şarkı özellikle akılda kalıcı nakarat kısmı sayesinde 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında adeta bir marş haline gelmişti.

Altmışlı yıllarda, yé-yé akımının başlangıcından bu yana birçok uyarlamaya imza atan bir isimlerden biri de Sylvie Vartan. Kendisi kariyerinin başında Gene Vincent, The Beach Boys ve Roy Orbison gibi birçok isme ait parçanın Fransızca versiyonlarını seslendirmiş, uyarlamalara seksenlerde de devam etmişti. 1983 yılında, Euryhtmics’in tüm dünyada büyük ilgi gören şarkısı Sweet Dreams’i Déprime adıyla yorumlamıştı Vartan. Şarkı doksanlarda Marilyn Manson yorumuyla bambaşka bir kimliğe de bürünmüştü.

Özellikle altmışlı yıllarda pekçok uyarlama şarkıyı seslendiren Eddy Mitchell, bir Elvis Presley hayranıydı. Aynı zamanda Buddy Holly, Eddy Cochran, Ray Charles ve Jerry Lee Lewis gibi isimler de idolleri arasında yer alıyordu sanatçının. Jerry Lee Lewis’in 1975 tarihli Boogie Woogie Country Man adlı şarkısından yaptığı uyarlamada ise bir rahip rolüne bürünüyordu Eddy ve papanın evlenmeden ilişki yaşamanın günah olduğu yönündeki açıklamasını, kilisesine gelenlere son derece eğlenceli bir şekilde iletiyor ve akşam duanızı etmeden önce boogie woogie yapmayın diyordu onlara.

https://open.spotify.com/embed/playlist/0BehXOF4Yoafn5oOHrAWoZ

Playlist:

Şarkıcı / Yorumcu Parça Adı Albüm Adı Süre
Johnny Hallyday
Je l’aime
Cheuveux longs idées courtes
2:43
Michèle Arnaud
Je croyais
Le meilleur de Michèle Arnaud
2:17
Claude François
Reste
L’intégrale 1962-1972
2:59
Jane Birkin
Baby Alone in Babylone
Birkin / Gainsbourg : Le symphonique
4:44
Claude Nougaro
Tu verras
Zénith Made in Nougaro
3:20
Serge Reggiani
T’as l’air d’une chanson
Bon à tirer
3:52
Richard Anthony
Fiche le camp Jack
Platinum Collection
1:54
Graeme Allwright
Danse-moi vers la fin de l’amour
Master Serie: Vol.2
4:34
Françoise Hardy
Suzanne
Comment te dire adieu
3:08
Mireille Matthieu
L’aveugle
Olympia 2005
3:11
Sylvie Vartan
Déprime
Palais des Congrès 1983
3:16
Eddy Mitchell
Pas de boogie woogie
Ma dernière séance
5:20

Kategori:

Açık Dergi Perşembe Albümün C Yüzü – Bürkan Özkan (15’te 1)

20:00 – 21:00 Caz Orkestrası / Hülya Tunçağ / Dünden bugüne büyük caz / orkestraları

21:00 – 22:00 Sosyal Müzik (Yeni program) / Hazırlayanlar: Gonca Açıkalın, Sina Hakman)

acikradyo.com.tr/program/sosyal-muzik

“Caz ve cazdan etkilenen müzikler” şiarıyla yola çıkan programda, caz müziğine, cazla ilişkili ya da ondan esinlenip etkilenmiş müziklere yer veriliyor.

***

zz3

Sosyal Müzik’te bu akşam: Konulu programlarda bazen çalamadığımız ama mutlaka çalmak istediğimiz nefis parçalar oluyor. İşte onları sunduğumuz bir programda karşınızdayız. Üstelik Açık Radyo’nun medarı iftaharı Barış Demirel’den de nefis bir parça çalacağız. Böyle bir ortaya karışık… http://acikradyo.com.tr/so…/24-ocak-2019-yine-ortaya-karisik

22:00 Falan: Freeform Freakout (Yeni program) / Hazırlayan: Clint Willey

Kick Out The Jams programıyla Amerika’nın çığır açan müzisenlerini ele alan Clint Willey bu yayın dönemi funk kanallarında ve farklı sadaların zengin çeşit âleminde bir keşif gezisine çıkıyor.

23:00 – 24:00 Stalker / Fatih Rağbet ve Yıldırım Arıcı / Herkesin ve hiçkimsenin programı

stalkeracikradyo.blogspot.com/

 24:00 – 01:00 Kılavuz / Bahadır Dilbaz / Türler arası

   bahadirdilbaz.blogspot.com/ 

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow

democracynow.org/shows/2019/1/22

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_23-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Hazırladığımız bu rapor Türkiye işleyen efektif bir yargı sistemi olmadığını bize verilerle gösteriyor.”

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği Haziran ayından bu yana yürüttüğü çalışmanın sonuçlarını raporlaştırdı. Derneği Eş Direktörü avukat Veysel Ok, raporun ana sonuçlarından birini basın toplantısında açıklıyor. (Bianet)

***

İkinci Erk Dördüncü Erke Karşı/Sonuç: Birinci Erk Hükmen (3-0) Galip

zz7

Tutuklu sanık gazeteciler mahkemeye getirilmiyor, bazan savunma bile yapamıyor!

Haftaya Hrant Dink vakayinamesi ile başladık. Yazarın katledilişinin 12. yıldönümünde, onu anma törenine, Dink’in uzun süreli mücadelesinin ve onun aramızda olmadığı bu oniki yılda ülkenin manzara-i umumiyesinin nereden nereye geldiğine ilişkin yazılardan bir küçük özet yayınladık.

Ardından, ülkeye 2 yıl mührünü vuran, etkilerininse onyıllarca sürmesi beklenen olağanüstü hal rejimine eğilen bir raporla devam ettik. Türkiye’nin hal-i hazırdaki sosyal-psikolojik-ekonomik-siyasal-duygusal-vicdani durumuna etraflıca ayna tutan bu dev rapordan bazı verileri özetlemeye çalıştık.

Haftanın üçüncü vakayinamesinde de yine yeni bir rapor var: “Adalet Gözlem Raporu”. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ile Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) altı aylık yoğun bir çalışma ile hazırladığı bir rapor bu.

Ülkedeki demokratik anayasal düzenin temelini oluşturan 4 erkten en az ikisinin, yani yargı erki ile “Dördüncü Erk” medyanın tek yönlü ilişkisine, daha doğrusu ülkede hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin hal-i pürmelâline –evet, maalesef, yine ona– ışık tutan bu yeni raporun verilerini kısaca özetlemeye çalışalım.

***

2018’in 2. yarısında 71 davada 90 oturum (yani her gün en az 2 duruşma!) izlenmesi suretiyle uluslararası normlara uygun olarak hazırlanan Adalet Gözlem Raporu, 22 Ocak 2019 tarihinde gerçekleştirilen bir toplantı ile basın ve kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye’de mahkemelerin etkinliği ve adil yargılanma hakkının durumu hakkında objektif ve nicel veri akışının sağlandığı raporun sunumu dernek eş direktörleri gazeteci Barış Altıntaş ve avukat Veysel Ok tarafından gerçekleştirdi.

“Adil yargılama hakkı tamamen ortadan kalktı!”

Veysel Ok, “Türkiye’de adil yargılama ve ifade özgürlüğü problemi darbe sonrası başlamış değil ama darbe girişimi sonrasında adil yargılamanın tamamen ortadan kalktığını hazırladığımız rapor sayesinde rahatlıkla söyleyebiliyoruz” dedi.

Gazetecilerin yarısı tutuklu, neredeyse ¾’ü “terör” suçlamasıyla yargılanmakta

İzlenen 90 oturumun yüzde 49’unda sanıklar tutukluydu. Yani yargılanan gazetecilerin, yazarların, aktivistlerin neredeyse yarısının yargılaması tutuklu yapılıyor. İfadesi nedeniyle tutuklu bu kişilere yöneltilen suçlamaların yüzde 72’si terör suçlaması.

Gazeteciler, haberleri, sözleri, yazıları, fotoğrafları vb nedeniyle yargılanıyor!

Rapora göre, suçlamaların yüzde 77’sini (yani ¾’ten fazlasını!) bu gazetecilerin yazdığı haberler, köşe yazıları, söyledikleri sözler, yaptıkları röportajlar, çektikleri fotoğraflar ya da haber kaynakları ile yaptıkları görüşmeler oluşturuyor.

Masumiyet karinesinin ihlali: Duruşmada kelepçeli gazeteciler!

Türk Ceza Muhakemesi Kanununa göre sanıkların hakim karşısına kelepçesiz çıkartılması gerekir ama bizim izlediğimiz davalarda sanıkların yüzde 36’sı hakim karşısına kelepçeyle çıkartıldı. Bu durum sanıkların masumiyet kaimesini ihlal eden bir durum. Çünkü hakimin karşısına kelepçe ile getirilmek sanıklara suçlu muamelesi yapmak anlamına geliyor. Aynı zamanda kelepçenin takılış şekline bakarak bunu bir işkence olarak da niteleyebiliriz.

Tutuklu sanık gazeteciler mahkemeye getirilmiyor, bazan savunma bile yapamıyor!

Rapora göre sanık gazetecilerin yüzde 34’ü (yani 1/3’ünden fazlası!) duruşma salonuna fiziken getirilmemişSEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile savunma vermek durumunda kalmış, hatta bazen teknik arıza gerekçesiyle savunma bile yapamamışlar. (Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi AİHM, sanığın onayı olmadan duruşma salonuna getirilmemesini bir hak ihlali sayıyor.)

Söz hakkı verilmeyen avukatlar, 2 yıl mahkeme salonuna çıkartılmayan gazeteciler!

Bazı duruşmalarda avukatlara söz hakkı verilmemesi, avukatların hakimlerce duruşma salonunun dışına çıkartılması gibi olaylar yaşanmış. İki yılı aşkın süredir tutuklu gazeteci İdris Sayılgan yargılandığı davaya bir kez bile fiziki olarak katılmamış. Sayılgan’ın bir duruşmasında SEGBİS teknik arızası nedeniyle duruşmaya bağlanamadığı söylenmiş. Duruşma sonunda tutukluluğuna devam kararı verilmiş. Ancak, daha sonra kendisinin ifade vermek için SEGBİS’e hiç çağrılmadığı ortaya çıkmış!

Yargılanan kişilerin yarısından fazlası bir yılı aşkın süredir tutuklu!

İfadesi sebebiyle tutuklu olan kişilerin yarısından fazlasının bir yılı aşkın süredir tutuklu olduğu tespit edilmiş.Tutuklu yargılanan sanıkların tutukluluk süreleri de en az 2 aydan başlayarak 3.5 yıla kadar uzuyor! Veysel Ok, tutukluluk sürelerinin uzunluğunun Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi’nin 5’inci, ve Anayasa’nın 19’uncu maddesini ihlal ettiğine dikkat çekiyor.

Mahkeme heyetlerinin sık değişmesi; “tabii hakim” evrensel ilkesinin çiğnenmesi.

Duruşmalarda yaşanan en büyük olumsuzlardan birisi, mahkeme heyetlerinin sık sık değişmesi. Veysel Ok’un aktardığı bilgilere göre duruşmaların yüzde 41’inde mahkeme heyeti en az bir kere değişmiş.

***

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği ile Uluslararası Basın Enstitüsü’nün raporu ifade özgürlüğü davalarında adli yargılanma hakkı başta olmak üzere hukuk devletinin dayandığı ilkelerin çiğnendiği, demokrasi rejiminin ciddi tehlikeye sokulduğu bir ortama ayna tutuyor. Verileri MLSABianet ve Duvar internet gazetelerinden derledik.

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Nereye Doğru: Cengiz Aktar’la Geleceğe Bakışlar

NereyeDogru20190123

Nereye Doğru kayıt arşivi

09.30 – 10:00 50. Yılında 68 Devrimi (Açık Gazete’de yeni köşe) / Tarih Vakfı’nın katkılarıyla.

30. yılını bir sergi, 40. yılını ise 6 dakika 8 saniyelik bir dizi program ile andığımız 68’in, 50. yaşını de es geçmiyoruz. Tarih Vakfı’nın katkılarıyla 68 Devrimini enine boyuna konuşuyoruz.

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Açık Yeşil /Ümit Şahin ve Ömer Madra / Hayatın, politikanın ve sokağın çevre ekoloji gündemi

AcikYesil20190123

Açık Yeşil kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Metropolitika / Aysim Türkmen, Korhan Gümüş ve ve Murat Güvenç / Kent ve kentlilik üzerine tartışmalar

Metropolitika20190123

Metropolitika kayıt arşivi

12:00 – 12:55 Hipnopompia (Yeni program) / Algı dürten müzikler / Hazırlayan: Emirhan Arapoğlu

Açık Radyo’nun öğlen caz kuşağında algı dürten, cazdan elektroniğe geniş bir alanda gezen yeni bir müzik programı.

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Tuna’nın Beri Yanı / Muammer Ketencoğlu / Balkan ağırlıklı etnik müzik

muammerketencoglu.com/

tunaninberiyani.blogspot.com/

14:00 – 14:30 Vegan Sağlık (Yeni program) / Hazırlayan: Kevser Başkara ve Osman Erk

Diyetisyen Kevser Başkara

Beslenme uzmanı Kevser Başkara, Veganlık üzerine yanlış bilinenleri, bitki temelli beslenmenin gezegen ve insan sağlığı üzerindeki hayatî önem taşıyan etkilerini anlatıyor.

***

zz1

Yogayı doktor gözüyle, kanıta dayalı bilimsel verilerle doktor-diyetisyen konuşacağımız program bugün 14.00’da 94.9 FM Açık Radyo’da! @doctor.yoga

 14:30 – 15:30 Alla Turca / Ali Pınar ve Ersin Antep / Türkiye’den klâsik müzik yorumcuları ve bestakârları

www.facebook.com/alla.turca.5

***

zz1

HYUN SOOK TEKİN YENİ ALBÜMÜ “KIŞ SONATI”NI
ALLA TURCA’DA ANLATIYOR…
23 Ocak Çarşamba 14.30-15.30 arası 94,9FM #AçıkRadyo’da #AllaTurca’nın konuğu piyanist #HyunSookTekin olacak. Piyanist #LilaMüzik’ten çıkan yeni albümü #KışSonatı‘nı anlatacak. Açık radyoyu internetten dinleyebilirsiniz. http://acikradyo.com.tr/stream/index.html#klasikmüzik #classicalmusic #piyano #piano #pianomusic #album #klasik#classical #instamusic #instaclassical #instaclassicalmusic

15:30 – 16:30 Altın Saatler / Nuray Aydınoğlu, Elvan Cantekin, Argun Yum ve Gürhan Ertür / 17 Ağustos’u unutma

Altın Saatler kayıt arşivi

16:30 – 17:00 Emeğin Gündemi / Ayşe Berna Uçarol ve Mustafa Eren / Fabrikalardan plazalara emekçilerin ortak sorunları ve örgütlenme deneyimleri

EmeginGundemi20190123

emegingundemi.blogspot.com/

emegingundemi.blogspot.com/search/label/aç1kradyo

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / (Tekrar program) / Hazırlayan: Atilla Aksoy

Açık Radyo kurucularından, programcı dostumuz Atilla Aksoy’u yakın zaman önce kaybettik. Dünyanın Cazı programının ilk programcısı Aksoy’un 2004 yılında bu çerçevede hazırlayıp sunduğu programları 13 yılın ardından Çarşamba günleri 17.00’de tekrar yayınlıyoruz.

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

***

***

Açık Dergi: 8. Pembe Hayat Kuir Fest İstanbul’da

zz10

Ankara’da yasaklı Kuir Fest’in 8. edisyonu bu haftasonu (24-27 Ocak) İstanbul’da!

Berlinale, Fringe!, Wotever DIY ve Mix Copenhagen festivallerinden özel bölümlerin de yer aldığı bu seneki KUİR FEST, #ÇokGüzelsinYasakMısın çağrısıyla, Beyoğlu’nda Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, Fransız Kültür Merkezi ve Kadıköy’de Tasarım Atölyesi Kadıköy’de özel gösterimler de dahil pek çok etkinlik ve buluşmaya ev sahipliği yapacak:”Çocuksuzluğa Dair” forumu, “Kuir Sinemacılar Toplaşıyor” buluşması ve “Gece, Melek ve Bizim Çocuklar” 25. yıl özel gösterimi en öne çıkanlar.

Ayrıntıları festival emekçilerinden Esra Özban ve Esma Akyel Açık Dergi’de anlatıyor.

Ayrıntılı film programı için tıklayınız.

Açık Dergi Çarşamba Oyun Arası / Emre Gümüşer

Muhtelif tiyatro müziği örneklerine kulak atıp, oyunlar arası bir yolculuğa çıkıyoruz.

Açık Dergi Çarşamba Kazan Dairesi (Açık Dergi’de yeni köşe, 15 günde 1) / Hazırlayanlar: Sevil Tufan ve Barış Arman

Gelişiminden bugüne, Türkiye’de ve dünyada müzikal tiyatro geleneğinden örnekler 15 günde 1 yarım saatliğine Açık Dergi’de.  Bağımsız kumpanya Kazan Dairesi ekibinden Sevil Tufan ve Barış Arman hazırlayıp sunuyor.

Açık Dergi Çarşamba 18:50 Tasarım Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Muğlak Standartlar Enstitüsü

Muğlak Standartlar Enstitüsü’nün uzun süredir üstünde çalıştığı ve memlekete özgü tasarımsal terim ve icatların derlendiği müstesna Tasarım Sözlüğü’nün maddeleri Enstitü üyelerince her Çarşamba akşamı birer maddeyle radyoda seslendirilmeye başlıyor.

Açık Dergi 19:30 Tezahür (15 Günde 1) / Hazırlayan: Gülin Dede Tekin / İstanbul tiyatro hayatı üzerine gündelik konuşmalar

Tiyatro dünyasından haberler, röportajlar, yeni oyunlar, güncel meseleler. Artık Salı değil Çarşamba akşamları. Çıplak Ayaklarla Dans’la dönüşümlü.

Tezahür kayıt arşivi

Açık Dergi 19:30 Çıplak Ayakla Dans (Açık Dergi’de yeniden köşe, 15 günde 1) / Hazırlayanlar: Duygu Güngör ve Mihran Tomasyan

CiplakAyaklaDans20190123

Çıplak Ayaklar Kumpanyası bu yayın döneminde yeni konu ve konuklarıyla aramıza dönüyor. Tezahür programıyla dönüşümlü olarak.

Çıplak Ayakla Dans kayıt arşivi

20:00 – 21:00 Ay’da Caz (Yeni program) / Caz tarihinde bu ay / Hazırlayanlar: Nazlı Toprak ve Leyla Diana Gücük

Caz tarihinde o ay doğan-ölen müzisyenler, çıkan albümler, önemli olayların işlendiği bir caz programı

21:00 – 22:00 Alçak Basınç / Harun İzer / Popüler Kültürün kıyısında yeşeren alternatif yenilikçi müzik akımları

22:00 – 23:00 Ayın Karanlık Yüzü / Yosi Falay / Bir albüm

23:00 – 24:00 Caz Portreleri / Mustafa Aykın / Ayrıntılı caz tiplemeleri

24:00 – 01:00 Alan Kod 212  / Batu Boran (GdR)

Manhattan ve İstanbul Rumeli yakasının telefon alan kodlarının birbiriyle aynı olmasından yola çıkan Batu Boran, müziğin bu iki başkentini disco-funk köklerine sıkı sıkıya bağlı bir house setiyle birbirine bağlıyor.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/21

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Yeni Ufuklar (Yeniden program) / UNDP Türkiye

Her kış dönemi olduğu gibi BM UNDP Türkiye ofisinin hazırladığı Yeni Ufuklar bu  yayın döneminde geri dönüyor.

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_22-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“KHK ve OHAL felaketi, nesli tehdit ederek maddi ve manevi boyutlarıyla büyük sıkıntılara neden olurken ekonomik, sosyal, siyasal, bilimsel anlamda da negatif sonuçlarıyla topluma yansıyor.”

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Mağdurlar İçin Adalet Topluluğu’nun, Türkiye’nin bütün illerinden 3589, yurt dışından 187 olmak üzere toplam 3776 katılımcı ile yapılan, 993 sayfalık “2. Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri Raporu”nun sonuçları hakkında konuşuyor. (Bianet)

***

“OHAL felaketi bütün bir nesli tehdit ediyor ama yapısal bir değişimin izleri de var”

zz11

Bugünün Vakayinamesinde, Türkiye’nin hal-i hazırdaki sosyal-psikolojik-ekonomik-siyasal-duygusal-vicdani durumuna etraflıca ayna tutan taze bir rapordan birkaç veriyi ve bunlara ilişkin birkaç yorumu sizlere aktarmak istedik.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili ve yılların hak savunucusu aktivist Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu,‘OHAL’in Türkiye toplumuna getirilerini ve götürülerini içeren bir raporun sonuçlarını Taksim Hill’de düzenlenen basın toplantısında paylaştı.

Mağdurlar İçin Adalet Topluluğu adlı sivil toplum kuruluşunun, büyük emek ve zaman harcayarak hazırladığı rapor “2. Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri” başlığını taşıyor. 3,750’den fazla insanla yapılmış görüşmelere dayanan, 52 bin veri ile 175 sorudan oluşan ve yaklaşık 1,000 sayfa tutan bu kapsamlı raporun sonuçları 21 Ocak 2019 günü kamuoyu ile paylaşıldı. Rapor, mağdurların OHAL sonrası 2.5 senelik süreçte yaşadıklarını görünür hale getirdi.

Adıyaman Üniversitesi’nden ihraç edilen Doç. Dr. Bayram Erzurumluoğlu’nun başkanlığında hazırlanan 993 sayfalık dev raporda, Türkiye’nin bütün illerinden 3,589, yurt dışından 187 olmak üzere toplam 3,776 katılımcı ile yapılan görüşmelere yer veriliyor.

OHAL felaketi bütün bir “nesli tehdit ediyor”

Raporun sunumuna geçmeden önce OHAL ve toplumsal sonuçlarına ilişkin konuşan Gergerlioğlu, adalet bakanının bu raporu okuduğu takdirde istifa etmesi gerektiğini söyleyerek şu ifadelere yer verdi: “Raporu hazırlarken ruhumuzun ağırlaştığı, bedenimizin yer yer çöktüğü anlar oldu. Çünkü çok duygulu, insanı çok derinden sarsan ifadeler vardı. İnsanlar, iki yıl boyunca yaşayıp gördüklerini bütün ayrıntısıyla anlattı.”

“Felaketin etkileri devam ediyor ve dalga dalga yayılıyor”

Dr. Gergerlioğlu, şöyle devam etti: “KHK ve OHAL felaketi, nesli tehdit ederek maddi ve manevi boyutlarıyla büyük sıkıntılara neden olurken ekonomik, sosyal, siyasal, bilimsel anlamda da negatif sonuçlarıyla topluma yansıyor.”

Rapora göre 20 Temmuz 2016’da ilan edilen ve 18 Temmuz 2018’de sona eren OHAL döneminde 446 bin kişiye adli işlem yapıldı. Şu an 100 binden fazla soruşturma, 48 binden fazla da dava var. “FETÖ üyeliği” veya darbecilikten cezaevinde bulunanların sayısı 33 bini aşmış durumda. Raporda, darbe girişiminden sonra hukuki güvence kalmadığı savunulurken 250 bin kişinin süreçten direkt, 1,5 milyon kişinin de yakınları nedeniyle etkilendikleri belirtilen OHAL mağdurlarının sayıları böylece 2 milyona yaklaşıyor.

Doğrudan mağdurlar, dolaylı mağdurlar, hayatları/hayat tarzları etkilenenler

Raporda görüşülen kişiler: OHAL’in

a) doğrudan mağdurları,

b) dolaylı mağdurları ve

c) OHAL koşullarından yaşamları/yaşam tarzları etkilenen kişiler

olarak sınıflanıyor.

Şok, şüphecilik/paranoya ve öğrenilmiş çaresizlik yaşayanlar

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun basın toplantısında söylediğine göre, raporda elde edilen veriler ışığında, OHAL mağduru olanların ruh dünyasında üç önemli bulgu açığa çıkmış durumda:

a) şok hali,

b) güvensizlik/paranoyaya varan şüphecilik hali ve

c) öğrenilmiş çaresizlik hali.

***

Geçmişten kopuş, mega “toplama kampı”, komşulardan ve dostlardan kopuş, taşınmalar, ayrılmalar, “sivil ölüm”, işkence, hastalık, açlık, intihar ve ölüm…

Doç.Dr.Bayram Erzurumluoğlu’nun sunduğu rapordan öne çıkan bazı sonuçlarsa şöyle:

* KHK/OHAL ile işlerinden atılan kişilerin yüzde 99,64’ü –yani neredeyse tamamı!– 15 Temmuz 2016 sonrasında muhatap oldukları adli veya cezai soruşturmalardan hiçbirisine daha önce muhatap olmamış kişiler. Yani, 15 Temmuz sonrası mağdurlar aleyhine açılan soruşturmaların tamamına yakını konjonktürel ve geçmişle bir bağı veya temeli bulunmayan soruşturmalar.

* KHK ile ihraç edilenlerin yüzde 70’i hakkında hiçbir soruşturma açılmamış.

* Modern/pozitif hukukun “Masumiyet karinesi” prensibi OHAL/KHK mağdurları için işletilmemiş ve mağdurlar, “kendi masumiyetlerini ispat” zorunda bırakılmış.

* Suçlu olduklarını kabul etmeyenlerin birçoğu, “suçu/suçluluğu gizleme”“inkâr” veya “örgütsel davranış sergilemek”le itham edilmiş, daha şiddetli baskı ve muamele görmüş.

* OHAL ülkeyi birincil ve ikincil mağdurları açısından “kapalı ve/ya açık hapishane”ye veya mega bir “toplama kampına” dönüştürmüş. Yargılamaları adil yapılmamış. Ortaçağ Avrupası’nın Engizisyon uygulamalarına benzer yargılama yaklaşımları sergilenmiş.

* Mağdurlar işledikleri iddia edilen suçlardan bireysel olarak suçlanmak ve bireysel olarak cezalandırılmak yerine aileleri ve/ya akrabaları ile birlikte “toplu hedef gösterilme, toplu suçlanma ve toplu cezalandırma” uygulamalarına da maruz bırakılmış.

* OHAL ve devamındaki süreçte, mağdurların ve yakınlarının hukuk ve iş güvencesi ellerinden alınmış, onlar çalışma ve yurtdışı yasakları ile de açlığa mahkûm edilmişler.

* OHAL’de “gözaltı ve/veya tutukluluk” deneyimiyle ilgili olarak veriler, gözaltında ve/va hapishanelerde, “sistematik işkence” uygulandığı yönünde. Ayrıca, tutuklular yakınlarının ikametgâhlarından yüzlerce kilometre uzakta tutulmuş: ailelere yarattığı ilave maddi külfetlere ilaveten çok sayıda trafik kazası veya atlatma olayı yaşanmış.

* Bir süre gözaltı/tutukluluk yaşadıktan sonra denetimli/denetimsiz serbest bırakılan, veya takipsizlik alan mağdurlardan birçoğu için “sivil ölüm”“sosyal güvencesizlik” ve “açlığa mahkûmiyet” uygulamaları devam ettirilmiş. Bu uygulamaların devamında birçoğu, aileleriyle birlikte, “toplu suç-toplu cezalandırma”ya maruz bırakılmış

* OHAL/KHK mağdurlarının, dayanma, ayakta kalma veya hayatta kalma güç ve yetileri her geçen gün zayıflamış travmalara dayanamayan çok sayıda birincil veya ikincil mağdur intihar etmiş, hastalanmış veya vefat etmiş.

* OHAL/KHK süreçleri mağdurların, aile/akrabalık ilişkilerine de önemli zararlar vermenin yanında; komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerine de çok büyük zarar vermiş. Mağdur ailelerin birçoğu bulundukları mekânlardan taşınmak zorunda kalmış. Yaşanan huzursuzluk neticesinde ayrılma ve boşanmalar ciddi oranda artmış.

Eğitim ve öğretim düzeyi: Neredeyse tamamı yüksekokul/üniversite mezunu

Yüksekokul ve üzeri okul mezunlarının Türkiye ortalaması sadece yüzde 17 iken, OHAL mağdurlarının yüzde 98,7’si yüksekokul ve üzeri okullardan mezun, yüzde 25’i de yüksek lisans ve doktora mezunu. Bu da ülkenin, özgün bilimsel araştırma, dünyadaki gelişmelere uyum, üretim ve rekabet kapasitesine önemli zarar verdiğini gösteriyor.

“OHAL mağdurlarının neredeyse yüzde 84’ü Türkiye’den gitmek istiyor”

Rapora göre, bu kişilere “Türkiye dışına çıkma fırsatı verilse”, mağdurların yüzde 83,9’u, yabancı bir ülkeye gitmek ve orada yaşamak istiyor.

Eğitim/öğretim ve genel kültür seviyesinde uluslararası düzeyde çöküş

OHAL uygulamalarının yüksek eğitimli kesimler arasına getirdiği moral ve motivasyon kaybı nedeniyle artık dünya sıralamalarında ilk 300’e girebilen bir tane bile üniversite kalmadığı gibi, Türkiye kaynaklı tıp, mühendislik, fen bilimleri, sosyal bilimler vb. alanlarındaki tüm akademik çıktılar yüzde 30’a varan oranlarda azalmış durumda.,

OHAL’de kadınlar, çocuklar ve bebekler

5275 sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun”un “Hamile, yeni doğum yapmış veya bebekli kadınlar” hakkındaki hükümlerinin OHAL’de ve sonrasında, OHAL mağdurlarına, “terör örgütüne üye oldukları” iddiası ile uygulanmamış ve böylece hem annelerin hem de bebeklerin veya çocukların hukuki ve insani hakları ihlal edilmiş.

Rapora göre şu anda cezaevlerinde mağdurlara ait 700 bebek bulunuyor.

Hamilelerin ve emzirenlerin 6 aya kadar tutuklanması yasaya aykırı olmasına rağmen, hamile tutuklu yüzlerce kadının çok kötü günler yaşadığı, kimisinin çocuğunu düşürdüğü, kimisinin erken doğum yaptığı, erkek gardiyanlarla hastaneye gittiği, yanlarına kadın refakatçi verilmediği, doğum yaptıktan 2-3 saat sonra cezaevine geri götürüldüğü belirtiliyor. Ayrıca mağdurların sosyal yardımlaşma kurumlarından terörist diye kovalandıkları belirtiliyor. Dr. Gergerlioğlu şöyle diyor: “Düşünün, yiyecek ekmeğiniz kalmamış, karı-koca tutuklusunuz, çocuklara dedeleri veya nineleri bakıyor…”

OHAL ve aile ekonomisi: Mağdurların ortalama geliri 800 liranın altında!

Mağdurların aylık ortalama kazancı 800 liranın altında. OHAL’den önceki ortalama gelirleri üç bin 500 lira imiş. (Kamu-Sen araştırmasına göre, 2018 yılı Şubat ayında dört kişilik bir ailenin asgari geçim sınırı 5458 lira 74 kuruşolarak tespit edilmiş; 2019 yılı asgari ücret ise aylık brüt 2.558,40 TL, aylık net 2.020,90 TL olarak belirlenmişti.)

OHAL sorunları sıralaması: Geçim sıkıntısı, dışlanma, işsizlik, dağılan aileler…

“2. Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri” başlıklı 1000 sayfalık dev rapor, mağdurların “sorunlar sıralaması”nı da şöyle özetliyor:

a) Ekonomi ve geçim: Yüzde 95,3’ünün en büyük sorunu ekonomik sıkıntı.

b) İkinci sıradaysa yüzde 86,6 ile ‘itibarsızlık ve dışlanma’ diyenler yer alıyor.

c) Yüzde 83,1’in en büyük sorunu işsizlik.

d) Yüzde 41,6’nınsa ailesi dağılmış durumda.

Sonunda bir de pozitif mesaj: Yapısal bir değişim başlangıcı

Hazırlanmasına katkıda bulunduğu raporu Artı Gerçek’e değerlendiren Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, araştırmaya katılan kişilerin büyük bir bölümünün erkek, sünni ve milliyetçi özellikler taşıdığı değerlendirmesini yaptıktan sonra yapısal bir değişime işaret ediyor:

“KHK’lılar toplumun hiç hissetmediği şekilde büyük değişimler yaşıyor. ‘Bütün yaşam tarzım, hayata bakışım çok değişti’ diyen yüzlerce insan oldu. Öncesinde Türk milliyetçisi olan insanlar, yaşadıkları karşısında ‘ben Kürtleri, Ermenileri, Alevileri, onların ezilmişliklerini çok iyi anlıyorum; bunu yaşayarak öğrendim. Artık demokrat bir insanım’ diyorlar. Ortaçağ’daki gibi cadı tanımına sokuluyorsunuz, en yakınlarınız sizi dışlıyor, yasaya hukuka uygun şekilde yok edilmeniz düşünülüyor…”

***

‘Mağdurlar İçin Adalet Topluluğu’ adlı sivil toplum kuruluşunun, “2. Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri” başlıklı yeni ve önemli raporundan bu verileri BianetDW TürkçeArtı GerçeksOLDikenSputnik vb. mecralarından derledik.

 

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Salı Ahmet İnsel’le Ufuk Turu

Ufuk Turu kayıt arşivi

09:30 – 09:50 Açık Bilinç /  Güven Güzeldere ile Bilim ve Felsefe Sohbetleri

AcikBilinc20190122

Açık Bilinç kayıt arşivi

Açık Bilinç program metinleri

***

Mizah

zz22

Açık Bilinç’te konumuz: Psikoloji ve beyin bilimlerinde, mizah.

Beyin, mizahi durumlara nasıl cevap veriyor?

Bir “baş etme stratejisi” olarak mizah.

Hayvanlar güler mi? Komiklik algısı yalnızca insanlara mı özgü? 

Açık Bilinç’te konumuz: Psikoloji ve beyin bilimlerinde, mizah.

— / —

Bu serinin ilk iki programında, mutluluk ve mutsuzluk üzerine yapılan sosyal bilim araştırmalarını konu etmiştik.

Mutsuzluk, belirsizlik, korku.

— / —

Mizahın tarihi ne zamana kadar gidiyor, belli değil. Fakat yazılı Batı kültüründe, siyasette bir alaya alarak yerme aracı olarak Antik Yunan ve Roma dönemlerinden bu yana etkili bir şekilde kullanıldığı biliniyor. (Bir başka programda söz etmek istediğim felsefeci Platon’un hocası Sokrates’i en başta sayabiliriz.)

— / —

Siyaset biliminde mizahla ilgili analizler hep şunu söylüyor:

Özellikle baskıcı iktidarlar altındaki toplumlarda açıktan söylenemeyeni dolaylı olarak dile getiren mizah, hem bir ifade aracı oluyor, hem de başa çıkması zor bir tür demir leblebi işlevi görüyor. Egemenlerin mizahçılarla sürekli uğraşmasının başlıca nedenlerinden birisi, bu.

Burada söz konusu olan, dil ile ifade edilen ve genellikle ortak ve örtük bilgiden oluşan bir arkaplan sayesinde işe yarayan, kavramsal mizah.

Düşmeli-kalkmalı sakarlık üzerine kurulmuş görsel mizahtan farklı. İkisini ayrı ayrı ele almak gerek.

Kavramsal mizahın günümüzde iyi ve etkili örneklerini, Zaytung sitesinin “dürüst, tarafsız, ahlaksız haber”başlıklarında görmek mümkün.

Geçen haftadan, ancak atıfta bulunulan bağlamı bildiğimiz zaman komik gelecek bir Zaytung başlığı, “Üniversitelilere müjde!”.

— / —

Pek çok sosyal psikoloji araştırması, hayata mizahi bir açıdan bakmayı becerebilen insanlarda, mutsuzluk, yalnızlık ve depresyonun daha az görüldüğünü öne sürüyor.

Yani insanlarda mizah, bir tür hayatın stresleriyle başa çıkma yöntemi işlevi görüyor.

Bir dipnot: Yukarıdaki görüşle kısmen uyumlu olarak, Freud’un 1905 analizine göre mizah, bilinçdışında baskıladığımız, açıkça söyleyemeyeceğimiz şeyleri, şaka örtüsü altında gülerek ifade etmenin bir yolu.

Inline image

Bu vesileyle, Freud üzerine çok faydalı bir kaynak olan, Serol Teber ve Şenol Ayla’nın hazırlayıp sunmus olduğu Didik Didik Freud” programının kayıt arşivine bir kez daha işaret edeyim.

— / —

Bu tür, dil yoluyla ifade edilen kavramsal mizaha, insanlar dışındaki canlılar dünyasında rastlamak, haliyle, imkansız.

Peki diğer hayvanlarda başka tür bir mizah anlayışı var mı? Yoksa bir durumu komik bulmak yalnız insanlara mı özgü?

Görsel mizahı da, kavramsal ögeler içeren ve içermeyen şeklinde ikiye ayırmak mümkün.

Mizah dergileri ve karikatür, ilk tür, görsellikle kavramsallığın iç içe geçtiği bir kategori.

Hayvanlar dünyasıyla alakalı olabilecek olan mizah türüyse, bütünüyle görsel algı üzerine kurulu.

Her ne kadar mizah dergileri zor bir dönemden geçiyor olsa da, Türkiye çizgiye dayalı mizah konusunda dünyanın hep ileri gelen ülkeleri arasında yer aldı.

Bu vesileyle, özgün GırGır dergisinin lokomotifi, çizgi ustası, çok çizer yetiştirmiş Oğuz Aral’ı ve Avanak Avni’yi anayım.

Inline image

— / —

Peki, içinde yazı, metin olmayan, kavramsallığa dayanmayan mizah nasıl olur? 

Komik durumlar yalnız görsellikle tasvir edilebilir mi?

Bu tür mizahın örnekleri de çok. Bir kısmına, sinema tarihinin ilk eserlerinde, örneğin C. Chaplin’in Şarlo tiplemesinin sakarlıklarında rastlıyoruz.

Bu tür sakarlık tasvirleriyle komik görsel bir örgünün oluştuğu durumlara gülen, bunları seyretmekten eğlenen hayvanlar var mı?

Yoksa bu tür görsel mizah da, metin içemese bile, insanlara mı özgü?

Bu sorunun cevabı için, önce Chaplin örneğindeki gibi görsel mizah örgülerinin anlaşılabilmesindeki en kritik unsura bakalım: Nedensellik algısı.

Yani, bir olayın içindeki neden-sonuç ilişkisinin takip edilebilmesi.

İşte bu, insanlara özgü bir yeti değil. Doğada çok daha yaygın.

— / —

Nedensellik algısının deneysel olarak incelenmesindeki temel eser, Belçikalı psikolog Albert Michotte’un hayatı boyunca sürdürdüğü araştırmalarına dayanan “La perception de la causalité” başlıklı kitabı.

Inline image

Michotte’un nedensellik algısı araştırmalarından bir örnek aktarayım.

Bir bilyeyi yuvarladınız, gidip sabit duran başka bir bilyeye çarptı ve onu hareket ettirdi. Bu, hepimizin doğal bulacağı, nedensellik içeren bir olay.

Peki olay böyle gelişmeseydi, nasıl tepki verirdik?

Michotte’un çok kullandığı bir örnekte, yuvarlanan kırmızı bilye, sabit duran mavi bilyeye çarpıyor. Fakat mavi bilye hemen hareket etmiyor, kısa bir rötardan sonra hareketleniyor.

Bu olayda, fiziksel dünyada rastlamayacağımız türden bir nedensellik ilişkisi var.

1. olayı doğallıkla nedensellik içeren bir olay olarak algılarken, 2.yi öyle algılamıyoruz. Üstelik bunda yalnız da değiliz.

Yeni doğmuş bebeklerden maymunlara kadar pek çok canlı, nedensellik ilkesini ihlal eden olaylar karşısında şaşkınlık gösteriyorlar.

Hayvanların veya bebeklerin gösterdikleri şaşkınlığı dil yoluyla ifade etme imkanları yok. Dolayısıyla, bu tür deneylerde kullanılan ölçüt, “bakma süresi”.

— / —

Buradan çıkartabileceğimiz sonuç:Doğadaki pek çok canlıda, insanlarla sınırlı olmayan şekilde, bir “nedensellik algısı”, yani olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini takip edebilme ve anlayabilme yetisi var.

Bu yeti, kavramsal olmayan görsel mizahı anlamada da anahtar unsur.

— / —

Bir sonraki adımda, bu nedensellik algısının, mizah anlayışıyla ilişkisine bakalım.

Nedensellik akışının ihlal edildiğini anlayabilen ve şaşkınlık gösteren bu köpekler, bu durumu komik buluyorlar mı?

Ya da bu tür “şaka”ları kendileri başka köpeklere veya insanlara yapıyorlar mı?

Yani, bu görsel mizah duygusunun, hayvanların dünyalarında da yeri var mı?

Bu soruya olumlu cevap teşkil edebilecek, kimi anekdotlar dışında, deneysel veriler yok. 

Şaka yapmak bir yana, şakayı şaka olarak anlayıp komik bulmak, belki bazı primatlar haricinde, hayvanlar dünyasında pek rastlanan bir nitelik değil.

Bazı primatoloji araştırmaları, şempanzelerin insanlardaki gülmeye benzer sesler, nefes ritmleri, ve yüz ifadeleri içeren iletişimlerde bulunduklarını ortaya koyuyor.

Inline image

Mizahın bazı canlılarca bir tür sosyalleşme aracı olarak kullanılmasının evrimsel bir işlevi olması mümkün.

[Not. Hayvanlarda bilişim araştırmalarında, hangi davranıştan hangi zihinsel yetiyi çıkarsayabileceğimiz sorusu, sorunlu bir tarihçeye sahip.

Aritmetik hesap yapabildiği sanılan ama sonra öyle olmadığı ortaya çıkan “akıllı at Hans”ın hikayesini bir başka programda aktaracağım.]

— / —

Konuyu insanlarda mizah algısına geri getirerek bu akışı noktalayayım.

Beyin bilimleri literatüründen üç seçme araştırma bulgusu: 

– Mizah-körlüğü 

– Mizahta yüz ifadesinin önemi.

– Mizah algısında kadın-erkek farklılığı.

1. Mizah algısının, beyinde dopamin sistemini içeren bir şebekeyi harekete geçirdiği ve bu mekanizma sayesinde insanda kendini iyi hissettiren bir etki yarattığı biliniyor.

Inline image

Bu mizah algısına temel oluşturan beyin mekanizmasında oluşan hasar, kişilerde “mizah-körlüğü”denen bir duruma yol açıyor. Komik durumları komik bulamaz, mizahı anlayamaz hale geliyorlar.

2. Sakarlık içeren görsel durumları niye komik buluyoruz?

Milano Üniversitesi kaynaklı bir araştırmaya göre, burada anahtar “yüz algısı”.

Sakarlık yapan insanların yüz ifadelerini komik bulmamız, bu gibi durumları komik bulmamızın ana unsuru.

Bu çalışmada veriler, komik,afektif,ve yüzün görünmediği kategorilerde kıyaslanmış

Inline image

Eğer sakarlık durumlarında yüz ifadelerindeki farklılık, o durumu komik bulmamızın nedeniyse, bu tür yüz ifadeleri olmayan kedi ve köpeklerin benzer bir mizah algısı olmaması da belki buna bağlanabilir.

3. Son olarak, Stanford Üniversitesi’nden bir araştırma, mizah algısında kadın-erkek farklılığına bakmış.

Pek çok ortak nokta var fakat kadınların mizah algısının erkeklere göre daha çok dile ve bilişselliğe dayalı olduğu öne sürülüyor.

Psikoloji ve beyin bilimlerinde mizah akışının sonuna geldik.

Bitirirken, Türkiye’de kabare türü mizahın öncülüğünü yapmış büyük komedyenler Zeki Alasya’yı rahmetle, Metin Akpınar’ı da saygıyla, Yasaklar (1984) oyunundan küçük bir alıntıyla, anmak isterim.

Açık Bilinç’i Salı sabahları 9:30’da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz.

10:00 – 10:30 İklim İçin / Yücel Sönmez, Ömer Madra ve Murat Can Tonbil / İstanbul Forumu’ndan, Paris Zirvesi’ne yeryüzünün iklim güncesi

IklimIcin20190122

İklim İçin kayıt arşivi

10:30 – 11:00 Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona / Pınar Erkan / Alameti kerametinden menkul kent hikayeleri

AhsaptanBetonaMecidiyedenJetona20190122

“Alameti kerametinden menkul kent hikâyeleri” şiarıyla yola çıkan programda tarihten günümüze tarihsel katmanlar da deşilerek Bizans köşklerinden, sarayların altyapısının nasıl oluşturulduğuna, konutlardan ofislere, kaldırımlardan sokaklara, dehlizlerden şarap üretilen üzüm bağlarına kadar şehrin farklı unsurlarına dair az ya da çok bilinen detaylar konuşuluyor.

Ahşaptan betona Mecidiyeden jetona kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Deniz Aşırı / Deniz Pak / Bozcaadalılar, adaya yolu düşenler ve adanın kıyısına vuranlar…

bozcaadasozlugu.blogspot.com/denizairi

12:00 – 13:00 Periplus (Yeni program) / Hazırlayan: Murat Can Tonbil

“Haritalar üzerinden caza çalan bir müzikal seyir rehberi” şiarıyla yola çıkan program, haftaiçi öğle kuşağını kıtalararası bir seyahate çıkarıyor.

http://canspod.com/

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Musica Brasileira / Jozi Levi / Brezilya’dan müzik

soundcloud.com/joezeex/

9

14:00 – 14:30 Dünya Mirası Adalar / Asu Aksoy, Derya Tolgay ve Alp Orçun

DnyaMirasAdalar22.01.2019

Adalar, yüzyıllarca imparatorluklara başkentlik yapmış, siyasi ve kültürel dönüşümlerin aktörlerini beslemiş dünya şehri İstanbul’un hikâyelerinin hep bir parçası olagelmiş. Krallar, kraliçeler, dini liderler sürgüne buralarda zindanlara atılmış, ardından Osmanlı’dan günümüze  farklı kültürel cemaatlerin zengin bürokratları, iş insanları, Adaları İstanbul’un sayfiye merkezi haline getirmiş, sanatçılar, yazarlar, Adalar’ın renginden, havasından, kokusundan beslenmek için buraları mekân tutmuş. Adalar, muhteşem mimari ve yaşam dokusuyla dünyada eşine az rastlanır bir kültürler havzası olma halini bugüne kadar taşımışlar.
Şanslıyız ki Adalarda İstanbul tarihinin tüm veçhelerinin mekânsal izdüşümlerini hâlâ görebiliyoruz ve barındırdıkları hikâyelerin bazen yaşayan bilgi kaynaklarına erişebiliyoruz. Kendimizi gerçekten müstesna hissetmeliyiz: Adalar’a adımımızı attığımızda İstanbul tarihinin çok da bozulmamış tanığının varlığını hissedebiliyoruz, şaşırıyor ve nedenini çok da bilmeden mutlu oluyoruz. Bu yayın döneminde bizi mutlu eden Dünya Mirası Adalar’ı enine boyuna konuşuyoruz.

Dünya Mirası Adalar facebook sayfası

***

zz19

Geçen hafta, Adalar’dan başlayan ve tüm Türkiye’ye yayılan “sahte seçmen” konusunu Açık Radyo@dunyamirasiada programında konuşmuştuk.Bugün kaldığımız yerden, saat 14.00 de Anayasa hukukçusu Akademisyen, avukat Tuncer Özyavuz ile devam ediyoruz

14:30 – 15:30 Yeni / Hande Akkan / Yeni Philip Glass’ın 80. yaşını kutluyor

Hande Akkan Twitter

15:30 – 16:00 Aşkımızın Üzerine Yağmur Yağıyordu (Yeni program) / Hazırlayan: Zeynep Ünal / (15 günde bir)

askimizin_ustune_22.01.2019

facebook/mithatalamfilmmerkezi/

Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi koordinatörü Zeynep Ünal tarafından hazırlanan bir sinema programı. Her programda uzun, kısa ve belgesel film yönetmenleri, yapımcıları, oyuncular, senaristler, sinema yazarları ve akademisyenlerle film sohbetleri yapılıyor

***

zz2

Aşkımızın Üzerine Yağmur Yağıyordu’nun bugünkü konukları sanat yönetmeni Natali Yeres ve sinema yazarı Cem Altınsaray. Birlikte Ridley Scott’un 1982 yapımı filmi Blade Runner’ı konuşacağız. Aşkımızın Üzerine Yağmur Yağıyordu bugün, saat 15.30’da, 94.9 Açık Radyo’da

16:00 – 16:30 Sudan Gelen (Yeni program) / Suya doğanın, bilimin, sanatın, edebiyatın içinden bakmak / Hazırlayan: Akgün İlhan

SudanGelen20190122

Hayat suyun varlığıyla başladı ve onunla devam ediyor. Hayatın sonunu ise suyun yokluğu getirecek. Yaşadığımız gezegende içinde su bulunmayan, sudan gelip suya karışmayan hiçbir şey yok. Suyun yaşamın başlangıcı olduğunu, her varlık için vazgeçilmezliğini ve yeri dolduramazlığını vurgulamak hiç bu kadar önemli olmamıştı. İşte bu yüzden sudan gelen hikâyelerle insanlığın doğayla ve kendiyle olan ilişkisini anlatmak için tasarlandı Sudan Gelen. Parçası olduğumuz doğayla nasıl bir ilişki içindeyiz? Doğaya nasıl bakıp, ona nasıl davranıyoruz? Kendimizi doğanın neresinde konumlandırıyoruz? Biz insanlar kimiz, nasıl canlılarız? İnsanlık için nasıl bir gelecek hayal ediyoruz? Bu Can alıcı sorulara cevap ararken doğanın en temel bileşeni ve bedenimizin yüzde %60’ını oluşturan suyla ilişkimize baktıkça kendimizi de daha iyi tanıyacağız.

Sudan Gelen facebook sayfası

***

Sudan Gelen’de Akgun Ilhan’in konugu olan Gaziantep Universitesi Mimarlik Fakultesi ogretim uyesi Dr. Muzaffer Ozgules, Karakoy Hirdavatcilar Carsisi’nda Osmanlı padisahi II. Mustafa’nin annesi Gulnus Valide Sultan tarafindan yaptirilan ve halen zamana meydan okuyan cesmelerin hikayelerini anlatirken Osmanli Imparatorlugu’nun suya verdigi oneme de degindi.

***

zz8

Bugün saat 16.00’da Gaziantep Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr. Muzaffer Özgüleş Sudan Gelen’de Akgün İlhan’ın konuğu olacak. Özgüleş, Karaköy Hırdavatçılar Çarşısı’nda Osmanlı padişahı II. Mustafa’nın annesi Gülnuş Valide Sultan tarafından yaptırılan ve halen zamana meydan okuyan çeşmelerin hikayelerini anlatırken Osmanlı imparatorluğun suya verdiği öneme de değinecek. Açık Radyo‘da gerçekleşecek bu farklı sohbeti sakın kaçırmayın. Canlı olarak dinlemek için 94.9 FM ya da http://acikradyo.com.tr/stream/index.html #sokakçeşmeleri #tarihiçeşmeler#istanbul #osmanlıtarihi — Akgün İlhan ile birlikteAçik Radyo‘da.

***

Osmanlı’da sokak çeşmeleri ve Gülnuş Sultan

zz6

Sudan Gelen’de Akgün İlhan’ın konuğu olan Dr. Muzaffer Özgüleş, Osmanlı’da suyun kullanımı, sokak çeşmeleri ve su yollarından çeşmelerin günümüzdeki haline kadar pek çok konuya değindi.

Sudan Gelen’de Akgün İlhan’ın konuğu olan Gaziantep Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr. Muzaffer Özgüleş, Osmanlı’da suyun kullanımı, sokak çeşmeleri ve su yollarından çeşmelerin günümüzdeki haline kadar pek çok konuya değindi.

Playlist:

Şarkıcı / Yorumcu Parça Adı Süre
Rosario
Flores
Agua y Sal

16:30 – 17:00 Diğerkâm (Yeni program) / Hazırlayanlar: Damla Özlüer ve Rauf Kösemen

66Digerkam22.01.20192018DIKKATCEKENLER

Geçtiğimiz dönemlerde Hemzemin programını hazırlayan Rauf Kösemen ve Damla Özlüer yine sosyal fayda iletişimi üzerine daha geniş düşünmeye çağırdıkları yeni programları Diğerkâm ile bu yayın döneminde de aramızdalar.

Facebook.com/Diğerkam

***

Language Turkish
Rauf Kösemen ve Damla Özlüer’in hazırlayıp sundukları Diğerkâm,  66. programında 2018 yılının dikkat çeken sosyal fayda iletişimi kampanyalarını ele alıyor.

***

zz20

Bugün, Diğerkâm’da 2018’in Bize Göre En İyi Sosyal Fayda Kampanyaları üzerine konuşmaya devam ediyoruz.

Damla Ozluer ile Rauf Kösemen‘in hazırlayıp sunduğu, sosyal fayda iletişimi üzerine konuşulan Diğerkâm, her salı 16:30’da, Açık Radyo94.9’da…

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Sanat Deliorman, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

Dünyanın Cazı kadrosuna Caz vokalisti Sanat Deliorman dahil oluyor. Salı günleri
***
zz5
Kaydı dinlemek için tklynz

Bu akşam Dünyanın Cazı’nda Can Tutuğ ile caz tarihinde vibrafon kullanımı üzerine sohbet etmeye kaldığımız yerden devam edeceğiz. Programımız akşam 5’te Açık Radyo’da. Ayrıca bu gece Can’ın Nardis Jazz Club’da harika bir kadroyla konseri olacak. Onu da kaçırmayın derim. İşte size Can’ın kendi müziğinden tadımlık bir örnek. Programımıza sığmadı, o yüzden burada paylaşıyorum. Tüm hayatını ve ruhunu caza adamış bu çılgın doktorun ve de kadim dostumun yolunun hep açık olması dileğiyle… Ayrıca 2 haftalık bu özel radyo yayınımızın kayıtlarını hazırlarken emeği geçen Coşkun Elmas, Ömer Şahin ve Barış Demirel’e sonsuz teşekkürler…

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Salı Dünyayı Okumak / Aytaç Timur ve Akif Pamuk

Dunyayi_okumak_22-01-2019_rec.08-01-2019

Yazmaya övgü. Eleştiriye ve eleştirmene kapı. Düşünmeye, düşünceye, üretmeye ve tartışmaya alan açmayı amaçlayan bir kültür programı.

***

Açık Radyo’da 22 Ocak 2019 Salı günü konuğumuz Ferda Fahrioğlu’ydu. Akademisyenlerden KHK Öyküleri kitabı hakkında konuştuk.

Açık Dergi Salı 18:50 Dünya Sinema Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay

Önceki dönemlerde Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin Türkiye Sinema Sözlüğü’nü radyoya taşıyan Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay bu yayın döneminde yine Altyazı tarafından hazırlanan Dünya Sinema Sözlüğü’nü dinleyiciyle paylaşıyor.

Açık Dergi Salı  Kulis Sesleri – Bircan Yorulmaz (Ayda 1)

Açık Dergi Pazartesi Serbest Atış (Açık Dergi’de yeni köşe – 15 Günde 1) / Dünya Basketbol Gündemi / Hazırlayanlar: Mehmet Çopuroğlu ve Kayhan Ergin

Volkan Ağır ve Utku Gökerküçük’ün hazırlayıp sunduğu Efektif Pas bu yayın döneminde bir ara veriyor. Yerine, bir basketbol programı olan Serbest Atış geliyor.

Açık Dergi Salı Trapez Kadro (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Seçil Zor ve Zeynep Araboğlu

trapez_kadro_22.01.2019

TrapezKadro20190122

Açık Dergi’de Kadın Bisikletliler mikrofon başına geçiyor. Serbest Atış yayınıyla dönüşümlü olarak bizlerle her bölümünde farklı yaşam çevrelerinden bisikletçi kadınlar bisiklet deneyimlerini paylaşıyor.

zz2

Trapez Kadro intro

#TrapezKadro 19.00’da Açık Radyo‘da!

***

zz7

Bisikletli Kadın Hikayeleri 19.00’da Açık Radyo‘da! #TrapezKadro * * *
15 günde bir Salı akşamı 19.00’da, Açık Dergi’de kadın bisikletlilerin
söz aldığı Trapez Kadro’yu yine iki kadın bisikletli Seçil Zor ve Zeynep Araboglu hazırlayıp sunuyor.
Ekip bu haftaki yayında, Gülay Büyükkaplan Çamursoy ve Nur Kılıçel ile bisikletin hayatlarına geç yaşta girmesine rağmen bundan böyle bisikletsiz bir hayat düşünemediklerini, bisikletin hayatlarına katkılarını ve değişim sürecini anlatıyor.
#BisikletliKadin #bisikletlikadininisiyatifi #AçıkRadyo #AçıkDergi

***

“Tek yol bisiklet”..ocak/2019-istanbul.. @gulaycamursoy ‘dan mesaj var!

@gulaycamursoy bu akşam programda hikayesini paylaşacak!
Bu akşam 19:00’da #acikradyo‘da 94.9’da buluşalım!

Bisiklet sürerken hissettiklerinizi, #bisikletlikadin lara mesajlarınızı Bisikletli Kadın Insiyatifi facebook grubuna bekliyoruz.

#bisikletlikadininisiyatifi
#trapezkadro
#bisikletbenimiçin

***

“Bisiklet benim için özgürlük, macera, keşif ve tutku,”..ocak/2019-istanbul..Nur Kılıçel dan mesaj var!

@nurklcl bu akşam programda hikayesini paylaşacak!
Bu akşam 19:00’da #acikradyo’da 94.9’da buluşalım!

Bisiklet sürerken hissettiklerinizi, #bisikletlikadin lara mesajlarınızı Bisikletli Kadın Insiyatifi facebook grubuna bekliyoruz.

#bisikletlikadininisiyatifi
#trapezkadro
#bisikletbenimiçin

Açık Dergi Salı  Kulis Sesleri – Bircan Yorulmaz (Ayda 1)

Açık Dergi Salı 40 Yılda 1 / Sedat Nemli

Bu yaz da 1977’den müzikler dinliyoruz. Haziran ayı itibariyle.

Açık Dergi Salı  50. Yılında Velvet Underground & Nico 

Açık Dergi’de Salı akşamları, yayınlanışının 50. yılında Velvet Underground & Nico albümünün parçaları da yer alacak

Açık Dergi Salı Göçmenin Müziği, Müziğin Göçü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Evrim Hikmet Öğüt / (15 günde bir)

Bir süredir Suriyeli müzisyenler ve onların Türkiye’de yer alabileceği müzikal konum üzerine çalışmaları bulunan etnomüzikolog Evrim Hikmet Öğüt’ten “Göçmenin Müziği, Müziğin Göçü”, yeni programlarımızdan bir diğeri. Program, farklı müzik kültür ve türleri üzerinden göçün müzik üretimine etkisini müzikolog-etnomüzikolog, iletişimci, müzik yazarı, müzisyen ve sanatçılarla tartışıp, göçmen müzisyenlerin deneyimlerini ilk ağızdan aktarmayı da hedefliyor.

Açık Dergi Salı Yararlı Sanat Arşivi (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Can Gümüş ve Onur Yıldız / (15 günde bir)

Yararlı Sanat Arşivi, sanatta yarar ve kullanım konularının tartışmaya açılması için kurulan Arte Util (Yararlı Sanat) Topluluğu tarafından bir araya getirilmiş yararlı sanat örneklerini tartışır. Sanatın aktivizm ve kültür kurumlarıyla ilişkisi bağlamında geleceğini ele alan bir program.

20:00 – 21:00 Açık Şemsiye / Hakan Gürvit, Levent Dönmez, Mehmet Yusuf ve Şebnem Sühel Grimm / Gelmiş geçmiş tüm müzik türleri

21:00 – 22:00 Gitaresk / Jak Kohen, Gonca Açıkalın ve Meral Akman / Neo-klasik rock ve fusion

Gitaresk_22-01-19_Meral95_EmirTuna

gitaresk.com/

***

zz6

Açık Radyo 94.9 Gitaresk’te, bu gece saat 21:00’de, dinleyicimiz ve destekçimiz Emir Tuna ile birlikte sunacağımız programda Whitesnake, Eric Clapton, Dire Straits, The Jimi Hendrix Experience, ZZ Top, Beck, Bogert & Appice, AC/DC, REM, Sorun Değil, Rage Against The Machine’nden seçtiğimiz parçaları dinleyebilirsiniz.

22:00 – 23:00 Esintiler / Seda Binbaşgil / Jazz

23:00 – 24:00 Psychoacoustics (Program gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Osman Kaytazoğlu, Berk Gökberk ve Barış Karakaş

Cumartesi geceleri 02.00’de yayınlanan Psychoacoustis bu yayın dönemi Salı geceleri saat 23.00’de

24:00 – 01:00 Numune Hastanesi (Yeni program) / Hazırlayan: Cüneyt Bolak

Kaydedilmiş her türlü ses, bir progresif rock şarkısı ya da bir hint ragası, “Eşkıya” filminden bir diyalog ya da eski bir tv reklamı prodüktörlerin ellerinde yeniden hayat bulur. Doktor Frankenstein’ın canavarı gibi! 70lerin sonunda sampler’ın icadıyla müzik bir daha eskisi gibi olmadı. Özellikle Hip Hop’ta kesilen, biçilen ve yeniden hayat bulan “numune”lerin masaya yatırıldığı Numune Hastane’sinde örneği alınan ve bu örneklerle yapılan şarkıların izi sürülüyor. Sampling marifetiyle üretim yapan prodüktörler ve bu üretimleri altyapı olarak kullanan rapçilerin de konuk olduğu Numune Hastanesi dinleyicilerini “Ses Gezegeni’nde Örnek Avı”na davet ediyor.

Blog Stats

  • 92.874 hits