You are currently browsing the monthly archive for Ocak 2019.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program    blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/18

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil,  Selahattin Çolak

acikgaste_21-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Kaybettiğimiz ne peki? Hakikat ve sahicilik. Biz bir insanı değil, bunları kaybettik. O yüzden daha hakiki ve sahici olduğumuz o ilk günlerde, yüzbinlerce insan yürüyebilmiştik. Ve o yüzden halen en çok o güne sığınırım kendi içimde.”

Şair ve yazar Karin Karakaşlı, gazeteci ve haklar savunucusu aktivist Hrant Dink’in dünyanın en büyük metropollerinden birinde, kendi gazetesinin önünde güpegündüz karanlık güçler tarafından arkadan vurularak katledilmesinin ve cenazesinde yüzbinlerin yürüyüşünün anlamını anlatıyor. (Agos)

***

Dostluk, Onur, Cesaret, Hayatın Kutsallığı, Mücadele Sorumluluğu, Kayıp Değerler, Hakikat, Sahicilik ve Üstüne Titremek üzerine…

zz18

Gazeteci ve haklar savunucusu aktivist Hrant Dink, dünyanın en büyük metropollerinden birinde, kendi gazetesinin önünde güpegündüz karanlık güçler tarafından arkadan vurularak katledilmesinin 12. yıldönümünde, ensesinden vurulduğu yerde, Şişli’deki Agos Gazetesi önünde hayli kalabalık ve katılımcı bir kitle tarafından anıldı.

Agos gazetesinin eski binası olan Sebat Apartmanı’na Hrant Dink’in fotoğrafının ve “Adalet İstiyoruz”,“Vazgeçmiyoruz Ahparig” ve “Hrant İçin, Adalet İçin” yazılı Hrant’ın Arkadaşları imzalı pankartlar asıldı.

İlk olarak anma programının sunuculuğunu yapan Bülent Aydın konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:

“Özlüyoruz seni, kalbimizdesin ahparig … Keşke burada olsaydın. Bu meydan birbirimize dostça sokulabildiğimiz meydandır. Belki de bu meydan aynı zamanda en güçlü olduğumuz meydandır. 12 yıldır Hrant yok, 12 yıldır adalet yok, 12 yıldır vazgeçmek yok.”

***

Bir yıl üç aya yakın bir süredir herhangi bir iddianame düzenlenmedeny kanıt gösterilmeden, mahkeme önüne çıkarılmadan hapishanede tutulan sivil toplum çalışanı Osman Kavala’nın anma törenine gönderdiği mektubu Kavala’nın çalışma arkadaşı Asena Günal okudu. Mektuptan birkaç cümle şöyle:

“Silivri’de olduğum için bu sene de Hrant’ı anmaya katılamıyorum.

Yüreğim orada olsa da, 19 Ocak’ta sevgili Rakel Dink’i, Hrant’ın ailesini görememek; Hrant’ın arkadaşlarıyla, Hrant’ı kardeş olarak bellemiş sizlerle birlikte olamamak, benim için büyük bir üzüntü kaynağı.

“Tüm mağdurlar, onların çocukları, torunları için adaletin yerini bulmasını talep ediyoruz, hukuka saygılı bir devletin vatandaşı olmanın onurunu hissetmek istiyoruz.

12 yıl önce burada, insanların kardeşlerine karşı ne kadar kolay silah doğrultabildiklerine şahit olduk.

Hrant’ın öldürülmesi, hayatın bizlere kısa bir süreliğine verilen kutsal bir armağan olduğunu yeniden anlamamıza neden oldu.

Hrant’ın öldürülmesi bizleri bir çocuğun katile dönüşmesinin nasıl önleneceğini daha fazla düşünmeye zorluyor.

Hrant’ın öldürülmesi, bizlere; eşitlik, özgürlük, kardeşlik için daha fazla mücadele etme sorumluluğu getiriyor.19 Ocak’ta, hukuksuzluğa direnmek için birarada oluyoruz.

19 Ocak’ta, onurlu bir yaşam için toplanıyoruz….”

***

Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük yazar, şair ve hak arayıcılarndan biri olan Sabahattin Ali 70 yıldan fazla bir süre önce karanlık güçler tarafından gözaltında kaybedilmiş ve akıbetinden bir daha haber alınamamamıştı. Yazarın kızı Filiz Ali’nin Hrant’ın Arkadaşları adına yaptığı konuşmadan küçük bir bölüm aktarıyoruz:

“Sevgili Hrant kardeşim. 12. kez seni aramızdan alan karanlığa karşı senin kurduğun gazetenin önündeyiz. 12. kez, seni aramızdan alan karanlığa karşı, senin ve ailenin yanında durmak için, ellerinle kurduğun, büyüttüğün gazeten Agos’un önündeyiz. Bizi acılarda akraba edenlerin kurdurduğu ve ne yazık ki her geçen gün büyüyen geniş ailemizin en eski üyelerinden biri olarak sesleniyorum bugün sana […]

Öldürülen gazeteciler, yazarlar, sanatçılar, bilim insanlarının ardından toplumda gitgide derinleşen ve hiç bir biçimde tedavi edilemeyecek yaralar açıldı.

Geniş ailemiz 1948’den 2007’ye kadar ne yazık ki durmaksızın büyüdü. Seni kaybetmemizin ardından da hız kesmediler. Sadece Ocak ayı, onca canımızı anımsatıyor bize. Onat Kutlar, Metin Göktepe, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy bize Ocak soğuğundan bakıyorlar, bugün burada bizimleler. Yasemin Cebenoyan Aralık’tan bakıyor bize. Şubat’ın ayazında Abdi İpekçi var.

Babam kayıptır dedim, Cumartesi Anneleri / İnsanları 1995 yılından beri Galatasaray Meydanı’nda babamın, 1915, 24 Nisan’ında İstanbul’da gözaltına alınarak trenlere bindirilen Ermeni aydınlarının, 70’lerden beri Türkiye’de kaybedilen yüzlerce insanın akıbetini soruyorlar. […]

Babamın kaybedilmesinden 70 yıl sonra gelinen noktada toplum, toptan pasifize edilmiş, her türlü haksızlık, hukuksuzluk, cinayet ve dehşeti kanıksamış durumda. Ne var ki güneşin her sabah doğması kadar doğal ve değişmez bir gerçek var evrende. Hafıza. İnsan hafızası kaybolan, kaybedilen, yok edilen, yakılan, parçalanan değerlerimizi unutmaz. Onlar, bu kayıp değerler hiç umulmadık bir yerde, umulmadık şekilde toplumun karşısına çıkar ve ‘Susmaktan hiç utanmadınız mı?’ diye sorar.

Sevgili Hrant, yine de o kadar umutsuz değiliz. Susmayanlar var, hâlâ buradayız, bir yere gitmiyoruz, vazgeçmiyoruz. Seni öldürdüklerinde henüz çocuk olanlar bugün burada, aramızda, öldürülmenizin peşine düşüyorlar, soru soruyorlar, susmuyorlar. Sizler, kaybettiğimiz bütün değerlerimiz, bize Ocak ayazında bakarken, biz burada, her yıl gençleşen kalabalıklarla vazgeçmiyoruz demeye devam ediyoruz. Umut burada! Bu topraklar, bu ülke bizim!”

***

Oyun yazarı, gazeteci, radyocu, aktivist Aydın Engin, iki gün içinde Hrant Dink’i hatırladığı ve hatırlattığı yazıların ikincisinde, “Paris’te Concorde meydanında, Ankara’da Güven Park’ta” başlıklı olanında şöyle diyordu:

“2001 yılının 29 Ocak’ında Fransız Parlamentosu ülkedeki Ermeni diasporasının etkisi ve katkısı ile ‘Fransa, 1915 yılındaki Ermeni soykırımını tanır’ başlığını taşıyan bir yasa tasarısını oyladı ve kabul etti. Türkiye ayağa kalktı.

Henüz öldürülmemişti.

Türkiye medyası da henüz AKP tarafından tutsak edilip, satın alınmamıştı. TV kanalları onu çağırdılar. Bir kanaldan çıkıp öteki kanala koşmacasına ekranlara çıktı. Yüzünde acılı bir gülücük, sesinde ödünsüz bir netlikle konuştu:

‘Şimdi gidip Paris’te Concorde Meydanında bir taşın üstüne çıkacağım ve olanca gücümle haykıracağım: ‘1915’te Anadolu’da Ermenilere soykırım yapılmamıştır!’. Ardından Türkiye’ye gelecek, Ankara’da Güven Park’ta bir taşın üstüne çıkacağım ve olanca gücümle haykıracağım: ‘1915’de Anadolu’da Ermenilere soykırım yapılmıştır!’… Fransa devleti bir kolumdan, Türkiye devleti öteki kolumdan tutup çekecekler. Belki beni ikiye ayırıp parçalayacaklar. Ama ben söylediklerimden bir adım geriye atmayacağım.’

Ölümüne kadar geri adım atmadı. Fırsat bulduğu her yerde Türkiye’nin 1915’le yüzleşmesi gerektiğini anlattı.

Antalya’da saldırıya hazırlanan bir grubun doldurduğu bir salonda aynı cümleleri korkusuzca tekrarladı. Saldırmaya hazırlananlar bu yiğit sesin karşısında ayağa kalkıp onu alkışladılar…

Marsilya’da ona ‘Sen Kemalizmin ajanısın… Sen Ermenilere ihanet ediyorsun!’ diye bağıran Ermeni milliyetçilerine sözlerinden milim ödün vermeden seslendi. Konuşması bittiğinde salondaki yaşlı Ermeniler sessizce somurtuyor, genç Ermeniler ise onu alkışlıyordu.

Adı Hrant’tı. Soyadı Dink.”

***

“Kaybettiğimiz ne peki? Hakikat ve sahicilik. Biz bir insanı değil, bunları kaybettik. O yüzden daha hakiki ve sahici olduğumuz o ilk günlerde, yüzbinlerce insan yürüyebilmiştik. Ve o yüzden halen en çok o güne sığınırım kendi içimde.”

Şair ve yazar Karin Karakaşlı, gazeteci ve haklar savunucusu aktivist Hrant Dink’in dünyanın en büyük metropollerinden birinde, kendi gazetesinin önünde güpegündüz karanlık güçler tarafından arkadan vurularak katledilmesinin ardından onun cenazesinde yüzbinlerin yürüyüşünün anlamını anlatıyor ve yazısını şu yalın sözlerle bitiriyor:

Hrant Dink’i öldürdüler. El birliğiyle. Ve eller yine ve hep el ele. Birbirinin çamurunu gömmeye. O yüzden, azaltmaya yeltendiklerinde nereden çoğaldığına bakmakta mesele. Her şeyini elinden almaya kalktıklarında senden koparamayacakları o şeye.

Sonra da bir kez daha onun üstüne titremeye…Bu da onlara dert olsun diye.” 

Vakanüvis ÖM

AkGazete-19Ocak2019OsmanKavala-AsenaGnal

***

Osman Kavala’dan Hrant Dink’e mektup: Yüreğim orada

zz17

Gazeteci ve haklar savunucusu aktivist Hrant Dink’in katledilmesinin 12. yıldönümü anmasında, tutuklu iş insanı Osman Kavala’nın Hrant’a mektubunu ‘Hrant’ın Arkadaşları’ndan Asena Günal okudu.

Kavala’nın mektubu şöyle:

Silivri’de olduğum için anmaya katılamıyorum. Yüreğim orada. Hrant’ın arkadaşlarıyla beraber olamamak büyük bir üzüntü. Adalet talep etmenin ne kadar güçlü olduğunu daha çok hissediyorum.

Tüm mağdurlar onların çocukları için adaletin yerini bulmasını istiyoruz. 12 yıl önce burada insanların kardeşlerine ne kadar kolay silah doğrultulabildiğini gördük.

Hrant’ın öldürülmesi bizlerin bir çocuğun katile dönüşmesini nasıl olduğunu daha fazla düşündürüyor. 19 Ocak’ta hukuksuzluğa direnmek için onurlu bir yaşam için bir arada oluyoruz.

AkGazete-19Ocak2019-FilizAli

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Pazartesi  Ali Bilge’yle Ekonomi Politik

EkonomiPolitik20190121

Ekonomi Politik kayıt arşivi

09:50 – 10:00 İzel Rozental ile Haftanın Karikatürleri (Açık Gazete’de yeni köşe)

HaftaninKarikaturleri20190121

Sevgili dostumuz çizer İzel Rozental dünyadan ve Türkiye’den seçtiği haftanın karikatürlerini radyoda anlatıyor.

***

Haftanın Karikatürleri: 21 Ocak 2019

Bu haftaki programda ele aldığımız karikatürler burada:

zz11

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü Oldies

10:30 – 11:00 Kamusla Güreş (Yeni program) / Hazırlayanlar: Didem Gürzap ve Kerem Doğan

Kamusla_gures-21-01-2019_rec.21-01-2019

Kelimelerin, hayata dokunan anlamları, güncel ve geçmişe dayalı anlam ve çağrışımlarıyla tekrar ele alınacağı bir program.

zz8

Kamusla Güreş kayıt arşivi

Kamusla Güreş Twitter

***

Kamusla Güreş, Didem Gürzap, Kerem Doğan, Berber, Kuaför, Açık Radyo 94.9

11:00 – 12:00 Bisiklet Zinciri (Yeni program) / Hazırlayan: Muzaffer Çorlu

21Ocak

Müzik programcımız Muzaffer Çorlu yıllar sonra heyecanlı bir dönüş yapıyor. Programda müzik, film ve bilim üst şemsiyesi altında besteciler, bilim insanları ve dahi siyasetçiler nöro-bilimdeki yeni gelişmelerle birlikte ele alınıyor.

Bisiklet Zinciri kayıt arşivi

12:00 – 13:00 Jazz Club (Yeni program) / Hazırlayan: Dağhan İş

Önceki dönemlerde dansın peşinde koşturan Dağhan İş bu yayın döneminde “İçinden caz geçenler”in peşine düşüyor.

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Babil’den Sonra / Hazırlayan: Ercüment Gürçay

Dünyanın her yanından rüzgâra bırakılmış sesler bu yayın döneminde Pazartesi günleri saat 13.00’te.

zz6

facebook.com/ercumentgr

***

zz9

Bugün Açık Radyo (94.9) Babil’den Sonra programında, 2009 yılında İstanbul’da kurulan “Cafe Aman İstanbul” grubunun kurucuları, sevgili arkadaşlarım Stelyo Berber ve Pelin Süer stüdyoda konuğum olacaklar. Rebetiko müziğinden, kişisel müzik yolculuklarına; Cafe Aman İstanbul’un hikayesine ve daha birçok konuya dair muhabbet edip, Rebetiko şarkılarından seçtiklerimizi dinleteceğiz…

Hepinizi bugün 13.00’de radyolarınızın başına davet ediyoruz…

***

Babil’den Sonra: Stelyo Berber ve Pelin Suer ile Rembetiko ve ötesi

zz4

Stelyo Berber 2009 yılında Pelin Suer ile birlikte “Café Aman İstanbul” grubunu kurdular. Bu hafta Babil’den Sonra’da, Stelyo Berber ve Pelin Suer konuğum oldular, Rembetiko müziğini ve Café Aman İstanbul’u konuştuk.

Çocukluk günlerimde kısa dalga radyo yayınlarıyla Yunan dilini ve müziklerini tanıdım, ama Rembetiko müziğinin ayrımına, 1980’li yılların sonunda Costas Ferris’in 1983 yılı yapımı “Rembetiko” filmini izledikten sonra nail oldum diyebilirim. 1991’de Muammer Ketencoğlu ile tanışmam, 1850-1950 yılları arasında yaşayan Rembetiko müziğini ve kültürünü daha yakından tanımamı sağladı. Bu tanrısal müzik ayrı bir yazı konusu elbette ve bu işi ustalarına bırakmak en doğrusu…

Muammer Ketencoğlu, 1990’lı yılların başında İvi Dermancı ile birlikte “Kompania Ketencoğlu” grubunu kurdu. Başlangıçta zaman zaman Cengiz Onural da buzukisiyle onlara katılıyordu. 1999’de gruba Stelyo Berber ve buzukisiyle Orhan Osman dâhil oldular. Pelin Süer de bazı konserlerde solist olarak sahne alıyordu. İlk konserlerini dün gibi hatırlıyorum. Şişli’de Mihitaryan Derneği’nde verdikleri akustik bir konserdi. Kompania Ketencoğlu, daha sonra yoluna “Muammer Ketencoğlu ve Zeybek Topluluğu” olarak devam etti. Yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda konserler verdiler. İstanbul’daki konserlerinin sıkı takipçilerinden birisi de ben oldum.

Stelyo Berber 2009 yılında Pelin Suer ile birlikte “Café Aman İstanbul” grubunu kurdular. Bu hafta Babil’den Sonra’da, Stelyo Berber ve Pelin Suer konuğum oldular, Rembetiko müziğini ve Café Aman İstanbul’u konuştuk.

Programı buradan dinleyebilirsiniz.

Her ikisi de uzun yıllardır müzikle iç içeler…

Stelyo Berber, İmroz (Gökçeada) doğumlu ve onun anlatımıyla “Rembetiko müziği çocukluk yıllarında yaşadığı İmroz panayırlarında gelip onu bulur.” Berber, sonraki yıllarda İstanbul Rum Patrikhanesi’nde müzik kariyerine başladı. 1990’lı yılların başlarından itibaren Atina’da yaşadığı 7 yıl boyunca dünyada da tanınan, bilinen bir derlemeci ve yorumcu olan Domna Samiu’dan Geleneksel Yunan Halk Müziği dersleri aldı. Samiu ile 1995 yılında Atina 9/8 Concer-Hall’de gerçekleştirilen 30 performansta; 1997’de Atina Plaka Meydanı’nda “Anadolu Şarkıları” konserinde yer aldı ve birçok turnelere katıldı.

Aynı yıllarda ünlü rembetiko araştırmacısı ve koleksiyoneri Panayotis Kunadis’in teşvikiyle rembetiko icra etmeye başladı. 1997- 2001 yılları arasında, Selanik, Pire, Atina gibi kentlerde; Stelyo Vamvakaris, Babis Tsertos, Mario, Giorgos Ksindaris, Giorgos Papazoğlu, Lazaros Kulaksizis, Kiriakos Guvendas, Ross Daly, Nikos Manias, Niki Tramba, Manos Mundakis, Hristos Tsiamulis, Sokratis Sinopulos, Panos Dimitrakopulos gibi önemli yorumcu ve müzisyenlerle aynı sahneyi paylaştı.

İstanbul’a döndükten sonra Muammer Ketencoğlu ile birlikte 1999-2009 yılları arasında, yurt içinde ve yurt dışında birçok konserde solist olarak yer aldı.

Bu dönemde 2003’de Hadass Pal-Yarden ile Kuzey Kıbrıs Gazi Magosa, Kale içinde Yahudice Ladino Şehir Müziği Konseri’nde, 2004’de Kudüs’te Rosa Eskenazi Konseri’nde ve 2005’te de San Francisco’da Yahudi Müzik Festivali’nde sahne aldı.

Stelyo Berber, Donma Samiu ile Kaneloriza (1995) ve Donma Samiu Atina Megaron Salonunda (1999); Hadass Pal-Yarden ile Yahudice Ladino Şehir Müziği / İstanbul, Selanik ve Kudüs’den, Kalan Müzik (2003); Candan Erçetin ile Aman Doktor, DMC (2006); Beyaz Deniz Şarkıları, AEM (2007); Muammer Ketencoğlu ile İzmir Hatırası, Kalan Müzik (2007) albümlerinde yer aldı; Limnos, Semadirek, İmroz ve Tenedos Şarkıları- FM RECORDS (1997), İstanbul Laternası – Kalan Müzik (1999). Rembetiko/Aşk, gurbet, hapis ve tekke şarkıları – Kalan Müzik (2007). İstanbul Rum Patrikhanesi Baş mugannisi İakovos Nafpliotis’in taş plak kayıtları – Kalan Müzik (2008). Pera Güzeli Laterna, Z Müzik Yapım (2010) albümlerini derledi.

2009 Mayıs’ından bu yana, Pelin Suer ile birlikte kurdukları, “Café Aman İstanbul” grubunda solist olarak yer alan Stelyo Berber, İstanbul Rum Patrikhanesi’ndeki mugannilik görevi ve profesyonel sahne çalışmalarının yanı sıra, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümü’nde eğitimine devam etmektedir.

Pelin Suer ise İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler bölümünden 2002 yılında mezun oldu. Paralel olarak, Pera Güzel Sanatlar Okulu’nda ‘Flamenko Dans’ öğrenimi gördü. Bu süreçte ve sonrasında, birçok dans gösterisi ve programa katıldı. Bir süre Flamenko eğitimi verdi. Ardından Atina’nın ünlü dans okulu ‘Lykeio Ellinidon’da Hrisoula Tsardi ile Yunan Halk Dansları eğitimine devam etti. Beraberinde Atina Üniversitesi’nde Yunan Dili eğitimi aldı. 2000 yılından bu yana Rembetiko şarkılar seslendiren Pelin Suer, içinde Muammer Ketencoğlu ve Buzuki Orhan Osman’ın da bulunduğu birçok grup ve oluşumun içerisinde solist olarak yer aldı. Yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda konser verdi.

Bulgar yönetmen Adela Pavea’nın ‘Bir şarkının hikâyesi’ adlı belgeselinde yorumcu ve oyuncu olarak bulundu (2002). Yorgos Zervas’ın “Mou lene na min s’agapo” (Bana seni sevmememi söylüyorlar) adlı, İzmir ve İstanbul Rum şarkıları üzerine hazırladığı belgeselde yorumcu olarak yer aldı (Selanik Belgesel Festivali ikincilik ödülü, 2002). ‘Ölümüne Sevdalar’ adlı dizide Yunanca şarkıları seslendirdi (Show TV 2005). Stelyo Berber ile birlikte, Kalan Müzik tarafından yayımlanan ‘Rembetiko’ albümünü hazırladı (2007). ‘Rembetiko ve Dans’ seminerleri hazırlayıp sundu (2007). 2009 yılından bu yana, kurucularından olduğu “Café Aman İstanbul” grubunda, solist olarak yer almaktadır. 2012 yılında “fasl-ı Rembetiko” adlı albümleri yayınlanmıştır.

İki usta müzisyen 2009’da kurdukları Café Aman İstanbul grubu ile 28 Ocak Pazartesi saat 20.00’de, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, “İstanbul’a Dair Türkçe ve Rumca Şarkılar” başlıklı bir konserde bir kez daha İstanbullu sevenleriyle buluşacaklar.

Café Aman İstanbul müzisyenlerine göre “Şehirlerin şehri İstanbul tarih içinde ve günümüzde medeniyetlerin ve kültürlerin kesiştiği ve birlikte var olmaya devam ettiği, zengin bir armoniyi barındırıyor. Geçmişten günümüze gelen bu kültürel miras; her zaman bu topraklarda yaşayan halklara ilham kaynağı olmuş, birlikte yaşama kültürünü de beslemiştir.”

Konserde, Café Aman İstanbul grubu müzisyenleri izleyenleri İstanbul’un tarihi semtleri Pera, Tatavla, Fener ve Galata’dan Türkçe ve Rumca şarkılarla bir müzik yolculuğuna çıkaracaklar.

Ercüment Gürçay

14:00 – 14:30 Hamişden Sesler / Şenay Özden ve Özhan Önder / Suriye ve Suriyeliler hakkında sürgünden sesler

HamisdenSesler20190121

Hamişten Sesler kayıt arşivi

14:30 – 15:30 Opus 94 9 / Berna Uzunoğlu

Daha önceki dönemlerde her bölümünü dâhi bir besteciye ayrılan programda, 39. yayın döneminden itibaren her bölümünü bir müzik enstrümanına ayrılıyor.

15:30 – 16:30 Yolgeçen / Rahmi Öğdül ve Evrim Altuğ / Hayatî ve kitabî patikaların kesiştiği yol ağızlarında ayaküstü konuşmalar

yolgecen_21.01.2019

yolgecen_21.01.2019_201901

***

zz8

23,5 Hrant Dink Vakfı Hafıza Mekânı projesi sürecini belgeleyen Nayat Karaköse imzalı raporun vesilesiyle, Sn.Dink anısına saygıyla Pazartesi, 21 Ocak 2019’da saat 15.30’da Açık Radyo Yolgeçen programımızda, sevgili Zeynep Sayın ile birlikte olacağız

***

Yolgeçen’de Zeynep Sayın’la söyleşi: Hrant Dink Hafıza Mekanı

zz5

Zeynep Sayın’la ‘Hafıza Mekânı’ kavramı ve emsallerini büyüteç altına aldık.

Hrant Dink Vakfı, Hrant Dink Hafıza Mekânı’nın oluşum detaylarını, Nayat Karaköse imzalı arşivsel değerde bir rapor refakatinde kamuoyu ile paylaştı. Açılışı için nisan ayının düşünüldüğü hafıza mekânı, Agos gazetesinin İstanbul Şişli’deki tarihi Sebat Apartmanı’nda yer alan eski ofisinde şekillenecek. 1920’lerin mimarî karakterini yansıtan yapı, aynı zamanda İstanbul Emek Sineması ile Nişantaşı Marmara ve Sümer apartmanlarına da imzasını bırakmış Rafael Alguadiş tarafından tasarlanmıştı. Sanatçı Sarkis’in ‘Acılara dair bir pırlanta’sıyla da taçlanacak merkez, adını Dink’in 23 yıl evvel yazdığı, halklar arası umut ve şifa yüklü, gelecek kuşaklara sevgiyle bakan ‘23,5’ başlıklı bir köşe yazısından alıyor. Yolgeçen programı olarak biz de, Metis Yayınları’ndaki ‘İmgenin Pornografisi’ ve ‘Ölüm Terbiyesi’ ile daha önce yayımladığı ‘Kötülük Cemaatleri’ gibi klasikleşmiş kitaplarıyla tanıdığımız Zeynep Sayın’ı bu konuda ağırladık, ‘Hafıza Mekânı’ kavramı ve emsallerini büyüteç altına aldık.

16:30 – 17:00 Hariçten Sanat (Yeni Program) / Gezegenden Kültür-Sanat Haberleri  / Hazırlayan: Çelenk Bafra

HarictenSanat20190121

acikradyo.com.tr/program/144512/kayit-arsivi/hariçten-sanat

Programda özellikle Türkiye’yi ilgilendiren ve/ya Türkiye’den katılımcılara yer veren uluslararası sanat gündeminden bir kesit sunulacak. Müzeler, bienaller ve sergilere özellikle odaklanarak geniş bir perspektifle sanat, mimarlık, tasarım ve müzecilik alanlarındaki yeni gelişmeleri, haberleri ve güncel tartışmaları incelenecek.

Hariçten Sanat kayıt arşivi

***

Pinar Ogrenci ile Pazartesi Haricten Sanat programinda Gwangju ve Atina Bienali ile District Berlin’deki sunum performansini konusuyoruz Açık Radyo 94.9 Pazartesi 16.30’da #celenkbafra #harictensanat #pinarogrenci#acikradyo

***

Bugün saat 16.30’da Açık Radyo, Hariçten Sanat programında Celenk Bafraile yaptığımız sohbeti dinleyebilirsiniz. Atina ve Gwangju Bienali deneyimlerinden 30 Ocak’ta District Berlin’de gerçekleştireceğim Purple Panic:43 sunum performansına kadar birçok şeyi konuştuk. Teşekkürler Çelenk!
Açık Radyo 94.9 DISTRICT-BERLIN Kunst und Kulturförderung#celenkbafra #purplepanic43 District Berlin #lectureperformance

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Duygu Arın, Yinon Muallem, Levent Öget ve Harun İzer

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Pazartesi Murat ‘Mrt’ Şeçkin ile Kadıköy Postası

Kadıköy’deki kültür-sanat takviminin tutulduğu programda Tayfun Polat’ın Kadıköy’den göçüyle oyuncu değişikliğine gidildi. Yine bir Kadıköylü Murat ‘Mrt’ Seçkin aramıza katıldı.

Açık Dergi Pazartesi Halk Takvimi (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Kansu Şarman

HalkTakvimi20190121

Meteoroloji öncesi iklim bilgeliğinin güncelliği ve iklimin tarihe etkisi hakkında haftalık raporlar ve anekdotlar, Kansu Şarman tarafından bu yayın döneminde Açık Dergi içinde ele alınıyor.

Açık Dergi Pazartesi  Haftanın Albümü

20:00 – 21:00 Yerli / Tayfun Polat / Ana akımın dışında kalanlar

yerlisetler.wordpress.com/

mixcloud.com/tayfun-polat/ 

facebook.com/tayfun.polat

***

zz9

Anemonlar açtı ama biz 351. “yerli”de, bugün hala 2018 muhasebesini kapatıyoruz. Saat 20:00’dan itibaren Açık Radyo 94.9 ve acikradyo.com.tr üzerinden dinleyebileceğiniz programın çalma listesi de aşağıda.
#yerlisetler #yerli2018 #acikradyoNekropsi – Sekizler
Kök – Sanki
KLAN – Tonick
Skata – T33
In Hoodies – Coo Coo
Kutay Soyocak – Hiçbir Şey
PONZA – Gold and Round
Durukan Betses – Dipsiz Kuyu
Umut Çetin – Seyrek
Can Güngör – Teselli

 — Datça Burgaz Mevki‘de.

21:00 – 22:00 Vertigo / Hilmi Tezgör ve Osman Öztürk / Savrulan şarkılar

vertigo500.blogspot.com/

22:00 – 23:00 Ahtapotun Bahçesi / Cem Sorguç / Alter-latif müzik

ahtapotunbahcesi.blogspot.com/

23:00 – 24:00 Ay Palas / Tolga Yağlı / Bağımsız müzik

aypalas20190121

aypalas.blogspot.com/

***

zz5

01. Cass McCombs – The Great Pixley Train Robbery / Tip Of The Sphere
02. Bobbie Gentry – Louisiana Man / The Delta Sweetie
03. Bobbie Genry – Courtyard / The Delta Sweetie
04. Smog – Rock Bottom Riser / A River Ain’t Too Much To Love
05. Jozef Van Wissem – You Know That I Love You / We Adore You, You Have No Name
06. Meg Baird & Mary Lattimore – Fair Annie / Ghost Forests
07. Alela Diane – Song For Sandy / Cusp
08. Josephine Foster – Faithful Fairy Harmony / Faithful Fairy Harmony
09. Grouper – Birthday Song / Grid Of Points
10. Deaf Center – Movements/The Ascent
11. Low – Always Up / Double Negative

24:00 – 01:00 Asfalya (Yeni program) / Hazırlayan: Gülşah Görücü

Asfalya programında Gülşah Görücü, güncel müzik sahnesinden saykodelik (psychedelic) – rock, eklektik – rock ve blues – rock parçalarına yer veriyor.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

08:50 – 09:00 Nasrettin Hoca Hikâyeleri (Yeni program) / Orhan Veli Kanık / Yapı Kredi Yayınları / Açık Radyo ekibi okuyor.

Bu yayın döneminde Pazar sabahlarına Orhan Veli Kanık’ın şiirli ve sihirli kaleminden çıkma Nasrettin Hoca Hikâyeleri ile başlıyoruz.

09:00 – 10:00 Gezgin’in Şarkısı / Rönesans’tan Barok Dönem’e yaratıcı dehanın keşfi / İlknur Akman Erk

Rönesans’tan Barok Dönem’e uzanan uzun, çok yaratıcı ve verimli bir çağın bestecilerini, eserleriyle birlikte tanıtmayı amaçlayan bir program bu dönem Açık Radyo’da yayında.

09:50 – 10:00 La Fontaine’in Masalları (Yeni program)

“Bu Bizim ezelî bir derdimizdir/

Asıl Düşmanımız Efendimizdir”

Orhan Veli çevirisiyle bir yıl boyunca her pazar bir fabl okuyoruz.

10:00 – 10:30 Bir Dolap Kitap / Banu Aksoy ve Yıldıray Karakıya / Her yaş için çocuk kitabı

birdolapkitap.com/

birdolapkitap.com/radyo-arsivi/

10:30 – 11:00 Botanitopya (Yeni program) / Sesli Doğa Tarihi Müzesi / Hazırlayan: Benan Kapucu

Botanitopya_20.01.2019rec.18-01-2019-

Bitkiler âleminin tuhaf ve muhteşem dünyasını belgeleyen botanik sanatına dair her şeyin konuşulacağı bir program.

Botanitopya kayıt arşivi

https://twitter.com/botanitopya

https://www.instagram.com/botanitopya/

botanitopya@gmail.com

***

zz3

Botanik illüstrasyonu alanında çığır açmış; gezgin bir bahçıvan ve bitki ressamının hikayesini anlatacağım bugün. 1700’lerden bir portre: Georg Dionysius Ehret. acikradyo.com.tr/stream/ 10:30’da 94.9 Açık Radyo’da buluşmak üzere…@botanitopya @acikradyo#georgdionysiusehret

zz4

zz5

zz6

zz7

11:00 – 12:00 Mekânlar ve Çağlar İçinde Ses / İştar Gözaydın / İskender Savaşır

facebook.com/istar.gozaydin

12:00 – 13:00 Dünyayı Dinliyorum / Zekeriya Şen / Bir dünya müziği programı (Radio MultiCult 2.0 ile ortak yayın)

soundcloudcom/tıkabasamuzik

13:00 – 14:00 Ma’nın Tınısı / Hakan Ünseven / Anadolu müziğinin çağdaş yorumları

archive.org/details/@alabanda

14:00 – 15:00 Dilden Dile Titreşimler / Emre Dağtaşoğlu / Türk halk müziği

DildenDileTitresimler20.01.2019

 dildendiletitreimler.blogspot.com

***

(Destekçi: İbrahim Demirci)

  1. Yüce Dağ Başında Yoncalar Köksüz – Musa Eroğlu
  2. Nem Kaldı! – Umut Sülünoğlu
  3. Akşam Olur Karanlığa Kalırsın – Umut Sülünoğlu&Ünal Sofuoğlu
  4. Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden – İsmail Çakır
  5. Dost Bağının Meyvaları Erişti – İsmail Çakır
  6. Sen Bir Ceylan Olsan – Umut Sülünoğlu
  7. Geldi Vedalaştı Bir Zülfü Siyah – Onur Kocamaz
  8. Ne Kaçarsın Benden! – Ahmet İhvani
  9. Bu Ne Sevdadır Be Gönül! – Erdem Baba

15:00 – 16:00 Musıkî Arşivi / Bülent Aksoy / Musıkî icrasının geçmişine ayrıntılı bir bakış

16:00 – 17:00 Müzik Pazarı (Yeni program) / Hazırlayanlar: İlke Boran ve Elif Damla Yavuz

Müzik bilimi alanındaki güncel akademik araştırmalar, çeviri ve özgün kitaplar, yürütülmekte olan projeler, müzik alanındaki üretimler ve bu üretimlerin arkaplanını oluşturan düşünsel, kurumsal, toplumsal dinamikler ve aktörler… Ve, müzikle ilgili güncel tartışmaların yer aldığı bir program

17:00 – 18:00 Modernin Sesi / Aykut Köksal / Dört yüzyıllık müzik serüvenine derkenar

20. yüzyılın yazgısını tayin eden Devrim, bir bestecinin de yaşamını belirledi. Onu kimi kez kahraman ilan etti, kimi kez vatan haini. Besteci ise yalnızca müziğin peşinden gitti. Adı Dimitri Şostakoviç’ti… Açık Radyo’da, Devrim’in yüzüncü yıldönümünde, Şostakoviç dizisi yeniden Modernin Sesi’nde…

***

OLIVIER MESSIAEN’DAN “ORG KİTABI”

zz2

Bu pazar (20 Ocak), Aykut Köksal’ın hazırlayıp sunduğu Modernin Sesi’nde, Olivier Messiaen’ın yenilikçi yazısını doruk noktasına ulaştırdığı, 1951 tarihli “Org Kitabı” başlıklı 7 bölümden oluşan büyük yapıtını dinleyeceğiz. Geçen hafta dinlediğimiz “Dört Ritim Çalışması”ndan elde ettiği sonuçlar son derece karmaşık yapılar oluşturarak “Org Kitabı”nda ortaya çıkıyor. Bu yapıtı, Paris Notre Dame Katedrali’nin orgunda Olivier Latry seslendirecek.

Modernin Sesi her pazar saat 17:00’de, Açık Radyo 94.9’da…

19:00 – 20:00 Türlü (Programın yayın gününde değişiklik) / Hazırlayanlar: Ahmet Ali Arslan ve Ozan Sarohan

Bu civardan müziklerin çalındığı Türlü,  43. yayın döneminde Pazar günleri saat 19.00’da.

20:00 – 21:00 The Big Easy / Aylin ve Varol Ünel / New Orleans kültürü ve müziği

New Orleans müziğinin ve kültürünün işlendiği The Big Easy bu yayın döneminde saat 20’de.

21:00 – 22:00 Değişen Zamanlar / Mahir Ilgaz, Altuğ Güzeldere ve Güven Güzeldere / Bob Dylan şarkılarıyla yarım yüzyıl

“Bob Dylan şarkılarıyla yarım yüzyıl” şiarıyla yola çıkan programda Dylan’ın yaşamı, şarkıları üç Dylan sever tarafından didik didik edilecek.

22:00 – 23:00 Sarhoş Atlar Zamanı / Akif Burak Atlar / Konu parantezinde rock

sarhosatlarzamani.tumblr.com/

mixcloud.com/SarhosAtlarZamani/

23:00 – 24:00 Jirayr’ın Walkman’i / Bilindik Ermeni müziğinin öbür türlüsü / Saro Usta ve Vartan Estukyan

Bildiğimiz Ermeni müziğinin dışında kalan Ermeni müzisyenlere, müziklere yeni üretimlere yer verilen bir program.

24:00 – 01:00 Mixed Folder / Elçin Özsoy / Türlerden bağımsız bir müzik programı

“Türlerden bağımsız bir müzik programı” şiarıyla yola çıkan programda her hafta bir karışık kaset hazırlıyoruz.

01:00 – 02:00 ÆVOM (Yeni program) / Hazırlayanlar:ÆVOM ekibi ve konukları

Kendini ‘aidiyetsiz ve sınırsız kolektif’ olarak tanımlayan yeni bir kolektif ÆVOM. İsmini latincede ‘sonsuzluk’ kelimesinden alıyor. Yıllardır Emre Aksoy’un sürdürdüğü Yerin Dibi programı bu yayın döneminde ÆVOM ekibi ve konuklarının seçkisiyle türlerarası kolektif bir müzik programına dönüşüyor.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

08:50 – 09:00 Nasrettin Hoca Hikâyeleri (Yayın sıklığında değişiklik) / Yazan: Orhan Veli Kanık / Okuyan: Mesut Özkeçeci

Pazar sabahları yayınlanan Nasrettin Hoca Hikâyeleri bu yayın dönemi hem Cumartesi, hem de Pazar.

09:00 – 10:30 Radyo Agos / Haftalık Agos gazetesinin penceresinden Türkiye ve Dünya gündemi. Agos’un mutfağından haberler, söyleşiler, olaylar

RadyoAgos20190119

Radyo Agos kayıt arşivi

10:30 – 12:00 Şansonlar (Yeni program) / Fransızca şarkılar dünyasında bir devr-i âlem / Hazırlayan: Cengiz Işılay

12079 listebaşı olmuş şarkıyı radyoya taşıyan Cengiz Işılay bu yayın döneminde Fransız Şansonlarına ve Fransız popüler müziğinin seçme örneklerine el atıyor.

12:00 – 13:00 Dünya Dönüyor / Naim Dilmener / ’Türkçe Pop’un 50 yılı

diskotek.info/ (Naim abinin “Bu sitede milyon hazine var” diyerek önerdiği site)

***

zz4

Zeynep Sayın ve Jülide Özçelik ile Açık Radyo’da

zz3

Jülide Özçelik ile Açık Radyo’da

13:00 – 14:00 Açık Deniz / Beysun Gökçin / Üç tarafı denizlerle çevrili bir radyo programı

AcikDeniz20190119

Açık Deniz kayıt arşivi

facebook.com/beysun.gokcin

14:00 – 15:00 Fizan Ekspresi / M. Bülent Kılıç / Farsî dünyanın müziği

facebook.com/Fizan-Ekspresi

‏16:00 – 15:00 Sadânüvîs (Yeniden program) / Hazırlayan: Cemal Ünlü

Açık Radyo’nun efsane programlarından Sadanüvis geri dönüyor. Fonograf, gramofon ve taş plak kayıtları Cemal Ünlü’nün anlatımıyla Cumartesi günleri saat 15.00’de Açık Radyo’da

16:00 – 17:00 Dünyanın En Güzel Müzikleri (Yeni program) / Reha Uz’a Göre

Reha Uz’un 60 yıllık müzik dinleme serüveninden eleğin üzerinde kalanları paylaştığı çok öznel, çok özel bir müzik programı

17:00 – 18:00 Music of the World İstanbul / Refika Kadıoğlu ve Kutay Derin Kuğay / Tokyo’dan Barcelona’ya müzik ve ötesi

facebook/Kutay Derin Kuğay

 

18:00 – 19:00 Connections / Tim Hallam / 60′lar ve 70′lerde pop

connectionstr.blogspot.com/

mixcloud.com/tim-hallam/

19:00 – 20:00 Tighten Up / Simon Johns / Tematik bir müzik programı

tightenupwithsimonjohns.blogspot.com/

20.00 – 21:00 Woman to woman (Yayın gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Seda Aktaş, Ahmet Uncu ve Emir Akçit

Farklı zaman ve coğrafyalarda erkek egemen toplumun çeşitli alanlardaki adaletsizliğine boyun eğmeden değişim isteyen, duygularını müziğiyle var etmiş kadınlara dair Woman to Woman, bu yayın dönemi Cumartesi günleri 20’de..

21:00 – 22:00 High Times / Ras Memo/ Reggae

22:00 – 23:00 Beton Orman / Da-Frogg Eyez /  Reggae, Dub ve alt türleri

8 yıl aradan sonra Beton Orman, Reggae, Dub ve alt türlerinin pozitif titreşimlerini yaymak için döndü.

23:00 – 24:00 Login / Christopher Çolak / Elektronik müziğin alt türleri ve tüm renkleri

24:00 – 01:00 Lovaj / Ahmet Güneş / Elektronik ağırlıklı müzik

lovaj.com/

01:00 – 02.00 Flow (Yeni program) / Hazırlayan: Özgür Özer

Flow11

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/17

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak, Emre Gülşer

acikgaste_18-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Okulu kırmak mı? Yok canım, geleceğimizi kurtarmak için mücadele ediyoruz.”

Belçika’nın başkenti Brüksel’de okullarını kıran ve iklim adaleti için sokaklara dökülen 13 bine yakın gencin taşıdıkları pankartlardan biri. (Washington Post)

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Cuma Sezin Öney’le Seyyare: Türkiye ve Dünya Olayları Arasında Paralellikler, Karşılaştırmalar

Seyyare20190118

Seyyare kayıt arşivi

09:30 – 10:00 Cuma Alp Ulagay ile Spor

Spor20190118

10:00 – 10:30 Duman / Yazan: Ivan Sergeyeviç Turgenyev / Okuyan: Eraslan Sağlam / İş Bankası Kültür Yayınları

Açık Radyo’da klasik edebiyat okumaları / İvan Sergeyeviç Turgenyev 200 yaşında

10:30 – 11:00 Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam / Leyla Aslı Ünlübay

TohumdanHasadaEkolojikYasam20190118

facebook.com/bugdaydernegi/

Tohumdan Hasada Ekolojil Yaşam kayıt arşivi

***

Yine, yeniden kenevir!

zz6

Buğday Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Aslan Ünlübay’ın hazırlayıp sunduğu Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam Programı’nda bu hafta, kenevir üretimi ve 19 Ocak’ta ki Kenevir Forumu konuşuluyor.

Kenevir üreticisi Emir Polat’ın konuk olarak katılacağı programımız, yarın (18 Ocak) saat 10.30’da Açık Radyo’da. (94.9)

Radyonuz Açık olsun!

11:00 – 12:00 Yeter ki İste / Hazırlayanlar: Elena Polyakova ve Alper Dalkılıç

yeterkiiste_19-01-2019

Ultra maratoncu çiftimiz Elena Polyakova ve Alper Dalkılıç’ın farklı disiplinlerden amatör ve profesyonel sporcu konuklarıyla alanlarındaki deneyimleri paylaştıkları Yeter ki İste, bu yayın döneminde bir saatlik bir program formatıyla dinleyiciyle buluşuyor.

***

Language Turkish
Yeter ki İste’ nin bu bölümdeki konukları bizleri farklı farklı mecralara ve maceralara sürüklüyor. Altuğ Şenel, yürüyor, yazıyor, Magma yolcusu, gördüklerini paylaşıyor, tarihi yollar ondan sorulur, “Adım Adım Likya Yolu” kitabı sonrasında yeni kitabı yolda… Diğer konuğumuz Dinçer Sertkaya ile Kaçkar Ultra Maratonu’ nda tanıştık, kendisini her an her yerde, her türlü sporda, muhteşem coğrafyalarda ve zorlu anlarda kendini fotograflarken ve bu anları ölümsüzleştirirken görürüz. Konuklarımız iş yaşamları ile hobilerini nasıl yaşam tarzı haline getirdiklerinden bahsederken eminiz sizler de harekete geçmek için sabırsızlanacaksınız.

12:00 – 13:00 Caz Türbülans / Recep Şencan / Cazda serbest dolaşım

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Önce Sağlık (Yeniden program) / Hazırlayanlar: Betigül Öngen, Ayşegül Tözeren ve Selim Badur

OnceSaglik20190118

Kış yaklaşıyor ve havalar her defasında daha da kestirilemez oluyor. Önce Sağlık, her sefer olduğu gibi, bu kışın tekinsiz havalarında da nöbette.

14:00 – 14:30  Bir Yaşam Dili (Yeni program) / Hazırlayanlar: Deniz Spatar ve Canan İrtem

BirYasamDili18.01.2018rec20.12.2018

BirYasamDili18.01.2018rec20.12.2018_201901

İsmini Marshall Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim – Bir Yaşam Dili kitabından alan programda, anlaşmazlık içindeki bütün tarafları empati ile can-ı gönülden dinleyerek anlama, bu yoldan bağlantı kurarak işbirliği zemini yaratma ve herkesin ihtiyacının gözetildiği ortak çözümler üretme sanatı olan Şiddetsiz İletişim, çeşitli boyutları ile ayrıntılı olarak ele alınıyor.

14:30 – 15:30 Wanderer / Can Denizci / (Richard Wagner özel programı)

Doğumunun 200. yılında Richard Wagner özel programı. 19. yüzyıl operasının en önde gelen iki isminden biri olan ve müziğin üst dilinin üstadı sayılan Wagner’in hayatı ve eserleri Wanderer’de

15:30 – 16:30 Sinefil / Melis Behlil ve Yeşim Burul Seven / Sinemasever muhabbetleri

Sinefil kayıt arşivi

16:30 – 17:00 Kavanozdaki Yıldız (Yeni program) / Hazırlayanlar: İsmail Başöz, Haluk Levent ve Mustafa Yılmazer

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin toplumsal ve ekonomik etkilerini  kapsamlı biçimde ele almaya gayret eden bir program.

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

facebook.com/benbugunbiseyogrendim

Açık Dergi Cuma Ceyhan Usanmaz’la Bu Köşe Kitap Köşesi

***

Haftanın kitabı ‘Bitkilerin Bildikleri’: Bitkiler de bizi kokluyor mu?

zz10

‘Bitkilerin Bildikleri’ isimli kitabının her bölümünde bir insan duyusunda odaklanmış ve bu duyunun insanlardaki işleviyle bitkilerdeki işlevini karşılaştırmış, benzerliklerin peşine düşmüş.

Bitkilerin karşısına geçip onlarla bir insanmış gibi konuşmanın gelişimlerine olumlu katkıda bulunduğuna dair söylentiler eminim sizin de kulağınıza gelmiştir. (Bir zamanlar ünlenmiş bir kitaptan yola çıkarak bitkilerine kitap okuyanlar, klasik müzik dinletenler de olmuştu!) Buna inanıp inanmamak size kalmış tabii ki ama en azından deney yapma imkânımız var ve başlangıç olarak da evdeki çiçekleri kullanabiliriz pekâlâ…

Bitkilere insanmış gibi davranan, daha doğrusu onlara insani özellikler atfeden bir isim daha var. Biyolog Daniel Chamovitz, bir bitkinin ‘gördüklerini’ veya ‘duyduklarını’ araştırırken, bitkilerin gözleri veya kulakları olduğunu iddia etmiyor elbette ama ‘Bitkilerin Bildikleri’ isimli kitabının her bölümünde bir insan duyusunda odaklanmış ve bu duyunun insanlardaki işleviyle bitkilerdeki işlevini karşılaştırmış, benzerliklerin peşine düşmüş. Dolayısıyla, kitapta “Bitkilerin Gördükleri”, “Bitkilerin Hissettikleri” ve hatta “Bitkilerin Hatırladıkları” gibi başlıklar görmek şaşırtıcı değil; üstelik “Bitkilerin Kokladıkları” başlıklı bölümü görünce de ister istemez, yanlarına yaklaştığımızda bitkiler de bizi kokluyor mu, diye sorarken bulabiliyorsunuz kendinizi!

Şöyle yazmış Daniel Chamovitz: “Bitkiler kendilerine özgü çeşitli kokular yayar. Yazın bir bahçede yürürken aldığımız gül kokularını, sonbaharın ortalarında burnunuza gelen yeni kesilmiş ot kokusunu veya geceleri çiçek açmış yasemin kokularını düşünün. Pazarda olgun muzlardan yayılan ve envai çeşit kokuyla karışarak burnunuza gelen o tatlı kokuya ne buyurulur. Hiç bakmadan bir meyvenin yenmeye hazır olduğunu anlarız. (…) Bu kokuların çoğu, bitki ve hayvanlar arasındaki karmaşık iletişimde kullanılır. Bu kokular polen taşıyıcılarını çiçeklere, tohum taşıyıcılarını meyvelere çeker, hatta yazar Michael Pollan’ın da belirttiği gibi, insanları çiçekleri dünyanın her tarafına yaymaya teşvik eder. Ama gördüğümüz üzere, bitkiler yalnızca koku yaymakla kalmayıp başka bitkileri de koklarlar.”

Daniel Chamovitz’in ‘Bitkilerin Bildikleri‘ isimli bu çalışması, aslında Türkçede geçtiğimiz eylül gibi yayımlandı ama gördüğü ilgi neticesinde yakın bir zaman önce üçüncü baskısı yapıldı. Yuval Noah Harari’nin Sapiens’i gibi bir ‘fenomene’ dönüşür mü emin değilim ama şu sıralar Türkçede en çok ilgi gören popüler bilim kitaplarından biri durumunda.

Bitkilerin Bildikleri

Daniel Chamovitz

Çev. Gürol Koca

Metis Yayınları, 2018, 159 s.

bitkilerin bildikleri ile ilgili görsel sonucu

Dipnot: Bitkilerle ilgili, en az Bitkilerin Bildikleri kitabı kadar ‘ilginç’ bir kitabın daha adını anmalıyız burada. Michael Pollan’ın Türkçede 2011 yılında –Sevin Okyay çevirisiyle– Domingo tarafından yayımlanan Arzunun Botaniği isimli kitabı.

Arılar ile çiçekler arasındaki alışveriş malumdur; bir tarafta bal yapmak için nektar ve polen toplayan arı vardır, diğer tarafta da arıya istediklerini vererek genlerini uzaklara yayan çiçek. “Birlikte evrim” olarak adlandırılan kavramın klasik bir örneğini ifade eden bu kadim ilişkiye Pollan ise farklı bir noktadan yaklaşıyor. Yaban arısının muhtemelen bahçede kendisini bir özne, nektar damlası için yağmaladığı çiçeği de nesne olarak gördüğünü düşünen Pollan, arının göremediği büyük resimde odaklanarak meselenin aslını şöyle ortaya koyuyor: Arı kendisini istediği kadar özne olarak görsün, aslında, “Çiçek arıyı, polenini çiçekten çiçeğe taşıması için zekice kullanmıştır.”

Bu noktada Pollan’ın, bahçesinde, arıların çevresinde vızıldayıp durduğu çiçek açmış bir elma ağacının civarına sebze sıraları ekerken aklına takılan soru şu olur: “Bu bahçede (ya da herhangi bir bahçede) insanoğlunun rolü ile yaban arısının rolü arasında ne gibi farklılıklar var?” Ya arının göremediği “büyük resim” aslında kendi bahçesinde hangi türlerin serpilip gelişeceğine ve hangilerinin yok olacağına yalnızca kendisinin karar verdiğini düşünen bir insan için de geçerliyse? “Bitkileri ben seçerim, yabani otları ben yolarım, ekini ben hasat ederim,” gibi cümleler yalnızca birer kibir ifadesiyse? İşte Pollan’ı, Arzunun Botaniği kitabını yazmaya iten soru da bu düşüncelerin hemen ardından gelir: “Bu patatesleri ekmeyi ben mi seçtim, yoksa bunu bana patates mi yaptırdı?”

2009 yılında PBS tarafından iki saatlik belgesel haline de getirilen ‘Arzunun Botaniği’“İnsan ve Doğa hakkında farklı türde bir hikâye anlatıyor; bizi Yerküre’de yaşam denilen bu karşılıklı büyük ağın içine geri yerleştirmeyi amaçlayan bir hikâye bu.”

Açık Dergi Cuma Zîn (Açık Dergi’de yeniden köşe) (15 Günde 1) / Hazırlayan: Mehmet Said Aydın

Yazar ve editör Mehmet Said Aydın Açık Dergi’ye geri dönüyor. Farklı kültürlerden ve alfabelerden beslenen Türkiye Edebiyatı’nın tarihinden notlar ve güncel gelişmeler, tartışmalar her hafta Açık Dergi’de.

Açık Dergi Cuma Duygular Sözlüğü ( Açık Dergi’de yeni köşe) / Yazan: Tiffany Watt Smith / Çeviren: Hale Şirin / Okuyan: Ömer Madra / Kolektif Kitap

Neredeyse her şeyin sözlüğünü yayınlama sürecine giren Açık Dergi yeni yayın döneminde duyguları da işin içine karıştırmaya karar verdi! Tiffany Watt Smith’in kaleme aldığı ve Kolektif Kitap tarafından Türkçe’ye kazandırılan Acımadan Zevklenmeye Duygular Sözlüğü, Ömer Madra’nın sesinden Cuma akşamları birer maddeyle radyo yayınına karışıyor.

Açık Dergi Cuma Üçüncü Mekan (Açık Dergi’de yeni köşe) ( 15 Günde 1) / Hazırlayan: Sevil Sarp

UcuncuMekan20190118

Dergi’nin Sevil Sarp tarafından hazırlanıp sunulan bu yeni bölümünde 15 günde 1 İstanbul’da faaliyette bulunan bir kütüphaneye gidiyoruz. Kullanıcıların ve çalışanların konuk edildiği program şehrin kültür haritasına mütevazı ve fakat kendince önemli bir katkıda bulunmayı hedefliyor.

Açık Dergi Cuma Mazruf (Açık Dergi’de yeni köşe) (15 Günde 1) / Hazırlayan: Murat ‘mrt’ Seçkin ve Audioban

İki haftada bir yayımlanan “Mazruf” müzik sektöründe, özellikle bağımsız sahnede yer alan kolektif, müzisyen ve projelerin yanı sıra, sahne arkası – yani masabaşı –işleri yüklenen ekip ve kişilerin seslerine de kulak veriyor. Mülakatlar ve bolca müzik eşliğinde ve 15 günde bir.

Açık Dergi Cuma Bir Baba Indie ile Başköşe (Açık Dergi’de yeni köşe) (15 Günde 1) / Hazırlayanlar: Tuğçe Yapıcı ve Cihad Satıroğlu

Bir Baba Indie ekibi ise yine 15 günde 1, yerli sahneden bir müzisyenle kendi albümü üzerine derin bir söyleşi ve dinleme seansı sunuyor

20:00 – 21:00 Koyu Mavi / Gülçin Orgun / Türler arası

koyumavi_18.01.2018

koyumavi.org/

***

zz1

15 farklı yorumu ile
You Are My Sunshine
Nat King Cole
Bing Crosby, Victor Young Orchestra
Aretha Franklin
Ray Charles
Chuck Berry
Dick Dale and His Del-Tones
The Pine Ridge Boys
Bob Dylan, Johnny Cash
Mississippi John Hurt
Low
Lefover Cuties
Kitty Kallen
Papa Winnie
Yusuf İslam
Leslie West
bu akşam
saat 20-21 arasında
Koyu Mavi’de.

21:00 – 22:00  Aşağı Mahalle / Ümit Baykara / New York Downtown Cazve ötesi…

twitter.com/asagimahalle

22:00 – 23:00 Mint / Efkan Kula ve Mert Emcan / Gıcır cızır plâklar

mixcloud.com/mertemcan/

Alternatif rock’ın geçmiş ve günümüz klasiklerinin çalınacağı “Mint”te Stüdyo İmge yazarları; Efkan Kula ve Mert Emcan plak koleksiyonlarının en değerli single’larını hikayeleriyle birlikte çalıyor.

23:00 – 24:00 13 Melek / Yiğit Atılgan / Zamanın ruhundan bağımsız sesler

13melek-acikradyo321

Zamanın ruhundan bağımsız seslere kulak verdiğimiz 13 Melek bu yayın döneminde Cuma günleri 23.00’te.

24:00 – 01:00 Blackout / Gürkan Vayis, Ümit Şenol / Kirli ve aksak ritimler ile Siyah müzikler

Yeni yayın döneminde Overphonic ve Blackout programları birleşip yollarına, Overphonic’in saatinde Blackout adı altında devam ediyor.

overphonic.blogspot.com/

mixcloud.com/overphonic/

blackout949.blogspot.com/

soundcloud.com/blackout949

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/16

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_17-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Okyanuslar kilit önem taşır ve bize çok net bir hikâye anlatırlar. Son beş yıl, okyanuslarda kayıtlara geçmiş en sıcak yıllardı. Rakamlar muazzam: 1981- 2010 arası referans olarak alındığında okyanuslardaki ekstra ısı miktarı 197 kentilyon jul civarında. Şu andaki okyanus ısısındaki artış, her saniye Hiroşima’ya atılan atom bombasından 5 tanesinin çıkardığı ısıya eşit.”

Okyanusların ısınması üzerine yapılan son bilimsel araştırma ekibinde yer alan fizikçi John Abraham, derhal hare

***

“Kömür gözlüm sende sevda ne arar?…”

zz1

Peki Vakanüvisiniz bu durumda ne yapar? Hakir nâçizane türkü yakar.

ABD’den yeni bir haber: Oil Change International ile 17 diğer çevre örgütünün yeni raporuna göre ABD, görülmemiş bir fosil yakıt çıkarım hamlesine hazırlanıyor. 2050’ye kadar yeni petrol, doğal gaz rezervlerinin sondajı 120 milyar ton yeni karbon kirlenmesine yol açacak. Bu da, kömürlü 1,000 termik santralin kendi ömür süreleri içinde çıkaracağı karbondiyoksit salımına bedel!

Rapora göre, “Dünyanın kontroldan çıkmış iklim felaketinden kaçınmak için hızla karbonsuzlaştırmaya geçmesinin gerektiği bir anda, ABD tüm öteki ülkelerden daha hızlı şekilde fosil yakıt çıkarmaya hız veriyor!”.

Önemle altı çizilen nokta, ülkede daha şimdiden “kömür-fazlası” bulunması: “Tüm dünya ülkelerinin imzaladığı Paris İklim anlaşması hedeflerine hakkaniyetli bir şekilde uyulması ve bir iklim felaketine yol açılmaması isteniyorsa, ABD’nin halihazırdaki maden yataklarında mevcut olan kömürün en az % 70’inin yerinde bırakılması şart” deniyor. (Drilling Towards Disaster: Why U.S. Oil and Gas Expansion is Incompatible with Climate Limits

Türkiye’den yeni bir haber: Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Cari açığı azaltmaya yönelik yerli kömür hamlemizin en önemli ayağını oluşturan ‘2018 yılında 100 milyon ton kömür üretimi’ hedefi tutturuldu. Emeği geçen tüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum.” açıklamasında bulundu.

Albayrak Twitter hesabından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in “2018’de, 101,5 milyon ton yerli kömür üretimiyle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. Milletimizin enerjisi, ülkemizin gücüyle, ‘Bağımsız Enerji, Güçlü Türkiye’ yolunda, cari açığın kapanmasına önemli bir katkı sağladık” mesajını paylaştı.

Dönmez’in Twitter hesabından paylaştığı grafikte: Kamu üretiminin 42,5 tondan 53,354 bin tona; Özel Sektör üretiminin 45,4 milyon tondan, 53,35 milyon tona çıktığı, toplam üretimin ise 87,8 milyon tondan 101,5 milyon tona çıktığı yazılıydı.

Twitter hesaplarındaki paylaşımlar ve grafiklerde küresel iklim felaketine yol açılmaması ve Paris İklim Anlaşması hedefine hakkaniyetli şekilde uyulması için bu ülkede kömürün kaç bin tonunun düpedüz yataklarında bırakılması gerektiği konusuna girilmemişti.

***

Peki Vakanüvisiniz bu durumda ne yapar? Hakir nâçizane türkü yakar:

“Kömür gözlüm sende sevda ne arar/Şirin sözlüm sende vefa ne arar?…”

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Perşembe Fikret Adaman ve Bengi Akbulut ile Bildiğimiz Ekonominin Sonu (15 günde 1)

Ekonomi Ekoloji kayıt arşivi

09:00 – 09:30 Dikilen Kaya / Standing Rock (15 günde 1) / Bikem Ekberzade

StandingRock20190117

dikilen kaya, bikem ekberzade

Intro videosu

Intro ses

Bikem Ekberzade’nin yeni kitabı Standing Rock: Greed, Oil and the Lakota’s Struggle for Justice 3 Ocak 2019’dan itibaren her 15 günde bir sabah 9-9:30 arası Açık Radyo 94.9 FM’de ve acikradyo.com’da.

09:30 – 10:00 Güncel Hukuk Dergisi’nde bu ay (Ayda 1)

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Ekonomi&Ekoloji / Pelin Cengiz, Barış Gençer Baykan, Serkan Ocak ve Mahir Ilgaz

EkonomiEkoloji20190117

Ekonomi Ekoloji kayıt arşivi

11:00 – 11:30 Yeşil Bülten (Yeni program) / Hazırlayan: Utku Zırığ

İMC Televizyonunun kült programı Yeşil Bülten bu yayın döneminde Açık Radyo’da

Yeşil Bülten kayıt arşivi

11:30 – 12:00 Açık Mimarlık / Hüseyin Kahvecioğlu, İpek Akpınar, Yağmur Yıldırım ve Cenk Dereli / Mimarlığın tüm halleri üzerine konuşmalar

AcikMimarlik20190117

acikmimarlik.blogspot.com/

Açık Mimarlık facebook sayfası

Açık Mimarlık kayıt arşivi

***

Amazon’un yeni genel merkezini New York’ta kuracağı yıl sonu açıklandı ve protestolarla karşılandı. New York eyaleti ile anlaşmalarına göre 1.7 milyar dolarlık vergi indirimi gündemde. Bir yandan bulut teknolojilerinin mekânsal karşılıkları binlerce hektarlık arazilerde yüksek enerji tüketen yerleşkeler. 11.30’da Açık Radyo’da Evren Uzer’e New York’a bağlanıyoruz

12:00 – 12:55 Afrikon (Yeni program) / Hazırlayan: Ufuk Aktaş

Afrikon10.hafta

“Afrika üzerinde dolaşan sesler” şiarıyla yolan çıkan programda her hafta Afrika’nın başka bir ülkesinden geleneksel ve gelenekselden beslenen yeni icralar dinliyoruz.

***

afrikon 10.hafta mulatu astatke

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Aheng-i Hengâme / Alper ve Esra Kaliber / Soul, Funk ve Afrika müzikleri

17Ocak2019AhengiHengameWorldJazzGrooves

 ahengihengame.blogspot.com/

14:00 – 14:30 Günün ve Güncelin Edebiyatı / Seval Şahin / Romanlar, Hikâyeler, Kahramanlar

GununGuncelinEdebiyati17.01.2019Ceyhan2018.rec.26.12.2018

twitter.com/sevalsahinn/media

Günün ve Güncelin Edebiyatı kayıt arşivi

***

Günün ve güncelin edebiyatı
***

Ceyhan Usanmaz ile 2018’de Edebiyatımız Üzerine

zz12

Bu hafta Günün ve Güncelin Edebiyatı’nda konuğumuz Ceyhan Usanmaz ile 2018’de edebiyatımız üzerine konuştuk.

Ceyhan Usanmaz, 1980 Bursa doğumlu. Yayın hayatı sona erene kadar, yaklaşık sekiz yıl Virgül dergisi mutfağının çeşitli aşamalarında yer aldı. Kanat Kitap’ın kuruluşundan itibaren editörlerinden biri olarak çalıştı. Şu sıralar, Açık Radyo’daki “kitap köşesi” ve Dünyanın Cazı programına devam ediyor… (Yazarın biyografisi SabitFikir’in web sayfasından alınmıştır.)

Programımız hakkında soru ve önerileriniz için gununveguncelinedebiyati@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

14:30 – 15:30 Notalarla Sohbet / Zerhan Gökpınar / Açıklamalı ve karşılaştırmalı bir klasik müzik programı

Notalarla Sohbet – Zerhan Gökpınar

***

zz3

Bugün Notalarla Sohbet programımızda bir D.Buxtehude klasiği dinliyoruz; saat 14.30/94.9 Açık Radyo’dayız, bekleriz🎶🎧🎤

15:30 – 16:30 Hukuk Güvenliği (Yeni program) / Hazırlayanlar: Bahri Belen ve Aynur Tuncel

HukukGuvenligi20190117

Hukuk güvenliğinin enine boyuna konuşulduğu programın sürekli konuğu Aynur Tuncel bu yayın döneminde aslî programcı kadrosuna dahil oldu.

16:30 – 17:00 Toplumsal Dönüşümde Sosyal Grişimcilik / Hülya Denizalp ve Ayzen Atalay Durmuşoğlu

sosyalgirisimci-lik.blogspot.com/

facebook.com/pages/Toplumsal-dönüşüm için Sosyal Girişimcilik-(Social Entrepreneurship)

***

zz4

Toplumsal Dönüşüm için Sosyal Girişimcilik programında, 16Ocak 2019 Perşembe günü, yani bugün saat 16.30 da,
TARSİM’i kuran sosyal girişimci
Tanfer Dinler
ile sohbet ediyoruz

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Jak Kohen,Levent Öget ve Harun İzer

facebook.com/pages

dunyanincazi-loget.blogspot.com/

***

DÜNYANIN CAZI – AÇIK RADYO 94.9 /17:00 / 18:00 (canlı)

zz1

Wolfgang Haffner
Sebastian Studnitzky
Hugh Masekela
Joe Sample
Charlie Haden
Billy Higgins
Pat Metheny
Arild Andersen
Ralph Towner
Nana Vasconcelos
Joseph Jarman
Famoudou Don Moye
Johnny Dyani
Nikola Conte
Till Brönner
Mulatu Astatke
Dirty Dozen Brass Band
Gregory Davis
Efrem Towns
Kevin Harris …

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Perşembe Melis Behlil ile Sinemalardan

Açık Dergi Perşembe Beraber ve Solo Ahkâmlar (Açık Dergi’de yeni köşe) / 15 günde bir / Hazırlayanlar: Seyit Ali, Turgut Yüksel ve ve Mehmet Kekik

Farklı disiplinlerden 3 insanın müzik dinleme serüvenleri.

Açık Dergi Perşembe Dünya Sinema Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay

Önceki dönemlerde Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin Türkiye Sinema Sözlüğü’nü radyoya taşıyan Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay bu yayın döneminde yine Altyazı tarafından hazırlanan Dünya Sinema Sözlüğü’nü dinleyiciyle paylaşıyor.

Açık Dergi Perşembe Fransız Öpücüğü (Gün ve saat değişikliği) / Hazırlayan: Devrim Özkan

Şansonların ötesinde çağdaş Fransızca müzik programı Fransız Öpücüğü bu yayın döneminde on beş günde bir, üstelik bir saatlik formatıyla Açık Dergi’de bizlerle. Devrim Özkan, özel profilleri ve muhtelif anekdotlarıyla güncel müziğin Fransızcasına bakmayı sürdürüyor.

20:00 – 21:00 Caz Orkestrası / Hülya Tunçağ / Dünden bugüne büyük caz / orkestraları

21:00 – 22:00 Sosyal Müzik (Yeni program) / Hazırlayanlar: Gonca Açıkalın, Sina Hakman)

acikradyo.com.tr/program/sosyal-muzik

“Caz ve cazdan etkilenen müzikler” şiarıyla yola çıkan programda, caz müziğine, cazla ilişkili ya da ondan esinlenip etkilenmiş müziklere yer veriliyor.

***

17 Ocak 2019 – Warp Sürüşü

zz15

Yine kozmik müziklerle karşınızdayız. Nedense cazcılar bu konuları pek seviyorlar. Bunlar hep sci-fi sevdiğimizden dolayı…

Playlist:

Şarkıcı / Yorumcu Parça Adı Albüm Adı Süre
Web Web
Nonviolent Constellations
Oracle
4:17
Cameron Graves
Planetary Prince
Planetary Prince
8:07
Chris Lightcap
Far Away Planet
Superette
5:12
Planet Battagon
Salacians of Trans-Neptunia
Battagon Symphony (EP)
5:39
Return to Forever
Hymn of the Seventh Galaxy
Hymn of the Seventh Galaxy
3:32
Bela Fleck and The Flecktones
Flight of the Cosmic Hippo
Flight of the Cosmic Hippo
4:28
Noya Rao
Same Sun Will Rise
Icaros
3:34
22:00 Falan: Freeform Freakout (Yeni program) / Hazırlayan: Clint Willey

Kick Out The Jams programıyla Amerika’nın çığır açan müzisenlerini ele alan Clint Willey bu yayın dönemi funk kanallarında ve farklı sadaların zengin çeşit âleminde bir keşif gezisine çıkıyor.

23:00 – 24:00 Stalker / Fatih Rağbet ve Yıldırım Arıcı / Herkesin ve hiçkimsenin programı

stalkeracikradyo.blogspot.com/

24:00 – 01:00 Kılavuz / Bahadır Dilbaz / Türler arası

   bahadirdilbaz.blogspot.com/ 

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2010 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/15

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_16-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Burada yemeyi seven güçlü insanlar var. Biraz eğleneceğiz.”


Hükümetin kapanmasından ABD’de 800 binden fazla işçi ve devlet memurunun yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump’ın da etkilendiği belirtiliyor. Şampiyon futbol takımını kabul eden Trump yemekleri hamburgerci ve pizzacıdan ısmarlarken, “fast food” atıştırarak nasıl eğlenileceğinin formülünü vermedi ama ödemeyi kendi cebinden yaptığını söylemeyi ihmal etmedi. (NTV)

***

Peki ne yapmalı? (II)

zz9

Bu can alıcı soruya başta ABD olmak üzere Fransa ve Britanya’da gelişen hareketlere bakan yazar ve analistlerden küçük, kısa alıntılarla konuyu takibe devam ediyoruz:

Kitle örgütleriyle hareket geçmek: Yasama organına açık mektup yazmak:

Geçen hafta ABD’nin önde gelen yeşil grupları ve taban örgütlerinden oluşan 600’ü aşkın sayıda kuruluş bir açık mektupla ‘Yeşil Yeni Düzen’ adı altında fosil yakıtlardan tamamen arınmış, tamamen yenilenebilir enerjiye dayalı bir yakın gelecek talebini Temsilciler Meclisi’ne iletti.

Mektupta: En geç 16 yıl içinde (2035’e kadar) yüzde100 yenilenebilir enerji üretimine geçilmesi, fosil yakıtlara çıkarma, ruhsat verme, sübvansiyon yasağı getirilmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarına çok daha büyük yatırımlar yapılması, 2040’a kadar tüm fosil yakıtla çalışan araba, kamyon ve diğer taşıtların devre dışı bırakılması, fosil yakıtlardan en büyük zararı gören Amerikan yerli kabile üyelerine, işçilere ve yerel topluluklara bu konuda öncelikli söz hakkı tanınması gibi talepler var.

Siyasetçilerin krizin ciddiyetine uygun ölçekte iklim politikalarını bastırması:

Temsilciler Meclisi’nin tarihteki en genç üyesi Alexandria Ocasio-Cortez’in ‘Sunrise (Günışığı) Hareketi’ne mensup genç aktivistlerle birlikte bastırdığı bu ‘Yeşil Yeni Düzen’ projesi, yeni başkan adaylarının art arda “konsept” olarak benimsemesiyle birlikte, Yeryüzü’nün gelmiş geçmiş en büyük kriziyle başetmek üzere şimdiye dek görülmüş en büyük ölçekli cevabı oluşturmakta.

350.org kurucularından aktivist ve yazar Bill Mckibben, Büyük Bunalım dönemi ile kıyaslama yaparak, yönetim siyasetine ilişkin şu gözlemi yapıyor“Siyasette büyük yönetme yeteneği, hem siyasalar açısından, hem de genel siyaset açısından önce olması gerekeni belirlemek, sonra da o ihtiyacı karşılamak için neye gerek olduğunu saptamak demektir. Açıkça görülüyor ki, Ocasio-Cortez bunları geri geri yürüyerek yapabiliyor, hem de topuklularla.”

Gıda hareketleri için ‘Yeşil Yeni Düzen’e arka çıkmaları çağrısı yapmak:

Aktivist ve yazar Ronnie Cummins iklim yıkımının başlıca müsebbbiplerinden tarım ve hayvancılık endüstrisine karşı Gıda Hareketi’ni harekete geçmeye çağırıyor: “Önümüzdeki on yılda iklimi şirazesinden çıkaran hayvancılık endüstrisinden ve fosil yakıtla çalışan tarımdan adil bir çıkışı kolaylaştırmalı, aynı zamanda, mümkün olan en hızlı şekilde yüzde 100 yenilebilir enerjiye geçişi gerçekleştirmeliyiz”. Cummins, kitlesel çağrısını şu cümleyle bitiriyor:“Yeşil Yeni Düzen (GND) Devrimi’ne katılmanın tam zamanı. 5 Şubat’ta ülke çapında topluluklar ve haneler, yapacakları partilerle Günışığı Hareketi’nin (Sunrise Movement) internet canlı yayınına bağlanacaklar ve Yeşil Yeni Düzen’in 2019 yılı stratejisini ayrıntılı olarak kararlaştıracaklar. Hareketi büyütmek için, isteyen herkes bir partiye evsahipliği yapabilir.”

İklim değişikliği konusuna mutlak öncelik vermek:

Brexit fiyaskosuyla tarumar olan ve kaosa gömülmekte olan Britanya’da, İklim âcil durumunun her şeyden önde gelmesi gerektiğini söyleyen Yeşil Parti’nin İngiltere ve Galler kampanya koordinatörü Caro New, Guardian gazetesine eleştirel bir “okur mektubu” gönderiyor“Guardian, hızlanan iklim çöküşü sebebiyle yüzyüze olduğumuz tehdidin ciddiyetini fark etmiş olan yegâne gazete. Buna rağmen siz de, İşçi partisi gibi, iklim yıkımını “ilave bir sorun”, başlıbaşına ayrı bir mesele gibi ele alıyorsunuz; yoksa Naomi Klein’ın ifadesiyle, her şeyi değiştiren bir şey olarak değil. […] Gelir dağılımının yeniden düzenlenmesi artık “iyi” büyüme bağlamında değil, salımların 2030’a kadar net sıfıra indirgenmesi bağlamında ele alınmalıdır. Brexit ya da diğer herhangi bir siyasa konusu bundan böyle artık merkezi hükümetin ve yerel yönetimlerin âcil durum konumuna girmesi ihtiyacı bağlamında ele alınmak zorundadır.”

İklim değişikliğiyle mücadele etmeyen hükümete kitlesel “davalar” açmak:

Sarı Yelekliler hareketinin aylardan beri devam etmesiyle çok kaotik bir ortama giren Fransa’da, Çevre bakanı Hulot’nun canlı yayında istifasını açıklamasıyla büsbütün sıkıntılı bir döneme giren Macron yönetiminin şimdi de “Yüzyılın Davası” adı verilen dev kitle kampanyasıyla iyice başı derde girmiş görünüyor. Fransa’da iklim değişikliğiyle ilgili yeterince mücadele edilmediği gerekçesiyle hükümete açılan “Yüzyılın Davası”na (Il est encore temps/hâlâ vakit var) destek verenlerin sayısı 2 milyona ulaştı.

İklim konusunda artan endişe, Fransa tarihindeki en kalabalık online imza kampanyasına sebep oldu. Notre Affaire à Tous, Fondation pour la Nature et l’Homme, Greenpeace Fransa ve Oxfam Fransa tarafından Fransız Devleti’ne açılan “Yüzyılın Davası”, Youtube kullanıcıları ve bazı Fransız kanaat önderlerinin de desteğiyle, ilk ayın sonunda iki milyon kişinin desteğini aldı.

Fransa vatandaşlarının bu toplu çağrıya verdikleri yanıt, sarı yelekliler tarafından başlatılan ve akaryakıt fiyatlarının düşürülmesi için açılan imza kampanyası da dahil, daha önce kırılan rekorları da kırdı.

***

Belki de kâinatın en canalıcı sorusu bu. Pek farkında olmasak bile. Konuşmaya devam…

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Nereye Doğru: Cengiz Aktar’la Geleceğe Bakışlar

NereyeDogru20190116

Nereye Doğru kayıt arşivi

09.30 – 10:00 50. Yılında 68 Devrimi (Açık Gazete’de yeni köşe) / Tarih Vakfı’nın katkılarıyla

30. yılını bir sergi, 40. yılını ise 6 dakika 8 saniyelik bir dizi program ile andığımız 68’in, 50. yaşını de es geçmiyoruz. Tarih Vakfı’nın katkılarıyla 68 Devrimini enine boyuna konuşuyoruz.

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Açık Yeşil / Ümit Şahin ve Ömer Madra / Hayatın, politikanın ve sokağın çevre ekoloji gündemi

AcikYesil20190116

Açık Yeşil kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Metropolitika / Aysim Türkmen, Korhan Gümüş ve ve Murat Güvenç / Kent ve kentlilik üzerine tartışmalar

Metropolitika20190116

Metropolitika kayıt arşivi

12:00 – 12:55 Hipnopompia (Yeni program) / Algı dürten müzikler / Hazırlayan: Emirhan Arapoğlu

Açık Radyo’nun öğlen caz kuşağında algı dürten, cazdan elektroniğe geniş bir alanda gezen yeni bir müzik programı.

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Tuna’nın Beri Yanı / Muammer Ketencoğlu / Balkan ağırlıklı etnik müzik

Dinlemek için tklynz

muammerketencoglu.com/

tunaninberiyani.blogspot.com/

***

zz8

Tuna’nın Beri Yanı – SO Duo – Sumru Ağıryürüyen Ve Orçun Baştürk – Ay Ana – 16 Ocak 2019

14:00 – 14:30 Vegan Sağlık (Yeni program) / Hazırlayan: Kevser Başkara ve Prof. Dr. Osman Erk

Diyetisyen Kevser Başkara

Beslenme uzmanı Kevser Başkara, Veganlık üzerine yanlış bilinenleri, bitki temelli beslenmenin gezegen ve insan sağlığı üzerindeki hayatî önem taşıyan etkilerini anlatıyor..

***

zz2

Bugün hoca ve öğrencisi program yapacağız. Benim için çok özel bir program olacak.
Kadın çalışmaları ile tanıdığımız Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu ile;

Halihazırda yaptığımız sohbetleri bugün sizinle @acikradyo aracılığıyla paylaşacağız. .
🔖Hayvancılık endüstrisi en çok kadını sömürme ve yok etme üzerine kurulu, et yemek, süt içmek ve kadın hakları arasındaki bağlantılar nelerdir? .
🔖Zulme ve şiddete topyekün bir karşı duruş ile vegan yaşam ve feminizm arasındaki bağlantı nedir? .
🔖Et vücudumuz için yararlı olmayan hatta zararlı olan bir içerik olmasına rağmen, bu konu ile ilgili her gün makaleler yayımlanırken niçin hala et yeniyor? .
🔖Gıda pornosu tehlikesi konularını konuşacağımız programa bugün 14.00’da 94.9 FM Açık Radyo’da! @sengulhablemitoglu .

14:30 – 15:30 Alla Turca / Ali Pınar ve Ersin Antep / Türkiye’den klâsik müzik yorumcuları ve bestakârları

www.facebook.com/alla.turca.5

15:30 – 16:30 Altın Saatler / Nuray Aydınoğlu, Elvan Cantekin, Argun Yum ve Gürhan Ertür / 17 Ağustos’u unutma

AltinSaatler20190116

Altın Saatler kayıt arşivi

16:30 – 17:00 Emeğin Gündemi / Ayşe Berna Uçarol ve Mustafa Eren / Fabrikalardan plazalara emekçilerin ortak sorunları ve örgütlenme deneyimleri

emegingundemi.blogspot.com/

emegingundemi.blogspot.com/search/label/aç1kradyo

16:30 – 17:00 Kentin Gizli Öyküleri (Yeni program, 15 günde 1) / Hazırlayan: Kenan Doğan

57kentingizlioykuleri16ocak2019

Olağan insan hikâyelerinin işlendiği programda her hafta bir konukla kendi yaşamını konuşuyoruz.

***

Acik Radyo 94.9Kentin Gizli ÖyküleriKenan DoğanLanguage Turkish

Bir annenin en büyük sınavı nedir acaba hiç düşündünüz
mü? Bir gün oğlunuz “anne ben aslında kızım” derse ne yaparsınız? “Elalem”
denen tüm cümle aleme, bütün baskılara karşı dimdik durup, çocuğunun mutluluğu
için mücadele eden, bugün herkesin Pınar annesi olan, Pınar Özer’in yaşam
öyküsü var bu hafta Kentin Gizli Öykülerinde.

Kentin Gizli Öyküleri, on beş günde bir Çarşamba günleri, 16.30’da, 94.9 Açık Radyo’da ve www.acikradyo.com.tr adresinde

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / (Tekrar program) / Hazırlayan: Atilla Aksoy

Açık Radyo kurucularından, programcı dostumuz Atilla Aksoy’u yakın zaman önce kaybettik. Dünyanın Cazı programının ilk programcısı Aksoy’un 2004 yılında bu çerçevede hazırlayıp sunduğu programları 13 yılın ardından Çarşamba günleri 17.00’de tekrar yayınlıyoruz.

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Çarşamba Oyun Arası / Emre Gümüşer

Muhtelif tiyatro müziği örneklerine kulak atıp, oyunlar arası bir yolculuğa çıkıyoruz.

Açık Dergi Çarşamba Kazan Dairesi (Açık Dergi’de yeni köşe, 15 günde 1) / Hazırlayanlar: Sevil Tufan ve Barış Arman

Gelişiminden bugüne, Türkiye’de ve dünyada müzikal tiyatro geleneğinden örnekler 15 günde 1 yarım saatliğine Açık Dergi’de.  Bağımsız kumpanya Kazan Dairesi ekibinden Sevil Tufan ve Barış Arman hazırlayıp sunuyor.

Açık Dergi Çarşamba 18:50 Tasarım Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Muğlak Standartlar Enstitüsü

Muğlak Standartlar Enstitüsü’nün uzun süredir üstünde çalıştığı ve memlekete özgü tasarımsal terim ve icatların derlendiği müstesna Tasarım Sözlüğü’nün maddeleri Enstitü üyelerince her Çarşamba akşamı birer maddeyle radyoda seslendirilmeye başlıyor.

Açık Dergi 19:30 Tezahür (15 Günde 1) / Hazırlayan: Gülin Dede Tekin / İstanbul tiyatro hayatı üzerine gündelik konuşmalar

Tezahur20190116

Tiyatro dünyasından haberler, röportajlar, yeni oyunlar, güncel meseleler. Artık Salı değil Çarşamba akşamları. Çıplak Ayaklarla Dans’la dönüşümlü.

Tezahür kayıt arşivi

***

Gülin Dede Tekin Tezahür’de bu sezonun öne çıkan kumpanyalarından Tiyatro Hemhâl’i konuk ediyor. Dirmit ve Trom oyunlarından bildiğiniz ekip, son prodüksiyonları Tırnak İçinde Hizmetçiler’i bu haftasonu izleyici ile buluşturacak. Ayşe DrazNezaket Erden ve Hakan Emre Ünal anlatacak.

Açık Dergi 19:30 Çıplak Ayakla Dans (Açık Dergi’de yeniden köşe, 15 günde 1)) / Hazırlayanlar: Duygu Güngör ve Mihran Tomasyan

Çıplak Ayaklar Kumpanyası bu yayın döneminde yeni konu ve konuklarıyla aramıza dönüyor. Tezahür programıyla dönüşümlü olarak.

Çıplak Ayakla Dans kayıt arşivi

Açık Dergi Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı / Yıldırım Arıcı Anısına / Eser: Bilge Karasu / Okuyan: Eraslan Sağlam

yildirim-anisina-uzun-surmus-01

metis izniyle. açık radyo prodüksiyon. / okuyan eraslan sağlam / müzik scaramouch

***

Yıldırım Arıcı anısına: Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı

zz2

Açık Dergi’de bu akşam 30 Aralık 2018’de aramızdan ayrılan programcı dostumuz Yıldırım Arıcı anısına, bir radyo-drama yayına başlıyoruz.

Bundan böyle Çarşamba akşamları sevgili Yıldırım’ın geçmişte filme çekmek için üzerinde çokça çalıştığı ve çok sevdiği bir Bilge Karasu metnini duyacağız Açık Dergi’de: Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı’nı. Metni yorumlayan Eraslan Sağlam olurken, metne eşlik eden müzik Yıldırım Arıcı’nın elinden çıkma; onun Scaramouch mahlasıyla Chaos Antiphellos’tan kayıtlar bunlar. Bilge Bey, Yıldırım’ın hocalarındandı – onun antik İstanbul’da geçen bu uzun öyküsü, Yıldırım’ın Chaos Antiphellos’uyla kendiliğinden ve velûd bir diyaloğa giriyor. Çok yönlü, “çok-kanallı” bir diyalog bu – aynı Yıldırım’ın bize öğrettiği gibi. (METİS yayınlarına çok teşekkür ediyoruz.).

Dergi’de bu akşam ayrıca: Gülin Dede Tekin Tezahür’de bu sezonun öne çıkan kumpanyalarından Tiyatro Hemhâl’i konuk ediyor. Dirmit ve Trom oyunlarından bildiğiniz ekip, son prodüksiyonları Tırnak İçinde Hizmetçiler’i bu haftasonu izleyici ile buluşturacak. Ayşe DrazNezaket Erden ve Hakan Emre Ünal anlatacak.

19:00’da yayınlanacak Oyun Arası’nda ise Emre Gümüşer, Gülriz Sururi anısına müzikler çalacak.

20:00 – 21:00 Ay’da Caz (Yeni program) / Caz tarihinde bu ay / Hazırlayanlar: Nazlı Toprak ve Leyla Diana Gücük

Caz tarihinde o ay doğan-ölen müzisyenler, çıkan albümler, önemli olayların işlendiği bir caz programı

21:00 – 22:00 Alçak Basınç / Harun İzer / Popüler Kültürün kıyısında yeşeren alternatif yenilikçi müzik akımları

22:00 – 23:00 Ayın Karanlık Yüzü / Yosi Falay / Bir albüm

23:00 – 24:00 Caz Portreleri / Mustafa Aykın / Ayrıntılı caz tiplemeleri

***

16.01.2019 – CAZ PORTRELERİ (48. inci Yayın Dönemi – 94.9 Açık Radyo- saat 23.00 / 23.55)

126.ıncı portre – Grup – MEDESKI, MARTIN & WOOD – ikinci bölüm

Değerli dinleyicilerim; iyi akşamlar;
Bu akşam size 29.12.2018 de hayatını kaybeden değerli radyomuzun değerli programı Tabula Rasa ve Stalker ‘ın yapımcı ve sunucusu, fotoğrafçı, bildiğim kadarı ile küratör, felsefeci, değerli dostum rahmetli Yıldırım Arıcı aracılığı ile tanımış olduğum bir grup, MEDESKI, MARTIN & WOOD grubunu tanıtmaya devam etmek istiyorum

Portremizin serüvenini içeren 2.inci hafta programımızda portremize ait 3 albümden sunularım olacak

İlk parçalar grubun 1998 albümü Combustication ‘dan gelecek:

albümde yer alan müzisyenler:

• Bas, Bas Davul – Chris Wood
• Davullar, Vurmalılar – Billy Martin
• Klavyeler – John Medeski

Bu albümden size 3 parça takdim etmek istiyorum:

1. Start Stop ( turntable – DJ Logic ) 6.39
2. Latin Shuffle 9.05
3. Church of Logic – ( turntable – DJ Logic ) 6.38
Şimdi grubun başka bir albümüne, 2000 çıkışlı ‘’ the Dropper ‘’ albümüne geçiyorum:

Bu albümde yer alan müzisyenler:

Bas, Bas Davul – Chris Wood
Davullar ve Vurmalılar – Billy Martin
Klavyeler – John Medeski
Gitar – Marc Ribot

Bu albümden dinleyeceğimiz parçalar:

1. Bone Digger 2:22
2 Note Bleu 3:01
3. The Dropper 3:29
4. Perdido Alto ( Kongolar : Eddie Bobe; Alto Saksofon: Marshall Allen ) 5.42

Bugün size takdim edeceğim 3. üncü Medeski, Martin & Wood albümü yine 2000 çıkışlı ‘’Tonic ’’ albümü olacak.

Albüm de yer alan müzisyenler
Bas – Chris Wood
Davullar, vurmalılar ve Mbira – Billy Martin
Piyano ve Melodika – John Medeski

Albümden bakiye zamana vabeste dinletmeyi planladığım parçalar:

1. Your Lady ( beste : John Coltrane ) 9:12
2. Buster Rides Again ( beste : Bud Powell) 7:36
3. Hey Joe ( beste : W.M.Roberts ) 5.30

haftaya 127. inci buluşmayı umar , hepinize müzik, barış, umut ve yaşam mücadelesi dolu bir hafta dilerim…. en derin sevgilerimle saygıdeğer Açık Radyo dinleyenlerim……
Mustafa Aykın – Caz Portreleri

24:00 – 01:00 Alancode 212 / Batu Boran / Türler arası

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5  Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/14

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Yeni Ufuklar (Yeniden program) / UNDP Türkiye

Her kış dönemi olduğu gibi BM UNDP Türkiye ofisinin hazırladığı Yeni Ufuklar bu  yayın döneminde geri dönüyor.

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_15-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Gdansk özgürlüğün, eşitliğin, dayanışmanın ve hoşgörünün kentidir.”

Bir yardım etkinliği için sahnede bulunduğu sırada bıçaklı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Polonya’nın Gdansk Şehri Belediye Başkanı Pawel Adamowicz’in son sözleri. (T24)

***

Peki ne yapmalı?

zz12

Yeni yılda “Ne olacak bu gezegenin hali?” sorusuna eğiliyoruz. Açık Radyo web sitesinde iki haftadan beri, bu canalıcı konuya eğilen gelen düşünür, yazar ve aktivistlerin derin ve bayağı kaygı verici analiz ve uyarılarını özetlemekteyiz.

İkinci haftanın sonunda bugün de aynı derece hayati önem taşıyan “Ne Yapmalı?” sorusuna cevap arayan önde gelen bazı yazarların makale ve söyleşilerinden küçük bir derleme yapmaya giriştik.

Yüreğine en yakın gelen bölgeye yönelip duruşunu belirlemek:

Dahr Jamail, “Buzun Sonu” (The End of Ice) adını taşıyan –ve piyasaya bugün çıkan– kitabında şöyle diyor:

“Daha şimdiden kitlesel olarak yokoluşla yüzyüzeyiz. Okyanuslara boca ettiğimiz bunca ısıyı, her yıl atmosfere pompaladığımız 40 milyar ton CO2’yi ortadan kaldırma olanağımız yok. Olan biteni değiştirmek artık mümkün olmayabilir, üstelik, çok daha kötü şeyler de yolda. O halde, bu durumu nasıl karşılayacağız?

Pek çok başkası gibi ben de bu noktada ne yapabilirim diye düşündüm. Kendi başımıza açtığımız bu belalara her birimiz kendi dürüst, doğal cevabımızı bulmalıyız.

Brezilya’daki arkadaşım Karina Miotto gibi insanlar beni yüreklendiriyor: Karina bütün hayatını Amazon’u korumaya adamış biri. Sevgili yağmur ormanında ormansızlaşmanın arttığına ilişkin bir rapor ne zaman yayınlansa Karina’nın kederlere gark olduğunu görüyorum. Ama o, her seferinde kendi içine ve içinde yaşadığı topluluğa biraz daha derinlemesine dalıyor, yaşamakta olduğu gezegen parçasına duyduğu aşk biraz daha güçleniyor ve Karina kendisini, Amazon’u korumak için girişeceği bir sonraki eyleme göre yeniden ayarlıyor. Teselli bulduğum bir gerçek de şu: özellikle genç kuşak içinde, Karina gibi gezegenin kendi yüreklerine en yakın hissettikleri bölümü etrafında kesin çizgilerini çizmiş ve buna uygun duruşunu belirlemiş milyonlarca insan var.”

***

Kaderimiz asla kaçınılmaz değil! Küresel ölçekte dayanışma ve işbirliği!

Bill Mckibben, “Büzüşen bir Gezegende Yaşam” başlığı ile New Yorker’da yıl sonunda yayınlanan makalesinde diyor ki:

“Kendi kendimizi yok etme yoluna girmiş bulunuyoruz; yine de kaderimiz asla kaçınılmaz değil. Güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri şu anda enerji üretmenin en düşük maliyetli yöntemleri. Enerji depolayan akümülatörler eskisinden çok daha ucuz ve verimli. İstesek gayet hızlı hareket edebiliriz; yeter ki küresel ölçekte dayanışma ve işbirliğine girmeye karar verelim.

[…] Hızlı değişim, ancak ve ancak, insanlar Zeitgeist’ı (zamanın ruhunu) değiştirecek kadar büyük çaplı hareketler içinde bir araya gelebilirlerse sağlanabilir. Son birkaç yıl içinde, kaydedilen ilerlemenin yavaşlığından ben de ümitsizliğe kapıldım ve, Büyük Petrol aldatmacasına dikkat çekmek ve boru hatlarını protesto etmek isteyen pek çok insanla birlikte eylemlere katıldım. Hareket büyüyor. Paris iklim görüşmelerinden önce 400.000 kişinin New York sokaklarında yürüdüğü 2015’ten bu yana, – sıklıkla yerli gruplarının ve iklim değişikliğinin cephe hattında yaşayan halk topluluklarının başını çektiği – aktivistler boru hatlarını bloke etti, yeni kömür madenlerinin açılmasını durdurmaya girişti, büyük petrol şirketlerinin ABD’nin Kutup Bölgesinden uzak tutulmasına yardımcı oldu, ve düzinelerce kenti yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçme taahhüdünde bulunmaya ikna etti.

[…] Bu arada yeni aktivizm türleri pıtrak gibi ortaya çıkmaya devam ediyor. Sonbaharda İsveç’te Greta Thunberg isimli 15 yaşında bir kız çocuğunun başlattığı tek kişilik okul boykotu, tüm İskandinavya’da konuya dikkat çekmeyi başardı. Ekim sonunda “Extinction Rebellion” (Yokoluş İsyanı) adlı yeni bir Britanyalı grup, bir sivil itaatsizlik kampanyası için planlarını açıkladı. Grubun ismi hem karanlık bilimsel bulguları, hem de potansiyel olarak cesur ve canlı bir karşı koyuşu içeriyor. Kasım sonlarında [ABD Temsilciler Meclisi Başkanı] Nancy Pelosi’nin ofisinde oturma eylemi düzenleyen aktivistler Demokratların yenilenebilir enerji sektöründe istihdam yaratacak şekilde iklim değişikliğini ele alacak bir “Yeşil Yeni Düzen”i (Green New Deal) kabul etmesini talep ediyorlardı. […] Bu destansı bir mücadele ve kimin kazanacağı belli değil.[…]”

***

“Çözüm siyasi: Lobinin ele geçirdiği hükümetleri alaşağı etmek…”

George Monbiot, yeni yılda yazdığı “Toksik dumanlar çocuklarımızı tehdit ediyor. Kirlilik lobisine karşı mücadeleye girmeliyiz” başlıklı ilk yazısında hava kirliliği felaketini anlatıyor:

“Dünya çocuklarının % 90’ından fazlası tehlikeli kirlilik seviyelerine maruz kalıyor. Bu durumda bir uluslararası OHAL’den bahsedebiliriz. O halde, zehirli maddelerin yasaklanması için niye harekete geçmiyoruz? […]

“Hava kirliliği, yolsuzluk ve çürümenin en açık-seçik, elle tutulur tezahürüdür!

“Çözüm siyasi: Bu lobinin gücüne karşı koymak, lobinin ele geçirdiği hükümetleri alaşağı etmek, ardından özel arabalar ve sürekli genişleyen yol şebekeleri yerine elektrikli toplu taşımacılığı, yürümeyi ve bisikleti geçirmek, ve bir de kirli endüstrilere sıkı denetimler getirmek. […]

“Çocuklarımızı hastalıklardan koruduklarını iddia edenler bizi yolda bıraktılar… Dolayısıyla, harekete geçmeliyiz.”

***

Siyasi ve iktisadi iktidarı yüzde 1’den geri alıp vatandaşa teslim etmek:

Kanadalı akademisyen ve aktivist Kevin MacKay, 2018 sonlarında yazdığı “Ekolojik Kriz Bir Siyasi Krizdir” başlıklı yazısında şunları söylüyor: “Sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için, öncelikle geçmişten ders çıkarmalıyız. […] Arkeolojik araştırmanın bize gösterdiği şey şu ki, tarih boyunca oligarşik bir elitin menfaatlerine esir olan medeniyetlerin hepsi çökmüştür. Günümüzün sanayi üretimine dayalı kapitalist medeniyeti de aynı ölümcül döngü içinde kısılıp kalmıştır.

Kendi menfaatlerinin peşinde giden elitler çağdaş devletlerde karar alma mekanizmalarını kontrol ettikçe, giderek daralmakta olan ekolojik sınırların etkilerinden kaçınmak da bir o kadar zorlaşacak. Buna ilaveten, iktisadi krizle yokuş aşağı gitmekten başka bir çaremiz olmayacağı gibi, bir taraftan da oligarkların zenginliklerini ve iktidarlarını ayakta tutmak için birbirlerini yedikleri sırada kaynaklar azalır ve kriz tırmanırken çatışma ve savaşlar meydana gelecek.

Bu yokoluşa götüren döngüden kurtulmak için, siyasi ve iktisadi iktidarı yüzde 1’den geri alıp vatandaşların eline teslim etmemiz gerekecek. Bunun anlamı ekolojik sürdürülebilirlik savunucularının bireysel eylemlerin, lobi faaliyetlerinin, var olan siyasi ve iktisadi kurumları reforma uğratmanın bir adım ötesine geçmeleri demektir. Eğer bir şansımız olacaksa, hükümetlerin şahsi kârı değil kamusal yararı düşünerek karar almalarını sağlamalıyız.

Sanayi üretimine dayanan kapitalist medeniyeti kökten değiştirmek şüphesiz ki kolay olmayacak. Çevresel sürdürülebilirlik, toplumsal adalet ve iktisadi hakkaniyet hareketlerinin bir araya gelmesi gerekecek. Ancak ondan sonra oligarşinin sistemini parçalayarak demokratik ve eko-sosyalist bir toplum yaratıp, ortak menfaatlerini gerçekleştirebilecekler. Bu “hareketlerin hareketi” sekter ağız dalaşlarını bir kenara bırakmalı ve nihayetinde iktisadi hakkaniyet, insan hakları ve ekolojik sürdürülebilirliğin hedeflerinin gerçekleşmesinin birbirlerine bağlı olduğunun farkına varmalıdır.

Bu tür değişimler meşakkatli gibi görünebilir, ancak nadir ekosistemleri korumak için başlatılan ve giderek derinleşen mücadelede umut bulunabilir. İlk Ulus toplulukları (First Nations groups) bu taarruzun başında olmakla beraber bazı önemli zaferler de elde etmeye başlamış vaziyetteler. Standing Rock’ın Su Muhafızları yoğun hükümet baskısı karşısında direnerek Dakota Access Boru Hattını önlemeyi başarıp, hepimize ilham kaynağı oldular. Kanada, British Columbia’daki birçok İlk Ulus topluluğu Trans-Mountain boru hattına gösterdikleri direnç ile takdire şayan bir hukuksal zafere imza attılar.

Eğer tabandan gelen başarılı mücadeleler gerçek siyasi değişim için umut vadeden hareketlerle bağ kurabilirlerse, ancak o zaman gelecek adına umut olabilir. Ne var ki, eğer “böyle gelmiş böyle gidecek” felsefesiyle devam edip, değişimin yaşam tarzı ilişkin seçimlerden ve her biri bir diğerinin aynı olan siyasi parti elitlerinden geleceğini umuyorsak, o zaman gelecek hakikaten de pek bir umutsuz gözüküyor.”

***

Değişim yaratmaya çalışan kolektiflerin birer parçası olmak:

Çağın önde gelen kamu entelektüellerinden ve aktivistlerinden Dr. Cornel West ile Real News Network’den Sharmini Peries’in yaptığı söyleşide West yol gösteriyor:

“Öncelikle söylediklerimizle ve yaptıklarımızla örnek olmaya çalışmalıyız; elimizden geldiğince görünebilirlik sağlayarak uluslararası bir vizyon sunabilmeliyiz. Emperyalizmin, kapitalizmin, ataerkilliğin, eşcinsel düşmanlığının (homofobi), beyaz üstünlüğünün, erkek üstünlüğünün analizini yapmalıyız.

Ama, bunların da ötesinde, topluluklar halinde birleşmeliyiz; grupların birer parçası olmalıyız. Değişim yaratmaya, bir fark yaratmaya çalışan kolektiflerin birer parçası olmalıyız. Çünkü, örneğin, Standing Rock hareketi (‘Dikilen Kaya’ isimli yerli ulusunun A.B.D.’nin Dakota eyaletlerinde petrol boru hattı inşasına karşı gerçekleştirdiği destansı direniş) kesinlikle soyut bir eylem değildi. Gayet somuttu. Son derece güçlü ve keskin şekilde ete kemiğe büründü.

Veya mesela, A.B.D.’de Missouri eyaletinde 2014’deki Ferguson ayaklanması sırasında Batı Şeria, Gazze’de mücadele veren Filistinli dostlarınızdan destek almışsanız, bunlar asla soyut eylemler değildir. Son derece somut ve gerçek olaylardır.

Mesele insanların olguları daha açık ve net görebilmeleri, hissedebilmeleri. Bunu hissetmeliyiz. O sevgiyi, desteği, doğrulanmayı ve dayanışmayı duyabilmeliyiz. Ama bu, ruhi veya duygusal destekten daha sağlam bir temel üzerine dayanıyor. Çünkü bu, onların umurunda. Onlar bunu önemsiyor. Biz de önemsiyoruz. Mesele derimizin rengi değil. Cinsiyetimiz de değil. Cinsel yönelimimizin ne olduğu da değil. Çünkü bir insan olarak, ezilen diğer değerli insanların çektiği acılara önem veriyoruz, bunu umursuyoruz.”

***

İnandığın konuda bastırmak beklenmedik sonuçlar getirebilir:

Aktivist yazar Rebecca Solnit, 14 Ocak tarihinde yayınlanan “Dikilen Kaya/Standing Rock, Ocasio-Cortez’e milletvekili adayı olmak için esin verdi. İşte protestonun gücü” başlıklı makalesinde yakın geçmişi hatırlıyor:

“ABD’de iklim hareketinin yeni öncülerinden biri olan ve Günışığı (Sunrise) hareketi ile birlikte Yeşil Yeni Düzen programı için Meclis’teki demokratları da bir hayli sıkıştıran iklim savaşçısı milletvekili Alexandria Ocasio-Cortez’in ABD Temsilciler Meclisi seçimlerinde aday olması kararını nasıl aldığı üzerinde düşünceye daldığını anlatıyor Solnit. Ve, geçen Ağustos’un zorlu sıcağında Standing Rock yerlilerinin direniş kampında beyaz bir iklim aktivisti ile yaptığı sohbette bir ayaklanma ya da hareketin sonuçlarının asla doğrusal olmadığını enine boyuna tartıştıklarını hatırlıyor:

Ocasio-Cortez geçen yıl sonlarında verdiği bir söyleşide şöyle demişti: ‘Kongre seçimlerinde aday olmayı ilk olarak Kuzey Dakota’da Standing Rock’ta (Dikilen Kaya) düşünmeye başladım. ‘İnsanların kendi hayatlarını … hiç tanımadıkları bilmedikleri insanlar uğruna cephenin ön hattına sürdüklerini gördüğüm o aktivizm kazanında, aday olmaya karar verdim. Bunu gördüğümde, daha fazladan birşey yapmam gerektiğini anlamıştım.’ […]

Ocasio-Cortez yemin töreninden bir gün sonra ‘Asla ve kat’a pes etmeyelim – asla!’ diye bir twit attı. Ve devamını da şöyle getirdi: ‘Hayatımızın sona erdiğini düşündüğümüz günlerin üstünden çok zaman geçmedi; artık çok geç olana kadar herşeye yeniden yeniden başlamanın da bir sınırı var, ya da bu kadarı artık çok fazla diye düşündüğümüz günler o kadar da geride kalmadı … 28 yaşında bir garson kız olarak çok geç kalmış olduğumu; gerçekleşmiş potansiyel trenimin artık istasyondan ayrıldığını samimi olarak düşünmüştüm.’

Rebecca Solnit yazısını şöyle noktalıyor: “İklim değişikliği bize kaybedecek zamanımız olmadığını söylüyor. Ama tarih de bize sosyal değişimin dolaylı ve önceden kestirilemez yollarda gerçekleştiğini, inandığın şeyler için bastırmanın herşeye değeceğini söylüyor.”

(https://www.theguardian.com/commentisfree/2019/jan/14/standing-rock-ocas…)

***

Görüldüğü gibi ey okur, pek zorlu bir güzergâh var gezegenle birlikte bizim de önümüzde. Ne var ki, “Çıkmadık candan umut kesilmez” diyen o ünlü darb-ı mesel’i de asla hatırdan çıkarmamak gerek. Hatta, belki şunu da ekleyerek:

“Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!”

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

***

***

Cornel West: Küresel bir neo-faşist yönetimle karşı karşıyayız

zz13

Çağın önde gelen kamu entelektüellerinden ve aktivistlerinden Dr. Cornel West ile Real News Network’den Sharmini Peries’in yaptığı söyleşiyi sunuyoruz.

Söyleşinin video kaydı…

09:00 – 09:30 Salı Ahmet İnsel’le Ufuk Turu

UfukTuru20190115

Ufuk Turu kayıt arşivi

09:30 – 09:50 Açık Bilinç /  Güven Güzeldere ile Bilim ve Felsefe Sohbetleri

AcikBilinc20190115

Açık Bilinç kayıt arşivi

Açık Bilinç program metinleri

***

Mutsuzluğun ana unsurları: Belirsizlik ve korku

zz2

Açık Bilinç’te konumuz: Mutsuzluğun ana unsurları olarak belirsizlik ve korku.

Belirsizlik karşısında diğer canlılarla ortak tepkimiz: Stres.

Stres ve korkunun fizyolojisi ve toplumsal psikoloji üzerindeki etkisi.

— / —

Geçen hafta, Harvard Üniversitesi’nin 81 yıldır sürdürdüğü araştırma ışığında, mutluluk konusunu ele almıştık.

Yakınlarda yayımlanan Univ. College London kaynaklı bir araştırma, anlamlı bir hayat için en önemli unsurların içinde iyi sosyal ilişkileri sayıyor. 7304 kişiyle yapılan çalışma,Harvard araştırmasıyla uyumlu bir sonuç ortaya çıkartmış. [Kaynak: Steptoe 2018, ekte.]

Bu hafta, mutluluk-mutsuzluk ekseninde insanları ters yöne doğru iten stres ve korkudan, ve ana unsuru olan belirsizlik hissinden söz edeceğiz.

— / —

Mutluluğa engel olan en temel unsurlar arasında, özellikle geleceğe dair belirsizliğin yarattığı tedirginlik duygusu ve korkuyu saymak mümkün.

2005’de kaybettiğimiz şair ve yazar Attila İlhan, 12 Eylül darbesi sonrası yıllarının karanlık tedirginliğini, “Korkunun Krallığı” (1987) kitabindaki çarpıcı şiirleriyle anlatmıştı.

Inline image

Bu vesileyle Türkçe şiirin nev-i şahsına münhasır büyük kaptanını anmış olalım.

— / —

Bu programda korkudan ziyade belirsizliğin yarattığı stres semptomları üzerinde durmak istiyorum. Fakat önce kısaca korku konusuyla başlayalım.

Korku, insanların yanı sıra pek çok farklı canlıda var olan ortak bir savunma mekanizması.

Korku davranışının, agresyon ve duygusal tepkilerle birlikte,evrimsel açıdan beyindeki en kadim yapılardan olan limbik sistem içine yer alan “amygdala” tarafından düzenlendiği düşünülüyor.

Inline image

Temel olarak korkunun canlıları koruma ve tehlikelere karşı hızla öğrenme (korku koşullanması) işlevi olan faydalı bir mekanizma olduğunu söylemek mümkün. 

Pek çok canlının beyninde, korkuyu düzenleyen özel evrimleşmiş nöronal devreler olduğu öne sürülüyor.

Inline imageBiz insanların, başkalarının yüzlerinden korkuyu “okumak” konusunda uzmanlaşmış olduğu söylenebilir.

Birisinin korktuğunu anlamak için en önemli kaynak, gözler. Ünlü nörobilimci A. Damasio’nun klasik 2005 çalışmasına göre, yalnızca gözlere bakarak bile korkuyu okumak mümkün.

Inline image

Bu çalışmada, Damasio’nun hastası SM, “amygdala”sındaki iki-taraflı hasar yüzünden, insanların gözlerine bakmayı beceremiyor, ve korku ifadelerini anlamlandıramıyor.

Fakat özel olarak fotoğraflardaki gözlere bakması istenince, korku okuyabilme yetisi normale dönüyor.

— / —

Şimdi stres konusuna geleyim.

Stresi, en genel haliyle, bedenin belirsizlik, zorluk, tehdit, tehlike gibi unsurlara verdigi tepki olarak tanımlayabiliriz.

Korku, stres aratan bir durum ama her stresli durum korku içermiyor.

Stresin de, korku gibi, tehdit ve tehlikelere karşı uyarıcı ve koruyucu bir tür hazırlanma-savunma mekanizması olduğu düşünülüyor.

Fakat stres, korkuya göre kapsama alanı daha geniş bir durum. Kronikleşmesi çok daha yaygın ve bütün canlılarda negatif psikosomatik etkileri var.

Bellek fonksiyonundan metabolizmaya ve bağışıklık sistemine kadar pek çok bedensel olumsuz etkisi olan stresin en önemli tetikleyicilerinden birisi, kontrol kaybına neden olan belirsizlik hali.

Belirsizliğin hasar veren etkilerinin yaygınlığını göstermek için, yalnız insanlara değil, bizlerden çok daha farklı ekolojilerde bambaşka hayatları olan canlılar üzerinde yapılmış çalışmalara bakabiliriz.

Son zamanlarda yayımlanan çalışmalar, belirsizlik durumuna karşı verilen stres tepkisinin, aynı korkuda olduğu gibi, beyinde özelleşmiş devreler tarafından oluşturulduğunu, ve bunun canlılar dünyasında çok yaygın olduğunu ortaya koyuyor.

Inline image

— / —

Stresin bedensel etkilerini anlatmak için, sıçanlarla yapılmış daha eski ülser araştırmalarından örnek vereyim.

[Bir zamanlar çok sık yapılan bu tür çalışmaların artık eskisi kadar yaygın olduğunu sanmıyorum. Her halukarda, bu tür araştırmaları onaylamadığımı not etmek isterim.]

Pek çok örneği olan araştırmalarda sıçanlar stres yaratan koşullara maruz bırakılıyorlar. Daha sonra bu hayvanların hangilerinde ülser oluştuğuna bakılıyor.

Ortak sonuç, şu: Bir psikosomatik etki olarak orataya çıkan ülserin tetikleyici koşulu, belirsizliğin yarattığı stres. 

Bu araştırmalarda sıçanlar, belli aralıklarla, canlarını yakacak düzeyde elektrik şokuna maruz bırakılıyorlar. Bu, elbette, stres yaratan bir durum.

Fakat ülseri yaratan asıl tetikleyici unsur, elektrik şoku değil. Bu şokun ne zaman olacağına dair belirsizlik.

Örneğin, 1. gruptaki şıçanlara gelişigüzel aralıklarla elektrik şoku veriliyor. 2. gruptaki sıçanlarsa, elektrik şokundan önce bir uyarı sesi duyuyor, ve şokun gelmekte olduğunu biliyorlar.

Şoklar aynı süre ve şiddette olduğu halde, yalnız 1. gruptaki sıçanlarda ülser görülüyor.

Yani sesli uyaranın sağladığı bilgi, şokların zamanlamasına dair belirsizliği azaltıyor, ve bu bile bu talihsiz hayvanlara psikosomatik açıdan bir avantaj sağlıyor.

Sonuç: Ülserin gerçek nedeni şoklar değil, bu şokların ne zaman geleceğinin belirsizliği.

— / —

Sıçanların kendi doğal ekolojilerinde zaten büyük bir belirsizlik hüküm sürüyor. Besinin nereden bulunacağı veya tehlikenin ne zaman ortaya çıkacağı hiçbir zaman belli değil.

Buna rağmen bu hayvanlar deney koşullarındaki belirsizliğin yarattığı stres yüzünden ülser oluyorlar.

Hayatımızın her anını kontrol altında tutmaya (bazen takıntılı ölçüde) çalışan, plan program yaparak yaşamaya alışmış biz insanlar için, belirsizliğin ne kadar büyük bir stres kaynağı olduğunu, bu ülser çalışmaları ışığında siz düşünün!

Belirsizliğin insanlar üzerindeki etkilerini belgeleyen yeni araştırmalar da var.

Örneğin 2016’da yayımlanan bir çalışma, belirsizlik durumunun kendisinin, belirsizliğin sonucu olan cezadan da daha büyük bir negatif stres etkisine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

— / —

Bütün bu bulgular ışığında, toplumsal psikolojiye dair birşeyler söylemek de mümkün.

Gerek ekonomik gerekse hukuksal açıdan belirsizlik hissinin yükseldiği toplumlarda, ciddi bir stres halinin ortaya çıkacağını öngörmek zor değil.

Belirsizlik hali elbette tek unsur değil ama bu halin toplum genelinde mutsuzluğun artmasına, anti-depresan kullanımında ciddi bir artış görülmesine, hatta kaygı verici oranlara çıkan beyin göçüne dair bir şeyler söylüyor olduğunu düşünmek mümkün.

— / —

Peki, belirsizliğin yarattığı stres ve korkuya karşı ne yapılabilir? Bu gibi durumlarla başa çıkma konusunda insan kültürünün küçük ama çok etkili bir icadı var: mizah. Bir tür demir leblebi.

Bu da, gelecek haftanın konusu: Beyin bilimleri ve sosyal psikoloji açısından mizah.

Açık Bilinç’i Salı sabahları 9:30’da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz.

10:00 – 10:30 İklim İçin / Yücel Sönmez, Ömer Madra ve Murat Can Tonbil

IklimIcin20190115

İklim İçin kayıt arşivi

10:30 – 11:00 Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona / Pınar Erkan / Alameti kerametinden menkul kent hikayeleri

AhsaptanBetonaMecidiyedenJetona20190115

“Alameti kerametinden menkul kent hikâyeleri” şiarıyla yola çıkan programda tarihten günümüze tarihsel katmanlar da deşilerek Bizans köşklerinden, sarayların altyapısının nasıl oluşturulduğuna, konutlardan ofislere, kaldırımlardan sokaklara, dehlizlerden şarap üretilen üzüm bağlarına kadar şehrin farklı unsurlarına dair az ya da çok bilinen detaylar konuşuluyor.

Ahşaptan betona Mecidiyeden jetona kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Deniz Aşırı / Deniz Pak / Bozcaadalılar, adaya yolu düşenler ve adanın kıyısına vuranlar…

bozcaadasozlugu.blogspot.com/denizairi

12:00 – 13:00 Periplus (Yeni program) / Hazırlayan: Murat Can Tonbil

“Haritalar üzerinden caza çalan bir müzikal seyir rehberi” şiarıyla yola çıkan program, haftaiçi öğle kuşağını kıtalararası bir seyahate çıkarıyor.

http://canspod.com/

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00 Musica Brasileira / Jozi Levi / Brezilya’dan müzik

9

soundcloud.com/joezeex/

14:00 – 14:30 Dünya Mirası Adalar / Asu Aksoy, Derya Tolgay ve Alp Orçun

DnyaMirasAdalar15.01.2019

Adalar, yüzyıllarca imparatorluklara başkentlik yapmış, siyasi ve kültürel dönüşümlerin aktörlerini beslemiş dünya şehri İstanbul’un hikâyelerinin hep bir parçası olagelmiş. Krallar, kraliçeler, dini liderler sürgüne buralarda zindanlara atılmış, ardından Osmanlı’dan günümüze  farklı kültürel cemaatlerin zengin bürokratları, iş insanları, Adaları İstanbul’un sayfiye merkezi haline getirmiş, sanatçılar, yazarlar, Adalar’ın renginden, havasından, kokusundan beslenmek için buraları mekân tutmuş. Adalar, muhteşem mimari ve yaşam dokusuyla dünyada eşine az rastlanır bir kültürler havzası olma halini bugüne kadar taşımışlar.
Şanslıyız ki Adalarda İstanbul tarihinin tüm veçhelerinin mekânsal izdüşümlerini hâlâ görebiliyoruz ve barındırdıkları hikâyelerin bazen yaşayan bilgi kaynaklarına erişebiliyoruz. Kendimizi gerçekten müstesna hissetmeliyiz: Adalar’a adımımızı attığımızda İstanbul tarihinin çok da bozulmamış tanığının varlığını hissedebiliyoruz, şaşırıyor ve nedenini çok da bilmeden mutlu oluyoruz. Bu yayın döneminde bizi mutlu eden Dünya Mirası Adalar’ı enine boyuna konuşuyoruz.

Dünya Mirası Adalar facebook sayfası 

14:30 – 15:30 Yeni / Hande Akkan / Yeni Philip Glass’ın 80. yaşını kutluyor

Hande Akkan Twitter

15:30 – 16:00 Türk İşi Kovboylar / Hazırlayan: Utku Uluer / (15 günde bir)

TurkIsKovboylar20190115

zz1

Bugün Açık Radyo 94.9’da yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Yeni programın ismi; Türk İşi Kovboylar! – Türk Sineması ve Yeşilçam’da Westernler.

Yani Yeşilçam Arkeolojisi ile başladığımız yolculuğu daha spesifik bir başlığa taşıyoruz. Bugün saat 15:30’da yayınlanacak programda, içeriği ile ilgili detayları ve neler yapmayı planladığımızı anlatacağım. #western#yeşilçam#Türkişikovboylar#Kovboylar#cowboy#ErişteWesternEkrem GökkayaMelek Gorgun

sinematikyesilcam.com/

16:00 – 16:30 Nöro Blog / Onur Arpat ve Taner Yılmaz / Beynimizden Geçen Herşey

zz2

noroblog.net/

16:30 – 17:00 Diğerkâm (Yeni program) / Hazırlayanlar: Damla Özlüer ve Rauf Kösemen

65Digerkam15.01.20192018ENYARATICIFIKIRLER

Geçtiğimiz dönemlerde Hemzemin programını hazırlayan Rauf Kösemen ve Damla Özlüer yine sosyal fayda iletişimi üzerine daha geniş düşünmeye çağırdıkları yeni programları Diğerkâm ile bu yayın döneminde de aramızdalar.

Facebook.com/Diğerkam

***

Language Turkish
Rauf Kösemen ve Damla Özlüer’in hazırlayıp sundukları Diğerkâm,  65. programında 2018 yılında sosyal fayda iletişimi için yapılan projeler ve iletişim kampanyaları arasından en yaratıcı fikirleri ele alıyor.

***

zz1

Bugün, Diğerkâm’da 2018’in Bize Göre En İyi Sosyal Fayda Kampanyaları üzerine konuşmaya devam ediyoruz.

Damla Ozluer ile Rauf Kösemen‘in hazırlayıp sunduğu, sosyal fayda iletişimi üzerine konuşulan Diğerkâm, her salı 16:30’da, Açık Radyo94.9’da…

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Sanat Deliorman, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

Dünyanın Cazı kadrosuna Caz vokalisti Sanat Deliorman dahil oluyor. Salı günleri Dünyanın Cazı ondan sorulacak.
***
zz7
Dünyanın Cazı’nda şimdi de Can Tutuğ’yu konuk alıyoruz. Can bize caz tarihinde vibrafonu harikulade kayıt örnekleri ile anlatacak! Iki haftalık bu özel yayının ilk bölümü 15 Ocak salı akşamı saat 5-6 arası 94.9 Açık Radyo’da… Sakın kaçırmayın! Prodüksiyonda emeği geçen Coşkun Elmas, Can Tutuğ, Barış Demirel ve Ömer Şahin’e sonsuz teşekkürler 🙏🙋❤️
***
zz5
Açık Radyo Kayıt Kampında 3. gün!
Ve 1 yıllık vuslat sona erdi! Jülide’m ile bir araya gelebildik sonunda! Yeni albümü Nefes’in 5 Şubat’taki lansman konserinden sadece saatler önce özel yayınımız 94.9 frekansında sizlerle buluşacak! Epey güzel ve derin bir sohbet de cabası olup taşacak.. Teknik masamızdan Ömer Şahin’e teşekkürlerimle..

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

facebook.com/benbugunbiseyogrendim

Açık Dergi Salı Dünyayı Okumak / Aytaç Timur ve Akif Pamuk

Yazmaya övgü. Eleştiriye ve eleştirmene kapı. Düşünmeye, düşünceye, üretmeye ve tartışmaya alan açmayı amaçlayan bir kültür programı.

Açık Dergi Salı 18:50 Dünya Sinema Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay

Önceki dönemlerde Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin Türkiye Sinema Sözlüğü’nü radyoya taşıyan Oğulcan Bakiler ve Sabahat Özay bu yayın döneminde yine Altyazı tarafından hazırlanan Dünya Sinema Sözlüğü’nü dinleyiciyle paylaşıyor.

Açık Dergi Salı  Kulis Sesleri – Bircan Yorulmaz (Ayda 1)

KulisSesleri20190115

***

Kulis Sesleri: Prudencia Hart ve Bir Tuhaf Dibe Vurma Öyküsü

zz11

Kulis Sesleri bu programında DOT Tiyatro’nun “Prudencia Hart ve Bir Tuhaf Dibe Vurma Öyküsü” kulisindeydi.

Söyleşi transcripti için tklynz

Açık Dergi Pazartesi Serbest Atış (Açık Dergi’de yeni köşe – 15 Günde 1) / Dünya Basketbol Gündemi / Hazırlayanlar: Mehmet Çopuroğlu ve Kayhan Ergin

Volkan Ağır ve Utku Gökerküçük’ün hazırlayıp sunduğu Efektif Pas bu yayın döneminde bir ara veriyor. Yerine, bir basketbol programı olan Serbest Atış geliyor.

Açık Dergi Salı Trapez Kadro (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Seçil Zor ve Zeynep Araboğlu

Açık Dergi’de Kadın Bisikletliler mikrofon başına geçiyor. Serbest Atış yayınıyla dönüşümlü olarak bizlerle her bölümünde farklı yaşam çevrelerinden bisikletçi kadınlar bisiklet deneyimlerini paylaşıyor.

20:00 – 21:00 Açık Şemsiye / Hakan Gürvit, Levent Dönmez, Mehmet Yusuf ve Şebnem Sühel Grimm / Gelmiş geçmiş tüm müzik türleri

21:00 – 22:00 Gitaresk / Jak Kohen, Gonca Açıkalın ve Meral Akman / Neo-klasik rock ve fusion

Gitaresk_15-01-19_Meral94_FetiblueBand_Kus_Ekmegi

gitaresk.com/

***

zz6

Açık Radyo 94.9 Gitaresk’te, bu gece saat 21:00’de, Fetiblue Band’in 21 Aralık 2018 tarihinde çıkan ilk albümü “Kuş Ekmeği”nden seçtiğimiz parçaları dinleyebilirsiniz.
http://www.gitaresk.com/Playlists/48th/190115.htm

22:00 – 23:00 Esintiler / Seda Binbaşgil / Jazz

23:00 – 24:00 Psychoacoustics (Program gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Osman Kaytazoğlu, Berk Gökberk ve Barış Karakaş

Cumartesi geceleri 02.00’de yayınlanan Psychoacoustis bu yayın dönemi Salı geceleri saat 23.00’de

24:00 – 01:00 Numune Hastanesi / Cüneyt Bolak / Ses Gezegeninde Örnek Avı

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/1/11

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil,  Selahattin Çolak

acikgaste_14-01-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Çok pişmanım.”

Hatay’da “ödevini yapmadığı” gerekçesiyle işkenceye maruz bırakılan ve demir süpürge sapı ile darp edilerek öldürülen 6 yaşındaki Mertcan’ın katil zanlısı babası Mehmet Ali Yılmaz’ın ifadesinden. (NTV)

***

İstediğimiz her şeyi, canımız ne zaman isterse ve her daim elde etmenin ağır bedeli

zz14

Yeni yılın ikinci gününden itibaren “ne olacak gezegenin hali” sorusunu adeta gözümüze sokan iklim, ısınma ve kirlenme haberleri ile bu konulardaki analizlere maksimum ölçüde yer vermeye çalışmaktayız bu vakayinamelerde.

Sıralayacak olursak:

02 Ocak 2019/“Büzüşen bir Gezegende Yaşam”: Küresel iklim değişikliği heyulasını biz sıradan dünyalılara bundan tam 30 yıl önce New Yorker dergisinde ilk anlatan yazar ve aktivist Bill McKibben’ın aynı dergiye yıl sonunda yazdığı “Büzüşen bir Gezegende Yaşam” makalesinin tam çevirisini 02 Ocak 2019’da yayınladık. “Orman yangınları, sıcak dalgaları ve yükselen deniz seviyeleri ile birlikte yeryüzünde büyük bölgeler yaşanmaz hale gelme tehlikesine maruz kalıyor. Ama fosil yakıt endüstrisi, gerçeklere ve olgulara karşı saldırısını sürdürüyor.”

03 Ocak 2019-İklim yıkımının Türkiye’deki ve dünyadaki tahribatı ve siyasilerin ataleti üzerine bazı raporları özetledik.

BM, iklim değişikliğinin 2017 yılında Türkiye’de 1.9 milyar dolarlık bir hasara yol açtığını rapor etti. Bilim insanları önlem alınmazsa dünyanın 21’inci yüzyıl sonuna kadar 3.3 derece ısınacağını belirtti. Araştırmalarda ülkelerin bu durumu tersine çevirmeyi hedeflemedikleri sonucuna varılıyordu. Bunu isteyen bazı ülkeler de yok değildi, ama incelenen 56 ülkenin hiçbirinin bunu hedeflemediği, çünkü, hiçbirinde “amaca ulaşmak için yeterli siyasi irade olmadığı” belirtiliyordu.

07 Ocak 2019-Yerel bir “özelleştirme” haberi: “Burgazada Madam Martha Koyu açık arttırmayla satıldı!”

15 Aralık tarihinde yapılan ihaleyle Madam Martha Koyu ve çevresindeki elli dönümü aşkın arazi, 15 bin TL aylık kira bedeliyle 15 yıllığına adada restoran işleten bir kişiye kiralandı. Böylece Burgazada’nın doğal yaşamı ve kültürel belleği açısından en önemli bölgelerinden birinin turizm işletmelerine açılması için ilk adım atılmış oldu. Çeşitli binalar için imar barışından yararlanmak üzere yapılan başvurular sonrasında alınacak turizm ruhsatı, bu bölgenin turistik işletmelere açık hale gelmesine neden olacak…

08 Ocak 2019-Yazar ve aktivist Dahr Jamail’in son yazısından birkaç alıntıyla, insanlığın halihazırdaki hal-i pür melâlini yansıtmak istedik.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) raporuna göre dünya yüzünde kayıtlara geçmiş en sıcak 20 yıl, son 22 yıl içinde yaşandı. En sıcak dördü: 2015, 2016, 2017 ve 2018 idi. WMO Genel Sekreteri sertçe uyardı: “Şunu bir kez daha tekrarlamakta yarar var: iklim değişikliğini tam olarak kavrayan ilk nesil biz olduğumuz gibi, bu konuda birşey yapabilecek son nesil de biziz.” 

09 Ocak 2019-Yazar ve aktivist George Monbiot’nun son yazısından birkaç alıntıyla canlılar âleminin önündeki bir başka büyük felakete, hava kirlenmesi felaketine dikkat çekmek istedik.

Yeni bir araştırma, fosil yakıtların yakılmasının çocukların sağlığına karşı “dünyadaki en ciddi tehdit” olduğunu ortaya koyuyor: Egzos borularından çıkan dumanlar hamile kadınların akciğerlerinden geçip plasentada birikiyor. “Kamu sağlığı felaketine yaklaşan bir durum”dan bahsediliyor. Çocukların zekâsında “muazzam bir azalma”ya yol açıyor. Hava kirliliğine uzun süre maruz kalmak, sözel testlerde ve matematik testlerinde bilişsel performansa sekte vuruyor….Akciğerlerin büyümesini de engelliyor – astım, kanser, inme ve kalp yetersizliği riskini artırıyor.

14 Ocak 2019: Bugünkü Vakayinamede ise, gazeteci, yazar ve aktivist Dahr Jamail’in 15 Ocak 2019 Salı günü The New Press tarafından yayımlanacak olan The End of Ice (Buzun Sonu) adlı kitabından küçük bir alıntı yaparak durumun vahametine bir kez daha dikkat çekmek istedik: Gezegenimiz hızla değişiyor, ve tanık olduğumuz şey insanlık, hatta jeoloji tarihinde bile görülmüş bir şeye benzemiyor… Kanıtlar gösteriyor ki sera gazı salımları Yeryüzü’nün, olması gerekenden 10 kat hızlı ısınmasına yol açmakta ve bunun dallanıp budaklanan sonuçları, kelimenin tam anlamıyla, tüm canlılar âleminde (biyosferde) hissedilmekte.

Okyanuslar şimdiye kadar görülmemiş oranlarda ısınıyor, şiddeti ve sıklığı gittikçe artan kuraklık ve orman yangınları yerkürenin dörtbir yanındaki ormanların niteliğini değiştiriyor, ve Buzküre (cryosphere) – yani Yeryüzünde suyun buz ya da kar olarak donduğu en soğuk bölgeler – gitgide hızlanan bir tempoda eriyor. Kuzey Kutbu’nda (Arktik) deniz dibindeki permafrost tabakası –yani, sürekli donmuş tabaka– çözülmekte; daha önce o tabakanın içine hapsolmuş olan metan’ın her an permafrost tarafından “geğirilmesi”ne tanık olabiliriz; bu gaz çıkarması” da insanlığın bugüne kadar atmosfere salmış olduğu toplam karbondiyoksitin birkaç katının bir anda salınmasına sebep olacaktır. Bunun sonuçları ise tam anlamıyla bir felakettir.

İklim yıkımı aynı zamanda kasırga ve seller gibi aşırı hava olaylarını da beraberinde getirmektedir. Bir örnek vermek gerekirse, daha sıcak bir atmosfer daha fazla nemi içinde barındırdığı için majör yağmur ve sağanak olaylarının sıklığının artamasına yol açacaktır: 2017 yazında Houston üzerine çöken Harvey Kasırgası öylesine çok yağmur getirmiştir ki, suyun ağırlığı orada Yerküre kabuğunun 2 santimetre çökmesine yol açmıştır.

Yeryüzü Pliocene çağından yani yaklaşık 3 milyon yıldan beri atmosferde şimdiki kadar yüksek CO2 seviyeleri görmedi. Bu karbondiyoksitin dörtte üçü daha 500 yıl boyunca burada, atmosferde kalacaktır. CO2 salımlarının yarattığı tam ısınma etkisini görmemiz için bir on yıl geçmesi gerekmekte. Tüm sera gazı salımlarını şimdi durdursak bile, şu anda atmosferde bulunan gazların büyük kısmının okyanuslar tarafından emilmesi (absorbe edilmesi) için daha 25 bin yıl geçmesi gerekecek.

İklim yıkımı her zamankinden daha hızlı ilerlemekte – üstelik öngörülenden daha da hızlı. Şimdiye kadar kayıtlara geçmiş en sıcak 18 yılın 17’si 2001 yılından bu yana yaşandı. Aşırı ısınan gezegenimizin verdiği tehlike sinyalleri her yerde: Raporların, araştırmaların ve uyarıların sayısı her geçen gün artmakta. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) hararet artışları, aşırı hava olayları, deniz seviyelerindeki artışlar ve atmosferdeki karbondiyoksit seviyeleri hakkındaki en kötü senaryo öngörüleri dahi gerçekliğin altında kalmış durumda. Sayısız buzul, ırmak, göl, orman ve türler, şimdiye kadar görülmemiş bir hızda yok oluyor – ve bütün bunlar, küresel sıcaklık ortalamasının endüstri öncesi referans hattına göre sadece 1C derece artmış olmasından kaynaklanıyor. Bazı bilim insanları 2100’e kadar ortalama küresel sıcaklığın 10C dterece kadar artabileceğini öngörüyor. NASA’nın Goddard Uzay Araştırmaları Merkezi’nin eski direktörü James Hansen’ın başını çektiği bir araştırma, bugüne kadar tanık olduğumuz sıcaklık artışının hem Güney Kutbu’nda (Antarktika’da), hem de Grönland’da buz örtülerinin daha şimdiden artık önlenemez erime sürecine girmesine sebep olduğunu belirtiyor.

[…]

Modern hayat, zamanı da mekânı da sıkıştırdı.Dünyayı saatler içinde turlayabilir, bilgiye saliseler içinde erişebilirsiniz. Bunun bedeli ise, istediğimiz her şeyi, canımız ne zaman isterse ve her daim elde etmenin bedeli ile birlikte, hayatlarımızı ayakta tutan gezegenden mutlak bir kopuş oldu.

Alıp başımı ıssız doğaya ve dağlara vurmamın esas amacı, uzama ve zamana kendilerini eski hallerine döndürmeleri için imkân tanımak. Çağdaş hayatın pürtelaş temposu, bu gezegen üzerinde müthiş yıkıcı bir etki bırakıyor. İnsanlar Yeryüzü’nde buzlu olmayan toprakların yarısından fazlasını dönüştürmüş durumda. Atmosferin bileşimini ve içinden çıktığımız okyanusların kimyasını değiştirmiş durumdayız. Şu anda gezegendeki erişilebilir akarsuların yarısından fazlasını kullanmaktayız; dünyanın belli başlı nehirlerinin çoğunun üzerine barajlar kurulmuş ya da bunların yönü değiştirilmiş durumda.

Bir tür olarak biz şimdi, kendimize hazırladığımız coğrafî mühendisliği yapılmış bir gelecek uçurumunun kenarında asılı durmaktayız. Bizim ısrarımız üzerine, o doymak bilmez iştahımız doğanın kendisini yiyip bitirmekte. Yeryüzü’nün gönderdiği mesajlara kulak asmayı reddettik ve ortalarda bir arama kurtarma timi de görünmüyor.

[…]

Batılı kolonyalist kültür, doğuştan sahip olduğumuz “haklar”a inanırken, birçok yerli kültürü içine doğduğumuz “yükümlülükler”in öğretisini anlatır: Bizden önce gelmiş olanlara, bizden sonra gelecek olanlara ve Yeryüzü’nün kendisine olan yükümlülüklerin öğretisini. Ben de kendimi “yükümlülüklerim nedir” sorusu etrafında yönlendirirken, ânında daha derin bir soru ortaya çıkar: Şu andan itibaren, gezegene neler olup bittiğini bilerek, hayatımı neye adayacağım ben?

Kitaptan seçilmiş bu bölümü Guardian’dan çeviren:

Vakanüvis ÖM

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Pazartesi  Ali Bilge’yle Ekonomi Politik

EkonomiPolitik20190114

***

Açık Gazete’de Ali Bilge’yle söyleşi: Savaş, seçim, Suriye ve ekonomi

zz2

Açık Gazete’nin Ekonomi Politik köşesinde Ali Bilge’yle savaş, Suriye, seçim ve ekonominin halini konuştuk.

Söyleşi dökümü için tklynz

09:50 – 10:00 İzel Rozental ile Haftanın Karikatürleri (Açık Gazete’de yeni köşe)

HaftaninKarikaturleri20190114

Sevgili dostumuz çizer İzel Rozental dünyadan ve Türkiye’den seçtiği haftanın karikatürlerini radyoda anlatıyor.

***

Haftanın Karikatürleri: 14 Ocak 2019

zz3

Bu haftaki programda ele aldığımız karikatürler burada:

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 Kamusla Güreş (Yeni program) / Hazırlayanlar: Didem Gürzap ve Kerem Doğan

Kamusla_gures-14-01-2019_rec.03-01-2019

Kelimelerin, hayata dokunan anlamları, güncel ve geçmişe dayalı anlam ve çağrışımlarıyla tekrar ele alınacağı bir program

zz8

Kamusla Güreş kayıt arşivi

Kamusla Güreş Twitter

***

Kamusla Güreş, Kerem Doğan, Didem Gürzap, Asker, Açık Radyo, 94.9

11:00 – 12:00 Bisiklet Zinciri (Yeni program) / Hazırlayan: Muzaffer Çorlu

14Ocak

Müzik programcımız Muzaffer Çorlu yıllar sonra heyecanlı bir dönüş yapıyor. Programda müzik, filim ve bilim üst şemsiyesi altında besteciler, bilim insanları ve dahi siyasetçiler nöro-bilimdeki yeni gelişmelerle birlikte ele alınıyor.

Bisiklet Zinciri kayıt arşivi

12:00 – 13:00 Caz Club / İçinden Caz Geçenler / Dağhan İş

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00  Babil’den Sonra / Rüzgâra Bırakılmış Sesler / Hazırlayan: Ercüment Gürçay

zz7

facebook.com/ercumentgr

***

AÇIK RADYO (94.9) BABİL’DEN SONRA: MODERN FOLK ÜÇLÜSÜ

zz1

“Babil’den Sonra” programında Türkiye’den dünyanın dört bir tarafından, kişisel müzik beğenimi geliştiren, besleyen, sevdiğim şarkıları sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Ağırlıklı olarak halk şarkılarını tercih ediyorum. Arada sırada başka türden müziklere de programımda yer veriyorum. Bugün de biraz öyle olacak…

Çocukluğumun ve ilk gençlik yıllarımın siyah-beyaz TRT’li günlerinde farklı yorumlarıyla bana her zaman çok güzel duygular yaşatan bir müzik grubuydu Modern Folk Üçlüsü. Alıştığımız türküleri çok daha farklı söylüyorlardı. Tek sesli müziğe aşina kulaklarıma o günlerde inanılmaz bir tat armağan etmişlerdi. Sonraki yıllarda çok sesli halk müziğine olan tutkumun temelinde büyük ölçüde onların payı vardı. Sonra 1980’lerde Ruhi Su’nun sesiyle ve türküleri yorumlama biçimiyle tanıştım ve Ruhi Su’nun izini sürerek korosuna katıldım. 1989’dan sonra uzun yıllar Ruhi Su Dostlar Korosu’nda bu çok sesli türküleri keyifle söyledim.

Bugün 13.00’de Modern Folk Üçlüsü’nden seçtiğim türkü yorumlarını ve şarkıları sizlerle paylaşmak istiyorum.

14:00 – 14:30 Hamişden Sesler / Şenay Özden ve Özhan Önder / Suriye ve Suriyeliler hakkında sürgünden sesler

HamisdenSesler20190114

Hamişden Sesler kayıt arşivi

14:30 – 15:30 Opus 94 9 / Berna Uzunoğlu

Daha önceki dönemlerde her bölümünü dâhi bir besteciye ayrılan programda, 39. yayın döneminden itibaren her bölümünü bir müzik enstrümanına ayrılıyor.

15:30 – 16:30 Yolgeçen / Rahmi Öğdül ve Evrim Altuğ / Hayatî ve kitabî patikaların kesiştiği yol ağızlarında ayaküstü konuşmalar

yolgecen_14.01.2019

yolgecen_14.01.2019_201901

16:30 Hariçten Sanat (Yeni Program) / Gezegenden Kültür-Sanat Haberleri / Hazırlayan: Çelenk Bafra

HarictenSanat20190114

acikradyo.com.tr/program/144512/kayit-arsivi/hariçten-sanat

Programda özellikle Türkiye’yi ilgilendiren ve/ya Türkiye’den katılımcılara yer veren uluslararası sanat gündeminden bir kesit sunulacak. Müzeler, bienaller ve sergilere özellikle odaklanarak geniş bir perspektifle sanat, mimarlık, tasarım ve müzecilik alanlarındaki yeni gelişmeleri, haberleri ve güncel tartışmaları incelenecek.

Hariçten Sanat kayıt arşivi

***

Pazartesi Torun ve Müze Evliyagil ile Ankara sanat haberleri 16.30’da Hariçten Sanat programında Açık Radyo 94.9

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Başak Yavuz, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Pazartesi Murat ‘Mrt’ Şeçkin ile Kadıköy Postası

Kadıköy’deki kültür-sanat takviminin tutulduğu programda Tayfun Polat’ın Kadıköy’den göçüyle oyuncu değişikliğine gidildi. Yine bir Kadıköylü Murat ‘Mrt’ Seçkin aramıza katıldı.

Açık Dergi Pazartesi Halk Takvimi (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Kansu Şarman

HalkTakvimi20190114

Meteoroloji öncesi iklim bilgeliğinin güncelliği ve iklimin tarihe etkisi hakkında haftalık raporlar ve anekdotlar, Kansu Şarman tarafından bu yayın döneminde Açık Dergi içinde ele alınıyor.

***

Halk Takvimi: ‘Soğuk cini Karakoncolos’ inanışı

zz10

Açık Dergi’nin Halk Takvimi bölümünde, yazar Deniz Gezgin, Karakoncolos Fırtınası’na adını veren “soğuk cini karakoncolos” inanışını anlatıyor.

 Açık Dergi Pazartesi  Haftanın Albümü

20:00 – 21:00 Yerli / Tayfun Polat / Ana akımın dışında kalanlar

yerlisetler.wordpress.com/

mixcloud.com/tayfun-polat/  

***

zz10

350. “yerli”, bu akşam 20:00’dan itibaren Açık Radyo 94.9 ve acikradyo.com.tr üzerinden yayında. Bu hafta da 2018’in öne çıkan kayıtlarını dinlemeye devam ediyoruz. Deneysel, elektronik ve synth-wave kayıtlar var. Çalma sırası da aşağıda…
#yerlisetler #yerli2018 #acikradyo #deneysel #elektronik #sythwave #350

Anadol – Bir Garip Kan İçme Töreni
Harmondia – Idea
Ipek Gorgun – La Sacre II
barış ergün – The Roots Follow
TKO – I am the Pain
Tunç Çakır – Castle
Magna Pia – Venus Genetrix
Sordino – The Square
Pisznik – Troubling Game
ELZ and the CULT – Monochrome
Stars Like Dust – Fly High
Dahakara – Oh Lord

21:00 – 22:00 Vertigo / Hilmi Tezgör ve Osman Öztürk / Savrulan şarkılar

vertigo500.blogspot.com/

22:00 – 23:00 Ahtapotun Bahçesi / Cem Sorguç / Alter-latif müzik

ahtapotunbahcesi.blogspot.com/

23:00 – 24:00 Ay Palas / Tolga Yağlı / Bağımsız müzik

aypalas20190114_TKR_20090112

aypalas.blogspot.com/

***

zz4

12.01.2009 tarihli programın tekrarı

01. Shipping News – Books on Trains / Save Everything
02. U.S. Christmas – Uktena / Eat the Low Dogs
03. Loop – Straight to Your Heart / Heaven’s End
04. Th’ Faith Healers – Love Song / Lido
05. Slowdive – Morningrise / Blue Day
06. Cocteau Twins – Shallow than Halo / Garlands
07. Final – All We Ever Do / 3
08. Liars – the Other Side of Mt. Heart Attack / Drum’s Not Dead
09. Our Sleepless Forest – the Tinderbox / Our Sleepless Forest
10. Shipping News – A True Lover’s Knot / Save Everything

24:00 – 01:00 Asfalya / Gülşah Görücü / Pyschodelic, eklektik, blues rock

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

08:50 – 09:00 Nasrettin Hoca Hikâyeleri (Yeni program) / Orhan Veli Kanık / Yapı Kredi Yayınları / Açık Radyo ekibi okuyor.

Bu yayın döneminde Pazar sabahlarına Orhan Veli Kanık’ın şiirli ve sihirli kaleminden çıkma Nasrettin Hoca Hikâyeleri ile başlıyoruz.

09:00 – 10:00 Gezgin’in Şarkısı / Rönesans’tan Barok Dönem’e yaratıcı dehanın keşfi / İlknur Akman Erk

Rönesans’tan Barok Dönem’e uzanan uzun, çok yaratıcı ve verimli bir çağın bestecilerini, eserleriyle birlikte tanıtmayı amaçlayan bir program bu dönem Açık Radyo’da yayında.

09:50 – 10:00 La Fontaine’in Masalları (Yeni program)

“Bu Bizim ezelî bir derdimizdir/

Asıl Düşmanımız Efendimizdir”

Orhan Veli çevirisiyle bir yıl boyunca her pazar bir fabl okuyoruz.

10:00 – 10:30 Bir Dolap Kitap / Banu Aksoy ve Yıldıray Karakıya / Her yaş için çocuk kitabı

BirDolap20190113

birdolapkitap.com/

birdolapkitap.com/radyo-arsivi/

***

Bir Dolap Kitap: ‘Kedunya’ ve ‘Harika Tarif’

zz2

Bir Dolap Kitap’ın bu haftaki seçkisinde Paraşüt Kitap’tan ‘Kedunya’ ve Günışığı Kitaplığı’ndan ‘Harika Tarif’ var…

Meraklıları için kedi aleminin tüm sırlarını açığa çıkaran bir kitapla başlıyoruz. Paraşüt Kitap‘ın yayımladığı ‘Kedunya’“Kediler neden sudan hoşlanmaz?” ya da “Kedilerin 9 canı nereden gelir?” gibi merak edilen sorulara heyecanlı bir macera eşliğinde yanıt veriyor. Kitabın karakterlerinden yaşlı kahin tekir nine bana Merceditas Valdés’i anımsattığı için müzik arasında onu dinledik.

Yaşadığı binanın on ikinci katından sokakları izleyen, sıradan bir ev kedisi Baget…

Günün birinde, sokaklarda yaşayan güzel mi güzel bir tekire gönlünü kaptırıyor. Ama hiç kolay değil Mırrlana’nın kalbini kazanmak. Baget’in geçmişe yolculuk edip atalarının kayıp diyarı Kedunya’ya gitmesi ve kedilere dokuz can veren çiçeği getirmesi gerekiyor.

Baget’in işi zor. Sokakların asi delikanlısı kara kedi Kara’nın sinsi planlarıyla mücadele etmek ve kedilerin kaderini belirleyecek bir yolculuğu başarıyla tamamlamak zorunda.

Mizahi anlatımıyla okurunu heyecan dolu bir kedi mitine ortak eden Kedilerin Kayıp Adası Kedunya, bugün şehirleri yuva edinmiş kedilerin dünyasının kapılarını aralıyor.

Özgün adı: Котлантида

Yazan: Anna Starobinets

Çizen: Ali Çetinkaya

Çeviren: Eda Doğançay

Editör: Özge Akkaya

120 sayfa

9+ yaş

13 x 19,5 cm

ISBN: 978-605-68124-0-8

1.Baskı: Ocak 2018

İkinci bölümde, Günışığı Kitaplığı‘nın yayımladığı ‘Harika Tarifler’ adlı kitaptan söz ediyoruz. Usta bir aşçı olan kahramanımız Gastón’un izinde gemi mutfaklarından geçiyor ve korsanlarla nehirleri aşıyoruz. Yemekli maceraları sevenler kitabın sonundaki tariften özellikle hoşlanabilirler.

Harika TarifAnne ve babası o küçükken evden ayrılmış, bir daha da dönmemişlerdir. Yetimhanede büyüyen Gastón, orada öğrendiği leziz yemekler sayesinde, Amazon Nehri’ndeki lüks bir turist gemisinde aşçı yamağı olarak iş bulmuş, ailesine kavuşma umuduyla çalışmaktadır. Yolu korsanlarla kesiştiğinde, sevecenliği ve tadı damakta kalan yemekleriyle kalpleri fetheder. Ama Kaptan Mendoza ve Teğmen Guzman peşlerine düştüğünde, enfes tarifler, Gastón’u ve korsanları kurtarabilecek, küçük aşçı ailesine kavuşabilecek midir?..

Türkçe yayın editörü: Müren Beykan

Türkçesi: Nilüfer Uğur Dalay

Resimleyen: Huban Korman

10:30 – 11:00 Botanitopya (Yeni program) / Sesli Doğa Tarihi Müzesi / Hazırlayan: Benan Kapucu

Botanitopya_13-01-2019_rec.10-01-2019-

Bitkiler âleminin tuhaf ve muhteşem dünyasını belgeleyen botanik sanatına dair her şeyin konuşulacağı bir program.

Botanitopya kayıt arşivi

botanitopya twitter

botanitopya instagram

botanitopya@gmail.com

***

Baobab ağaçları, dünyanın yaşlı canlılarından biri. Görkemli gövdesi üzerinde, göğe uzanan cılız dalları köklere benzediği için tepetaklakmış gibi görünen bu devasa ağaçlar, maalesef bir bir gezegenimiz üzerinden silinmeye başladı…

11:00 – 12:00 Mekânlar ve Çağlar İçinde Ses / İştar Gözaydın / İskender Savaşır

facebook.com/istar.gozaydin

12:00 – 13:00 Dünyayı Dinliyorum / Zekeriya Şen / Bir dünya müziği programı (Radio MultiCult 2.0 ile ortak yayın)

tikabasamuzik.com/Katagorileri/dunyayi-dinliyorum

mixcloud.com/dunyayidinliyorum/

soundcloudcom/tıkabasamuzik

13:00 – 14:00 Ma’nın Tınısı / Hakan Ünseven / Anadolu müziğinin çağdaş yorumları

archive.org/details/@alabanda

14:00 – 15:00 Dilden Dile Titreşimler / Emre Dağtaşoğlu / Türk halk müziği

DildenDileTitresimler13.01.2019

dildendiletitreimler.blogspot.com/ 

***

06.01.2019 (Destekçi: Akın Yılmaz)

  1. Telli Turnam – Cem Adrian
  2. Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme – Cem Adrian
  3. Çay Taşı Çakmak Taşı – Özgür Kıyat
  4. İki Keklik Bir Kayada Ötüyor – Özdemir
  5. Karahisar Kalesi Yıkılır Gelir – Özdemir
  6. Kadifeden Kesesi – Kemal Akdoğan
  7. Çemberimde Gül Oya – Tuncay Korkmaz
  8. Kar Etmez Ahım Sen Gülizare – 5 Quartet
  9. İreyhan Eker misin? (Lili Yar) – 5 Quartet
  10. Bom Bili Bom (Şu Derler Şu Düzler) – 5 Quartet
  11. Burçak Tarlası – Emin İgüs
  12. Ha Un Ele – Ruhi Su
  13. Yıldız Akşamdan Doğarsın – Ruhi Su
  14. Karşıdadır Evleri – Ruhi Su
  15. Niksar Türküsü (Kalenin Bedenleri) – Ruhi Su

15:00 – 16:00 Musıkî Arşivi / Bülent Aksoy / Musıkî icrasının geçmişine ayrıntılı bir bakış

16:00 – 17:00 Müzik Pazarı (Yeni program) / Hazırlayanlar: İlke Boran ve Elif Damla Yavuz

Müzik bilimi alanındaki güncel akademik araştırmalar, çeviri ve özgün kitaplar, yürütülmekte olan projeler, müzik alanındaki üretimler ve bu üretimlerin arkaplanını oluşturan düşünsel, kurumsal, toplumsal dinamikler ve aktörler… Ve, müzikle ilgili güncel tartışmaların yer aldığı bir program

17:00 – 18:00 Modernin Sesi / Aykut Köksal / Dört yüzyıllık müzik serüvenine derkenar

20. yüzyılın yazgısını tayin eden Devrim, bir bestecinin de yaşamını belirledi. Onu kimi kez kahraman ilan etti, kimi kez vatan haini. Besteci ise yalnızca müziğin peşinden gitti. Adı Dimitri Şostakoviç’ti… Açık Radyo’da, Devrim’in yüzüncü yıldönümünde, Şostakoviç dizisi yeniden Modernin Sesi’nde…

***

MESSIAEN’DAN ÇIĞIR AÇAN BİR YAPIT

zz1

Bu pazar (13 Ocak), Aykut Köksal’ın hazırlayıp sunduğu Modernin Sesi’nde, Olivier Messiaen’dan dinleyeceğimiz yapıtlar, 20. yüzyıl müziğinin kırılma noktalarından birini yaratmış olan çalışmalar. Bunlar arasında “Dört Ritim Çalışması” başta geliyor. Yapıtın ikinci bölümü “Değer ve Gürlüklerin Mode’u” başlığını taşıyor, besteci bu bölümde dizisel yazıyı yükseklik dışındaki parametrelere de taşıyarak, en başta Pierre Boulez olmak üzere, 1950 kuşağının bestecilerine yeni bir yol açıyor.

Yapıtın ilk ve son bölümleri ise “Ateş Adası” adını taşıyor. Messiaen bu bölümleri Papua Yeni Gine’ye ithaf etmiş. Fotoğrafta Papua Yeni Gine’nin bir ateş dansçısı görülüyor.

Modernin Sesi, Açık Radyo 94.9’da, her pazar saat 17:00’de…

18:00 – 19:00 İnsan Sesi / Aksel Tibet / Çoksesli Batı müziğinde insan sesinin yeri

19:00 Türlü (Programın yayın gününde değişiklik) / Hazırlayanlar: Ahmet Ali Arslan ve Ozan Sarohan

Bu civardan müziklerin çalındığı Türlü,  43. yayın döneminde Pazar günleri saat 19.00’da.

20:00 – 21:00 The Big Easy / Aylin ve Varol Ünel / New Orleans kültürü ve müziği

New Orleans müziğinin ve kültürünün işlendiği The Big Easy bu yayın döneminde saat 20’de.

21:00 – 22:00 Değişen Zamanlar / Mahir Ilgaz, Altuğ Güzeldere ve Güven Güzeldere / Bob Dylan şarkılarıyla yarım yüzyıl

“Bob Dylan şarkılarıyla yarım yüzyıl” şiarıyla yola çıkan programda Dylan’ın yaşamı, şarkıları üç Dylan sever tarafından didik didik edilecek.

22:00 – 23:00 Sarhoş Atlar Zamanı / Akif Burak Atlar / Konu parantezinde rock

sarhosatlarzamani.tumblr.com/

mixcloud.com/SarhosAtlarZamani/

23:00 – 24:00 Jirayr’ın Walkman’i / Bilindik Ermeni müziğinin öbür türlüsü / Saro Usta ve Vartan Estukyan

Bildiğimiz Ermeni müziğinin dışında kalan Ermeni müzisyenlere, müziklere yeni üretimlere yer verilen bir program.

24:00 – 01:00 Mixed Folder / Elçin Özsoy / Türlerden bağımsız bir müzik programı

“Türlerden bağımsız bir müzik programı” şiarıyla yola çıkan programda her hafta bir karışık kaset hazırlıyoruz.

01:00 – 02:00 ÆVOM (Yeni program) / Hazırlayanlar:ÆVOM ekibi ve konukları

Kendini ‘aidiyetsiz ve sınırsız kolektif’ olarak tanımlayan yeni bir kolektif ÆVOM. İsmini latincede ‘sonsuzluk’ kelimesinden alıyor. Yıllardır Emre Aksoy’un sürdürdüğü Yerin Dibi programı bu yayın döneminde ÆVOM ekibi ve konuklarının seçkisiyle türlerarası kolektif bir müzik programına dönüşüyor.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

08:50 – 09:00 Nasrettin Hoca Hikâyeleri (Yayın sıklığında değişiklik) / Yazan: Orhan Veli Kanık / Okuyan: Mesut Özkeçeci

Pazar sabahları yayınlanan Nasrettin Hoca Hikâyeleri bu yayın dönemi hem Cumartesi, hem de Pazar.

09:00 – 10:30 Radyo Agos / Haftalık Agos gazetesinin penceresinden Türkiye ve Dünya gündemi. Agos’un mutfağından haberler, söyleşiler, olaylar

RadyoAgos20190112

Radyo Agos kayıt arşivi

10:30 – 12:00 Şansonlar (Yeni program) / Fransızca şarkılar dünyasında bir devr-i âlem / Hazırlayan: Cengiz Işılay

12079 listebaşı olmuş şarkıyı radyoya taşıyan Cengiz Işılay bu yayın döneminde Fransız Şansonlarına ve Fransız popüler müziğinin seçme örneklerine el atıyor.

12:00 – 13:00 Dünya Dönüyor / Naim Dilmener / ’Türkçe Pop’un 50 yılı

DnyaDnyor20190112

diskotek.info/ (Naim abinin “Bu sitede milyon hazine var” diyerek önerdiği site)

facebook.com/naimdilmener

***

zz3

Açık Radyo’daki program öncesi sevgili Nino Varon ve Eda Senyurt ile, Nihat’ın yeri Falls at Galata’da.

***

Dünya Dönüyor: Naim Dilmener’in konuğu Nino Varon

zz2

Prodüktör, besteci, söz yazarı Nino Varon’u kendi şarkılarından oluşan tribute albümü ‘Şarkı Gibi Şarkılar’ın çıkışını fırsat bilip Açık Radyo’da ağırladık.

Eşsiz Nino Varon…

Müziğe katkıları saymakla bitmez. Prodüktör, besteci, söz yazarı… Nilüfer gibi bir devi müziğimize kazandırmış insan… ‘Hit’ şarkı nedir de bilir, hit olmayacaksa bile müziğe yeni soluklar kazandıracak şarkıları da. Hayatı bu çünkü; müzikle yatar, müzikle kalkar. Duman’ın elinden tutup plak firmalarına götüren ve tavsiye eden de odur.

Hiç durmadı. Hala faal. Kendi şarkılarından oluşan tribute albümü ‘Şarkı Gibi Şarkılar’ın çıkışını fırsat bilip Açık Radyo’da ağırladık onu. Çok şey anlattı. Çok şey, görmüş/geçirmiş Varon ve neyse ki görüp/geçirdiklerini anlatma ya da aktarma konusunda nekes de değil.

Çok yaşayın Nino Varon; ömrünüze, sağlığınıza bereket.

13:00 – 14:00 Açık Deniz / Beysun Gökçin / Üç tarafı denizlerle çevrili bir radyo programı

AcikDeniz20190112

Açık Deniz kayıt arşivi

facebook.com/beysun.gokcin

***

zz2

Turhan ve Can Soyaslan ile Açıkdeniz. 13.00 de yayındayız. 94.9 Açık Radyo

14:00 – 15:00 Fizan Ekspresi / M. Bülent Kılıç / Farsî dünyanın müziği

facebook.com/Fizan-Ekspres

15:00 Sadânüvîs (Yeniden program) / Hazırlayan: Cemal Ünlü

Sadanuvis_12-01-2019_rec.03.01.2019

Açık Radyo’nun efsane programlarından Sadanüvis geri dönüyor. Fonograf, gramofon ve taş plak kayıtları Cemal Ünlü’nün anlatımıyla Cumartesi günleri saat 15.00’de Açık Radyo’da

***

Sadânüvis: Gülriz Sururi anısına…

zz5

Dikkatli, gözlem yapan dünya üzerinde olup biteni yakından takip etmeye çalışan bir insandı. Vasiyeti de bu dikkatlerinin, gündelik hayatımızdaki çarpıklıkları eleştirip buna karşı tavrını ortaya koymasının belgesidir…

Müzik, Gel öpüşelim Asaletmeap Opereti,

Besteci: Muhlis Sabahattin, Okuyanlar: Suzan ve Lütfullah Sururi, Süreyya Operet Heyeti Orkestrası

Gülriz Sururi Türk tiyatrosunun yetkin, tanık olduğu dönemi ayrıntılarıyla berrak, düzgün bir dille aktaran anı kitabı ‘Kıldan İnce Kılıçtan Keskince’yi 5 Ocak 1988 tarihinde benim için “Sevinçle” yazarak diye imzalamış…. Demek otuz yıl olmuş tanışıklığımız. Sanırım bir oyun prömiyeri veya galasında kendisine; “Elimde annesinin plakları olduğunu,” söylemiştim.

Heyecanlanmış dönerek yanındaki eşi Engin Cezzar’a aktarmıştı. Az önce plakta seslerini dinlediğiniz Suzan ve Lütfullah Sururi, Gülriz Hanım’ın anne ve babası olurlar.

Burhan Arpad’ın tiyatro ve operet hayatını anlatan kitaplarının birinde naklettiğine göre: Lütfullah Sururi sokakta karşılaştığı Burhan Arpat’a “Bir gün bize gel de, Suzan’ın Almanya’da yaptığı otuz kadar plağı dinleteyim,” demiş. Öncelikle söylemek isterim bugüne kadar otuz plaklık bir Suzan Lütfullah repertuvarı tespit edemedim. Ama 12-13 kadarını gördüm. Diyelim tamamı 15 taneydi ve o zaman 30 kadar eserden söz edebiliriz. Kast edilen 30 Plak değil, 30 eser olmalı. Polydor firmasına ait bir katalog bulunmaması bizi böyle tahminler yapmaya itiyor.

Gülriz Hanım’ı Üsküdar Köprülü Konak’ta ki evime plakları dinlemeye davet ettim. Bir gün kararlaştırdık. Tarih; kitabı imzaladığı 5 Ocak 1988 tarihden önceki 1987 sonbaharı olmalı… Muhtemelen Aralık ayı… Belki kitabı yanında getirdi, hatırlamıyorum o kısmını.

O gün geldiğinde bir öğleden sonrası karşılamaya Üsküdar iskelesine indim. Engin Cezzar’la birlikte muhtemelen arabalı vapuru ile geçmiş olacaklar. Zaten Gümüşsuyu’nda Alman Konsolosluğu’nun yakınında oturuyorlardı. Bir taksiyle eve çıktık. Çay, sohbet ve nihayet plakları dinlemeye geçtik.

Plakları yerleştirdim, gramofon dönmeye başladı. Gülriz Hanım bir zaman sonra ağlamaya başlamıştı. Çünkü henüz beş yaşındayken annesi Suzan Hanım; Adana turnesi sırasında yakalandığı bir humma neticesinde hastalanmış 12 Ocak 1933 günü Taksim Alman Hastanesinde vefat etmişti… Gülriz Hanım beş yaşındaymış bu nedenle annesine dair hatırasında kalmış hiç bir iz yok. Annesini hatırlamıyordu. Kendisine anlatılanlar bildiği kadarıyla şöyle olmuş olay. Gökhan Akçura’dan naklen okuyorum:

“Dinmeyen ateşine teşhis konamaz bir türlü, Sahneye çıkamaz olur, kalkamaz yataklardan. Heyet İstanbul’a dönmek zorunda kalır. Fakat Suzan’ın hastalığını İstanbul’daki doktorlar pek kolay teşhis edemezler. Kimisi, zehirli sinek sokmuş olacak, derken kimisi, çok zayıf zafiyet geçiriyor, der. Bir başkası derhal ameliyat etmek gerek, safra kesesi iltihabı, der, der demez acele Alman Hastanesine yatırılan Suzan’a ameliyat yapacak olan devrin ünlü bir operatörü: ‘Yarın arife, alışveriş yapmam lazım. Öbür gün mübarek Ramazan-ı Şerifin ilk günü, Allahın izniyle Ramazan’ın ikinci günü ameliyat ederiz Suzan Hanım kızımızı’ der.

Ama Suzancık ameliyat gününü bekleyemeden mübarek Ramazanın ilk günü, sabaha karşı septisemiden, safra kesesinin patlaması sonucu iltihabın kana karışmasından, hayata gözlerini kapar, yirmi üç yaşına basmamıştır henüz. Soğuk bir kânunisâni sabahının alacakaranlığında, sevgili Lütfullah’ın kollarında.”

Karşılaşmamızın iyi tarafı bendeki plaklar Gülriz Hanım’ın bilmediği, o güne kadar dinlemediği plaklardı. Gülriz Hanım kendisinde de iki tane plak bulunduğunu söyledi. Ve bende olanlar değildi. Buna sevinmiştik.

Şimdi o plaklardan birini dinleyelim. Suzan Lütfullah hanımın Polydor firmasına yaptığı ve ayrıca Süreyya Operet Heyeti plaklarını Sadanüvis’te yer alacaktı, elbette çalacaktık onları da. Gülriz Hanım’ın vefatı bu özel programı gündeme getirdi. Ayrıca garip bir tesadüfle; Gülriz Sururi’nin vefatıyla ilgili yapılan bu programın yayınlandığı gün; annesi Suzan Hanım’ın vefat ettiği gün. 12 Ocak…

Ah Erkekler Almanya’da Polydor stüdyolarında yapılmış, diğer okuduğu plaklar gibi bu da batılı besteler, Türkçe sözler yazılarak icra edilmiş. Aralarında tangolar, operet şarkıları ve günün hafif müzikler almış.

Kayıt tarihinin 1932 yılı olması gerekir. Suzan Hanım’ın vefatı 12 Ocak 1933 olduğuna göre öyle bir tarihe denk geliyor. Suzan Hanım Süreyya Opereti temsilleri şöhret bulmuş ve Alman firmasından teklif almış olduğuna göre 32 yılı olma olasılığı kuvvetli bir ihtimal. Süreyya Opereti Orkestra şefi Carlo D’alpino Capoçelli plak kaydında onların yanında bulunmuş. Lütfullah Bey ve Suzan Hanım’la birlikte Almanya’ya gittiği anlaşılıyor.

Müzik Ah Erkekler, Suzan Lütfullah Hanım, beste: Butet. Orkestra şefi: Carlo ‘ D’alpino Capoçelli

Gülriz Hanım, annesinin sesinin yükseldiği gramofonun hemen yanı başındaki sandalyeye oturmuştu yarım metre öteden, taş plaktan gelen hiç görmediği annesini dinliyordu. Dokunaklı, oldukça hazin bir andı.

Bir ara Gülriz Hanım; “Annem Kadıköylü, orada doğmuş yetişmiş bir Türk kızı. Neden böyle bir şiveyle, böyle bir edayla söylüyor anlayamıyorum,” demişti. Ben de o zamanki aklım ve bilgimle makul bir cevap bulamamıştım. Sonraki yıllarda 1900’lerin başında Türk operet âleminin bir numaralı primadonnası olan Nivart Suat Hanım’ı dinleyince bir cevap bulur gibi olmuştum. Nivart Suat Hanım hemen hemen kendinden sonra gelen bütün oyuncuları etkilemiş ve bir okuyuş tarzı yaratmıştı. Suzan Hanım sanırım Nivart Suat’ın yolunu izlemişti.

Sonra Süreyya Opereti plaklarını dinledik, aralarında koro plakları çoktu, Asaletmeap, Mon Bey, gibi operetlerin şarkıları vardı, koro içinde bazen okuyucusu belirtilmemiş düetlerde Suzan Hanım’ın sesi ayırt ediliyor, seçiliyordu.

Şimdi yine bir Almanya stüdyolarında kaydı yapılmış bir Polydor plağı dinleyelim. Bir tango seslendirecek Suzan Hanım Salver diye bir bestecinin. Yine Carlo D’alpino Capoçelli orkestrayı yönetiyor… Capoçelli, Süreyya Operası orkestrasının şefliğini yapmıştır uzun bir zaman. Sonra oğlu, yine Capoçelli; Gülriz Hanım’ın 1965 yılında oynadığı Keşanlı Ali Destanı operetinde orkestrayı yönetiyordu. Benim Gülriz Hanım’ı tanımam, gıyaben 65 yılında Elhamra Sineması’nda/Tiyatrosu’nda izlediğim Keşanlı Ali ile olmuştu.

Müzik, Memleketim, Beste: Salver, Suzan Lütfullah Sururi, Orkestra Şefi: Carlo D’alpino Capoçelli

Sonrasında elimizdeki plakları bir araya getirdik, bir arkadaşımda bir kaç Suzan Lütfullah plağı vardı. On, on iki kadarını kaydedip Gülriz Hanım’a verdik. 1995 yılında yaptığım ilk arşiv albümüne iki Suzan Lütfullah plağı almıştım, fırsat buldukça radyoda, seminer ve dinletilerde Suzan Lütfullah hanımı tanıtmaya, anlatmaya çalıştım. Önemli bir ses olduğuna sahnelerin ilk primadonnalarından olduğuna inanıyordum.

En son iki yıl, önce dört önemli sahne sanatçısı primadonnalar diye bir seminerimsi konuşma yapmıştım. Kadın sanatçılar, Osmanlı Tiyatrosunun çok önemli yıldızı Mari Nivart, Kantocu Peruz, Deniz Kızı Eftalya, yani Anastasia Grigoru ve Suzan Lütfullah Hanım’ı anlatıp plaklarını çalmıştım. Gülriz Hanım Galatasaray’da üst katta asansörü de olmayan bir mütevazı lokalin merdivenlerini çıkıp geldi. Yine Üsküdar’daki ilk buluşmamızdaki ruh haline benzer duyarlılık ve hüzünle dinledi… Annesine dair önemli bilgiler aktardı. Son görüşmemiz de o oldu.

Gülriz Hanım başarılı bir sanatçı, bir yurtsever olarak yaşadı. Aydın, taze, genç bir akla ve düşünceye sahipti. Güzel yazar kendisini berrak bir dille ifade ederdi. Olağanüstü yemekler pişirirdi. Dikkatli, gözlem yapan dünya üzerinde olup biteni yakından takip etmeye çalışan bir insandı. Vasiyeti de bu dikkatlerinin, gündelik hayatımızdaki çarpıklıkları eleştirip buna karşı tavrını ortaya koymasının belgesidir…

Bir dikkat çekici özelliği bulunduğu toplulukta tek tek herkesle konuşmaya, tanışmaya çalışmasıydı, tanımaya hiç olmazsa bir iki sözle hatırını almaya çalışırdı. Bir de floresan ışıktan hiç hoşlanmazdı…

Bütün bunlar bir yana; büyük bir eksik vardı hayatında. Bundan çok müteessir olduğunu ve üzüntü duyduğunu hep hissettim. Bu noksan annesini tanıyamamış olmasıydı. Annesi söz konusu olduğunda durgunlaşır, düşüncelere dalardı. Tanımış olmaktan büyük memnuniyet duyduğum, önemsediğim insanlardı Cezzarlar… Kitabını imzalarken Gülriz Hanım’ın sözünü ettiği o sevinci hep duydum hep yaşadım…

Müzik, Bir Buse Ver Bana, Beste: Muhlis Sabahattin, Okuyanlar: Suzan ve Lütfullah Sururi, Süreyya Operet Heyeti Orkestrası

16:00 – 17:00 Dünyanın En Güzel Müzikleri (Yayın saatinde ve sıklığında değişiklik) / Reha Uz’a göre / Hazırlayan: Reha Uz

60 yılı aşkın bir müzik dinleme serüveninde Reha Uz’a göre Dünyanın En Güzel Müzikleri bu yayın dönemi hem Cumartesi hem de Pazar günleri saat 16.00’da.

17:00 – 18:00 Music of the World İstanbul / Refika Kadıoğlu ve Kutay Derin Kuğay / Tokyo’dan Barcelona’ya müzik ve ötesi

facebook/Kutay Derin Kuğay

***

zz1

Today, at 5pm Music of the World Istanbul brings forth four new outstanding albums from four corners of the world.
From Dhafar Youssef to Porto Rico, to Kongo, to India, Musically speaking. Enjoy

18:00 – 19:00 Connections / Tim Hallam / 60′lar ve 70′lerde pop

connectionstr.blogspot.com/

mixcloud.com/tim-hallam/

19:00 – 20:00 Tighten Up / Simon Johns / Tematik bir müzik programı

tightenupwithsimonjohns.blogspot.com/

20.00 – 21:00 Woman to woman (Yayın gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Seda Aktaş, Ahmet Uncu ve Emir Akçit

Farklı zaman ve coğrafyalarda erkek egemen toplumun çeşitli alanlardaki adaletsizliğine boyun eğmeden değişim isteyen, duygularını müziğiyle var etmiş kadınlara dair Woman to Woman, bu yayın dönemi Cumartesi günleri 20’de..

21:00 – 22:00 High Times / Ras Memo/ Reggae

22:00 – 23:00 Beton Orman / Da-Frogg Eyez /  Reggae, Dub ve alt türleri

8 yıl aradan sonra Beton Orman, Reggae, Dub ve alt türlerinin pozitif titreşimlerini yaymak için döndü.

23:00 – 24:00 Login / Christopher Çolak / Elektronik müziğin alt türleri ve tüm renkleri

24:00 – 01:00 Lovaj / Ahmet Güneş / Elektronik ağırlıklı müzik

lovaj.com/

01:00 – 02.00 Flow (Yeni program) / Hazırlayan: Özgür Özer

Flow10

Cazdan elektroniğe uzanan türler arası bir gece müziği seçkisi.

Blog Stats

  • 94.052 hits