Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi: 5 Kasım 2018 – 5 Mayıs 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/2/22

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil,  Selahattin Çolak

AcikGazete25.02.2019

Açık Gazete kayıt arşivi

***

Günün Sözü

“Bazıları bizim kendi geleceğimiz için mücadele ettiğimizi söylüyor. Ama bu doğru değil. Biz, herkesin geleceği için mücadele ediyoruz. Ve eğer sokaklarda olmak yerine okulda olmamız gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman sokaklarda bizim yerimizi sizin almanızı ve işe gitmemenizi öneririz. Hatta, daha iyisi, siz de bize katılın da süreci hızlandıralım.”

İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg’in 21 Şubat Perşembe günü Belçika’da AB temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmadan. (Açık Gazete)

***

‘Grevci’ Greta AB’ye seslendi: Hedefleriniz çocukların geleceğini korumaya yetmez

ZZ17

İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg 21 Şubat Perşembe günü, Belçika’da geçen yılın Aralık ayından beri her hafta yürütülen iklim okul grevlerinden birinde yer almak üzere Brüksel’deydi. Greta, AB temsilcilerine hitaben bir konuşma yaptı.

Evan Lamos ve Frédéric Simon

euractive.com

Konuşmanın tam metnini videosu eşliğinde sunuyoruz.

“Onbinlerce çocuk iklim için Brüksel sokaklarında okul grevi yapıyor. Yüzbinlercesi de dünyanın her tarafında aynı şeyi yapmakta. Bazıları da şimdi burada.

Biz okul kırıyoruz çünkü ev ödevimizi yaptık. İnsanlar bize her zaman çok umutlu olduklarını söylüyorlar. Onlar, gençlerin dünyayı kurtaracakları konusunda umutlular. Ama biz dünyayı kurtarmıyoruz.

Bizim büyümemiz ve sorumluluk almamız için bekleyecek vakit yok ki. 2020 yılına kadar karbon salımları eğrisini keskin şekilde aşağı çekmiş olmamız lazım. Bu, gelecek yıla kadar demek.

Politikacıların çoğunun bizimle konuşmak istemediğini biliyoruz. İyi. Biz de onlarla konuşmak istemiyoruz zaten. Biz onların bizimle değil, bilim insanlarıyla konuşmalarını istiyoruz. Onları dinlemelerini. Çünkü biz bilim insanlarının söylediklerini ve on yıllardır söylemekte olduklarını tekrarlamaktan başka birşey yapmıyoruz zaten. Biz sizin Paris Anlaşmasına ve IPCC (BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) raporlarına uymanızı istiyoruz. Başkaca bir manifestomuz veya talebimiz yok. Bilimin arkasında durun yeter. Talebimiz bundan ibaret.

Politikacıların çoğu iklim için okul grevleri konusunda konuşmaya başladıklarında, iklim krizi dışında hemen herşeyden bahsedip duruyorlar. Birçok insan da okul grevlerini bizim okula dönüp dönmememiz gerektiği meselesine bağlamaya çalışıyor. Binbir türlü komplo teorisi kuruyor, bizi de kendi başına düşünemeyen birer kukla olarak görüyorlar.

Odak noktasını iklim krizinden uzaklaştırmaya, konuyu değiştirmeye can atıyorlar. İklim krizi hakkında konuşmak istemiyorlar çünkü bu savaşı kazanamayacaklarını biliyorlar. Çünkü ev ödevlerini yapmadıklarını da biliyorlar. Ama biz, ev ödevlerimizi yaptık.

Ev ödevini yapıp bitirdin mi yeni politikalara ihtiyacımız olduğunu hemen farkedersin. Herşeyin, hızla azalmakta olan ve elimizde son derece sınırlı bir miktarı kalan karbon bütçemize dayalı olduğu yeni bir ekonomi lazım bize.

Ama bu da yetmez. Yepyeni bir düşünme biçimine de ihtiyacımız var. Sizin kurmuş olduğunuz siyasi sistem, tümüyle rekabet anlayışına dayalı. Yapabildiğinde üç kâğıt da yaparsın, çünkü burada önemli olan tek şey, gücü elde etmek için kazanmak.

Bunun sona ermesi şart. Birbirimizle yarışmaktan, rekabet etmekten vaz geçmeliyiz. Bizim işbirliği yapmaya, gezegenin kaynaklarını hakça ve âdil şekilde paylaşmak için birlikte çalışmaya ihtiyacımız var.

Gezegen sınırları içerisinde yaşamaya başlamalı, hakkaniyet ilkesine odaklanmalı ve yaşayan tüm türler adına birkaç adım geri atmasını bilmeliyiz.

Bu sözler size çok saftirik gelebilir; ama eğer ev ödevini yaptıysan başka bir şansımız kalmadığını hemen anlarsın. Varlığımızın her santimetrekaresini iklim değişikliğine odaklamak zorundayız. Bunu yapamazsak o zaman başardıklarımızın tümü ve kaydettiğimiz tüm ilerlemeler boşa gitmiş olacak. Siyasi liderlerimizin mirasından bize kalacak tek şey, insanlık tarihinin en büyük başarısızlığı olacak. Siyasi liderlerimiz de, söz dinlememeyi ve harekete geçmemeyi seçmiş oldukları için, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük hainleri olarak hatırlanacaklar.

Ama bu, böyle olmak zorunda değil. Hâlâ vakit var. IPCC (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) raporuna göre, insan kontrolundan çıkmış geri döndürülemez bir zincirleme reaksiyonu tetikleme konumuna düşmekten kurtulmak için yaklaşık 11 yılımız kalmış durumda.

Bunu önlemek için şu önümüzdeki on yıl içinde eşi benzeri görülmemiş değişiklikler meydana gelmesi zorunlu. Bunlar içinde 2030 yılına kadar CO2 emisyonlarımızı en az yüzde 50 oranında azaltmamız zorunluluğu da var. Lütfen şunu da not edin: Bu rakamlar konunun hakkaniyet yönünü içermiyor; oysa hakkaniyet Paris Anlaşmasına küresel çapta işlerlik kazandırılabilmesi için mutlak bir zorunluluk. Ayrıca, bu rakamlar devrilme noktalarını ya da kuzey kutup bölgesindeki sürekli donmuş toprakların (permafrost) çözülmesi sonucu salınacak o son derece güçlü metan gazı gibi artı geri besleme mekanizmalarını da içermiyor. Öte yandan, yakında icat edilmesi gereken ve fakat birçok bilim insanının asla zamanında yetişemeyeceğinden korktuğu ve yetişse bile öngörülen ölçekte hizmete sokulmasının imkânsız olduğunu belirttiği o gezegen çapındaki muazzam negatif emisyon tekniklerini ise içeriyor.

Bize söylendiğine göre AB emisyon azaltma hedeflerini büyütme niyetinde. Yeni hedefe göre AB sera gazı emisyonlarını 2030’a kadar 1990 seviyelerinin yüzde 45’ine indirecekmiş. Bazıları bunun iyi ya da iddialı bir hedef olduğunu söylüyor. Oysa, bu yeni hedef de küresel ısınmayı 1.5°C altında tutmaya yetecek bir hedef değil. Bu hedef, bugün büyümekte olan çocukların geleceğini korumaya yetmez.

Eğer AB 2°C sınırı için gerekli karbon bütçesi içinde kalma konusunda kendi âdilane katkısını yapacaksa, o zaman 2030’a kadar en az yüzde 80 emisyon azaltımı yapmak zorunda. Ve bu azaltım havacılığı ve deniz taşımacılığını kapsamalı. Öyleyse, şu andaki önerinin yaklaşık iki katı emisyon azaltımı gerekiyor.

Gerekli olan eylemler manifestoların ve parti politikalarının ötesinde. Bir kere daha [politikacılar] pisliklerini halının altına süpürüyor ve temizliği yapıp sorunu çözme işini de bizim kuşağa bırakıyorlar.

Bazıları bizim kendi geleceğimiz için mücadele ettiğimizi söylüyor. Ama bu doğru değil. Biz, herkesin geleceği için mücadele ediyoruz. Ve eğer sokaklarda olmak yerine okulda olmamız gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman sokaklarda bizim yerimizi sizin almanızı ve işe gitmemenizi öneririz. Hatta, daha iyisi, siz de bize katılın da süreci hızlandıralım.

Ve, affedersiniz ama, hiçbir şey yapmadan öyle oturup dururken bir yandan da herşey yoluna girecek diye konuşup durmanız bize hiç de umut verici birşey gibi gelmiyor. Aslına bakılırsa bu, umudun tam tersi. Ve işte siz tam da bunu yapıp duruyorsunuz. Koltuklarınızda oturup dururken umudun gelmesini bekleyemezsiniz. Öyle yaptığınızda şımarık sorumsuz çocuklar gibi davranmış oluyorsunuz çünkü.

Umudun, uğraşıp didinerek kazanılması gereken birşey olduğunu anlayamamış görünüyorsunuz. Ve eğer değerli ders saatlerini heba ettiğimizi söylemeye devam edecek olursanız, izninizle size şunu hatırlatayım ki siyasi liderlerimiz inkâr ve eylemsizlik yoluyla nice on yıllarımızı heba ettiler. Ve zaman da iyice daraldığından, biz eyleme geçtik artık.

Sizin pisliğinizi biz temizlemeye başladık ve işimiz bitene kadar da durmayacağız. Teşekkürler.”

Çeviren: Ömer Madra

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Pazartesi  Ali Bilge’yle Ekonomi Politik

EkonomiPolitik20190225

***

Açık Gazete’de Ali Bilge’yle söyleşi: Kürt siyasi hareketi (2)

zz4

Açık Gazete’nin Ekonomi Politik köşesinde Ali Bilge’yle Kürt siyasi hareketini konuşmaya devam ettik.

Program söyleşi dökümünü okumak için tklynz 

09:50 – 10:00 İzel Rozental ile Haftanın Karikatürleri (Açık Gazete’de yeni köşe)

HaftaninKarikaturleri20190225

Sevgili dostumuz çizer İzel Rozental dünyadan ve Türkiye’den seçtiği haftanın karikatürlerini radyoda anlatıyor.

***

Haftanın Karikatürleri: 25 Şubat 2019

zz2

Bu haftaki programda ele aldığımız karikatürler burada…

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 Kamusla Güreş (Yeni program) / Hazırlayanlar: Didem Gürzap ve Kerem Doğan

Kamusla_gures-25-02-2019_rec.18-02-2019

Kelimelerin, hayata dokunan anlamları, güncel ve geçmişe dayalı anlam ve çağrışımlarıyla tekrar ele alınacağı bir program

zz8

Kamusla Güreş kayıt arşivi

Kamusla Güreş Twitter

***

Kamusla Güreş, Didem Gürzap, Kerem Doğan, Açık Radyo, 94.9, Öğretmen, Muallim, Hoca

11:00 – 12:00 Bisiklet Zinciri (Yeni program) / Hazırlayan: Muzaffer Çorlu

25Subat

Müzik programcımız Muzaffer Çorlu yıllar sonra heyecanlı bir dönüş yapıyor. Programda müzik, filim ve bilim üst şemsiyesi altında besteciler, bilim insanları ve dahi siyasetçiler nöro-bilimdeki yeni gelişmelerle birlikte ele alınıyor.

Bisiklet Zinciri kayıt arşivi

12:00 – 13:00 Caz Club / İçinden Caz Geçenler / Dağhan İş

12:55 – 13:05 Yerdeniz Büyücüsü – Atuan Mezarları / Yazan: Ursula Le Guin / Çeviren: Çiğdem Erkal / Metis Yayınları / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak’ta aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü bu yayın döneminde başlıyor. Ne zaman biter, orası meçhul. 

13:00 – 14:00  Babil’den Sonra / Rüzgâra Bırakılmış Sesler / Hazırlayan: Ercüment Gürçay

zz7

facebook.com/ercumentgr

***

zz2

AÇIK RADYO (94.9) BABİL’DEN SONRA: PACO DE LUCİA

Francisco Gustavo Sanchez Gomez veya bilinen adıyla Paco de Lucia (Lucia’nın Çocuğu)1947’ de İspanya’ da Cadiz- Alzejiras’ da dünyaya geldi.. Flamenko müziğinin Sabicas ile birlikte en önemli iki gitaristinden biri olarak kabul edilen Paco de Lucía çok sayıda konserler yaptı, albümler yayınladı.

Bugün 13.00’te Açık Radyo (94.9) Babil’den Sonra programında, 5 yıl önce 26 Şubat 2014’te Meksika’da bir kumsalda çocuklarıyla futbol oynarken geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayata veda eden, Flamenko gitarın büyük ustası Paco De Lucia’dan konuşup, konserlerinden ve albümlerinden seçtiğim şarkıları dinleteceğim.

***

Endülüs’ün gitarı: Paco De Lucia

zz6

Hani bazı insanları tanırsınız ve belki de farkında olmadan onları tanrı katına yerleştirip, ölümsüzlükle taçlandırırsınız ve bir gün, bir anda ölüm haberiyle tüm bu büyü dağılıp gider.

Paco De Lucia’nın 2014 yılının 26 Şubat günü Meksika’da çocuklarıyla plajda futbol oynarken kalp krizi geçirip öldüğünü duyduğumda inanamıştım. Hani bazı insanları tanırsınız ve belki de farkında olmadan onları tanrı katına yerleştirip, ölümsüzlükle taçlandırırsınız ve bir gün, bir anda ölüm haberiyle tüm bu büyü dağılıp gider. Aynı öyle olmuştu haberi duyduğum andaki duygum…

1980’lerin ilk yarısında ilk kez Paco De Lucia’yı canlı izleme şansım olmuştu. Önceleri nadir bulunabilen kasetlerinden ve LP’lerinden az çok biliyordum onu. Ama sahnede canlı olarak izlemek bambaşka bir duyguydu…

AKM’nin ayakta olduğu yıllardı ve her hafta birçok konserler yapılıyordu. O günlerde çalıştığım firma aynı zamanda AKM’nin ses ve ışık sistemlerinin de tedarikçisiydi. Paco de Lucia, kardeşleri flamenko şarkıcısı Pepe, Flamenko gitaristi Ramon’ un da yer aldığı, 1981 yılında kurdukları ‘Paco De Lucia Sekstet’ ile Avrupa turnesi kapsamında İstanbul’a geleceklerdi. Biletix ve benzeri satış organizasyonları yoktu. Her önemli sanatçının konserinde olduğu gibi bu konserin biletlerinin çıktığı gün AKM gişelerinin önünde uzun kuyruklar oluşmuştu ve fiyatı hiç de ucuz olmayan bin bilet kısa zamanda satılmıştı. Bana Paco’yu tanıtan ve sevdiren rahmetli Bülent abimle birlikte, AKM’nin ses-ışık teknisyeni Ahmet Defne’nin verdiği davetiyeyle konser salonuna girebilmiş ve sahnenin sağ ön tarafında yerimizi almıştık. Paco ve arkadaşları sahnede belirince dakikalarca süren, dinmek bilmeyen alkışları anımsıyorum. Gitarda kardeşi Ramon de Algeciras, basgitarda Carlos Benavent, vokal ve ritim gitarda diğer kardeşi Pepe de Lucia, flüt ve saksafonda Jorge Pardo, perküsyonda Rubem Dantas önce alkışlarla sahneye geldiler. En son elinde gitarıyla Paco sahneye çıktı. Sahnede elinde gitarıyla bir Endülüs tanrısı gibiydi Paco. Gitar ona, o gitara çok yakışıyordu. Alkışlar yükseldi, yükseldi ve dakikalarca sürdü. Sonra ilk şarkıya girdiler ve alkışlar bir anda bıçak gibi kesildi… Arada izleyici sıralarından yükselen çığlıklar… Şarkı sonlarında dinmek bilmeyen alkışlar… Konserin sonunda ısrarla devam eden alkışlar ve ardı ardına gelen bisler… Keşke hiç bitmese dediğim rüya gibi bir konserdi. Tadı hala kulaklarımda ve ruhumda…

Francisco Gustavo Sanchez Gomez veya bilinen adıyla Paco de Lucia 1947’de İspanya’da Cadiz- Algeciras’ da dünyaya gelmiş. Babası Antonio Sanchez de Roman asıllı bir flamenko gitaristiymiş. Gitar dinleyerek büyümüş. Bir söyleşide gitara olan yolculuğunu anlatırken “…Çalmaya başlamadan önce flamenkonun her ritmini biliyordum. Müziğinin duygusunu ve anlamını biliyordum, bu yüzden çalmaya başladığımda kulağımdaki sese gittim sadece.”diyordu.

Paco de Lucia sahne ismini annesi Lucia Gomes’in onuruna almış. Paco de Lucia, ‘Lucia’nın Çocuğu’ anlamına geliyor.

1958’de, on bir yaşında ilk defa Radio Algeciras’da çıkmış. Bir yıl sonra prestijli Jerez flamenko yarışmasında özel ödül almış 1961’de dansçı José Greco’ nun flamenko grubuyla turneye çıkmış, çeşitli ülkelerde konserlere katılmış.

New York’ta kendisini etkileyen en önemli müzisyenlerden gitarist Sabicas’la tanışmış. Onunla birlikte müziği bir başka boyuta taşınmış.

İspanya’ya döndükten sonra, 1964’te ailesiyle birlikte Madrid’e taşınan Paco de Lucia, gitarist Ricardo Modrego ile üç albüm kaydetmiş: ‘Dos guitarras flamencas’‘Dos guitarras flamencas en stereo’ ve ‘Doce canciones de Federico García Lorca para guitarra’. 1966’da kardeşi Ramon ile birlikte üç albüm kaydetmiş. 1967’de ilk solo albümünü yayımlamış: ‘La Fabulosa Guitarra de Paco de Lucía’.

1968 ile 1977 arasında dostu Nuevo (Yeni) Flamenko müzisyeni Camarón de la Isla ile sıkı bir çalışma dönemi geçirmiş ve birlikte on albüm yapmışlar.

Paco De Lucia’nın birlikte çalıştığı müzisyenlerden birisi de kardeşi Ramon Algeciras’tı. Açık söylemem gerekirse en çok Algeciras’la yaptığı albümleri beğeniyorum. Ramon Algeciras ağabeyinden beş yıl önce 2009 yılında 61 yaşında Madrid’te hayata veda etti.

Paco De Lucía, 1970’lerin sonlarından itibaren caz fusion’a ilgi duymaya başladı. Al Di Meola’nın 1977’deki ‘Elegant Gypsy’ albümünde bu tarzın seçkin bir örneğini görüyoruz.

De Lucía, 1979′ da John McLaughlin ve Larry Coryell ile ‘Gitar Üçlüsü’ kurmuş ve kısa bir Avrupa turuna çıkarak Londra’da Royal Albert Hall’da ‘Ruhların Buluşması’ adlı bir video kaydını yapmışlar. İlerleyen zamanda Al Di Meola, Coryell’in yerini almış ve 1981’den itibaren bu üçlü üç albüm kaydetmişler.

De Lucía, kendi başına geleneksel ve modern flamenko stillerinde çeşitli albümler çıkarmış. Geniş repertuarıyla yeni bir flamenko anlayışı yaratmış ve gitarın teknik ve müzikal sınırlarını genişletmişti. 2004’te İspanya’nın prestijli ödülü Asturias Sanat Ödülü’nü kazanan Paco de Lucia’ya bu ödül ‘en evrensel flamenko sanatçısı’ olması dolayısıyla verilmişti.2007’de Cadiz Üniversitesi de Lucía’nın müzikal ve kültürel katkılarını kendisine fahri doktora (Doktor Honoris Causa) payesi vererek ödüllendirmişti.

Bir başka detayı daha paylaşmam gerekirse: 1991’de Joaquín Rodrigo’nun ‘Concierto de Aranjuez’ini yorumlaması istenene kadar nota okumayı bilmemekteydi. De Lucía daha sonra, konçertoyu yorumlarken klasik gitarcıların önem verdiği tonal sadakatten ödün vererek ritmik doğruluğa öne çıkardığını açıklamıştı. Bana göre konçertonun en güzel yorumudur onun yorumu.

İspanyol yönetmen Carlos Saura’nın üç filminde de gitarıyla yer aldı. ‘Carmen’ (1983), ‘Sevillanas’ (1992) ve ‘Flamenco Flamenco’ (2010). Özellikle 1983 yapımı ‘Carmen’ filmindeki rolü unutulmazdı. Film, 1985’te ‘En İyi Yabancı Film’ dalında İngiliz Bafta Ödülü’ne değer görülmüştü.

Paco de Lucía, son yıllarında hem İspanya’da ve hem de Meksika’da yaşıyordu. 26 Şubat 2014 günü Meksika’da Cancun’da çocuklarıyla bir kumsalda oynarken geçirdiği kalp krizi sonucu 66 yaşında hayatını kaybetmişti.

Paco de Lucia’nın doğum yeri olan Endülüs’teki Algeciras eyaletinde iki günlük yas ilan edilmiş; Cadiz Belediye Başkanı Jose Ignacio, müzisyenin ölümünü “Endülüs kültürü için tamir edilemez bir kayıp” olarak nitelendirmişti. Bir başka seveni ise “Huzur içinde yat. Meleklere gitar çalmayı öğreteceksin artık” diye tweet atmıştı.

Bu hafta Babil’den Sonra’da Paco De Lucia’yı konuşup, konserlerinden ve albüm kayıtlarından seçtiğim şarkıları dinlettim. Programı buradan dinleyebilirsiniz.

Videonun sonunda Paco’nun cenaze töreninden görüntülere de yer verdim. Videoda Paco doğduğu kent olan Cadiz’de binlerce seveninin alkışlarıyla son yolculuğuna uğurlanıyor. Önce Cadiz Belediye başkanı Jose İgnasio’nun sesini duyuyoruz ardından gitarları ve şarkılılarıyla arkadaşları sözü devralıyorlar ve hep birlikte Paco’yu sonsuzluğa uğurluyorlar.

Öldüğünde geride geleneksel flamenko, caz, funk ve klasik müzikte otuzdan fazla albüm bırakan Paco de Lucia benim müzikteki kahramanlarımdan birisiydi, en iyi gitarcımdı. Paco ölümünden beş yıl sonra bugün de gitarıyla gönül telimizi titretmeye devam ediyor.

14:00 – 14:30 Hamişden Sesler / Şenay Özden ve Özhan Önder / Suriye ve Suriyeliler hakkında sürgünden sesler

HamisdenSesler20190225

Hamişden Sesler kayıt arşivi

14:30 – 15:30 Opus 94 9 / Berna Uzunoğlu

Daha önceki dönemlerde her bölümünü dâhi bir besteciye ayrılan programda, 39. yayın döneminden itibaren her bölümünü bir müzik enstrümanına ayrılıyor.

15:30 – 16:30 Yolgeçen / Rahmi Öğdül ve Evrim Altuğ / Hayatî ve kitabî patikaların kesiştiği yol ağızlarında ayaküstü konuşmalar

16:30 Hariçten Sanat (Yeni Program) / Gezegenden Kültür-Sanat Haberleri / Hazırlayan: Çelenk Bafra

HarictenSanat20190225

acikradyo.com.tr/program/144512/kayit-arsivi/hariçten-sanat

Programda özellikle Türkiye’yi ilgilendiren ve/ya Türkiye’den katılımcılara yer veren uluslararası sanat gündeminden bir kesit sunulacak. Müzeler, bienaller ve sergilere özellikle odaklanarak geniş bir perspektifle sanat, mimarlık, tasarım ve müzecilik alanlarındaki yeni gelişmeleri, haberleri ve güncel tartışmaları incelenecek.

Hariçten Sanat kayıt arşivi

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Başak Yavuz, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi Pazartesi Murat ‘Mrt’ Şeçkin ile Kadıköy Postası

Kadıköy’deki kültür-sanat takviminin tutulduğu programda Tayfun Polat’ın Kadıköy’den göçüyle oyuncu değişikliğine gidildi. Yine bir Kadıköylü Murat ‘Mrt’ Seçkin aramıza katıldı.

Açık Dergi Pazartesi Halk Takvimi (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Kansu Şarman

HalkTakvimi20190225

Kansu Şarman

Meteoroloji öncesi iklim bilgeliğinin güncelliği ve iklimin tarihe etkisi hakkında haftalık raporlar ve anekdotlar, Kansu Şarman tarafından bu yayın döneminde Açık Dergi içinde ele alınıyor.

 Açık Dergi Pazartesi  Haftanın Albümü

20:00 – 21:00 Yerli / Tayfun Polat / Ana akımın dışında kalanlar

yerlisetler.wordpress.com/

mixcloud.com/tayfun-polat/ 

facebook.com/tayfun.polat

***

zz2

“yerli”nin bu hafta canlı yayın konuğu The Kites Bu yılın daha şimdiden en iyi albümleri arasında yer alan Sunset Vibes’dan kayıtlar dinleyip eminim albüm gibi akıp gidecek bir sohbet gerçekleştireceğiz. Programı 20:00’dan itibaren Açık Radyo 94.9 ve acikradyo.com.tr üzerinden dinleyebilirsiniz.
#yerlisetler #thekites #sunsetvibes #acikradyo

21:00 – 22:00 Vertigo / Hilmi Tezgör ve Osman Öztürk / Savrulan şarkılar

vertigo500.blogspot.com/

***

Her hafta bir (çeviri) şiir: ‘Sürgünde Bir Gün’

zz3

Her Pazartesi 21:00 – 22:00 arasında yayınlanan ‘Vertigo’ programcılarından Hilmi Tezgör’un çevirisiyle Rose Ausländer’den ‘Sürgünde Bir Gün’

ROSE AUSLÄNDER

Sürgünde Bir Gün

 

Sürgünde bir gün

Kapısız ve penceresiz ev

 

Beyaz tahtaya

kömürle yazılmış

zaman

 

Sandıkta

ölümlü maskeler

Adem

İbrahim

Gezgin Yahudi

Kim bilir ki bütün isimleri

 

Sürgünde bir gün

Bodrumdan odaya

varabilmek için

saatlerin eğildiği

 

Gölgeler toplanıyor

yıllanmış gaz lambası ışığında

anlatıyor öykülerini

on kara parmakla

duvarlar boyunca

 

Türkçesi: Hilmi Tezgör

22:00 – 23:00 Ahtapotun Bahçesi / Cem Sorguç / Alter-latif müzik

ahtapotunbahcesi.blogspot.com/

 

23:00 – 24:00 Ay Palas / Tolga Yağlı / Bağımsız müzik

aypalas20190225

aypalas.blogspot.com/

***

zz10

01. Nick Cave & The Bad Seeds – Stranger Than Kindness / Your Funeral … My Trial
02. Spain – Maya In The Summer / Mandala Brush
03. Swans – People Like us / The Glowing Man
04. Grails – After The Funeral / Chalice Hymnal
05. Shipping News – Contents Of A Landfill / Very Soon, And In Pleasant Company
06. Brian Eno – By This River / Before And After Science
07. John Cale – Taking Your Life In Your Hands / Music For A New Society
08. Sandro Perri – Everybody’s Paris Pt.I / In Another Life
09. Lambchop – Caterpillar / Is A Woman

24:00 – 01:00 Asfalya / Gülşah Görücü / Pyschodelic, eklektik, blues rock