Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 49. Yayın Dönemi: 6 Mayıs 2019 – 3 Kasım 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/8/26

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Yeni Ufuklar (Yeniden program) / UNDP Türkiye

Her kış dönemi olduğu gibi BM UNDP Türkiye ofisinin hazırladığı Yeni Ufuklar bu  yayın döneminde geri dönüyor.

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_27-08-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

Günün Sözü

“Amazon’da, Sibirya’da sönmeyen orman yangınları, bitmek bilmeyen sıcak dalgaları, her yıl tekrarlanan yüz yıllık seller, zamanımızın işaretleri – en kötü zamanların. Yerel düzeyde, kentler düzeyinde, ulusal ve uluslararası düzeyde mücadeleye hayatımız buna bağlıymış gibi katılmalıyız, çünkü hayatımız buna bağlı.”

Güneş paneli çiftlikleri üreticisi sanayici ve aktivist Roy Morrison küresel iklim değişikliğini durdurma ve iklim adaleti mücadelesinin bir varoluş meselesi olduğunu, şimdi harekete katılmanın tam zamanı olduğunu vurguluyor. (Common Dreams)

Fotoğraf: CNN

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, bulut, dağ, açık hava ve doğa

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Salı Ahmet İnsel’le Ufuk Turu

ufukturu20190827

Ufuk Turu kayıt arşivi

09:30 – 09:50 Açık Bilinç /  Güven Güzeldere ile Bilim ve Felsefe Sohbetleri

acikbilinc20190827

Açık Bilinç kayıt arşivi

Açık Bilinç program metinleri

https://twitter.com/acikbilinc

***

1999 Marmara depreminden bu yana 20 yıl

28 Ağustos 2019
Fotoğraf: NTV

1999 Marmara depreminden bu yana 20 yılda neler yapıldı; neler yapılabilirdi, yapılmalıydı, ama yapılmadı? Şimdi ne yapılabilir? Açık Bilinç’te, Gürhan Ertür ve Prof. Nuray Aydınoğlu ile, şehircilik, toplum, ve siyasi yönetim açılarından yaklaşmakta olan depremi konuşacağız.

Geçen hafta, Prof. Cenk Yaltırak ile, dünü ve yarınıyla Marmara depremini  yer bilimleri ve mühendislik açısından ele almıştık.

— / —

Serinin ikinci programında, 1999 sonrası yapılmış çalışmalar, kent planlaması, toplumsal ve siyasi yaklaşım, ve deprem hazırlıklılığı konularını konuşacağız.

Bu haftaki konuklarımız, Açık Radyo’da uzun yıllardır “Hayatta Kalmak için Altın Saatler” programını hazırlayan ekipten Gürhan Ertür ve Prof. Nuray Aydınoğlu’nun yıllar içinde dev bir bilgi hazinesine dönüştürdüğü Altın Saatler arşivi

— / —

1999 Marmara depreminden bu yana geçen 20 seneyi, şu üç soru ekseninde değerlendirmeye çalışacağız:

1. 1999’dan bu yana neler yapıldı?

2. Neler yapılmalıydı, yapılabilirdi, ama yapılmadı?

3. Bugünden sonra bizler ne yapabiliriz, yetkililerden ne yapılmasını talep edebiliriz?

— / —

Gürhan Ertür’ün ve Nuray Aydınoğlu hocanın yıllardır Açık Radyo’da anlattıkları ve belgeledikleri üzere, deprem sonrasındaki ilk yıllarda jeologlar, mühendisler, şehir planlamacıları, psikologlar, sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek çok önemli ortak çalışmalar yapmışlar, raporlar hazırlamışlar.

Bu dönemde kurulan Deprem Konseyi’nin, İstanbul Deprem Master Planını hazırlayan 4 üniversite bilimcilerinin, örnek gösterilecek bir çaba ortaya koydukları açık.

Ne var ki, o yılların emekleri bugün internet’ten hepimizin ulaşabileceği ama kullanılmayan raporlar olarak bekliyor.

Yapılmış kimi faydalı kimi çalışmalardan, AFAD’ın kurulmasından, viyadük ve köprü güçlendirilmelerinden söz etmek mümkün.

Fakat şehir bütününde, denetimsiz yapılarla ve “imar barışı” aldatmacasıyla sürdürülen çarpık kentleşme yüzünden, İstanbul bugün 1999’dan da daha büyük bir risk altında.

Sayılarının çoğaltılması gereken deprem toplanma alanları rant yüzünden yerlerine binalar dikilerek azaltılmış durumda.

1999 sonrası deprem hazırlığı için ayrılan fonların ve toplanan bağışların büyük kısmının ne olduğu meçhul.

— / —

Peki, Çınarcık’ta inşa ettiği konutların yıkılması sonucu 195 kişinin ölümünden sorumlu tutularak hapise giren müteahhit Veli Göçer’i hatırlıyor musunuz?

Sözcü gazetesinin haberine göre, şimdilerde yeniden inşaat işi yaptığının farkında mısınız?

— / —

Her geçen gün yaklaşmakta olan depremin ardından bir arkeoloji ve tarih çalışması yapılırsa, büyük depremde İstanbul’da neler olacağı da, alınması gereken önlemler de pekala biliniyormuş, fakat 2007’de Deprem Konseyi lağvedilmiş, rant hırsı baskın çıkmış ve göz göre göre felakete doğru gidilmiş denilecek.

— / —

Deprem serisinin bu aşamasında, şu iki soruyu sorabiliriz:

1. Siyasi nedenlerle deprem hazırlıklılığı çalışmalarına sırtını dönen iktidar bir yana, halk nezdinde süren ataletin psikolojik sebepleri ne? 

2. Deprem hazırlığına yönelik şu anda ne talep edilebilir, hangi pratik önlemler alınabilir?

Yaklaşan depremi görmezden gelmenin psikolojisini, gelecek hafta ele alacağız.

Bir sonraki hafta, serinin son programında, bütün mahalle ve okullarda yaygınlaştırılması gereken depreme yönelik halk eğitimini, ve okul ve ev içlerinde uygulanabilecek pratik önlemleri konuşacağız.

— / —

Gelecek depremde başımıza gelecekleri görmek için, 1999’da yaşananları unutmamamız gerek.

Yazar ve belgesel sinemacı Ümit Kıvanç’ın depremden kısa bir süre sonra hazırladığı belgeseli yeniden izlemenin zamanıdır.

— / —

Konuklarımız Gürhan Ertür ve Prof. Nuray Aydınoğlu’nun, Medyascopetv için hazırladıkları iki program da çok güzel bir özet sunuyor:

— / —
Bu akışı bitirirken, İstanbul’da artık yeni bir yerel yönetim olduğunu, ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden,1999’dan bu yana heba ettiğimiz çok değerli yıllarda yapılmayan çalışmaların yeniden ve hızla başlatılması ve desteklenmesini talep edebileceğimizi, etmemiz gerektiğini unutmayalım.

— / —

Haftaya, yaklaşan deprem felaketini görmezden gelmenin psikolojisi üzerine konuşacağız.

Duygusal bedel ödemekten kaçınmak, kaygılarımızı şimdi-ve-burada ile sınırlamak, bilişsel bilinçdışımızda yer etmiş alın yazısı inancı, ve bireysel çaresizlik hissi…

10:00 – 10:30 İklim İçin / Yücel Sönmez, Ömer Madra ve Murat Can Tonbil

iklimicin20190827

İklim İçin kayıt arşivi

10:30 – 11:00 Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona / Pınar Erkan / Alameti kerametinden menkul kent hikayeleri

ahsaptanbetonamecidiyedenjetona20190827

“Alameti kerametinden menkul kent hikâyeleri” şiarıyla yola çıkan programda tarihten günümüze tarihsel katmanlar da deşilerek Bizans köşklerinden, sarayların altyapısının nasıl oluşturulduğuna, konutlardan ofislere, kaldırımlardan sokaklara, dehlizlerden şarap üretilen üzüm bağlarına kadar şehrin farklı unsurlarına dair az ya da çok bilinen detaylar konuşuluyor.

Ahşaptan betona Mecidiyeden jetona kayıt arşivi

11:00 – 12:00 Deniz Aşırı / Deniz Pak / Bozcaadalılar, adaya yolu düşenler ve adanın kıyısına vuranlar…

bozcaadasozlugu.blogspot.com/denizairi

12:00 – 13:00 Periplus (Yeni program) / Hazırlayan: Murat Can Tonbil

“Haritalar üzerinden caza çalan bir müzikal seyir rehberi” şiarıyla yola çıkan program, haftaiçi öğle kuşağını kıtalararası bir seyahate çıkarıyor.

http://canspod.com/

12:55 – 13:05 Tehanu / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak 2018’de aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü’nün üçüncü kitabına bir süre önce başladık. Ne zaman biter, orası hâlâ meçhul.

13:00 – 14:00 Musica Brasileira / Jozi Levi / Brezilya’dan müzik

9

soundcloud.com/joezeex/

14:00 – 14:30 Dünya Mirası Adalar / Asu Aksoy, Derya Tolgay ve Alp Orçun

dunyamirasiadalar27.08.2019

Adalar, yüzyıllarca imparatorluklara başkentlik yapmış, siyasi ve kültürel dönüşümlerin aktörlerini beslemiş dünya şehri İstanbul’un hikâyelerinin hep bir parçası olagelmiş. Krallar, kraliçeler, dini liderler sürgüne buralarda zindanlara atılmış, ardından Osmanlı’dan günümüze  farklı kültürel cemaatlerin zengin bürokratları, iş insanları, Adaları İstanbul’un sayfiye merkezi haline getirmiş, sanatçılar, yazarlar, Adalar’ın renginden, havasından, kokusundan beslenmek için buraları mekân tutmuş. Adalar, muhteşem mimari ve yaşam dokusuyla dünyada eşine az rastlanır bir kültürler havzası olma halini bugüne kadar taşımışlar.
Şanslıyız ki Adalarda İstanbul tarihinin tüm veçhelerinin mekânsal izdüşümlerini hâlâ görebiliyoruz ve barındırdıkları hikâyelerin bazen yaşayan bilgi kaynaklarına erişebiliyoruz. Kendimizi gerçekten müstesna hissetmeliyiz: Adalar’a adımımızı attığımızda İstanbul tarihinin çok da bozulmamış tanığının varlığını hissedebiliyoruz, şaşırıyor ve nedenini çok da bilmeden mutlu oluyoruz. Bu yayın döneminde bizi mutlu eden Dünya Mirası Adalar’ı enine boyuna konuşuyoruz.

Dünya Mirası Adalar facebook sayfası

***

Açık Radyo– DünyaMirasıAdalar programında Ornitolog Ergün Bacak’dan çok şey öğrendik.
Adalar’ın her bitkisi, çalı, çırpısı, ağacı, çiçeği kuş göçlerinde ekosistem açısından çok önemli. Adalar’ın vejetasyonunun asla bozulmaması, şehirleşmemesi gerekiyor.
Mesela martıların, Adalar’ın ekosistemine çok katkısı var. Dışkısında çok miktarda fosfor var. O nedenle fosforlu gübre ile toprağı besliyor. Bu nedenle Adalar toprak açısından çok değerli.
Ağustos ayının başından eylül ortasına kadar süren göç yolculuğunda bu bölgeden 1 milyona yakın leyleğin ve çeşitli kuşların geçit yaptığı düşünülüyor.
Bu değerli bilgilerin devamını dinlemek isterseniz;
http://acikradyo.com.tr/podcast/219294

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar
Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, kuş ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: kuş ve gökyüzü
Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, doğa ve açık hava

14:30 – 15:30 Yeni / Hande Akkan / Yeni Philip Glass’ın 80. yaşını kutluyor

Hande Akkan Twitter

***

“YENİ”de Leonard Bernstein’ın yaş gününü unutmuyor, tozlu raflardan gün ışığına çıkarttığı Mahler ile üstadın 101. doğum gününü kutluyoruz. “YENİ” bugün 14.30’da

94.9’da…

Resim

Resim

***

“YENİ”nin devamında genç piyanist Claire Huangci’nin birkaç gün önce yayımlanan son albümüne kulak veriyor, Polonyalı besteci Jan Paderewski’nin 1 numaralı Piyano Konçertosunu dinliyoruz.

Resim

15:30 – 16:00 Türk İşi Kovboylar / Hazırlayan: Utku Uluer / (15 günde bir)

turkisikovboylar20190827

zz1

Bugün Açık Radyo 94.9’da yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Yeni programın ismi; Türk İşi Kovboylar! – Türk Sineması ve Yeşilçam’da Westernler.

Yani Yeşilçam Arkeolojisi ile başladığımız yolculuğu daha spesifik bir başlığa taşıyoruz. Bugün saat 15:30’da yayınlanacak programda, içeriği ile ilgili detayları ve neler yapmayı planladığımızı anlatacağım. #western#yeşilçam#Türkişikovboylar#Kovboylar#cowboy#ErişteWesternEkrem GökkayaMelek Gorgun

sinematikyesilcam.com/

***

Türk işi Kovboylar – 27 Ağustos’da Açık Radyo konuğu: Burak Gülgen

0
107
Facebook’ta Paylaş
Twitter’da Paylaş

 

Burak Gülgen, 27 Ağustos 2019 tarihinde saat 15:30’da Açık Radyo 94.9’da yayınlanan veUtku Uluer‘in hazırlayıp sunduğu Türk İşi Kovboylar radyo programınında konuk olacak. Kendisiyle Gülgen film ve Melih Gülgen‘in yazdığı ve çektiği kovboy filmleri üzerine sohbet edileceğini ileten Utku Uluer: ” Uzun süredir 60ların sonunda Yılmaz Atadeniz’in asistanlığını yapmış olan ve farklı zamanlarda çekilen 7 kovboy filmine katkıda bulunmuş Melih Gülgen üzerine sohbet etmek istiyordum. Sağolsun Burak Gülgen beni kırmadı ve programda konuğum olacak. Hem bu bahane ile Gülgen Film’deki kıpırdanmalar hakkında da konuşacağız. Canlı yayının keyifli geçeceğine eminim” dedi.

Sinematik Yeşilçam’daki Burak Gülgen yazıları:
http://sinematikyesilcam.com/?s=Burak+G%C3%BClgen

Burak Gülgen, 27 Ağustos 2019 tarihinde saat 15:30’da Açık Radyo 94.9‘da yayınlanan Türk İşi Kovboylar programınında konuğumuz olacak. Kendisiyle Gülgen film ve Melih Gülgen’in yazdığı ve çektiği kovboy filmleri üzerine sohbet edeceğiz.

16:00 – 16:30 Nöro Blog / Onur Arpat ve Taner Yılmaz / Beynimizden Geçen Herşey

Dr. Emre Yakşi ile Epilepsi Üzerine

noroblog.net/2018/07/11/noroblog-podcast-23-bolum-cinsel-siddet/

noroblog.net/

youtube.com/NöroBlog

soundcloud/Nöroblog

***

Dr. Emre Yakşi ile Epilepsi Üzerine (Podcast)

Prof. Dr. Emre Yakşi ile Dr. Nathalie Jurisch-Yakşi ve Doç. Dr. Çağhan Kızıl’la birlikte yaptıkları son çalışma üzerinden epilepsi ve glia hücrelerinin epilepsideki rolünü konuştuk.

Çalışmaya dair NöroBlog makalesini okumak için: http://noroblog.net/2019/08/24/glia-hucreleri-epilepsi-tedavisinde-kilit-bir-rol-oynayabilir/

***

Beyninizden Geçen Her Şey: Kadına Yönelik Şiddet (27 Ağustos 2019)

94.9 Açık Radyo’daki “NöroBlog: Beyninizden Geçen Her Şey” programında bu hafta ekipten Dr. Taner Yılmaz “kadına yönelik şiddet” konusunu ele aldı.

NöroBlog: Beyninizden Geçen Her Şey iki haftada bir Salı günleri 16:00’da 94.9 Açık Radyo’da.

Radyo programlarımızın ses kayıtlarına NöroBlog Podcast kanallarından ulaşabilirsiniz. NöroBlog Podcast’e SpotifyiTunes PodcastlerSoundCloudYouTube ve podcastlerinizi dinlediğiniz her yerden ulaşmak mümkün.

16:30 – 17:00 Diğerkâm (Yeni program) / Hazırlayanlar: Damla Özlüer ve Rauf Kösemen

Geçtiğimiz dönemlerde Hemzemin programını hazırlayan Rauf Kösemen ve Damla Özlüer yine sosyal fayda iletişimi üzerine daha geniş düşünmeye çağırdıkları yeni programları Diğerkâm ile bu yayın döneminde de aramızdalar.

Facebook.com/Diğerkam

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Sanat Deliorman, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

Dünyanın Cazı kadrosuna Caz vokalisti Sanat Deliorman dahil oluyor. Salı günleri Dünyanın Cazı ondan sorulacak.

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

gezegeningelecegi20190827

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

dergi_derin-akinti-sergisi-heybeli

***

Heybeliada Ruhbann Okulu’nda açılan “Derin Akıntı / Deep Current” sergisi hakkında özel yayın.
***

Ekoloji, Tarih ve Sanatın Derin Akıntısı

27 Ağustos 2019
Açık Radyo / Evrim Altuğ

Heybeliada tarihi Ruhban Okulu’nda açılan ‘Derin Akıntı’ sergisi 22 Eylül’e dek Alper Aydın, Sibel Horada ve Hera Büyüktaşçıyan’ın yapıtlarını buluşturuyor. Açılışına AB Büyükelçisi Christian Berger’in de katıldığı sergi vesilesiyle, Adalar Denizle Yaşam ve Spor Kulübü’nün WWF ödülü’ne değer görülen, Türkiye’nin ilk mercan nakliyesi ve ekim projesi ‘ADAMER’ de, video ve fotoğraflar eşliğinde, kamuoyu ile paylaşılıyor. Evrim Altuğ’un kaleminden, Açık Dergi’de ve burada sizlerle paylaşıyoruz.

Bundan dört sene önce kurulan Adalar Denizle Yaşam ve Spor Kulübü Derneği (ADYSKD – www.adysk.org), önceki akşam İstanbul Heybeliada’daki tarihi Aya Triada Manastırı, diğer bir ifadesi ile Heybeliada Ruhban Okulu’nda düzenlenen ekolojik ruhlu bir tematik sergiye ev sahipliği yaptı.

    ‘Derin Akıntı’ isimli serginin açılışına, Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, Avrupa Birliği Delegasyonu Başkanı, Büyükelçi Christian Berger ve İzmir Karaburun Metropoliti, Heybeliada Ruhban Okulu Başkanı Kirilos Sykis de katıldı. Sergi kapsamında, alanında bir ilk olan ‘Prens Adaları ve SuAltı Mucizeleri’ ve bölgeye ilişkin diğer yayınların da tanıtım ve satışı da düzenlendi.

    AB Büyükelçisi (www.avrupa.info.tr) Christian Berger, aralarında Açık Radyo programcılarından, akademisyen Asu Aksoy ile, Korhan Gümüş ve Fatih Özgüven’in yanı sıra, küratör Adnan Yıldız, Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, İKSV İstanbul Bienali Direktörü Bige Örer ve Şef Cem Mansur ile oyuncu Lale Mansur’un ve bir çok sanat profesyoneli ile galeri sahibinin bulunduğu, yaklaşık 250 kişinin katıldığı sergi açılışında bir konuşma yaptı. Berger, deniz kirliliği ve iklim değişikliğiyle ile mücadeleye dikkati çekerek, serginin, sivil toplum bir araya geldiğinde neler yapabileceğini çok güzel gösterdiğini söyledi.

    Büyükelçi, denizdeki kirliliğin gıda zincirine, sahillere, sürdürülebilir balıkçılığa ve turizme zarar verdiğini vurgulayarak, yazılı ve görsel basına şunları ifade etti: “Bu serginin açılında olmaktan çok mutluyum, bu nedenle sergide emeği geçen herkesi tebrik ederim. Denizdeki kirliliğe dikkati çektikleri için de çok mutluyum. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında çevre alanında çok iyi bir işbirliği var. Burada açılan sergi de denizleri temiz tutmanın önemine işaret ediyor. Bu sergi denizlerimizi temiz tutmak için aktif olarak çalışanlara tekrar teşekkür etmek için bir fırsat oluşturuyor. Heybeliada’ya bizi davet edenlere de teşekkür ediyorum. Önümüzdeki hafta AB İklim Haftası gerçekleştirilecek. Bu hafta boyunca çevre ile ilgili daha fazla farkındalık yaratma imkanı buluruz diye ümit ediyorum. Bu sergiyle İklim Haftası öncesi çok önemli bir açılışa imza atılmış oldu”.

    İzmir Karaburun Metropoliti ve Heybeliada Ruhban Okulu Başkanı Kirilos Sykis ise sergiye ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Bu sergiyle de görebiliyorum ki hep beraber daha güzel ve daha mutlu bir dünya yaratabiliriz. Denizlere yapılan kötülüklerden hepimiz sorumluyuz, bunu üzüntüyle görüyorum. Deniz bir Allah vergisidir ve kendi içinde yaşamı olan bir dünyadır. Bu dünyadan faydalanıyoruz. Denizlerimizi hep birlikte güzelleştirmeliyiz. Denizlere ağları atarken tüm canlıları düşünmemiz gerekiyor. Bu hepimizin sorumluluğu. Denizler için bir şeyler yapma fırsatını bize verdiğiniz için çok teşekkür ederiz” diye konuştu.

    Özge İnal danışmanlığında bir araya gelen sanatçılar Alper Aydın, Hera Büyüktaşçıyan ve Sibel Horada, ‘Derin Akıntı’başlıklı sergide, Marmara Denizi su altı yaşamından yola çıktı. 22 Eylül’e dek saat 09.00 ile 16.00 arası izlenebilecek sergiye ADYSKD kapsamındaki çalışmalara dair, Serco Ekşiyan ve Ferhan Coşkun’un su altı fotoğraf ve videolarından oluşan belgeler de refakat ediyor.  Eserler, 1844 tarihli okulun eski sınıfları ve bahçesinde sergileniyor. Daha önce de farklı kültürel etkinliklere kapısını açan okul, bahçesindeki botanik zenginliği, eşeği, tavşanları, tavus kuşları ve tavukları ile horozlarıyla da ‘Nuh’un Gemisi’vari bir his yayıyor.

    Vaktiyle Büyükada Rum Erkek Lisesi olarak da bilinen eski Manastır, Hıristiyanlığın Kutsal Üçlüsü’ne (Aya Triada) ithaf olunmuş. Adalar Dergisi’nden edindiğimiz bilgilere bakılırsa, 1063’de Bizans İmparatoriçesi Katerina Komnini tarafından, manastıra hediye edilmiş el yazısı bir İncil üzerinde Heybeliada (Yunanca adı Halki) Aya Triada Manastırı ifadesi kullanılmış. Burası, Bizans sarayı için bazen dinlenme, bazen sürgün yeri olarak hizmet vermiş.

    İstanbul’un fethinden sonra da faaliyetlerini sürdüren manastırda, 1844’de, Patrik IV. Germanos destekleriyle, Ruhban Okulu açılmış. Manastır ve okul, 1894 yılındaki büyük depremde yıkılmış; ardından II. Abdülhamit’in izniyle yeniden yapılmış ve 6 Ekim 1896’dan itibaren de yeni binasında faaliyetlerini sürdürmeye başlamış. 17 dönüm arazinin içindeki, kuşbakışı görünüşü Yunan alfabesinin ‘pi’ harfi şeklinde olan bina, bir bodrum ve iki kattan oluşmakta. Binanın bodrum katında yemekhane ve kütüphane; giriş katında sınıflar, laboratuvarlar, revir ve yatakhane; ikinci katında büyük tören salonu, müdür ve öğretmen odaları ile teoloji öğrencilerinin yatakhanesi bulunuyor. Kurum, hibe yoluyla oluşturulan ve ‘efsanevî’ içerikleriyle sayısı 80 bini geçen kitabı barındıran, tarihi kütüphanesiyle ayrıca dikkat çekiyor. Burada, ilahiyat ağırlıkta olmak üzere, tarih, Latin dili ve edebiyatı, hukuk, coğrafya, arkeoloji ve sanat tarihi konularında da bir çok kitap bulunuyor.

    Sergi, manastır girişi önündeki Alper Aydın yapıtı ile başlıyor. Eserini, sergiye katılan öteki isimlerin yaptığı gibi üç dildeki tanıtım metniyle yalnız bırakmayan Aydın, Adalar bölgesi denizi derinlerinde canlı popülasyon ve mercan resiflerine ağır zararlar veren, avlanma sırasında kayalara takıldığı için denizde bırakılan, dipte ‘pasif avlanma’ya devam eden hayalet ağları, çalışmasında ana malzeme ediniyor ve okul bahçesine İstenmeyen Misafir isimli bu ‘ekolojik ibret’in karamsar anıt – heykelini yerleştiriyor.

    Ruhban Okulu’nun kullanılmayan sınıflarından birinde, göç halindeki bir mercan popülasyonunun üyeleri misafir ediliyor. Sibel Horada, Ruhban Okulu’nun kullanılamayan sınıflarından birinde, göç halindeki bir mercan popülasyonunun bireylerini ağırlıyor. Yassıada ve Sivriada’da süregelen yoğun inşaat faaliyetinden etkilenerek tehlike altına giren sarı mercanlar, ADYSK’nın, Doç. Dr. Nur Eda Topçu bilimsel danışmanlığında yürüttüğü, WWF ödüllü ADAMER (http://www.adamer.org/?pnum=21&pt=Proje+Amac%C4%B1+ve+Detaylar%C4%B1) projesi kapsamında, Neandros (Tavşan) Adası’na taşınıyor.

    ‘Ekosistem inşacıları’ olarak tanımlanan mercanlar, pek çok farklı canlıya habitat oluşturarak, çevrelerindeki biyolojik çeşitliliği arttıran canlılar olarak biliniyor. Karasal kökenli çökelti nedeniyle yetiştikleri kayalarda yaşayamaz hale gelen mercanların kitlesel ölümleri, su altı yaşamının iyice kısırlaşması anlamına geliyor. Neandros Adası’na taşınan mercanların göçünü görünür kılmayı hedefleyen sanatçı, Göç Dalgası  adlı yerleştirmesinde bu mercanların bir kısmını izleyiciyle Heybeliada Ruhban Okulunda, farklı bir derinlikte buluşturuyor.

    Sanatçı Horada’nın manastıra taşıdığı mercanlar,  ‘Kılçık III ve IV’ eserleriyle etkinliğe katılan Hera Büyüktaşçıyan’ın ifadesiyle su altına hayat katan, ‘denizin ağaçları’ olarak da biliniyor ve su altındaki canlılığı koruma adına kelimenin tam anlamıyla birer can damarı vazifesini üstleniyor.

    Büyüktaşçıyan’ın bronz malzeme ile ürettiği ve okul koridorlarında yankılanıp, kimi sıralarda mahzun biçimde uyuyan soyut kılçık biçimleri ise, sanatçının kendi ifadesiyle Türkiye’den yaşanan entelektüel ve ekonomik göç dalgası ile gittikçe azalan insan değerini temsil etmesi bakımından da, hayli dramatik bir gönderme haline geliyor.

    Hera Büyüktaşcıyan, aldığımız resmî bilgiye göre,  Kılçık III ve IV başlıklı iki yerleştirmesinde  zamanın ağlarına takılıp, yitip giden, diplerde her geçen gün üzerine eklenen hafıza parçacıklarıyla, kemikleşen geçmişin hayaletlerinin  fısıltılarını, okul sıralarında gün yüzüne çıkarıyor. Kılçıklar, sanatçıya bakılırsa, kimi zaman vahşi dalgalarla ait olduğu kıyılardan koparılıp uzaklara savrulanlar, kimi zaman tarihin ağırlığını biriktirmiş bedenleri ve nesneleri artık yüzeyinde taşıyamayan suların dibine çökenler ve zamanın ördüğü sonsuz ağlara ayakları dolanıp takılan ancak halen nefes alan batıkların birer hatırlatıcısı niteliğinde.

    Büyüktaşçıyan, Kılçık III başlıklı kinetik heykeliyle, kimsenin duyamadığı ve derinliklerde var olanların, zamanlar ötesi titreşimlerini yayarak, belleğin sonsuz  varlığına işaret ediyor. Birbirine çarpan her ayak, sonsuz bir çınlama ile var olduğu mekânın taşıdığı ruhla birleşiyor ve bir batıktan, su yüzeyine çıkarak, kendini hatırlatan bir varlığa dönüşüyor.

    Heybeliada Ruhban Okulu’nun geçmişte düşünce üretimini var ettiği sınıflarından birinde yer alan sıralara yerleşmiş Kılçık IV  ise, yapının belleğinin derinliklerinde yatanlara işaret ediyor. Sıraların üzerinde uzanan her bir  ‘kılçık’ izleyiciye nefesini tutup bilinmeyen zamanın derinliklerine dalarak , tarihle yitip giden düşüncelere, kara parçalarına, ya da kolektif belleğe dair parçacıkları birer batık keşfeder gibi bularak sorgulamaya davet ediyor.

    Yine, Adalar’da bulunan  eski Büyükada Rum Yetimhanesi de AB’nin dikkati dahilindeki konumunu koruyor. Bilindiği gibi, Avrupa’nın kültürel mirasının korunmasında öncü kurum olan Europa Nostra ve Avrupa Yatırım Bankası, bugün İstanbul’un ve Adalar’ın önemli bir parçası olan Büyükada  Rum Yetimhanesi kompleksinin kurtarılması ve korunması için eylem planını içeren teknik ve mali raporu yayımlamıştı. (http://www.europanostra.org.tr/buyukada-rum-yetimhanesi-avrupanin-tehlike-altindaki-7-kulturel-miras-programi-raporu-yayinlandi/) Büyükada Rum Yetimhanesi kompleksi, Europa Nostra Turkiye/Bizim Avrupa Derneği tarafından bu programa aday gösterilmesi üzerine, geçen sene Avrupa’nın tehdit altındaki yedi kültürel miras yapısı arasına seçilmişti.

    Rapor, 29-31 Mayıs 2019 tarihlerinde gerçekleştirilen, üç günlük, uzmanlardan oluşan bir heyetin Türkiye ziyareti sonuçları ve tarihi yapılarda  deneyimli statik mühendisi Clive Dawson’ın Nisan 2019’da yapıyı yerinde inceleyerek ürettiği yapısal rapor esas alınarak hazırlandı. Avrupa Yatırım Bankası Enstitüsü, Europa Nostra, ve Europa Nostra Türkiye’den  kültürel miras ve finans alanından uzmanlardan oluşan heyet, Yetimhaneyi yerinde ziyaret etti, ve yerel paydaşlarla ve yetkililerle görüşmeler yaptı.

    Ziyaret kapsamında Fener Rum Patrikhanesi, Ekümenik Patrik Hazretleri Bartholomeos, Adalar İlçesi Belediyesi Başkan yardımcıları ve Meclis Üyeleri, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları Daire Başkanlığı, İstanbul 5. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri ve Türkiye’nin AB Büyükelçisi Christian Berger ile görüşüldü.

    Berger, Heybeliada’daki Manastır ziyaretinde de, yakinen izlediği bu konuda Açık Radyo’ya şu açıklamada bulundu:

    “Bu konuyu son derece yakından izliyorum. Mekânı geçen Ekim ayında ziyaret etmiştim. Bildiğiniz gibi, yapıyı korumaya niyetli bir heyet beraberinde bir tur düzenledik ve temaslarda bulunduk. Bu sırada yapının onarım ve restorasyonu sürecinde gelecekte nasıl kullanılacağı da tartışma konumuz oldu. Bir AB örgütü olan Europa Nostra ile, bu konuda çalışmalar yürüttük. Bu yapının korunması adına yedi yapı arasına katılması adına çaba gösterdik ve bu çabamızı sadece bu Yetimhane ile değil, Türkiye’nin Bulgar sınırından İran sınırına değin varan belli diğer yapıları adına da sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye, kültürel miras adına son derece büyük bir birikim taşıyor ve bunu son derece yakından  izlemeyi sürdürüyoruz.” 

    Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül ise, aynı konuda şu fikirleri beyan etti:

    “Zaten STK, ‘Dünya Mirası Adalar’ girişimi ile bu konunun içinde. Keza, Patrikhane ile konuşuluyor. Sonuçta Büyükada Rum Yetimhanesi, genel olarak Adalar’ın, özel olarak İstanbul’un ve Büyükada’nın tarihi bir değeridir.Dolayısıyla biz buranın yeniden hayatiyet kazanmasını her zaman savunuruz.”

    Elbette Heybeliada demişken, bir uyarı daha yapalım: 16’ncı İstanbul Bienali de bu yıl Adalar’da konaklamayı sürdürüyor. Sanatçı Hale Tenger’in de, bir çok isimle beraber, bir eseriyle Büyükada’da yer alacağı bienalin küratörlüğünü, Fransız felsefeci ve yazar, küratör Nicolas Bourriaud üstleniyor. Bienal bu yıl, Dünya üzerindeki kirliliğe referans veren‘Yedinci Kıta’-Antroposen isimli-kavramsal bir temaya dayanıyor ve 16 Eylül itibariyle İstanbul MSGSÜ Tophane Resim Heykel Müzesi / Antrepo şantiyesi, İstanbul Pera Müzesi ve Büyükada’da ücretsiz olarak, Pazartesi hariç her gün 10.00/18.00 saatleri arasında izlenmek üzere gün sayıyor. Bienale ücretsiz davetiye için, ziyaretçilerin internet üzerindeki 16bziyaret.iksv.org sitesindeki başvuru formunu doldurmalarından sonra, sergi mekânlarına girişlerini sağlayıcı birer QR kodunun verilmesi tasarlanıyor. Bilindiği gibi, bienalin daha önce açıklanan mekânlarından biri olan eski Haliç Tersanesi, ‘asbest seviyesi’ ve beraberinde getireceği insan sağlığına yönelik zarar olasılığı nedeniyle gündemden çıkarılmış ve bienal, son bir kararla Tophane’deki Galataport bölgesinde gelecek bahar açılması beklenen, Mimar Emre Arolat imzalı eski 5 numaralı Antrepo yapısı’na alınmıştı.

Playlist:

Şarkıcı / Yorumcu Parça Adı Albüm Adı Süre
Taner Öngür & 43.75
Ada Yolu Kestane
Sayko Ana
2:56

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

facebook.com/benbugunbiseyogrendim

Açık Dergi Salı Dünyayı Okumak / Aytaç Timur ve Akif Pamuk

dunyayiokumak20190827

Yazmaya övgü. Eleştiriye ve eleştirmene kapı. Düşünmeye, düşünceye, üretmeye ve tartışmaya alan açmayı amaçlayan bir kültür programı

Açık Dergi Salı 18:50 Harici Bellek / Şarkılarla Dünya Tarihi / Murat Meriç

Şarkılarla Memleket Tarihi programıyla geçtiğimiz dönemlerde çok sevilen Murat Meriç, Açık Radyo’ya geri dönüyor. Müziğin bellek ile ilişkisini konu edinen bu yeni yayında Meriç, insanlık tarihinden vakaların izlerini plaklar/kayıtlar aracılığıyla sürüyor.

Açık Dergi Salı  Kulis Sesleri – Bircan Yorulmaz (Ayda 1)

Program kaydı

20:00 – 21:00 Açık Şemsiye / Hakan Gürvit, Levent Dönmez, Mehmet Yusuf ve Şebnem Sühel Grimm / Gelmiş geçmiş tüm müzik türleri

21:00 – 22:00 Gitaresk / Jak Kohen, Gonca Açıkalın ve Meral Akman / Neo-klasik rock ve fusion

gitaresk.com/

***

title190827

27 Ağustos/August 2019
21:00-22:00

 

Sıra/Slot Müzisyen(ler) / Musician(s) Albüm / Album Parça / Song Süre/Time
1 The Misunderstood Single/1969 The_Misunderstood Never Had A Girl (Like You Before) 04:26
2 The Youngbloods Elephant Mountain/1969 The_Youngbloods Darkness Darkness 03:51
3 Spooky Tooth Spooky Two/1969 Spooky Tooth Better by You, Better than Me 04:12
4 Taste Taste /1969 taste Blister on the Moon 03:26
5 Deep Purple Deep Purple/1969 april April 12:10
6 Jethro Tull Stand Up/1969 jethro_tull A New Day Yesterday 04:09
7 The Stooges The Stooges/1969 Stooges I Wanna Be Your Dog 03:09
8 David Bowie David Bowie/1969 dacid Space Oddity 05:15
9 Rare Bird Rare Bird/1969 rare Sympathy 02:30
10 King Crimson In the Court of the Crimson King/1969 king Epitaph 08:48
11 Led Zeppelin II/1969 Whole Lotta Love Whole Lotta Love 05:34

PROGRAM ARŞİVİ / PROGRAMME ARCHIVE

22:00 – 23:00 Esintiler / Seda Binbaşgil / Jazz

23:00 – 24:00 Psychoacoustics (Program gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Osman Kaytazoğlu, Berk Gökberk ve Barış Karakaş

Cumartesi geceleri 02.00’de yayınlanan Psychoacoustis bu yayın dönemi Salı geceleri saat 23.00’de

24:00 – 01:00 Numune Hastanesi / Cüneyt Bolak / Ses Gezegeninde Örnek avı

Kaydedilmiş her türlü ses, bir progresif rock şarkısı ya da bir hint ragası, “Eşkıya” filminden bir diyalog ya da eski bir tv reklamı prodüktörlerin ellerinde yeniden hayat bulur. Doktor Frankenstein’ın canavarı gibi! 70lerin sonunda sampler’ın icadıyla müzik bir daha eskisi gibi olmadı. Özellikle Hip Hop’ta kesilen, biçilen ve yeniden hayat bulan “numune”lerin masaya yatırıldığı Numune Hastane’sinde örneği alınan ve bu örneklerle yapılan şarkıların izi sürülüyor. Sampling marifetiyle üretim yapan prodüktörler ve bu üretimleri altyapı olarak kullanan rapçilerin de konuk olduğu Numune Hastanesi dinleyicilerini “Ses Gezegeni’nde Örnek Avı”na davet ediyor.