Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 48. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 49. Yayın Dönemi: 6 Mayıs 2019 – 3 Kasım 2019 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2019/9/30

07: 00 – 07:20 Tehlikeli Oyunlar (Yeniden) / Yazan: Oğuz Atay / İletişim Yayınları / Okuyan: Tilbe Saran

Usta yazar Oğuz Atay’ı ölümünün 40. yılında, “Tehlikeli Oyunlar” romanının okumasının tekrarı ile anıyoruz.

07:30 – 07:50 Yeni Ufuklar (Yeniden program) / UNDP Türkiye

Her kış dönemi olduğu gibi BM UNDP Türkiye ofisinin hazırladığı Yeni Ufuklar bu  yayın döneminde geri dönüyor.

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_01-10-2019

Açık Gazete kayıt arşivi

Günün Sözü  

“İyi bir gerici, gerçek değişimin potansiyel kaldıracını hemen fark eder ve bundan nefret eder.”

Gazeteci, yazar ve bilimci Stephen Buranyi, genç iklim aktivisti Greta Thunberg’e dünyanın çeşitli yerlerinden siyasetçilerin, gazetecilerin, internet trollerinin yönelttiği nefret söylemlerinin ve saldırıların temelinde yatan saikleri analiz ediyor. (Guardian)

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, sahnede

umutdincsahin

08:02 Eduardo Galeano: Ve Günler Yürümeye Başladı / Çeviren Süleyman Doğru / Sel Yayıncılık

“Kabilemizin hikâye anlatıcısı” benzersiz yazar Galeano’ nun yeryüzündeki harikulade konukluğundan bizlere kalan son eserinden her sabah bir hikâyeyi Açık Gazete’nin açılışında okuyarak güne başlamanın hepimize iyi geleceğini düşünüyoruz.

09:00 – 09:30 Salı Ahmet İnsel’le Ufuk Turu

ufukturu20191001

Ufuk Turu kayıt arşivi

09:30 – 09:50 Açık Bilinç /  Güven Güzeldere ile Bilim ve Felsefe Sohbetleri

acikbilinc20191001

Açık Bilinçkayıt arşivi

Açık Bilinç program metinleri

***

Prof. Ayşe Buğra ile söyleşi: Adalet, eşitlik, ve sosyal politikalar

02 Ekim 2019
Fotoğraf: boun.edu.tr

Sosyal politikalar nedir, ne zaman ve niçin ortaya çıkmıştır? Açık Bilinç’te Prof. Ayşe Buğra ile adil toplum anlayışlarındaki farkları, sosyal politikaların işlevini ve sivil toplum kuruluşlarının rollerini konuşuyoruz.

— / —
Bu hafta, yönümüzü sosyal ve beşeri bilimlere çeviriyoruz.

İçinde farklılıklar barındıran ülkelerde toplumsal dokunun sağlığı açısından önemli rol oynayan sosyal politikalar konusunu ele alacağız.

Sosyal politikalar, yoksulluk, işsizlik, istihdam, cinsiyet ayrımcılığı, ve genel olarak sosyal haklar açısından eşitsizlik konularında, farklı adalet anlayışları ve farklı siyasi güdümlerle belirlenen yaklaşımlardan oluşuyor.

— / —

Sosyal politikalar konusunun düşünce tarihinde ortaya çıkışında en önemli kaynaklardan birisi, 16. yüzyıl Rönesans dönemi felsefecilerinden Juan Luis Vives’in erken kapitalist dönemdeki toplumsal gelişmeler ışığında yazdığı eseri “De subventione pauperum” (Yoksul Yardımı Üzerine).

Yoksullukla toplumsal doku içinde nasıl baş edilmesi gerektiği konusu, iktisat, sosyoloji, felsefe, ve siyaset bilimi bünyesinde tartışılan ve  çokdisiplinli bir çalışma alanı olan sosyal politikaların o gün bu gündür başlıca meselelerinden birisi.

Ama sosyal politikalar çalışmaları, yoksulluk konusundan ibaret değil.

— / —

Türkiye’de sosyal politikalar konusunun en yetkin isimlerinden olan Prof. Buğra, konuya şu iki temel soruyla yaklaştığını söylüyor:

1. Bireysel farklılıklara rağmen birlikte sosyal varoluş.

Çağdaş toplumlarda, hepimiz aile türü aidiyetlerle bağlı olmadığımız bireylerle, bir anlamda yabancılarla, bir     arada yaşıyoruz.

Statü, etnik köken, cinsiyet gibi farklar, sosyal doku içinde ve adil bir şekilde nasıl var olabilir?

2. Geçim ve yaşam güçlüğü çeken bireylerin toplum içinde yer bulması, desteklenmesi.

Emeğiyle hayatını kazanan mülksüz bir birey, geçimini sağlayamaz hale gelirse, toplumsal doku içinde varlığını     nasıl sürdürebilir, hangi sosyal haklara sahip olmalıdır, nasıl desteklenebilir?

— / —

Programda konuşacağımız bu gibi konulara ilgi duyanlar, Prof. Buğra’nın kaleminden çıkmış pek çok aydınlatıcı makale ve kitaba göz atabilirler.

Güzel bir örnek: “Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika” (İlk basımı 2008).

— / —

Prof. Buğra, sosyal politikaların arka planında, farklı adalet anlayışlarının belirlediği siyasi yaklaşımlar olduğunu söylüyor.

Bu yaklaşımların örneklerini, dünyanın farklı toplumlarında ve ülkemizin güncel siyasetinde görmek mümkün.

Bu farklı sosyal politika yaklaşımlarını 4 temel başlık altında toplayabiliriz:

1. Geleneksel

2. Muhafazakar

3. Liberal

4. Sosyal demokrat / sol eğilimli

Şimdi kısaca bu yaklaşımlara temel teşkil eden adalet anlayışındaki farklara göz atalım.

Prof. Buğra’ya göre, geleneksel yaklaşımın temelinde (çağdaş korporatist toplumlarda da görülen) statü, muhafazakar yaklaşımın temelindeyse ihtiyaç yatıyor.

Liberal yaklaşımda liyakat, sol eğilimli yaklaşımlardaysa toplumsal hayata sosyal haklar açısından eşit katılım öne çıkıyor.

— / —

Bu yaklaşımlardaki farklar, sosyal politikaların eğitim ve sağlık hizmetleri gibi temel yurttaşlık haklarını iyileştirmek veya bağış/lütuf yaklaşımıyla sosyal adaletin sağlanacağını düşünmek gibi temel siyasi görüş ayrılıklarının da altında yatıyor.
2013’de yaşanan ve hepimizin toplumsal hafızasına kazınan bir olay, sosyal adalet yaklaşımlarındaki büyük farkları göstermek açısından çok çarpıcı ve can yakıcı bir örnek.

Kanser hastası bir genç kadın, dönemin bakanı Erdoğan Bayraktar’dan temel sağlık hakkı talep ediyor, karşılığında eline para tutuşturuluyor.

— / —

Sosyal politikalar konusunun tartışmaya açtığı ve dünya üzerinde farklı uygulamalarını gördüğümüz pek çok ilginç soru var.

Örneğin, bir toplumda her birey, temel bir hak olarak bir “vatandaşlık geliri”ne sahip olmalı mı?

Bu konuda faydalı bir kaynak, Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder’in birlikte derledikleri, ilk baskısı 2007’de yapılmış olan

“Bir Temel Hak Olarak Vatandaşlık Gelirine Doğru” başlıklı kitap.

Vatandaşlık Geliri konusuyla ilgilenenler için, sosyolog Emrah Irzık’ın geçen sene kaleme aldığı “Türkiye’nin Sosyal Yardım Rejimi ‘Temel Gelir’ Zamanı Geldi mi?” başlıklı makalesini de öneririm…

— / —

Sosyal politikalar konusunda bir başka önemli soru, bu politikaların belirlenmesinde rol oynayan aile, piyasa, devlet, ve sivil toplum kuruluşları gibi faktörlerin arasındaki ilişkiler ve burada kurulması gereken denge.

Prof. Buğra, sosyal politikalar alanında sivil toplum kuruluşlarının oynaması gereken rolün, var olan sorunları tespit etmek, göstermek, ve devleti göreve çağırmak olduğunu söylüyor.

Ülkemizde bu alandaki önemli insiyatiflerden bazılarını, haftaya konuşuyor olacağız.

— / —

Son olarak, konumuzla ilgili ve öğrencilerinin Prof. Ayşe Buğra’ya armağan olarak hazırladıkları bir derleme kitabı işaret ederek bitireyim.

Geçen sene İletişim Yayınları’ndan çıkmış olan “Türkiye’nin Büyük Dönüşümü” (2018).

— / —

Bu hafta, sosyal politikalar konusunu kuramsal ve akademik yönleriyle ele aldıktan sonra, gelecek hafta sosyal politikaların ülkemizdeki somut örneklerine bakacağız ve Türkiye’de sivil insiyatifle oluşturulmuş sosyal projeler üzerine konuşacağız.

Açık Bilinç’i Salı sabahları 9:30’da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz.

10:00 – 10:30 İklim İçin / Yücel Sönmez, Ömer Madra ve Murat Can Tonbil / İstanbul Forumu’ndan, Paris Zirvesi’ne yeryüzünün iklim güncesi

iklimicin20191001_201910

iklimicin20191001

İklim İçin kayıt arşivi

10:30 – 11:00 Ahşaptan Betona, Mecidiyeden Jetona / Pınar Erkan / Alameti kerametinden menkul kent hikayeleri

ahsaptanbetonamecidiyedenjetona20191001_201910

ahsaptanbetonamecidiyedenjetona20191001

“Alameti kerametinden menkul kent hikâyeleri” şiarıyla yola çıkan programda tarihten günümüze tarihsel katmanlar da deşilerek Bizans köşklerinden, sarayların altyapısının nasıl oluşturulduğuna, konutlardan ofislere, kaldırımlardan sokaklara, dehlizlerden şarap üretilen üzüm bağlarına kadar şehrin farklı unsurlarına dair az ya da çok bilinen detaylar konuşuluyor.

Ahşaptan betona Mecidiyeden jetona kayıt arşivi

***

1894 İstanbul depremi

02 Ekim 2019
1894 İstanbul depremini gazete haberleri, yurtdışına yansımaları ve neler yaşandığı üzerinden konuştuk.

Kategori:

11:00 – 12:00 Deniz Aşırı / Deniz Pak / Bozcaadalılar, adaya yolu düşenler ve adanın kıyısına vuranlar…

bozcaadasozlugu.blogspot.com/denizairi

12:00 – 13:00 Periplus (Yeni program) / Hazırlayan: Murat Can Tonbil

“Haritalar üzerinden caza çalan bir müzikal seyir rehberi” şiarıyla yola çıkan program, haftaiçi öğle kuşağını kıtalararası bir seyahate çıkarıyor.

http://canspod.com/

12:55 – 13:05 Tehanu / Okuyan: Tolga Korkut

Amerikalı usta yazar Ursula LeGuin 22 Ocak 2018’de aramızdan ayrıldı. Yazarın Çiğdem Erkal çevirisiyle Metis Yayınları’ndan yayımlanan 6 kitaplık kült fantastik serisi Yerdeniz Büyücüsü’nün üçüncü kitabına bir süre önce başladık. Ne zaman biter, orası hâlâ meçhul.

13:00 – 14:00 Musica Brasileira / Jozi Levi / Brezilya’dan müzik

soundcloud.com/joezeex/

9

14:00 – 14:30 Dünya Mirası Adalar / Asu Aksoy, Derya Tolgay ve Alp Orçun

dma_01-10-2019

Adalar, yüzyıllarca imparatorluklara başkentlik yapmış, siyasi ve kültürel dönüşümlerin aktörlerini beslemiş dünya şehri İstanbul’un hikâyelerinin hep bir parçası olagelmiş. Krallar, kraliçeler, dini liderler sürgüne buralarda zindanlara atılmış, ardından Osmanlı’dan günümüze  farklı kültürel cemaatlerin zengin bürokratları, iş insanları, Adaları İstanbul’un sayfiye merkezi haline getirmiş, sanatçılar, yazarlar, Adalar’ın renginden, havasından, kokusundan beslenmek için buraları mekân tutmuş. Adalar, muhteşem mimari ve yaşam dokusuyla dünyada eşine az rastlanır bir kültürler havzası olma halini bugüne kadar taşımışlar.
Şanslıyız ki Adalarda İstanbul tarihinin tüm veçhelerinin mekânsal izdüşümlerini hâlâ görebiliyoruz ve barındırdıkları hikâyelerin bazen yaşayan bilgi kaynaklarına erişebiliyoruz. Kendimizi gerçekten müstesna hissetmeliyiz: Adalar’a adımımızı attığımızda İstanbul tarihinin çok da bozulmamış tanığının varlığını hissedebiliyoruz, şaşırıyor ve nedenini çok da bilmeden mutlu oluyoruz. Bu yayın döneminde bizi mutlu eden Dünya Mirası Adalar’ı enine boyuna konuşuyoruz.

Dünya Mirası Adalar facebook sayfası

***

Adalar ve Marmara denizi neden korunmalı?
Neden bu bölgelerde koruma alanları ilan edilmeli?
Açık Radyo-Dünya Mirası Adalar programında bu hafta konuklarımız, Deniz Biyoloğu Doç Nur Eda Topçu ve İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü, Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Cem Dalyan.
94.4 Salı 14.00

*İstanbul Ünv Deniz Biyoloğu Doç Nur Eda Topçu Eryalçın, İstanbul’da Adalar bölgesindeki mercan, sünger, pinnalar ve daha birçok deniz canlısının 4 yıl önce karasal kökenli çökelti sebebiyle öldüğünü bilimsel olarak kanıtladık diyor.
*İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü, Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Cem Dalyan ise Deniz çayırları, deniz ekosistemi için büyük önem taşır: Oksijen üretir, kıyı erozyonunu engeller, suda askıda bulunan partikülleri önler ve suyun ışık geçirgenliğini artırır diyor.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar
***
Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, gülümseyen insanlar, iç mekan

Dünya Mirası Adalar

Marmara denizi kendine has ekosistemi ve zengin habitatı ile bir yuva, bir barınak.
Ve biz 2015 de korkunç bir felaket yaşadık. Yassıada inşaatı ile doldurulan, dinamitlenen kıyılar tüm yaşam alanlarındaki mercanları, pinaları, süngerleri öldürerek adeta deniz dibini bir mezarlığa çevirip, çamur örtüsüyle kapladı.
Açık Radyo-Dünya Mirası Adalar programında, Adalar’da @ADYSDerneği ile dalışlar ve araştırmalar yapan İstanbul üniversitesi öğretim üyeleri Eda Nur Topçu ve Cem Dalyan konuğumuzdu. Devamı..
http://acikradyo.com.tr/podcast/219652 1. Bölüm
http://acikradyo.com.tr/podcast/219798 2. Bölüm

14:30 – 15:30 Yeni / Hande Akkan / Yeni Philip Glass’ın 80. yaşını kutluyor

Hande Akkan Twitter

15:30 – 16:00 Foto Müze / Gülderen Bölük (15 Günde 1)

foto-muze_01.10.2019_J

Osmanlı dönemi ağırlıklı olmak üzere Türkiye fotoğraf tarihinde bir gezinti… Eski gazete, dergi, fotoğraf koleksiyonu ve sayısız malzemenin kaynaklık ettiği programda, konusunda uzman olan bir çok konuk da ağırlanıyor. Osmanlı dönemi fotoğrafhaneleri ve fotoğrafçıları, dönemin fotoğrafa yaklaşımı, basın-fotoğraf ilişkisi, arşivcilik ve koleksiyonculuk programın ana konuları.

instagram.com/fotomuzeturkiye/

***

Program konuğu Şükrü Oral’la eski fotoğrafların korunması ve saklanması üzerine konuşacağız.
***

zz8

***

zz6

Bugün programımızda fotoğrafların konservasyonu nasıl olmalıdır; tahribatlar nasıl giderilir; yırtıklar, delikler, kurt yenikleri yok edilebilir mi gibi soruların cevabını arayacağız… Açık Radyo’da 15:30’da Foto Müze’de… #photo #fotomüze #museum #fotoğrafmüzesi #historyofphotography #arşiv #history #vintagephoto #instaphoto #instadaily #ephemera #portrait #stüdyo #ottoman #fotoğrafhane #instagood #instadaily #instapic #açıkradyo #history #fotoğraf #acikradyo #ifsak #söyleşi #historyphoto #nostalgia #koleksiyon #turkishphotography

***

zz7

Program konuğumuz Şükrü Oral’la fotoğraf konservasyonuyla ilgili pek çok şeyi masaya yatırıyoruz ⏰15:30’da, yani birazdan programımız başlayacak❗️ Radyoları 94.9 frekansına getirmeyi unutmayın ♥️ #photo #fotomüze #museum #fotoğrafmüzesi #historyofphotography #arşiv #history #vintagephoto #instaphoto #instadaily #ephemera #portrait #stüdyo #ottoman #fotoğrafhane #instagood #instadaily #instapic #açıkradyo #history #fotoğraf #acikradyo #ifsak #söyleşi #historyphoto #nostalgia #koleksiyon #turkishphotography

16:00 – 16:30 Sudan Gelen (Yeni program) / Suya doğanın, bilimin, sanatın, edebiyatın içinden bakmak / Hazırlayan: Akgün İlhan

sudangelen20191001

Hayat suyun varlığıyla başladı ve onunla devam ediyor. Hayatın sonunu ise suyun yokluğu getirecek. Yaşadığımız gezegende içinde su bulunmayan, sudan gelip suya karışmayan hiçbir şey yok. Suyun yaşamın başlangıcı olduğunu, her varlık için vazgeçilmezliğini ve yeri dolduramazlığını vurgulamak hiç bu kadar önemli olmamıştı. İşte bu yüzden sudan gelen hikâyelerle insanlığın doğayla ve kendiyle olan ilişkisini anlatmak için tasarlandı Sudan Gelen. Parçası olduğumuz doğayla nasıl bir ilişki içindeyiz? Doğaya nasıl bakıp, ona nasıl davranıyoruz? Kendimizi doğanın neresinde konumlandırıyoruz? Biz insanlar kimiz, nasıl canlılarız? İnsanlık için nasıl bir gelecek hayal ediyoruz? Bu Can alıcı sorulara cevap ararken doğanın en temel bileşeni ve bedenimizin yüzde %60’ını oluşturan suyla ilişkimize baktıkça kendimizi de daha iyi tanıyacağız.

Sudan Gelen facebook sayfası

***

Hayatımız plastik oldu… Yarın saat 16.00’da Sudan Gelen’de Akgün İlhan’ın sorularını Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü’nden Doç. Dr. Sedat Gündoğdu yanıtlayacak. Sakın kaçırmayın… 94.9 FM ya da http://acikradyo.com.tr/stream/index.html adresinden bize bağlanın. Açık Radyo #mikroplastik

Görüntünün olası içeriği: yazı
***
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, oturan insanlar, ayakta duran insanlar ve ayakkabılar

Sudan GelenAkgün İlhan ile birlikte Açik Radyo‘da.

İçimiz dışımız plastik oldu. Akgün İlhan tarafindan hazırlanan ve sunulan Sudan Gelen’e konuk olan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü’nden Doç. Dr. Sedat Gündoğdu mikroplastik meselesini ve bununla ilgili yapılan son araştırmaları anlattı. Buyurun buradan dinleyin: http://acikradyo.com.tr/podcast/219788 Açık Radyo #mikroplastik

16:30 – 17:00 Diğerkâm (Yeni program) / Hazırlayanlar: Damla Özlüer ve Rauf Kösemen

Geçtiğimiz dönemlerde Hemzemin programını hazırlayan Rauf Kösemen ve Damla Özlüer yine sosyal fayda iletişimi üzerine daha geniş düşünmeye çağırdıkları yeni programları Diğerkâm ile bu yayın döneminde de aramızdalar.

Facebook.com/Diğerkam

***

Bugün Diğerkâm’da, Asam SGDD Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği’nden Sinan Kadife ve Ayşegül Yalçın Eriş ile sığınmacılar ve göçmenlerin gündelik hayatta karşılaştıkları zorlukları, yerel topluluklarla uyum süreçlerini ve geleceği konuşuyoruz.

Damla Ozluer ile Rauf Kösemen’in hazırlayıp sunduğu, sosyal fayda üzerine konuşulan Diğerkâm, bugün ve her salı 16:30’da, Açık Radyo 94.9’da…

İnternetten canlı olarak dinlemek için > http://acikradyo.com.tr/stream

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, yazı

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Sanat Deliorman, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

Dünyanın Cazı kadrosuna Caz vokalisti Sanat Deliorman dahil oluyor. Salı günleri

 

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

***

Gezegenin Geleceği: 1 Ekim 2019

02 Ekim 2019
Fotoğraf: Independent Türkçe

Afrika’nın batısındaki bir sahilde toplu olarak gizemli şekilde kıyıya vuran 130’dan fazla yunus öldü. Cape Verde’deki bir plajda yaklaşık 200 balina bulundu.

Kazdağları’nda siyanürlü altın arama faaliyetleri ve ağaç katliamı nedeniyle haftalardır yapılan eylemlerle protesto edilen, Kanada merkezli şirketin altın arama ruhsatı 13 Ekim’de dolacak. Aktivistler ve yöre halkı, ruhsatın yenilenmemesi için bir gün önce, yani 12 Ekim’de büyük bir eylem yapmayı planlıyor. Buna göre, yaklaşık 30 bin kişinin katılacağı, ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ eylemi yapılacak. Herkesi 12 Ekim’de Cumhuriyet Meydanı’na davet eden Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “Vicdanınızın ve yurttaşın sesini dinleyin ve ruhsatı yenilemeyin. Onlar gidecek ve bizler onların bıraktığı o katliamla yaşamak zorunda kalacağız” dedi. Kaz Dağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan da, “Bizler doğa ve yaşam mücadelemizi, binlerce yıldır bu toprakların can damarı olan, ‘bin pınarlı İda’yı, Kaz Dağları’nı savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Bakanlığı da ruhsatı yenilememeye çağırıyoruz” diye konuştu.

Ağustos ayı elektrik üretim verileri açıklandı. Verilere göre Ağustos ayında Türkiye elektrik üretimi, bir yıl öncenin aynı dönemine göre %1,7 oranında gerileyerek 27.496,5 Gigavat-saat oldu. Hidroelektrik santralleri %25,6 ile kaynak bazında en fazla elektrik üretiminin sağlayan elektrik üretim tesisleri olurken, jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisine dayalı üretim %15,7 oldu. Hidro güneş ve rüzgar ve jeotermal enerji kaynaklarına dayalı toplam üretim ise %40,96 oldu.

Ekolojist.net’ten Pınar Özurgancı Eşkin’in haberine göre, ABD’deki Rutgers Üniversitesinden ve Oregon Eyalet Üniversitesinden araştırmacılar, üzerine baskı yapılan kâğıtların tekrar kullanılmasına olanak sağlamak için kâğıt üzerindeki baskının çıkarılmasını sağlayan bir yöntem geliştirdi. Daha önce yazıcı tonerini standart kopya kağıdından çıkarmak için lazerlerin kullanıldığı sistemler tanıtılmıştı. Ancak bu sistemlerin, paketleme, reklam ve daha bir çok alanda kullanılan kuşe kağıdın üzerinde bulunan polimer kaplamalara hasar verdiği gözlemlendi. Bu nedenle de lazer sistemleri, kağıdın yeniden kullanımı için etkin bir yöntem değil. Rutgers Üniversitesi ve Oregon Eyalet Üniversitesi’nden bilim insanları bu sorunu çözmek üzere lazerleri xenon lambalar ile değiştirdi. Geliştirilen yöntemde mürekkebin kâğıttan çıkarılması için ilk olarak üzerinde baskı bulunan kâğıt görünür bölge dalga boyunda ışık yayan xenon lambaya maruz bırakılıyor. Işık mürekkep tarafından soğuruluyor ve kağıdın kaplamasını olumsuz yönde etkilemeden mürekkebin kâğıdın yüzeyine tutunmasını sağlayan kimyasal bağları zayıflatıyor ve bu bağların kopmasını sağlıyor. Ardından kâğıt, etil alkol damlatılmış bir malzemeyle silinerek mürekkep kâğıdın yüzeyinden uzaklaştırılıyor. Bu sayede kağıt yıpranmadan veya kağıdın renginde herhangi bir değişiklik olmadan mürekkep kağıttan silinebiliyor. Sonuçları Journal of Cleaner Production dergisinde yayımlanan yöntem, aynı kağıdın en az beş kez basılmasını ve ardından yeniden yazdırılmasını mümkün kılıyor. Bu sayı, kağıdın geleneksel geri dönüşümle tekrar kullanılabileceği sayıya eşdeğer. Kaynakları tüketime gitmeden önce yeniden kullanmayı hedef alan yöntem, döngüsel ekonomiye de fayda sağlayacak nitelikte.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye’deki 81 ilin tamamının hava kalitesini ölçmek için 313 Hava Kalitesi İzleme İstasyonu kurdu. Ölçüm bilgilerini, kurduğu havaizleme.gov.tr adlı internet sitesi üzerinden kamuoyu ile şeffaf bir biçimde paylaşmayı hedefledi. Ancak İzmir’de termik santralin bulunduğu, ağır sanayinin yoğun olduğu Aliağa, Menemen, Yeni Foça ve Bozköy bölgelerindeki Hava Kalitesi İzleme İstasyonları’nın verileri Haziran 2016’dan beri paylaşmadı. Hatta Bakanlık’ın verileri kamuoyu ile şeffaf bir biçimde paylaşmayı hedeflediği havaizleme.gov.tr adlı sitede bu bölgelere yer dahi vermedi. TBMM Çevre Komisyonu Üyesi ve partisinin komisyon sözcüsü CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan konuyu TBMM gündemine taşıdı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘görünmez katil’ olarak tanımladığı hava kirliliğinin İzmirlilerin sağlığını tehdit ettiğini belirten CHP’li Bakan, “Bölge, hava kirliliği açısından çok riskli ve kirli… Buradaki değerler belirlenen sınırların çok üzerinde olduğu için mi açıklanmıyor?” dedi.

Independent’ten Jane Dalton’un haberine göre, Afrika’nın batısındaki bir sahilde toplu olarak gizemli şekilde kıyıya vuran 130’dan fazla yunus öldü. Cape Verde’deki bir plajda yaklaşık 200 balina bulundu. Yetkililer, ada sakinleri ve turistler hayvanlardan bazılarını tekrar denize sürüklemeyi başarsa da balinalar tekrar karaya vurdu. Kısa bir süre sonra ABD’nin doğu kıyısı’nda Georgia açıklarındaki bir ada sahiline 26 pilot balina vurdu. Bunların 15’i öldü. Pilot balinalar temmuzdan bu yana Georgia eyaleti sahillerinde ikinci kez toplu şekilde karaya vurdu. İspanya’dan veterinerler, hayvanların neden öldüğünü araştırmak için testler yapmak üzere Afrika’nın batısındaki Boa Vista Adası’na gitmeye hazırlanıyor. Uzmanlar toplu şekilde karaya vurmaya hastalık, seyir hatası, ani bir gelgit, bir avcı tarafından kovalanma ve aşırı hava koşulları gibi unsurların yol açabileceğini söylüyor. Yılın ilk üç ayında, 1,100’den fazla yaralı yunus Fransa’nın güneybatısında karaya vurmuştu.

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Aydınlık sabahın sesi: Gomidas 150 yaşında

***

Aydınlık Sabahın Sesi | Gomidas 150 Yaşında

01 Ekim 2019
Anadolu Kültür

7 Ekim Pazartesi akşamıCemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek “Aydınlık Sabahın Sesi | Gomidas 150 Yaşında” konserini, Tamar Nalcı Açık Dergi’ye anlatıyor.

Ermeni besteci ve müzikolog Gomidas, doğumunun 150. yılında Türkiye ve dünyadan birçok sanatçının katılacağı özel bir konserle İstanbul’da anılıyor. “Aydınlık Sabahın Sesi” konseri 7 Ekim’de saat 20:30’da Cemal Reşit Rey’de!

Anadolu KültürKalan Müzik ve Maxim Gorki Theater işbirliğiyle düzenlenen konserde Gomidas’ın beste ve derlemelerini Türkiye, ABD ve Ermenistan’dan konuk sanatçı ve topluluklar seslendirecek.

Bu isimler arasında Aynur Doğan, Ertan Tekin, Karatzayn Quartet, Kevork Tavityan, Levon Eroyan, Lusavoriç Çocuk Korosu ve Sevana Tchakerian, Pervin Chakar, Şevval Sam, Vomank müzik grubu, Yerkaran Projesi’nin yanı sıra Ermenistan’dan GOGHT müzik grubu ve ABD’den Ara Dinkjian ve Zulal Trio yer alıyor.

Gomidas’ın, kültürel hafızanın korunmasına ve aktarımına ilişkin önemli bir örnek teşkil eden müzikoloji alanındaki çalışmaları ne yazık ki bugüne dek Türkiye’de bu alanda yapılan araştırmalara yeterince yansımamış ve müzikseverlere tanıtılamamış durumda. Bu konser, Gomidas’ı tanıtmayı ve onun bıraktığı müzik mirasına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Kütahya doğumlu bir din insanı olan Gomidas, Tiflis ve Berlin’de konservatuvar öğrenimi gördü, eşzamanlı olarak klasik batı müziği, kilise müziği ve halk müzikleri üzerinde çalıştı. Gomidas, 19. yüzyıl sonlarından itibaren Ermeni halk müziğinin yanı sıra Türk, Kürt ve İran halk müziklerinden derlemeler yaptı. Bu çalışmalar sayesinde, çok kısa bir süre sonra savaşlar, kırımlar ve göçlerle büyük kayıplar verecek olan Anadolu’nun ve Kafkasya’nın çeşitli bölgelerinden 2000’i aşkın halk şarkısı kayıt altına alınmış ve/ya notaya geçirilmiş oldu. Ancak 24 Nisan 1915’te tutuklanarak sürgüne gönderilen ve çalışmalarına el konulan Gomidas, yaşadığı travma nedeniyle ruh sağlığını yitirdi. Bu tarihten itibaren 20 yıl boyunca müzikle ve dünyayla ilişkisini tümüyle kesen Gomidas, Paris’te bir psikiyatri kliniğinde hayata gözlerini yumdu.

Playlist:

Şarkıcı / Yorumcu Parça Adı Albüm Adı Süre
Yerkaran
Bahar Oldu
Yerkaran
3:57
Lusavorich Armenian Choir
Oror
Lusavorich Armenian Church Choir Concert
3:35

Açık Dergi Salı Dünyayı Okumak / Aytaç Timur ve Akif Pamuk

Yazmaya övgü. Eleştiriye ve eleştirmene kapı. Düşünmeye, düşünceye, üretmeye ve tartışmaya alan açmayı amaçlayan bir kültür programı.

Açık Dergi Salı 18:50 Harici Bellek / Şarkılarla Dünya Tarihi / Murat Meriç

Şarkılarla Memleket Tarihi programıyla geçtiğimiz dönemlerde çok sevilen Murat Meriç, Açık Radyo’ya geri dönüyor. Müziğin bellek ile ilişkisini konu edinen bu yeni yayında Meriç, insanlık tarihinden vakaların izlerini plaklar/kayıtlar aracılığıyla sürüyor.

Açık Dergi Salı  Kulis Sesleri – Bircan Yorulmaz (Ayda 1)

Açık Dergi Salı Trapez Kadro (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Seçil Zor ve Zeynep Araboğlu

trapezkadro20191001

Açık Dergi’de Kadın Bisikletliler mikrofon başına geçiyor. Serbest Atış yayınıyla dönüşümlü olarak bizlerle her bölümünde farklı yaşam çevrelerinden bisikletçi kadınlar bisiklet deneyimlerini paylaşıyor.

zz2

Trapez Kadro intro

#TrapezKadro 19.00’da Açık Radyo‘da!

Bisikletli Kadın İnisiyatifi facebook sayfası

***

Bu akşam 19:00’da 94.9 frekansında Açık Radyo’da Trapez Kadro programında buluşalım !!!

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı
Seçil Zor ve Zeynep Araboglu‘nun hazırlayıp sunduğu ve kadın bisikletlilerin mikrofonu aldığı Trapez Kadro, bu akşam 19.00’da Açık Radyo‘da!
Trapez Kadro mikrofonunu bu akşam Zeynep Alica alıyor ve Kayseri’ye, Erciyes dağının eteklerine götürüyor. Festa2200 Bisiklet Festivali‘nde bir araya geldiği Aslı AzmanEsra GülekenTimukan KaracaNevin Türkmen Garip ve Rahime Çelen ile sohbet ediyor.
1 Ekim 2019 Salı 19.00’da Açık Radyo 94.9’da ve acikradyo.com.tr’de!
#RadyonuzAçıkOlsun #trapezkadro #bisikletlikadin #Festa2200

Açık Dergi Salı  Kulis Sesleri – Bircan Yorulmaz (Ayda 1)

Açık Dergi Salı 40 Yılda 1 / Sedat Nemli

Bu yaz da 1977’den müzikler dinliyoruz. Haziran ayı itibariyle.

Açık Dergi Salı  50. Yılında Velvet Underground & Nico 

Açık Dergi’de Salı akşamları, yayınlanışının 50. yılında Velvet Underground & Nico albümünün parçaları da yer alacak

Açık Dergi Salı Göçmenin Müziği, Müziğin Göçü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Evrim Hikmet Öğüt / (15 günde bir)

Bir süredir Suriyeli müzisyenler ve onların Türkiye’de yer alabileceği müzikal konum üzerine çalışmaları bulunan etnomüzikolog Evrim Hikmet Öğüt’ten “Göçmenin Müziği, Müziğin Göçü”, yeni programlarımızdan bir diğeri. Program, farklı müzik kültür ve türleri üzerinden göçün müzik üretimine etkisini müzikolog-etnomüzikolog, iletişimci, müzik yazarı, müzisyen ve sanatçılarla tartışıp, göçmen müzisyenlerin deneyimlerini ilk ağızdan aktarmayı da hedefliyor.

Açık Dergi Salı Yararlı Sanat Arşivi (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayan: Can Gümüş ve Onur Yıldız / (15 günde bir)

Yararlı Sanat Arşivi, sanatta yarar ve kullanım konularının tartışmaya açılması için kurulan Arte Util (Yararlı Sanat) Topluluğu tarafından bir araya getirilmiş yararlı sanat örneklerini tartışır. Sanatın aktivizm ve kültür kurumlarıyla ilişkisi bağlamında geleceğini ele alan bir program.

19:00 İklim Acil

Amazon’da, Afrika’da, Alaska’da, Sibirya’da, Kutuplarda, İzmir’de, Tunceli’de ormanlarımız kavruluyor, buzlarımız – buzullarımız eriyor, her yeri sular-seller götürüyor, canlılar alemi hızla tükeniyor. İklim için harekete geçmenin tam zamanı. İklimAcil!

İklimAcil! hafta içi 19.00, tekrarı 01.00’de. Hafta sonu 12.00, tekrarı 00.00’da.

20:00 – 21:00 Açık Şemsiye / Hakan Gürvit, Levent Dönmez, Mehmet Yusuf ve Şebnem Sühel Grimm / Gelmiş geçmiş tüm müzik türleri

21:00 – 22:00 Gitaresk / Jak Kohen, Gonca Açıkalın ve Meral Akman / Neo-klasik rock ve fusion

gitaresk.com/

***

Gitaresk

Açık Radyo 94.9 Gitaresk’te, bu gece saat 21:00’de, Led Zeppelin, Jethro Tull The Who, Yes, Pink Floyd, Uriah Heep, Dream Theatre, Rush, Iron Maiden ve Tool’dan seçtiğim parçaları dinleyebilirsiniz.
http://www.gitaresk.com/Playlists/50th/191001.htm

22:00 – 23:00 Esintiler / Seda Binbaşgil / Jazz

23:00 – 24:00 Psychoacoustics (Program gününde ve saatinde değişiklik) / Hazırlayanlar: Osman Kaytazoğlu, Berk Gökberk ve Barış Karakaş

Cumartesi geceleri 02.00’de yayınlanan Psychoacoustis bu yayın dönemi Salı geceleri saat 23.00’de

24:00 – 01:00 Numune Hastanesi (Yeni program) / Hazırlayan: Cüneyt Bolak

Kaydedilmiş her türlü ses, bir progresif rock şarkısı ya da bir hint ragası, “Eşkıya” filminden bir diyalog ya da eski bir tv reklamı prodüktörlerin ellerinde yeniden hayat bulur. Doktor Frankenstein’ın canavarı gibi! 70lerin sonunda sampler’ın icadıyla müzik bir daha eskisi gibi olmadı. Özellikle Hip Hop’ta kesilen, biçilen ve yeniden hayat bulan “numune”lerin masaya yatırıldığı Numune Hastane’sinde örneği alınan ve bu örneklerle yapılan şarkıların izi sürülüyor. Sampling marifetiyle üretim yapan prodüktörler ve bu üretimleri altyapı olarak kullanan rapçilerin de konuk olduğu Numune Hastanesi dinleyicilerini “Ses Gezegeni’nde Örnek Avı”na davet ediyor.

facebook.com/Numune.Hastanesi

01:00 İklim Acil

Amazon’da, Afrika’da, Alaska’da, Sibirya’da, Kutuplarda, İzmir’de, Tunceli’de ormanlarımız kavruluyor, buzlarımız – buzullarımız eriyor, her yeri sular-seller götürüyor, canlılar alemi hızla tükeniyor. İklim için harekete geçmenin tam zamanı. İklimAcil!

İklimAcil! hafta içi 19.00, tekrarı 01.00’de. Hafta sonu 12.00, tekrarı 00.00’da.