You are currently browsing the tag archive for the ‘24 Ağustos’ tag.

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Radyo Garden üzerinden Açık Radyo’yu dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 45. Yayın Dönemi Programları ve Podcast Arşivleri içinTIKLAYINIZ

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 45. Yayın Dönemi: 24 Nisan 2017 – 22 Ekim 2017 akışı için Tıklayınız Günlük / Tıklayınız Haftalık

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2017/8/23

07: 00 – 07:20 Şarkılarla Memleket Tarihi (Yeni program) / Hazırlayan: Murat Meriç

SarkilarlaMemleketTarihi20170824

Plak koleksiyoncusu, yazar Murat Meriç memlekette ve dünyada o günün tarihinde olup bitenler yani kimi olaylar, ölümler, doğumlar üzerine yazılmış şarkılarla hafta içi her gün tarihe bir bakış atıyor.

ŞMT kayıt arşivi

***

Ressam Rahmi Pehlivanlı’nın ölüm yıldönümü. Aşık Veysel’i de çizmişti ve Aşık Veysel onun için söylüyor, “Güzelliğin On Par’ Etmez”

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

07:50 – 08:00 İyilik Postası / Nihan Bora /  İyi haberler bülteni

Birileri hâlâ bizi gülümsetiyor, iyileştiriyor ve geleceğe dair umutlandırıyor. İyilik Postası, hafta içi her sabah, hayalinin peşinden koşan, küçük çabalarla yaşama renk katan insanların ilham veren hikâyelerini anlatıyor. Her sabah güne güzel başlamak için iyi haberleri İyilik Postası’ndan dinleyebilirsiniz. Bu hikâyelerin hepimize iyi geleceğini ve mücadele azmimizi artıracağını düşünüyoruz.

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

acikgaste_24-08-2017

Açık Gazete kayıt arşivi

09:00 – 09:30 Perşembe Fikret Adaman ve Bengi Akbulut ile Bildiğimiz Ekonominin Sonu

BildigimizEkonomininSonu20170824_201708

BildigimizEkonomininSonu20170824

Bildiğimiz Ekonominin Sonu kayıt arşivi

***

Enric Duran, Modern Robin Hood, Bankaların Robin Hood

2006 – 2009 arası 39 bankadan 69 ayrı kredi ile 500bin dolar alıp geri ödemeden kuruluşlara verdi

***

Bildiğimiz Ekonominin Sonuna Bir Örnek: İntegral Kooperatifi

Bengi Akbulut, “Çağımızın Robin Hood’u” diye bilinen, anti-kapitalist ve aktivist Enric Duran ile Katalan İntegral Kooperatifi, alternatif para birimi, gıda alanında özyönetim gibi konularda sohbet etti.

BA: Merhaba Enric, nasılsın?

ED: İyiyim, merhaba

BA: Bize katılmayı ve bizimle bu sohbeti, bu röportajı yapmayı kabul ettiğin için teşekkür ederiz. Bugün seninle, senin de bir parçası olduğun Katalunya İntegral Kooperatifi deneyimini konuşmak istiyoruz. Bu bağlamda özellikle bu kooperatif ağında kullanılan alternatif para birimine de değinmek istiyoruz.

Önce Katalan İntegral Kooperatifi’nin hikâyesiyle, tarihiyle başlamak istiyorum. Nasıl başladı ve senin ilişkilenmen nasıl oldu?

ED: Katalan İntegral Kooperatifi 2010’da başlatılan bir süreç. Aslında yıllar süren bir sürecin üzerine, 2006-2007 yıllarında Büyümeme hareketiyle başladı. Bu esnada Katalunya Büyümeme Hareketi Ağını kuruyorduk. Bu bağlamda yapılan birçok eylemin sonrasında oluştu, örneğin 2008’de Katalunya’da üç aydan fazla bir süre boyunca yerel gruplarla buluştuk tanıştık, deneyim ve fikirlerimizi paylaştık; aynı zamanda bu esnada ses getiren yayınlar yaptık örneğin eylül 2008 ve mart 2009’da. Katalunya İntegral Kooperatifinin modeli de bu süreçte ortaya çıktı, çünkü daha geniş çaplı bir dönüşümü hedefliyorduk. Böyle bir dönüşüm süreci için nasıl bir modelde örgütlenmek gerektiğini düşünüyorduk.

Nihayetinde 2009’da integral kooperatif fikri somutlaştı ve yine birçok deneyim paylaşımı ve tartışmalar sonucunda 2010’da oluşturuldu. Başlarken Katalunya genelinde varolan birçok farklı yerel inisiyatif yanyana geldi; bunların bir kısmı kendi alternatif ekonomi ağlarını yerel ölçekte kurmuş ve kendi alternatif yerel para birimlerini kullanmaktaydı—bu alternatif para birimleri özellikle 2009’dan itibaren ortaya çıkmaya başlamıştı. Yani baştan beri ortaklaşılan noktalardan birisi bir yandan alternatif yerel para birimlerini kullanmaya devam etmek, bir yandan da oluşan bu daha geniş ağın Katalunya çapında bir alternatif para birimi olmasıydı—ki işte bu da ECO oldu.

Öte yandan bu girişim gıda alanında özyönetim hareketiyle çok ilişkiliydi. Katalunya’nın farklı bölgelerindeki üketici kooperatifleri, üretici ağları da katıldı.

Daha sonra 2010’da farklı ölçeklerde kooperatif biçimlerinin birleştirilmesi gündeme geldi. Buradaki fikir ağın ortak kooperatif formunun daha küçük girişimler ve bağımsız küçük üreticilerin işine yarayacak şekilde kullanılmasıydı. Çünkü kooperatif ağının parçası olarak küçük üreticiler fatura kesmeyle ilgili yasal sıkıntılarının üstesinden gelebiliyor, hem de ağ içerisindeki ortak iç pazara erişebiliyor, yani ağın üyesi diğer kooperatif ve girişimlerle ürün değiş tokuş edebiliyor, hem yerel hem bölgesel düzeyde.

Küçük üreticiler, adına fatura kesilebilecek bir tüzel kişiliğin parçası olmaları karşılığında bir ücret ödüyorlar. Biriken bu ücretler de ağın genişlemesi ve başka kooperatifler oluşturulması için kullanılıyor. Bu hem de başka küçük üreticilerin de ağa katılması için bir motivasyon yaratıyor.

Bundan sonraki yıllar, yani 2010-2015 arası bir genişleme dönemi oldu. 700’den fazla oluşum ve 2000’den fazla insan bağımsız veya bir kolektifin parçası olarak ağa katıldı, yaklaşık 15-20 tane de yerel-bölgesel ağ İntegral Kooperatif içinde yeraldı.

Bu noktada Kooperatif için çalışan bir ekip oluşturmak da mümkün oldu, kooperatif ağı içinde arzedilen ortak bazı hizmetler ve kaynakların üretimi için. Bu ekip de süreç içinde yaklaşık 50 kişiye ulaştı.

BA: Yani 50 kişi aslında İntegral Kooperatif için çalışıyor. Peki bu insanlar gönüllü mü çalışıyor yoksa bir ücret karşılığında mı, tam olarak nasıl işliyor bu?

ED: Bunun için geliştirdiğimiz yöntem çalışanlara ücret verilmesi, yani bu emek karşılığında gelir elde ediyorlar. Ancak aldıkları ücret ihtiyaç temelli ayarlanıyor. Kararlaştırdığımız azami bir ücret var, bunun dışında örneğin bakmakla yükümlü oldukları başkaları varsa, ya da yüksek kiraları veya diğer harcamalar yapmak zorundalarsa buna göre ayarlama yapılıyor ücretlerinde.

BA: Anladım, evet. Yani şu an yaklaşık 50 kişi var kooperatif ağı için bu gibi işleri yapan?

ED: Belki bugün itibariyle sayı azalmış olabilir ama 2013-2016 arası sayı böyleydi.

BA: Anladım. Özetlemek gerekirse, bu ağ demin senin de söylediğin gibi öncelikle bir dönüşüm stratejisi—ki bununla ilgili birazdan daha fazla soru sorucam, çünkü bildiğim kadarıyla ağın içinde barınma, eğitim ve sağlıkla ilgili çalışan oluşumlar da var, ama önce daha basit birkaç bilgilendirme sorusu daha sormak istiyorum— Bunun yanısıra anlattığına göre bu ağ kooperatiflerin ve bağımsız küçük üreticilerin gündelik karşılaştıkları pratik sorunlarını çözen bir yapı. Mesela az önce anlattığın fatura kesme meselesindeki gibi.

İlk sorum, İntegral Kooperatifin parçası olan 700 oluşumla ilgili. Bu oluşumların hepsi kooperatif mi yoksa kooperatif olmayan küçük üreticiler de var mı?

ED: kooperatif olmak için zaten en az 3 kişi gerekiyor, ama bu 700 oluşumun içindeki birçoğu sadece bir ya da iki kişilik birimler; yani formel olarak kooperatif değiller. Ama yine de özyönetime dayalı girişimler.

BA: Peki, örneğin üretici olmayanlar ne yapıyor? Mesela ben üniversitede çalışıyorum ama yine de ağın bir üyesi olabiliyor muyum?

ED: Üretici olmayan ama yerel ölçekte ağın işleyişine farklı şekillerde katkı yapan birçok insan var. Bu insanlar tüketici grubunun üyesi oluyorlar.

BA: Yani ayrı bir tüketici grubu mevcut, tamam.

ED: Evet

BA: Şimdi biraz geri dönüp ağ yapısının kooperatif ve küçük üreticilere sunduğu avantajlardan bahsetmek istiyorum yine. Fatura kesme gibi yasal meselelerin dışında, okuduğum ve bildiğim kadarıyla bir de üretim girdilerine kolektif olarak erişim ve yine kolektif satış kanalları gibi oluşumlar da var. Ağ üyelerinin sahip olduğu bunlara benzer diğer ekonomik avantajları nedir sence?

ED: İntegral kooperatif aynı zamanda üyelerin birbirini besledikleri ve ortak başka girişimler yaratabildikleri bir alan. Örneğin kooperatifin içinden doğan barınma kooperatifleri girişimleri oldu, ya da kırsal alanda eko-köy girişimleri oldu. Yani insanların fikir alışverişinde bulunup sonunda uygulanabilir somut bir proje geliştirdikleri, sonra bunu hayata geçirebilmek için yasal destek alabildikleri bir alan. Yine bulundukları bölge veya şehire göre kültürel merkezler, yada biraraya gelip sokak pazarları kurmak gibi aktiviteler yapıldı. Veya örneğin basımevleri veya video gibi görsel üretim süreçlerinin altyapıları kuruldu bazı yerlerde. Yani farklı seviyelerde kaynakların ortaklaşa kullanıldığı bir alan oluştu.

BA: Peki bu ağda yeralan 700 oluşum? Bunların çoğunluğu gıda alanında mı çalışıyor, yoksa başka sektörlerde faal olan yapılar da var mı? Başka sektörleri de kapsıyor mu İntegral Kooperatifi?

ED: Gıda sektöründe faal olan yapılar en konsolide olan yapılar. Gıda üretiminin dışında aynı zamanda gıdanın farklı bölgeler arasında nasıl dağıtılacağı, değiş tokuş edileceği konusunda modeller deniyorlar. Örneğin ayda bir veya iki kere belli bir bölgede üretilen gıdanın başka bölgelere iletildiği, dışarıdan gelen gıdanın da toplanarak o bölge içinde dağıtıldığı,  kooperatifler arasında bir tür dairesel dağıtımın yapıldığı gıda nakliyeleri organize ediliyor.

BA: Peki gıda dışında ne tür kooperatifler var. Gıda üretim ve dağıtımı üzerine çalışan çok sayıda oluşum olduğunu biliyoruz, ama örneğin tekstil vs. gibi başka sektörlerden kooperatifler de var mı?

ED: Küçük zanaat üretimi yapılan oluşumlar var. Ahşap işlemeciliği ve marangozluk gibi; ahşaptan veya metalden mobilya üreten kooperatifler var. Örneğin bir tane Barcelona’da var, yine bir tane post-endüstriyel işgal alanı olan Ca l’Afou’da var, küçük bir şehirde aktif bir başka grup var.

Bu gruplar beraber projeler de geliştirebiliyor. Örneğin teknoloji seviyesi açısından ortak hareket ediyorlar; bilgi paylaşımı ve ortak bir yol haritası çıkarmak için kooperatifin teknoloji ofisinde biraraya geliyorlar ortak projelerini geliştirmek için.

BA: Madem teknoloji ofisinden bahsettin, ben de bu konuya gireyim. Kooperatifin organizasyon ve işleyişte bu teknoloji ofisi gibi farklı organları olduğunu biliyorum. Farklı alanlarda çalışan komisyonlarınız var örneğin. Bu yapılar ağın işleyişi için oldukça elzem görünüyor. Belki biraz bunlardan bahsedebilirsin. Hem bu organlar üzerinden işleyişte kararlar nasıl veriliyor, ki yine karar verme süreçlerinde İntegral’in bir dizi ilkeye bağlı hareket ettiğini ve üyelerinin de bu ilkelere bağlı hareket etmesini beklediğini biliyorum.

Yani belki biraz hem işleyişin üzerine kurulu olduğu ilkelerden, hem de gündelik aktivitelerin nasıl organize edildiğinden, bunların hedefiniz olan dönüşüm ve özyeterliliğe nasıl bağlandığından bahsedebilirsin..

ED: Politik seviyede baktığımızda şöyle: bir genel (küresel) meclisimiz var. Aslında bu yıllar içinde iki meclis modeli ortaya çıktı. Bir tanesi bir haftasonu boyunca bile sürebilen, Barcelona’nın dışında erişimin kolay olduğu bir yerde yaptığımız ve herkesin geldiği, genellikle tek bir ana konuya odaklandığımız meclis; ama ana konunun yanında daha belirli ve aciliyeti olan konuları konuşuyoruz. Bunun dışında bir de kalıcı meclisler dediğimiz meclisler var; bunlar da yine erişimin kolay olduğu yerlerde yapılıyor, örneğin Barcelona’da ya da başka yerlerde, bir gün boyunca sürüyor. Bu meclislerin belli bir gündemi ve konusu oluyor. Herhangi bir katılımcı gündem için konu önerebiliyor ve o tartışılıyor.

Daha bölgesel düzeyde yıllar içinde başka meclisler de oluştu. Oldukça yerel, yaklaşık 20 tane böyle meclis var. Daha da yerel, örneğin kent seviyesinde olan kent meclisi -nükli- dediğimiz meclisler de var.

Son dönemde özellikle son bir sene içinde büyük kooperatif yapısını desantralize etmeye başladık. Kendi aralarında konfedere üç tane bölgesel integral kooperatif oluşturduk. Bu süreç halen devam ediyor, henüz tamamlanmadı. Ama farklı bölgelerde desantralizasyon süreci başladı. Bu bölgesel kooperatiflerden yine bir genel meclis biraraya geliyor, üyeler kendi başlarına bağımsız olarak ya da bölgesel kooperatifin sesini temsilen genel meclise katılabiliyorlar, ve belli başlı konular tartışılıyor. Yani aslında bir tür demokratik konfederalizmin kooperatif hareketine uygulanmış hali denebilir.

BA: Bir de çalışma grupları ve komisyonlar var, bildiğim kadarıyla.

ED: Evet komisyonlar var, bunlar önceden beridir genel (global) seviyede mevcutlardır. Şu an komisyonları da desantralize etme sürecindeyiz, genel seviyede mevcut olan komisyonların hepsini her bölgede bölgesel seviyede olacak ve birbirleriyle koordineli çalışacak şekilde örgütlüyoruz.

İntegral’deki ana vizyonumuz hayatın farklı farklı alanlarının hepsinde daha özerk olabilmek. Bu açıdan önemli olan eğitim ve sağlık gibi alanlarda elbette bir sürü şey denendi, ama bu denemelerin hepsi de başarılı olmadı, kapsamlı bir örgütlenme yaratabilme açısından. Örneğin şu anda özerk bir sosyal politika üretmenin motor örgütünü yaratma sürecindeyiz, ki bu çok önemli bir konu. Sosyal güvenlik meselesini nasıl çözeceğiz? Hastalanan, ya da kaza geçiren biri devletle bir ilişki kurmaya dayanmaksızın ne yapabilir?

Burada geldiğimiz nokta bu gibi durumlarda ekonomik destek sağlamak için ortak bir fon oluşturmak, bir yandan da sağlık alanında faal özyönetimci yapılarla bağlantı kurmak hem hizmet almak hem eğitim almak için. Bu deneyim bir süredir devam ediyor da olsa hala erken aşamalarındayız. Bir de uluslararası seviyede işleyen daha da geniş bir kooperatif ekosistemimiz var, Faircoop, o da Integral’le aynı vizyonda ilerliyor. Faircoop üzerinden uluslararası bağlantılar yoluyla bu konuda ilerleme sağlamak mümkün ve daha kolay olabilir.

BA: O zaman şöyle diyebiliriz, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlarda atılan adımlar var, bir yandan da İntegral ile ilişkili sağlık üzerine özyönetimci oluşumlar var. Buradan hareketle özerkleşme hedefinize ve İntegral Kooperatifi’nin bu yolda bir dönüşüm, bir geçiş aracı olmasına dönmek istiyorum. Yanılıyorsam düzelt, anladığım kadarıyla İntegral’in altında yatan amaç günlük temel ihtiyaçları, toplumsal yeniden üretimin gereklerini, mesela barınma, eğitim ve sağlık gibi ihtiyaçları mümkün olduğunca devletten ve piyasadan bağımsız karşılayabilmek. Bu yüzden ağın yanyana getirdiği kâr etmeye çalışan, yada birikim için üretim yapan kooperatiflerden ziyade bu vizyonu paylaşan ve hayatın her alanında devlet veya piyasaya dayanmaktan aşama aşama özerkleşmek için üreten yapılar. Sence bu şekilde ifade etmek doğru mu?

ED: Evet. Ağdaki bazı kooperatifler tamamen özerk diyebiliriz. Hangi sektörde faaliyet göstereceklerini kendileri seçiyorlar, ve kârlarının bir kısmını kendi ortak fonlarına aktarıyorlar, ağdaki diğer yapılarla ortak girişimler geliştiriyorlar vs. Bunun dışında bir de ağ içinde stratejik projelerimiz var, hareketin siyasi hedeflerine göre geliştirdiğimiz. Bunlara İntegral’deki tüm oluşumlar destek veriyor. Bu projeler ortak bir altyapı gibi herkesin işine yarıyor, o yüzden ortak projeler, yani bu bağlamda tamamen özerk davranmak diye birşey yok, ortak kararla herkesin katkısıyla oluyor. Bir tür kamusal proje gibi.

BA: Barınma konusunda yapılanları merak ediyorum bir de. Bunlardan biraz bahsedebilir misin? Barcelona’da bir tane olduğunu biliyorum ama diğerlerini bilmiyorum…

ED: Evet Barcelona’da barınmayla ilgili bir proje var. Beş yıl önce kurulan bir konut kooperatifinin girişimi. Kira kontrolü altında, düşük kiralı bir bina vardı. İntegral ağında yeralan insanlardan bir grup bir araya gelip buraya talip oldu ve hak kazandılar, sonrasında da özörgütlenmeci bir konut kooperatifi haline geldi bu grup.

Bunun dışında mesela Ca l’Afou (Kalafo) var. Buradaki süreçte herşey, tüm binalar falan inşa ediliyor. Çok büyük bir arsa ve üzerinde halihazırda birtakım binalar var, hem işyeri hem konut olarak, ama bakımsız. Bu oluşuma katılan herkes depozitonun, yaklaşık 60 bin avroydu, kendi paylarına düşen kısmını ödedi ve sonrasında adım adım bu alanın bir kısmını kullanım hakkını elde ettiler, yani o kısımda yaşama hakkını. Hem orada ikamet edenler, hem de ortak sahiplerinden oldular.

Bunlardan başka daha küçük girişimler var, mesela evsahibiyle anlaşılarak falan hayata geçirilen. Katalunya’da başka dillere çevrilmesi zor bir olay var: Mazoparia. Bu bir tür mübadele, ama kirayla değil; binanın bakımını üstlenmen karşılığında. Senin konuta erişimin olması karşılığında binanın bakımını üstleniyorsun. Bu birçok yerde daha çok yerel seviyede kullanılıyor. Tabii bir de terkedilmiş binaların işgaliyle başlayan projeler var. Yani birkaç yöntem mevcut barınma konusunda.

BA: Peki bu binaya bakım karşılığında barınma hakkı verilmesi olayı—bu yasal mı? Yani formel olarak yasada yazan ve tanınan birşey mi? Örneğin bir gün gelip de binadan atılma tehlikesi yaşarlarsa kullanılabilecek yasal bir dayanak var mı?

ED: Evet evet, hatta buna bir yapı da verilmiş durumda. Kira sözleşmesinde kiranın parasal miktarı değil karşılıklılık içeren belli şeyler yazılıyor, örneğin binanın yapısının iyileştirilmesi, binadaki belli bir aksaklığın tamir edilmesi falan gibi.

BA: Vay be, güzelmiş. Son bir sorum var bu konuda: konut kooperatifleri bağımsız olarak mı kuruluyor yoksa genellikle mevcut üyeler arasından mı çıkıyor? Işte gıda kooperatifinin, mobilya kooperatifinin üyeleri bir süre sonra barınma konusunda birşeyler yapalım mı dedi bugüne kadar, yoksa kendisi ayrıca zaten konut kooperatifi olarak işleyen yapılar sonradan size mi katıldı?

ED: Üyeler farklı seviyelerde özerk birimler. Bu birçok şeye bağlı, proje nasıl başlamış, projeye kimler üye olmuş, proje nasıl bir karar süreciyle oluşmuş vs. Mesela Integral’in kolektif kararıyla başlanmış bir ortak proje mi yoksa üyelerden herangi birinin bağımsız girişimi mi? Bunların hepsi o projenin özerklik seviyesini etkiler. Bu aynı zamanda şu demek: Integral Kooperatif’in parçası olarak başlamış bir proje sonradan Integral’den ayrılıp tamamen bağımsız bir birim de olmayı da seçebilir, tabii üyeler bu kararları vermekte tamamen özgür. Bazen de tam tersi oluyor, bağımsız başlayan bir girişim daha sonra Integral’in parçası olmak isteyebiliyor.

BA: Şimdi biraz daha para ve finans kısmına gelicem. Hem Integral’in kendi para birimi ve bu para birimini neye yaradığıyla ilgili, hem de ağın kendi bankası, banka demeyelim de borç verme mekanizması olduğu biliyorum, onunla ilgili sorular soracağım.

ECO ile başlayalım. ECO nasıl işliyor anlatır mısın? ECO ne zaman kullanılmaya başlandı, Avro ile değiş tokuşu nasıl yapılıyor, kullanım kuralları neler? Ben arada yine sorular soracağım sen anlattıkça. Neden ECO diye birşey var ve ne işe yarıyor? Integral’in hangi sorunlarını çözmesine yarıyor?

ED: ECO karşılıklı alacaklılık ilkesine dayanan bir sistem. Yani sıfır bakiyeyle başlıyorsun, eğer birşey ürettiysen artıya geçiyorsun, eğer tüketiciysen de eksi bakiyeye geçiyorsun. İnsanlar yerel ağlardan birinin veya geniş Integral ağının parçasıysa ECO’ya katılabiliyorlar. Böylece ürünlerini ECO ağında yayabiliyorlar, ya da birbirlerinin ürettikleri ürünleri ECO bazında değiş tokuş edebiliyorlar veya ihtiyaçlarını talep edebiliyorlar.

Bunun dışında Integral Kooperatifi’nin altyapısında ECO’nun kullanımını yaygınlaştırmaya dönük bir takım karar ve uygulamalar var. Mesela bir süre önce ağdan elde edilen kişisel gelirlerin en az %50’sinin ECO cinsinden ödenmesi kararı verilmişti, bu daha sonra 30%’a çekildi. Böylece kooperatif için çalışanların ECO’yu kullanmasını sağlamış oluyoruz. Ya da mesela ağ içindeki bir gıda kooperatifi tüm ürünlerinin ECO ile satın alınabilmesine yönelik bir pratik uyguluyor. Ama bu uygulama aynı zamanda şu anlama geliyor: eğer bu gıda üreticileri girdileri için ECO bozdurup Avro’ya geçmeye ihtiyaç duyarsa bunu ağdaki kooperatifler Avro bazlı bir fonu ortaklaşa oluşturarak sağlamak durumundalar.

Bu tür pratikleri senelerdir uyguladık ve hâlâ da uyguluyoruz, işe yarıyorlar. ECO’ya erişimi olan herangi biri bunu en azından gıda satın almak için kullanabiliyor. Ya da ağ üyelerinin ağa ödemesi gereken ücret ECO ile ödenebiliyor.

Alternatif paranın kullanımın yaygınlaşması açısından önemli bir faktör daha önce de bahsettiğim sokak pazarları oldu. Sokak pazarlarında yeni katılanları ya da ağın üyesi olmayanları alternatif paraya çekmek de daha kolay oluyor. Pazarın olduğu gün alışveriş yapabilmek için insanlar avro bozdurup ECO alıyorlar. Normalde ECO alındığı gün harcanması gereken, yoksa değerini kaybeden bir para, ama sokak pazarlarında alınan ECO ile ağdan daha sonra da alışveriş yapmaya devam edilebiliyor. Bu da ECO’nun daha yaygın kullanılmasına yardım etti.

BA: Bildiğim kadarıyla ECO tek yöne değişimi olan bir para. Yani Avro’yu ECO’ya çevirebiliyorsun ama ECO’yu Avro’ya çeviremiyorsun.

ED: Evet, doğru. Bunun tek istisnası var, yani ECO’yu Avro’ya çevirme hakkı olan tek grup az önce bahsettiğim gıda üreticileri. Bu üreticilerinin giderlerinin sadece bir kısmı ECO cinsinden, ama tüketiciler bu ürünlerin karşılığında tamamen ECO verebilir. Aradaki farkı da kooperatifler ağı karşılıyor, az önce anlattığım gibi.

BA: Bildiğim kadarıyla hedeflerinizden biri de ağ içinde yeralan oluşum ve kooperatiflerin kendi içlerinde mal ve hizmet değiş tokuş etmesi, ihtiyaçlarını mümkün olduğunda kendi aralarında karşılayabilmesi; böylece de bu dayanışma ekonomisi cephesinin daha kuvvetli ve kendine yeter hale gelebilmesi, piyasa ve devlete karşı daha dirençli olabilmesi. Bu olabiliyor mu, ne derece olabiliyor? Ve burada ECO’nun rolü nedir? Örneğin ağ üyeleri kendi aralarında ürün alışverişi yaparken ECO kullanmak zorundalar mı? Kullanıyorlarsa da ne kadar kullanıyorlar?

ED: Ağ içindeki ekonomik mübadelenin dayandığı temel mefhum, komünal bir ekonominin geliştirilmesi ve desteklenmesi. Yani parasal değiş tokuşun ihtiyaçlara dayalı olması, bunları karşılamak için yapılması.  Bu da en kolay yerel topluluklar ölçeğinde yapılabilir, insanların birbirine güvenmesinin ve birşeyler paylaşmasının daha kolay olduğu bir ölçek.

İkinci adım, yada seviye mübadele ise senin de bahsettiğin ağ içindeki oluşumlar arasındaki alışveriş. Ağ üyeleri birbirlerinden bir takım ürün ve hizmetleri alıyorlar. Bu bazen bir sokak pazarında ya da buna benzer bir yerde de olabiliyor.

Bir sonraki adım ise ECO, alternatif bir para birimi, ve toplumsal bir para birimi. ECO aracılığıyla mübadele yapmak ağda yaratılan değer ağ içinde kalmasını sağlıyor.

Tabi ki üyeler mübadelelerinin ne kadarını ECO üzerinden yapacaklarına karar vermekte özgürler. Ama bazen ağa arzedilen ürünlerin ne kadar ECO ne kadar Avro ile alınabileceğine bir düzenleme getiriyoruz, en az yüzde şu kadarı ECO ile ödenmeli gibi. Çünkü bazen insanlar ödemelerin çok çok küçük bir kısmını ECO ile ödemeye meyledebiliyorlar, bizse ECO kullanımını artırmayı istiyoruz bu şekilde.

Daha yakınlarda ise yine aynı bakış açısıyla küresel ve dijital bir alternatif para birimi olan Fair Coin geliştirildi. Avro kullanımını mümkün olduğunca azaltmak ve kooperatifler ve farklı kooperatif ağları arasında, hatta bu ağların üyesi olmayan insanlarla da daha çok değiş tokuş yapılmasını desteklemek için.

Son olarak tabi Avro bazlı mübadele de var, ama bu ne kadar bireysel değil ortaklaşa yapılırsa o kadar iyi. Yani ortak karar verdiğimiz projeler ve hedefler için kullanılacak, ortaklaşa oluşturulmuş bir Avro fonu gibi. Böyle bir fon politik olarak da kullanılabilir bazı eylem ve stratejilerimiz için.

Yani burada bir öncelik sıralamamız var ekonomik mübadele biçimleri arasında.

BA: Farklı oluşumlar ürünlerini kendi aralarında mübadele ederken, doğrudan takas olarak değiş tokuşları değil ECO ile fiyatlandırılmış olan ürünlerin satışa çıkarılmasından bahsediyorum, ve örneğin başka bir kooperatif tarafından girdi olarak alındığı durumlardan. Burada bir fiyatlandırma mekanizması var herhade, ama bu kapitalist piyasada fiyat oluşturulması gibi işlemiyor. Peki nasıl buradaki fiyat mekanizması? Birbirlerine bir ürünü ne kadardan vereceklerine nasıl karar veriyorlar? Burada gözetilen ilkeler ya da önemsenen değerler nedir?

ED: Gıda kooperatifleri bağlamında tüm katılımcılara sunulan fiyatların belirlendiği bir mekanizma mevcut. Fiyatlara gıda koordinasyon grubuyla gıda üreticileri beraber karar veriyor. Üreticilerin kendi aralarında vardıkları kararlarla belirlenen fiyatlar da oluyor. Bu işin daha kamusal olan tarafı. Daha bireysel alışverişlerde herkes istediği fiyatı belirleme konusunda özgür. Ama herkesin sunduğu ürünlerin ilanı ağda yaygınlaştırıldığından ister istemez birbirinden etkileniyor insanlar ve fiyatlar birbirine yaklaşıyor. İnsanlar diğerlerinden daha pahalıya satmak istemiyor mesela aynı ürünü. Yani bu ürün-fiyat ilanının fiyatları herkes için saydamlaştırması, fiyatları birbirine yaklaştırıyor.

Bunun dışında emek-zaman referanslı fiyatlama yapanlar da var, belli bir hizmete giden emek miktarını zaman üzerinden belirliyorlar, bir birim zamanın maliyeti aynı kabul ederek. Ama bu daha ziyade spesifik projeler için kullanıldı, sistematik olarak kullanılan bir yöntem olmadı.

BA: ECO ve parasal sistem üzerine sormak istediğim son birşey var. Ağın bir bankası var değil mi, bildiğimiz banka değil ama ağın kredi sistemi diyebileceğimiz bir yapı var. Belki bununla ilgili biraz bilgi verebilirsin, nasıl işliyor? Bir kredi kurumu ama tam da değil, faizsiz kredi sağlıyor ve üyeler tarafından paylaşılan bir altyapı ve destek sistemi gibi… Değil mi?

ED: Evet. Bu da bir kooperatif olarak oluşturuldu. Ağ üyelerinin bir kısmı ve ağın dışardan destekçileri birikimlerinin bir kısmını mevduat olarak buraya yatırdı. Bu mevduat da faizsiz kredi olarak yerel girişimleri ve projeleri desteklemek için kullanılıyor. Ama bu kredi girişimi çok gelişmedi. Şu an Katalunya’da mevcut daha yaygın ve gelişmiş kredi kooperatifleriyle işbirliğine girme sürecindeyiz. Bir yandan da küresel düzeyde kurulacak ve kooperatifleri destekleyecek bir Müşterekler Bankası fikri tartışılmakta, bunun da süreci devam ediyor. Belki bu girişimlerin gelişmesi ve kapsamlı hale gelmesi daha olasıdır.

BA: Evet epeyce birşeyden bahsettik. Son olarak en başta söylediğin birşeye geri dönmek istiyorum. Integral Kooperatifi’nin ortaya çıkış sürecini 2010 öncesinde Büyümeme Hareketi’nin örgütlendiği döneme bağlamıştın. Bir kısmımız için Büyümeme hareketi ve dayanışma ekonomileri yada kooperatif hareketi arasındaki bağ bariz olabilir, ama eminim çoğumuz için ne alakaları olduğu o kadar da aşikâr değil. Büyümeme hareketi neden özerk özyönetimci bir ekonomiye, bir kooperatif ağına ihtiyaç duysun?

ED: Büyümeme hareketinin amacı yerel ve pratik bir alternatif yaratmaktı, ekonominin yerelleşmesi bu bağlamda önemli bir hedefti. Ekonomi ne kadar yerelleşirse, ekonomik değiş tokuşlar ne kadar yerelleşirse ekonominin ekolojiye ve gezegene etkisi o kadar azalacak. İkinci olarak büyümeme hareketindeki komünitelerimiz yaratma meselesi, ki benim için temel bir ilke bu. Bir topluluk olmak ve bunun için kendi aramızda nasıl ilişkiler kurduğumuza bakmak. Bir komünite olmak hem gezegene daha az zarar vermek hem de daha mutlu insanlar demek, insanlar yalnız olmuyor birbirlerini destekliyor ve kapitalizme içkin bireycilikle savaşmanın en etkin yolu. Bu prensipler ve özerkleşmeye dair vizyonumuz –ki belki tüm büyümeme hareketince paylaşılan bir vizyon değildi ama o noktada Katalunya’da bizim için bu konudaki duruşumuz netti. Bu çözümlerin devlet tarafından, hükümet tarafından bize verilmeyeceğini biliyorduk ve bunları kendimiz inşaa etmek istiyorduk.

Yereli ve komüniteyi inşaa ettiğimiz bir süreçle, ekonomik özerkliği hayata geçirebileceğimiz merkezlerle–ancak bu şekilde devletten ve kapitalizmden bağımsız alternatif bir sistemi kurabiliriz. Integral’den iki sene önce Katalunya Büyümeme Ağı’nı kuran da işte bu vizyondu. Büyümeme hareketinin rolü bu bağlamda özerk bir siyasi alanı üretmek oldu—az önce bahsettiğim paylaşım ve komünote inşaası yerel ve bölgesel ölçeklerde bu sayede gelişti. Yani Büyümeme Hareketi’nin arkasındaki görüş –daha genel olmakla beraber—Integral’inkiyle aynı.

BA: Anladım, gerçekten çok iyi açıkladın. Son son sorum: biraz önce ağ üyelerinin oldukça bağımsız davranabildiğini ama tüm ağın katkı yaptığı ve üyelerin ortak kararıyla başlatılan projeler de olduğunu anlatmıştın. Bu gibi ortak projelere dair bir iki somut örnek verebilir misin? Aklınızda somutlaşmış böyle ortak projeler var mı, yakın veya uzak gelecekte hayata geçirilecek? Mesela bir ara bahsetmiştin, Katalunya’yı dolaşacak bir karavan projeniz vardı, hayata geçti mi bilmiyorum ama karavan da böyle bir ortak proje mi?

ED: Evet. Şimdi şöyle bir mesele var: ben son dört senedir Katalunya’da yaşamadığım için kooperatifteki bütün gelişmelere katkı sunamıyorum ve takip edemiyorum, bu nedenle ben daha çok Fair Coop üzerinden uluslararası seviyeye yoğunlaşır oldum. Uluslararası ölçekteki faaliyetlerimizle de yerel odak noktalarının yaratılmasını destekliyoruz, yerel odaklar ekonomik ve bütüncül bir özerkleşmenin ilk tohumları diyebiliriz; küresel hareketin yerel noktaları. Yaklaşık 20 tane böyle yerel odak nokta var, farklı farklı bağlamlarda ve zamanlarda yaratılmış olan. Ben de şu an göçebe bir odak nokta kurma sürecindeyim, farklı yerel odakları birbiriyle bağlantılandıracak, pratik ve deneyimleri birbirleri arasında aktaracak, odak noktalar arasında ürünlerin dolaşımını sağlayacak vs. bir grup insan olacak. Yani bağlantıları kuracak ve dağıtımı yapacak bir gezici odak.

Bu girişim henüz çok da işlevselleşemedi, ama bir yandan da bir grup insan var ki artık dünyanın dijitalleştiği bu çağda daha göçebe hayat biçimlerini tercih ediyorlar. Biz de bu göçebelik seçimini aslında aktivizmin beslenebileceği bir kaynak olarak görüyoruz ve Avrupa çapında ve hatta dünya çapında bağlantılar kurmaya yönelik kullanabiliriz diyoruz.

BA: Çok teşekkürler vaktin için ve tüm sorularımı cevapladığın için…

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Ekonomi&Ekoloji / Pelin Cengiz, Mehveş Evin, Barış Gençer Baykan, Serkan Ocak ve Mahir Ilgaz

EkonomiEkoloji20170824

Ekonomi Ekoloji kayıt arşivi

***

Pelin yok, Melahat Güzelses’den “Ada sahillerinde bekliyorum” dinledik

Adalar Savunması‘ndan Ömer Sipahi telefon hattımızda

11:00 – 11:30 Yeşil Bülten (Yeni program) / Hazırlayan: Utku Zırığ

Yesilbulten_24.08.2017_dersimOrmanYanginlari

İMC Televizyonunun kült programı Yeşil Bülten bu yayın döneminde Açık Radyo’da

Yeşil Bülten kayıt arşivi

***

çevre ekoloji gündeminden notlar ile başlayalım

Yeşil Bülten’de şehirleri de dolaşıyoruz. Hatay’ı ve diğer illeri dolaştık bu hafta sıra Dersim’de

Tunceli Barosu Başkanı Barış Yıldırım telefon hattımızda

11:30 – 12:00 Açık Mimarlık / Hüseyin Kahvecioğlu, İpek Akpınar ve Cenk Dereli / Mimarlığın tüm halleri üzerine konuşmalar

AcikMimarlik20170824

acikmimarlik.blogspot.com/

Açık Mimarlık kayıt arşivi

***

Stüdyoda Yağmur, telefon başında, aynı otoparkta ise Cenk Dereli var İzmir’den

12:00 Rambomozart (Yeniden Program) / Kulaklarda tüten taze solmuş melodiler / Hazırlayan: Mert Öztekin

Daha önceleri Pazar geceleri yayınlanan programlarımızdan Rambomozart bu yayın dönemi cazımsı kıyılarda öğle kuşağında.

12:55 – 13:05 Don Quijote / Yazan: Miguel de Cervantes / Okuyan: Tolga Korkut 

13:00 – 14:00 Aheng-i Hengâme / Alper ve Esra Kaliber / Soul, Funk ve Afrika müzikleri

 ahengihengame.blogspot.com/

Ahengi Hengame Italian funk special show

14:00 – 14:30 Günün ve Güncelin Edebiyatı / Seval Şahin / Romanlar, Hikâyeler, Kahramanlar

Gunun_guncelin_edebiyati_24-08-2017_rec.13-06-2017

twitter.com/sevalsahinn/media

Günün ve Güncelin Edebiyatı kayıt arşivi

***

Günün ve güncelin edebiyatı

14:30 – 15:30 Notalarla Sohbet / Zerhan Gökpınar / Açıklamalı ve karşılaştırmalı bir klasik müzik programı

Notalarla Sohbet – Zerhan Gökpınar

15:30 – 16:30 Adaletin Bu Mu Dünya? (Yeni program) / Hazırlayan: Bahri Belen

AdaletinBuMuDunya20170824

Hukuk güvenliğinin canalıcı önem taşıdığı günümüzde, deneyimli hukukçu Bahri Belen yeniden Açık Radyo’da yeniden adalet kavramının peşine düşüyor.

Adaletin Bu mu Dünya kayıt arşivi

***

Ümit Daltaş konuğumuz Hukuk Politik’den kendisi

Hukuk güvenliği ile ilişkili düşünceler

Hukuk Politik.com.tr

16: 30 – 17:00 Biofilia (Yeni program) / Hazırlayan: Nurhan Keeler

Biofilia24.08.2017Mixer

Evrenin Suyuna Giden Tasarım programının zaman içinde eko-tasarım sınırlarını aşıp yeni bir programa dönüştü: Biofilia. Doğayla, diğer canlılarla, kültür ve tasarımla kurulan özenli ilişkiler üzerine bir program

***

BiofiliaMixer ArtsNurhan Keeler

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Jak Kohen,Levent Öget ve Harun İzer

dunyanincazi-loget.blogspot.com/

facebook.com/pages

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

facebook.com/uygar.ozesmi.page

Gezegenin Geleceği kayıt arşivi

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Seçil Türkkan – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi kayıt arşivi

Açık Dergi 18:45 – 19:00 Türkiye Sinema Sözlüğü (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Sabahat Özay – Oğulcan Bakiler

acikradyo.com.tr/program/turkiye-sinema-sozlugu

Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin 150. özel sayısını kutladığı Gayri Resmî ve Resimli Türkiye Sinema Sözlüğü içindeki “102 yazardan, 252 madde”yi Açık Radyoda haftanın 2 günü sesli hale getiriyoruz.

Türkiye Sinema Sözlüğü kayıt arşivi

Açık Dergi Perşembe Melis Behlil ile Sinemalardan

Açık Dergi 19:00 Yakınlardan (Açık Dergi’de yeni köşe) / Hazırlayanlar: Ayça Akkın ve Turna Ezgi Toros

facebook.com/yakinlardan/

yakınlardan.soundcloud.com

Anadolu halklarının müzikal gelenekleri, kültürleri ve enstrümanlarına yakından bir bakış.

Açık Dergi Perşembe Beraber ve Solo Ahkâmlar (Açık Dergi’de yeni köşe) / 15 günde bir / Hazırlayanlar: Seyit Ali, Turgut Yüksel ve ve Mehmet Kekik

Farklı disiplinlerden 3 insanın müzik dinleme serüvenleri.

Açık Dergi Perşembe Albümün C Yüzü – Bürkan Özkan (15’te 1)

20:00 – 21:00 Caz Orkestrası / Hülya Tunçağ / Dünden bugüne büyük caz / orkestraları

21:00 – 22:00 Sosyal Müzik (Yeni program) / Hazırlayanlar: Gonca Açıkalın, Sina Hakman)

acikradyo.com.tr/program/sosyal-muzik

“Caz ve cazdan etkilenen müzikler” şiarıyla yola çıkan programda, caz müziğine, cazla ilişkili ya da ondan esinlenip etkilenmiş müziklere yer veriliyor.

22:00 Falan: Freeform Freakout (Yeni program) / Hazırlayan: Clint Willey

Kick Out The Jams programıyla Amerika’nın çığır açan müzisenlerini ele alan Clint Willey bu yayın dönemi funk kanallarında ve farklı sadaların zengin çeşit âleminde bir keşif gezisine çıkıyor.

23:00 – 24:00 Stalker / Fatih Rağbet ve Yıldırım Arıcı / Herkesin ve hiçkimsenin programı

stalker_693

stalkeracikradyo.blogspot.com/

***

STALKER No 693

R. I. P.   John Abercrombie

01 – Caterina Barbieri – Human Developers
02 – John Abercrombie – Timeless
03 – Ben Lukas Boysen & Sebastian Plano – Winding And Unwinding
04 – Högni – Komdu Með
05 – John Abercrombie & Ralph Towner – Fable
06 – Nils Frahm – Brainwash
07 – Daniel Brandt – Eternal Something
08 – Kiasmos – Blurred
 24:00 – 01:00 Kılavuz / Bahadır Dilbaz / Türler arası

   bahadirdilbaz.blogspot.com/ 

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo resmi web sitesi: acikradyo.com

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo Arşivi için TIKLAYINIZ

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 43. Yayın Dönemi (25 Nisan 2016 – 23 Ekim) Haftalık Yayın Akışı için TIKLAYINIZ

————————————————————————————

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/shows/2016/8/23?autostart=true

 07:00 – 07:15 Deutsche Welle: Güne Başlarken…

facebook.com/dwturkce

dw.de/multimedya/

dw.de/gündem/

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

07:50 – 08:00 Hemen şimdi! / Uygar Özesmi / Gezegenimizden değişim için büyük küçük hareketler

HemenSimdi20160824Carsamba-

facebook.com/uygar.ozesmi.page

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil, Selahattin Çolak

AcikGazete-24Agustos2016

09:00 – 09:30 Nereye Doğru: Cengiz Aktar’la Geleceğe Bakışlar

NereyeDogru20160824

09:50 – 10:00 Aşırılıklar Gezegeni

AsiriliklarGezegeni20160824

43. Yayın Dönemi’nde Açık Gazete’nin içinde yeni bir köşemiz var: Aşırılıklar Gezegeni: Aşırı gelişen, aşırı kalabalıklaşan, hedefi şaşan gezegenden sözler…

“Artık zihniyetlerimizde bir değişikliğe gitmemizi gerektiren bir sorun ile karşı karşıyayız. Zihniyetlerimizi değiştirmeliyiz ki insanlık kendi yaşam destek sistemini tehdit etmesin. Yeryüzündeki yaradılışı tüm çeşitliliği, güzelliği ve mucizesi ile kabul etmek anlamına gelen bir görevimiz var; dünyaya yaralarını sarmasında yardımcı olmak. Bu süreçte kendi yaralarımızı da tedavi edebiliriz. ”  Wangari Maathai

Aşırılıklar Gezegeni’ni hafta içi hergün Açık Gazete’nin sonunda duyacaksınız.

Kaynak: https://populationspeakout.org/

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Açık Yeşil /Ümit Şahin ve Ömer Madra / Hayatın, politikanın ve sokağın çevre ekoloji gündemi

AcikYesil20160824

11:00 – 12:00 Metropolitika / Aysim Türkmen, Korhan Gümüş ve ve Murat Güvenç / Kent ve kentlilik üzerine tartışmalar

Metropolitika20160824

12:00 Mikrodalga (Yeniden program) / Hazırlayan: Begüm Kozak

Hafta içi öğle kuşağının kıdemli programlarından Mikrodalga eklektik müzikleriyle yeniden aramızda.

12:55 – 13:05 Yel Mi Değirmen mi? (Yeni program, tekrarı gece 03:00’te) / Hazırlayan: Jale Parla / Hafta içi her gün

Don Kişot

Ölümsüz gençliğin şövalyesi,

ellisinde uyup yüreğinde çarpan aklına

bir temmuz sabahı fethine çıktı

güzelin, doğrunun ve haklının:

Önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,

altında mahzun ve kahraman Rosinant’ı

Gelmiş geçmiş en büyük romancı sayılan Miguel de Cervantes Saavedra, Shakespeare ile ya aynı gün ya da ondan 1 gün önce (22 ya da 23 Nisan 1616’da) biz ölümlülerin arasından ayrılmıştı. Kıvrak Zekânın Prensi, ölümünün 400. yıldönümünde herkesi bir kez daha darmaduman ediyor. Muhtemelen modern dünyanın ilk ve en iyi romanı sayılan Don Quijote, 2005’te,yazılışının 400. yıldönümünde profesör Jale Parla tarafından Açık Dergi içinde hazırlanan Yel mi Değirmen mi? Programıyla Açık Radyo’da ele alınmıştı.  “Ölümsüz gençliğin şövalyesi” şimdi Açık Radyo’da aynı programın tekrarında bir kez daha olanca azameti, olanca acıklı -gülünçlüğü ile boy gösteriyor.

13:00 – 14:00 Tuna’nın Beri Yanı / Muammer Ketencoğlu / Balkan ağırlıklı etnik müzik

Tunann_beri_yann_24.08.2016_hrvatistan_mirko_svenda

muammerketencoglu.com/

tunaninberiyani.blogspot.com/

***

14

Mirko Svenda – Hırvatistan

14:00 – 14:30 Biyomimikri / Zeynep Arhon / Doğadan gelen inovasyon

Biyomimikri20160824

Biyomimikri (“Biyo”= hayat, “mimikri”= benzetim) doğadan öğrenen; doğanın formlarını, süreçlerini ve sistemlerini örnek alarak çözümler tasarlayan yeni bir inovasyon disiplini. Nilüfer yaprağından yağmur suyu altında temizlenen yüzeyler yaratmayı öğrenmek, termit yuvasından pasif soğutmayı öğrenmek, ovadan döngüsel ve atıksız üretimi öğrenmek, mercan topluluğundan işbirliği stratejilerini öğrenmek… Gezegende yaşayan (en az) 10 milyon canlı türünün her biri, belli problemlerin üstesinden gelmede uzman. Biyomimikri uzmanlara dönüp sormak, başarı stratejilerini anlamak ve bu stratejiler doğrultusunda çözümler tasarlamaktan ibaret. “Doğadan Gelen İnovasyon” şiarıyla yola çıkan program; Türkiye’nin yavaş ilerleyen sürdürülebilir gelişim yolculuğunu biraz olsun hızlandırabilecek bu yeni yöntemi bir araç olarak sunmayı hedefliyor.

14:30 – 15:30 Alla Turca / Ali Pınar ve Ersin Antep / Türkiye’den klâsik müzik yorumcuları ve bestakârları

www.facebook.com/alla.turca.5

15:30 – 16:30 Altın Saatler / Nuray Aydınoğlu, Elvan Cantekin, Argun Yum ve Gürhan Ertür / 17 Ağustos’u unutma

AltinSaatler20160824

16:30 – 17:00 Emeğin Gündemi / Ayşe Berna Uçarol ve Mustafa Eren / Fabrikalardan plazalara emekçilerin ortak sorunları ve örgütlenme deneyimleri

EmeginGundemi20160824

emegingundemi.blogspot.com/

emegingundemi.blogspot.com/search/label/aç1kradyo

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Akın Eldes, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

Haftaiçi hergün 17’de yayınlanan Dünyanın Cazı programı ekibine bu yayın dönemi müzisyen Akın Eldes dahil oluyor. Çarşamba günleri Dünyanın Cazı, Akın Eldes’den sorulacak.

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

GezegeninGelecegi20160824Carsamba

facebook.com/uygar.ozesmi.page

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

DouarnenezKulturVeFilmFestivali1_NebahatAkkoc

***

39. Douarnenez Kultur ve Sanat Festivali’nin bu yilki temasi “Turkiye Halklari” olarak belirlenirken Defne Gursoy’un yapacagi soylesi serilerinden ilkinin konugu insan haklari savunucusu Nebahat Akkoc oldu.

Ar-Arsiv-24082016-Acik-Dergi-Douarnenez-Kazim-Oz

***

Ar-Arsiv-24082016-Acik-Dergi-Douarnenez-Kazim-Oz

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

facebook.com/benbugunbiseyogrendim

Açık Dergi Çarşamba Matematik Hikâyeleri (Açık Dergi’nin içinde yeniden program) / Hazırlayan: Tosun Terzioğlu

MatematikHikayeleri20160824

Yakın zaman önce kaybettiğimiz matematikçi Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’nun Açık Radyo mikrofonlarından 16 yıl önce anlattığı Matematik hikâyeleri Açık Dergi içinde tekrar yayında.

Açık Dergi  Didem Özbek ile Pazar İlavesi / 1936’dan günümüze 80 yıllık bir zaman tüneli

PazarIlavesi20160824

Güncel Sanat çalışmalarıyla tanıdığımız ve takip ettiğimiz Didem Özbek, işini radyoya taşıyor. Sait Faik’in 1936 tarihli “Bir Karpuz Sergisi” öyküsünden hareketle, serginin, sergilemenin mahiyeti radyoda araştırılacak. Her Çarşamba 19:30’da.

20:00 – 21:00 Vegan Logic / Zulal Kalkandelen / Alternatif, deneysel, bazen de popüler Her zaman iyi müzik

vegan_logic_24.08.2016

21:00 – 22:00 Alçak Basınç / Harun İzer / Popüler Kültürün kıyısında yeşeren alternatif yenilikçi müzik akımları

22:00 – 23:00 Ayın Karanlık Yüzü / Yosi Falay / Bir albüm

23:00 – 24:00 Caz Portreleri / Mustafa Aykın / Ayrıntılı caz tiplemeleri

24:00 – 01:00 Suyun Kalabalığı / Orçun Baştürk / Müzisyen gözüyle müzik

mixcloud.com/tag/suyun-kalabalığı

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo program    blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 41. Yayın Dönemi (27 Nisan 2015 – 26 Ekim 2015) Haftalık Yayın Akışı için TIKLAYINIZ

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/2015/8/21/headlines

07:00 – 07:15 Deutsche Welle: Güne Başlarken…

facebook.com/dwturkce

dw.de/multimedya/

dw.de/gündem/

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk ve Emre Aydoğdu

sabahlik.tumblr.com/

07:50 – 08:00 Hemen şimdi! / Uygar Özesmi / Gezegenimizden değişim için büyük küçük hareketler

HemenSimdi20150824Pazartesi

facebook.com/uygar.ozesmi.page

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Murat Can Tonbil,  Selahattin Çolak

acikgaste_24-08-2015

Günün Sözü

“İzmir’den çağrı yapmak istiyorum. Ölümlerin durması lazım. PKK’nın amasız olarak silahlı eylemelerini, durdurması lazım. Silahın demokrasi mücadelesi açısından mazereti yoktur. AKP’nin hatalarını suçlarını, askeri ve polisi öldürerek sorulmaz.”

HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş son dönemlerde yaşanan şiddet ve terör olayları hakkında konuşuyor.
 
(Cumhuriyet)
Günün Müzikleri
Ac.Fc. Shosholoza The Winds Of Change
Louis Prima  Buona Sera Buona Sera – The Best, The Wildest
Little Anthony & The Imperials  I’m On The Outside Looking In Rock And Roll Graffiti [Disc 29]
Average White Band  Stop The Rain  Classic Funk Mastercuts Vol. 3

09:00 – 09:30 Pazartesi  Ali Bilge’yle Ekonomi Politik

EkonomiPolitik20150824

***

‘Ama’sız, ‘Ancak’sız Barış

Fotoğraf için kaynak: Tarlabaşı Toplum Merkezi

Fotoğraf için kaynak: Tarlabaşı Toplum Merkezi

Açık Gazete’de Ekonomi Politik köşesinde Ali Bilge ile, Şırnak’ta PKK saldırısı sonucunda hayatını kaybeden Yüzbaşı Ali Alkan’ın cenaze töreninde ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan’ın “Şu güne kadar ‘çözüm’ diyenler neden şimdi ‘sonuna kadar savaş’ diyor?” sözlerinden ve öldürülen PKK’lı Kevser Ertürk’ün cesedinin çıplak olarak yola bırakılmasından ve yola çıkarak, içinde bulunduğumuz savaşın nasıl bir savaş olduğunu ve HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın “Ölümlerin durması lazım. PKK’nın amasız olarak silahlı eylemelerini, durdurması lazım. Silahın demokrasi mücadelesi açısından mazareti yoktur. AKP’nin hatalarını suçlarını, askeri ve polisi öldürerek sorulmaz.” sözleriyle yaptığı ve toplumun çok büyük bir kesiminde olumlu yankı bulan barış çağrısını, bu barış çağrısının nasıl örgütlenebileceğini konuştuk.

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar ve Gülşah Görücü / Oldies

10:30 – 11:00 Zaman İçinde Aşk / Ayşe Köse ve Selim Badur / 19. Yüz Yıldan Bugüne Aşk ve Halleri

11:00 – 12:00 Erguvani İstimbot / Cüneyt Cebenoyan

ErguvaniIstimbot20150824

facebook.com/erguvani/

‘Bir film, pir film’ şiarıyla yola çıkan programda Cüneyt Cebenoyan, her bölümde bir filmi  konuklarıyla ele alacak.

***

9

Cuneyt Cebenoyan, Hilmi Tezgör’le “Ariel”-Kaurismaki albümüne 8 yeni fotoğraf ekledi.

12:00 – 13:00 Skala / Göktuğ Ülkar

skalaprogram.tumblr.com/

70’lerden günümüze Avrupa cazı seçkileriyle yola çıkan Skala programı, bu  yayın döneminde 60’lardan günümüze caz seçkileriyle yoluna devam ediyor.

13:00 – 14:00 Putumayo World    Music    / Dan Storper ve Rosalie Howarth / Dünya müziği

putumayo.com/radio_show

14:00 – 14:30 Propolis / Maria Sezer / Arıların Dünyası

Arılar, arıların dünyası, ırkları, fizyolojileri, demokrasileri, bal, balcılık, kovan… kısaca arılara dair her şeyin işleneceği bir program

14:30 – 15:30 Opus 94 9 / Berna Uzunoğlu

Daha önceki dönemlerde her bölümünü dâhi bir besteciye ayrılan programda, 39. yayın döneminden itibaren her bölümünü bir müzik enstrümanına ayrılıyor.

15:30 – 16:30 Yolgeçen / Rahmi Öğdül / Hayatî ve kitabî patikaların kesiştiği yol ağızlarında ayaküstü konuşmalar

16:30 – 17:00 Beyin Kültürü / Oğuz Tanrıdağ / Tarihten, sanattan ve edebitattan örneklerle Beyin

BeyinKulturu20150824

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Ceyhan Usanmaz, Berna Kaytaz, Başak Yavuz, Jak Kohen, Levent Öget ve Harun İzer

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

GezegeninGelecegi20150824Pazartesi

facebook.com/uygar.ozesmi.page

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Eser Epözdemir – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Hafta boyunca Ben Bugün Bişey Öğrendim Yayına Hazırlayanlar: Doruk Yurdesin, Ozan Sezgin ve Rauf Kösemen

Açık Dergi Pazartesi Murat ‘Mrt’ Şeçkin ile Kadıköy Postası (temmuza kadar)

Kadıköy’deki kültür-sanat takviminin tutulduğu programda Tayfun Polat’ın Kadıköy’den göçüyle oyuncu değişikliğine gidildi. Yine bir Kadıköylü Murat ‘Mrt’ Seçkin aramıza katıldı.

Açık Dergi Pazartesi Volkan Ağır ve Utku Gökerküçük ile Efektif Pas

efektifpas.com/

Açık Dergi Pazartesi Okuyan: Adnan Acar ile Yaşar Kemal: Röportaj Yazarlığında 60 Yıl

 Açık Dergi Pazartesi  Haftanın Albümü

20:00 – 21:00 Yerli / Tayfun Polat / Ana akımın dışında kalanlar

yerlisetler.wordpress.com/

mixcloud.com/tayfun-polat/ 

21:00 – 22:00 Vertigo / Hilmi Tezgör / Savrulan şarkılar

vertigo500.blogspot.com/

22:00 – 23:00 Ahtapotun Bahçesi / Cem Sorguç / Alter-latif müzik

ahtapotunbahcesi.blogspot.com/

23:00 – 24:00 Ay Palas / Tolga Yağlı / Bağımsız müzik

aypalas.blogspot.com/

24:00 – 01:00 Harita Metod Defteri / Halil Turhanlı / Müzik tarihine alternatif bakış

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo’yu internet üzerinden ve mobil cihazlarından dinlemek isteyenler için faydalı bilgiler

Açık Radyo program blogları için TIKLAYINIZ

Açık Radyo 39. Yayın Dönemi (28 Nisan 2014 – 27 Ekim 2014) Haftalık Yayın Akışı için TIKLAYINIZ

09:00 – 10:00 Çocuklar için Dünyadan Müzik / Bir Radijojo yapımı

radijojo.de/WCN_neu/english/

10:00 – 10:30 Bir Dolap Kitap / Banu Aksoy ve Yıldıray Karakıya / Her yaş için çocuk kitabı

birdolapkitap.com/

birdolapkitap.com/radyo-arsivi/

10:30 – 11:00 Sörf Çantası / Çiğdem Öztabak / Surf müziği ve kültürü

11:00 – 12:00 Mekânlar ve Çağlar İçinde Ses / İştar Gözaydın

12:00 – 13:00 Dünyayı Dinliyorum / Zekeriya Şen / Bir dünya müziği programı (Radio MultiCult 2.0 ile ortak yayın)

dunyayidinliyorum/390-24

tikabasamuzik.com/Katagorileri/dunyayi-dinliyorum

mixcloud.com/dunyayidinliyorum/

37

Haftanın son gününden bizi dinleyen dünya müziği tutkunlarına merhaba. Açık Radyo’ya hoş geldiniz. Bu hafta duduk virtüözü, pek çok albümde önemli katkıda bulunmuş olan efsanevi Djivan Gasparyan’ın yeniden basılan iki önemli albümünden gelen parçalara kulak vereceğiz. Kanımca dünyadaki en duygu yüklü, ağlayan ve dinleyenin ruhunu yakalayan enstrümanlardan biri duduk. Kayısı ağacından yapılan bu enstrüman Ermenistan’ın en belirgin yerel müzik enstrümanı. Özellikle çobanlar tarafından çalınan bu enstrüman belki bundan dolayı bir ova, meydan ve huzur hissiyatı vermekte. Ancak bununla birlikte de bir hüzün hakim. İnsanı dinleyerek huzura ve derin düşüncelere sürükleyen bir enstrüman. Ve Djivan Gasparyan bunun dünyadaki en önemli sanatçısı. Bu programda dinleyeceğimiz iki albümün adı I Will Not Be Sad in This World ve Moon Shines At Night. İlki 1983, ikincisi ise 1993 yılında piyasaya çıktı.

13:00 – 14:00 Ma’nın Tınısı / Hakan Ünseven / Anadolu müziğinin çağdaş yorumları

14:00 – 15:00 Dilden Dile Titreşimler / Emre Dağtaşoğlu / Türk halk müziği

dildendiletitreimler.blogspot.com/

15:00 – 16:00 Musıkî Arşivi / Bülent Aksoy / Musıkî icrasının geçmişine ayrıntılı bir bakış

16:00 – 17:00 Libero / Tan Morgül, Bağış Erten ve İsmail Başöz / Gölgede ve güneşte futbol

libero949.blogspot.com/

17:00 – 18:00 Modernin Sesi / Aykut Köksal / Dört yüzyıllık müzik serüvenine derkenar

19:00 – 20:00 Ters Yön / Erdem Tecer / Çağdaş klasik müzik, 20 yy. bestecileri

20:00 – 21:00 Çatlaktan Sızan Işık / Dünden yarına Leonard Cohen şarkıları / Altuğ ve Güven Güzeldere

catlaktansizanisik.wordpress.com/

twitter.com/cohen_acikradyo

Dünden yarına Leonard Cohen şarkıları: Leonard Cohen’in hayatı ve eserleri üzerine bir program. Altuğ Güzeldere’nin İstanbul’dan, Güven Güzeldere’nin Amerika’dan birlikte ve canlı olarak sunduğu Çatlaktan Sızan Işık programı, çalınmadık Leonard Cohen parçası kalmayıncaya kadar devam ediyor.

21:00 – 22:00 The Big Easy / Aylin ve Varol Ünel / New Orleans kültürü ve müziği

22:00 – 23:00 Sarhoş Atlar Zamanı / Akif Burak Atlar / Konu parantezinde rock

SarhosAtlarZamani/24082014

sarhosatlarzamani.tumblr.com/

mixcloud.com/SarhosAtlarZamani/

41

Sarhoş Atlar Zamanı #170 (Zeytinli Rock Festivali 2014)

40

* Moğollar – Çok Geç Olur

* Pentagram – Sonsuz

* Yüzyüzeyken Konuşuruz – Ateş Edecek Misin?

* Büyük Ev Ablukada – Katlime Ferman

* Pilli Bebek – Olan Biten

* Kurban – Nafile

* Marsis – Sallana Sallana

23:00 – 24:00 Rock on Rock / Ömer Şahin ve Cemil Topuzlu / Hard rock ve heavy metal

rockonrocktr.blogspot.com/

24:00 – 01:00 Karanlığın Çocukları / Aylin Ünal / Büyü Müzikleri

karanligincocuklari.blogspot.com/

01:00 – 02:00 Grounded / Duygu Ateş / Etiketlerden bağımsız müziğin serbest dolaşımı

organizedsounds.com/

02:00 – 03:00 Yerin Dibi / Emre Aksoy / Türler Arası Bilinç Akışı

soundcloud.com/anlayana

Programın şiarı, esasında içeriğini de anlatıyor “Drone’dan Black Metal’e, Hardcore’dan Techno’ya bilinç seviyesinin derinliklerine yapışan köksüz müzikler.”

03:00 – 04:00 Volüm / Ekin Üzeltüzenci / Gürültü ekseninde ses yığınları

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 37. Yayın Dönemi (29 Nisan 2013 – 27 Ekim 2013) Haftalık Yayın Akışı için TIKLAYINIZ 

09:00 – 10:30 Radyo Agos / Haftalık Agos gazetesinin penceresinden Türkiye ve Dünya gündemi. Agos’un mutfağından haberler, söyleşiler, olaylar

Agos24Agustos2013

10:30 – 12:00 12,079 / Cengiz Işılay / 1955’ten 1975’e, 20 yılın en popüler şarkıları

12:00 – 13:00 Dünya Dönüyor / Naim Dilmener / ’Türkçe Pop’un 50 yılı

diskotek.info/ (Naim abinin “Bu sitede milyon hazine var” diyerek önerdiği site)

13:00 – 14:00 Açık Deniz / Beysun Gökçin / Üç tarafı denizlerle çevrili bir radyo programı

14:00 – 15:00 Sandıktaki Sesler / Ariana Ferentinou ve Niyazi Dalyancı / Anadolu’da Rum müziği,Yunan Şarkısının Yüz Yılı

‏16:00 – 15:00 Müziğin Rengi / Reha Uz / Dünyadan ilginç müzikler

16:00 – 17:00 Humma Min Wahna Min – Onlar Kim Biz Kimiz / Necati Sönmez / Arap Devrimi Müzikleri

soundofarabrevolution.blogspot.com/

17:00 – 18:00 Music of the World İstanbul / Refika Kadıoğlu ve Kutay Derin Kuğay / Tokyo’dan Barcelona’ya müzik ve ötesi

18:00 – 19:00 Connections / Tim Hallam / 60′lar ve 70′lerde pop

Connections24AGUSTOS2013

connectionstr.blogspot.com/

mixcloud.com/tim-hallam/

Connected music programme…In this episode we keep it in the Family, where jam is mixed with vibrato, Staples go gospel, Fairport have a dalliance with the Guinness Wreck of World Bookords, Big Star sing something heaveeee and we talk tweeting birds with Phil Spector…
The music:-

Take Your Partners- Family (1971)
Let Me Ride- Staple Singers (1959)
Kizza Me- Big Star (Rec 1974)
Then- The Charlatans (1990)
Hey Hey What Can I Do- Led Zeppelin (1970)
Sir B. McKenzie’s Daughter’s Lament For The 77th Mounted Lancer’s Retreat From The Straits Of Loch Knombe, In The Year Of Our Lord 1727, On The Occasion Of The Announcement Of Her Marriage To The Laird Of Kinleakie- Fairport Convention (1970)
Song Of The Flea- Sandra Kerr and John Faulkner (1974)
One Sunny Day- Fleetwood Mac (1970)
Pet Sounds- The Beach Boys (1966)
Try Some Buy Some- Ronnie Spector (1971)
My Friend The Sun- Family (1972)

Keep connected!

19:00 – 20:00 Tighten Up / Simon Johns / Tematik bir müzik programı

tightenupwithsimonjohns.blogspot.com/

20:00 – 21:00 “Soul” Sendikası / Dirk & Ansel / Soul müzik
9

1. Dedicated to the one I love, the Temprees
2. Strictly reserved for you, Charles Bradley*
3. We try harder, Charles Lattimore
4. Getting mighty crowded, Betty Everett
5. You’ve been cheating, the Impressions
6. Get out, Shirley Ellis
7. Save me, Nina Simone
8. Can’t help loving that man, Ila Vann
9. Spanish boy, the Rubbles
10. A girl can’t go by what she hears, Dee Edwards
11. Some mothers’ son, Sandra Phillips
12. I want my baby back, the Ethics
13. I’ll make it easy, the Incredibles
14. I hear you knocking, Smiley Lewis
15. I know, Al Robinson
16. Back to school blues, Dale Hawkins
16. Keep on lovin’, Al Wilson

* Charles Bradley 26 Ekim Babylon’da konser verecek.

21:00 – 22:00 High Times / Ras Memo / Reggae

22:00 – 23:00 World Groove Radio / Dubfield & Daigle / Dünyadan “groove” tanımları

23:00 – 24:00 Login / Christopher Çolak / Elektronik müziğin alt türleri ve tüm renkleri

24:00 – 01:00 Lovaj / Ahmet Güneş / Elektronik ağırlıklı müzik

lovaj.com/

01 ashley slater – private sunshine
02 greg foat group – clear skies select stick
03 guts – mehdi in paradise
04 comfort fit – bermuda
05 burning house – turn off the robot
06 funky bijou – aie caramba break
07 grup ses – kim bakar
08 earthquake island – my moon, my moon
09 kill emil – mandinga (dedy dread remix)
10 azymuth – que bom remix (paul white remix)
11 janka nabay & the bubu gang – feba
12 uschi moser – sunny honey
13 gaslamp killer – zalim edit
14 red astaire – in the sunshine
15 urbs & cutex – banana joe
16 gramatik – while i was playin fair
17 da lata – um amor a mais
18 tremor – huella (frikstailers rmx)
19 melodiesinfonie – zeitmaschine

01:00 – 02:00 13 Melek / Yiğit Atılgan / Zamanın ruhundan bağımsız sesler

13melek-acikradyo041

13melek.blogspot.com/

13melek.tumblr.com/

02:00 – 03:00 Makas Eller / Haziran Düzkan ve Özge Gözke / Riot Grrl’den bugüne kadın müzisyenler

makaseller.blogspot.com/  

Diziler

tumblr_mq5x3q3Goz1qhxmjgo3_500

1. Lali Puna – Faking The Books
2. Miss Li – Don’t Try To Fool Me
3. Eleni Mandell- Let’s Drive Away
4. Macy Gray – Boom Boom
5. Janis Joplin – Try (Just A Little Bit Harder)
6. Scanners – Baby Blue
7. Santigold – The Riot_s Gone
8. Broadcast – Hammer Without A Master
9. Oh Land – White Nights
10. Ida Maria – Oh My God
11. Robyn – Dancing on My Own
12. Teddybears – Rocket Scientist Featuring Eve

03:00 – 04:00 Metamorfoz / Çağrı ve Ezgi Akyurt

Açık Radyo’yu online dinlemek için T I K L A Y I N I Z

Açık Radyo 35. Yayın Dönemi Haftalık Yayın Akışı için TIKLAYINIZ

06:00 – 06:55 DemocracyNow!

democracynow.org/2012/8/23/headlines

07:00 – 07:15 Deutsche Welle: Güne Başlarken…

dw.de/dw/article

07:30 – 07:50 Sabahlık / Didem Gençtürk

sabahlik.tumblr.com/

08:00 – 10:00 Açık Gazete / Ömer Madra, Mert Öztekin, Murat Can Tonbil

acik-gazete-24-08-2012

(Günün sözü ve müzikleri için tklynz)

09:00 – 09:30 Cuma Sezin Öney’le Seyyare: Türkiye ve Dünya Olayları Arasında Paralellikler, Karşılaştırmalar

Seyyare24Agustos2012

09:30 – 10:00 Cuma Alp Ulagay’la Spor 

Spor24Agustos2012

10:00 – 10:30 Kirli Çıkı / Utkan Çınar

10:30 – 11:00 Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam / Buğday Ekibi

bugday.org/

11:00 – 12:00 Cuma Adlı Adamlar / Halil Turhanlı ve Ömer Madra / Yeraltından not(a)lar

CAA24Agustos2012

Cuma Adlı Adamlar’da bu hafta konuğumuz Dr. Besim Dellaloğlu. Kendisiyle geçtiğimiz aylarda yayımlanan Benjaminia başlıklı çalışmasından yola çıkarak Walter Benjamin’in mekan,coğrafya, egemenlik, tarih, geçmiş konusundaki düşüncelerini konuşacağız. Ömer Madra ve Halil Turhanlı’nın hazırlayıp sundukları program 24 ağustos cuma sabahı saat 11.00-12.00 arasında Açık Radyo’da.

12:00 – 13:00 Caz Türbülans / Recep Şencan / Cazda serbest dolaşım

13:00 – 13:30 Bilgi Çağının Hukuku / Avniye Tansuğ

BilgiCagininHukuku24Agustos2012

bilgicagininhukuku.blogspot.com/

Konuk: Serhat Ayan
Hazirlayip Sunan: Avniye Tansug
Konu: Turkiye’de Elektronik Iletisimin Altyapisi, Suriye’nin Internet’i tartismasi

 13:30 – 14:00 Yeşil Dalga / Özgül Erdemli Mutlu, Durukan Dudu ve Elif Sezginer Verun / Çevre mücadeleleri üzerine

YesilDalga_24Agustos_2012

Açık Radyo’da yaptığımız Yeşil Dalga programında bu hafta Ömer Aykul nükleerin ulusal ve uluslararası hukuktaki yerini-yersizliğini anlattı. Oldukça teknik bir konuyu oldukça iyi toparladı, bilgilendirici bir program oldu.

14:00 – 14:30 Mutfaktan, Tabaktan, Sokaktan / Güzin Yalın / Yeme içme öyküleri

guzin_yalin/2011/01/17/istanbuldan_yemek_resimleri_kanlica_yogurdu

14:30 – 15:30 Wanderer / Can Denizci / Müzik denizinde derin bir yolculuk

15:30 – 16:30 Sinefil / Melis Behlil ve Yeşim Burul Seven / Sinemasever muhabbetleri

sinefilmelisb.blogspot.com/

16:30 – 17:00 Bilgi Çağı / Cem Tecimen ve Ersu Ablak / İnovasyonun, teknolojinin tüm seslerine açık bir platform

bilgicagi.com/Radyo.aspx

17:00 – 18:00 Dünyanın Cazı / Korhan Ogan, Berna Kaytaz, Faruk Eczacıbaşı, Levent Öget, Harun İzer ve Jak Kohen

18:00 – 18:10 Gezegenin Geleceği / Uygar Özesmi / Ekoloji Günlüğü

Gezegenin_Gelecegi_2012-08-24_Cuma

– İngiltere hükümetinin en kıdemli bilim danışmanlarından olan Profesör Robert Watson, küresel ısınmadaki keskin hızlanmayı durdurmak için belirlenen uluslararası hedeflerin mevcut durumda gerçekçi olmadığını söyledi
– Başbakanlık, 3. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi ile ilgili yayınladığı genelgede, projenin yer alacağı alanda yapılacak imar planı değişiklikleri, kamulaştırma çalışmaları gibi her detay ile ilgili maddelere yer verdi
– Amanya’da Süper E10 adı altında piyasaya sürülen bio benzin satışlarının durdurulması önerisi yeni bir tartışma başlattı

– Buğday Derneği, herkesi Kaz Dağları’ndaki Eko-Yoga kursuna çağırıyor
– Türkiye’nin 1980’de nüfusu 40 milyon iken 84 milyon olan besi hayvanı sayısı, bugün nüfus 75 milyonu aşarkenı 37 milyona geriledi, üstelik besi hayvancılığı fazlasıyla arttı

18:10 – 20:00 Açık Dergi / İlksen Mavituna – Gözde Kazaz – Feryal Kabil / Hergün İstanbul’da Ne Var Ne Yok

Açık Dergi Cuma Ceyhan Usanmaz’la Bu Köşe Kitap Köşesi

Haftanın Kitapları

1) Chuck Klosterman / Görünür Adamçev. Sevinç Kayır / İthaki Yayınları, 2012, 252 s.

2) Etgar Keret / Nimrod Çıldırışlarıçev. Avi Pardo / Siren Yayınları, 2012, 158 s.

3) Ayşe Erbulak / Çok Şekerli Ölüm:Hafiye KarılarLâl Kitap, 2012, 262 s.

4) Ernst Wilhelm Heine / Mozart’ı Kim Öldürdü? Haydn’ın Kafasını Kim Kesti?çev. Melik Öztürk / Can Yayınları, 2012, 83 s.

Detay bilgi için TIKLAYINIZ

Açık Dergi Cuma Cihan Uzunçarşılı Baysal’la Kentin Tozu: Kent hakkı üzerine konuşmalar

KentinTozu24Agustos2012

İstanbul’un en önemli kamusal alanlarından, bellek mekânlarından biri olan Haydarpaşa Garı da otele dönüştürülerek “kentsel dönüşüme” kurban edilmek üzere.

 Bugünkü konuklarımız Haydarpaşa aktivistleri. Kendilerini, Haydarpaşa dayanışması aktivistleri olarak tanımlayan(Facebook: Haydarpaşa Dayanışması), Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası üyeleri, demiryolu emekçileri olarak tanıtmamı istediler. Tugay Kartal ve Ayşen Dönmez’le projeyi, Haydarpaşa’nın kent için önemini, Birleşik Taşımacılığın itirazlarını, aktivistlerin eylemlerini, İstanbullunun ilgisini, sonu umulmadık bir hayal kırıklığıyla biten yurtdışından bir önemli direniş  örneğini, Haydarpaşa’nın geleceğini konuştuk.

Detay bilgi için TIKLAYINIZ

20:00 – 21:00 Koyu Mavi / Gülçin Orgun / Türler arası

koyumavi.org/

Klasiklere rock cephesinden bakış dizimizde söz verdiğimiz gibi,
Emerson, Lake & Palmer
26 Mart 1971 New Castle City Hall konser kayıtlarından Pictures at an Exhibition ve öncesinde Black Moon (1992) albümünden Affairs of the Heart, Close to Home ve Romeo & Juliet

bu akşam
saat 20-21 arasında
Koyu Mavi’de.

 21:00 – 22:00 Aşağı Mahalle / Ümit Baykara / New York Downtown Caz ve ötesi…

Aşağı Mahalle bu akşam 21.00 de 300. programını kutluyor…

Bu akşamki programda, Bester Quartet’in Tzadik’ten çıkan nefis son albümü Metamorphoses ten seçmeler yer alacak..

22:00 – 23:00 Mint / Efkan Kula ve Mert Emcan / Gıcır cızır plâklar

Alternatif rock’ın geçmiş ve günümüz klasiklerinin çalınacağı “Mint”te Stüdyo İmge yazarları; Efkan Kula ve Mert Emcan plak koleksiyonlarının en değerli single’larını hikayeleriyle birlikte çalıyor.

23:00 – 24:00 Blackout / Gürkan Vayıs ve Cem Kayıran / Siyah müzikler

blackout949.blogspot.com/

24:00 – 01:00 Overphonic / Tuna Öztürk / Kirli ve aksak ritimler

overphonic.blogspot.com/

Overphonic: kirli ve aksak ritimler bu gece saat 00.00-01.00 arasında dub’dan dubstep’e, biraz psychedelic biraz da electronic bir playlist ile Blackout’tan hemen sonra Açık Radyo’da olacak.

01. Mos Def – Supermagic
02. Dub FX – No Rest for Wicked (feat. CAde & Mahesh Vinayakram)
03. Zoltan Sultan – The Lost Empire

04. Lykke Li – I m Good I m Gone (Dagga Remix)
05. Curtis B – Pavement
06. Altazer – Chrysalis
07. Mensah – Pulse
08. Lana Del Rey – Blue Jeans
09. Adele – Set Fire To The Rain (Lazer Cat remix)
10. Zeds Dead – Oh No
11. At Dawn We Rage – Close To Never
12. The Str8jackets – Love and Oxygen (Xilent Remix)
13. Pretty Lights vs. Led Zeppelin
14. DJ BDR – Naruto vs. Pain Theme Dubstep
15. Pastei – I’m Kira (Death Note Theme Dubstep)
16. Slum Dogz – For All Time

Blog Stats

  • 94.053 hits