You are currently browsing the tag archive for the ‘ama’ tag.

akıl fikir – 17.02.2011 Perşembe (93. hafta)

 

 

 

AMA – Murat Yanık / Dünyaya Fotoğrafça Bir Bakış

Programı dinlemek için
T I K L A Y I N I Z

 

 

Bu hafta programımızda bir değişiklik var

Stüdyoda değil, bir havaalanının bekleme salonundayız
Konuğumuz ise Hasan Söylemez

Bir haberin spotu ile tanıtayım size kendisini

“İstanbul’dan geçen temmuz ayında cebindeki son banka kartlarını kırıp
son kuruşuna kadar parasını dağıttıktan sonra beş parasız (ya da beş allah kuruşsuz, anvrz) yola çıkan gazeteci ve fotoğrafçı Hasan Söylemez 8 ayda 8.000 km yol katetti.

Biz de bu uzun projesinde Hasan Söylemez’i İzmir’de yakaladık ve kendisi ile söyleşi yapacağız

internet sitesi
hasansoylemez.com
(siteye erişemedim hocam
ne iş, ben de anlamadım
, anvrz)

Projesinin tam adı
Bisikletle Türkiye
10.000 kilometre
ve Türkiye Fotoğrafları

Program blogumuz “amaradyo.blogspot.com“da hasan söylemez’in fotoğraflarından bir seçki ile yol hikayelerinden birkaçı yer almış durumda

 

Hiç Belli Olmaz – Modern Folk Üçlüsü
(kayıttaki yeri 2.dk 3.sny)
(Bu şarkıyı internette bulamadık ama
MFÜ’nün groovesharkta yer alan diğer
şarkılarını dinlemek için
tklynz)

 

 

Hasan Söylemez ile birlikteyiz
Nasıl başladı fotoğrafçılık hikayeniz?
” murat

8 yıldır çeşitli medya kuruluşlarında muhabirlik yaptım
Bu dönem zarfında gelişti fotoğrafçılık
Fotoğrafın haber için önemini hepimiz biliyoruz
Ben metinden ziyade fotoğraf ile haberi aktarmak istiyordum.
2007 yılında muharrem yanmaz’ın fotoğraf atölyesine gittim

Fikir nasıl çıktı?” murat

Benim daha önce hiç bisikletim olmamıştı
Ama şimdi 9.000 km katedip Edremit’e kadar ulaştım

Birkaç sene önce izlediğim “motosiklet günlüğü” (imdb) filminden etkilendim
Neden ben de kendi ülkemi gezmeyeyim diye düşündüm

Askere gittim daha sonra
ve orada da “into the wild” (imdb)  filmini izledim
O filmi izlerken kararımı verdim
“tamam” dedim “ben de bunu yapacağım”

Ama o filmde christopher mcandless kendini bulmak için tabiata, vahşi doğaya gidiyordu

Ben ise hayatın kendisine gitmeye karar verdim
ve böylece benim projem “into the life” doğdu

Mutluluk ve hayatın anlamını kavramak için bana göre insanların içine karışmak gerekir
Bu maksatla son paramı çocuklara dağıtıp yola çıktım

Yolculuğu parasız yapıyorum
Bisikleti bu nedenle kullanıyorum
Diğer yandan bana göre doğaya en saygılı araç bisiklettir
Fosil Yakıt teknolojisinin doğaya verdiği zarar da ortada

Rotan nedir?” murat

Benim başlangıçta hiçbir hazırlığım yoktu
Arkadaşım Adil Hoca‘yı aradım bir gün
Onun bir bisikleti olduğunu biliyordum
Arayıp bisikletini istedim
Ne yapacaksın” diye sordu
Öğrenince de, “Oğlum, manyak mısın. Bisikletle Türkiye gezilir mi hiç!” dedi

Ertesi gün gittim bisikleti ödünç aldım ve antrenmanlara başladım
Günden güne mesafeyi arttırarak günde 30 – 40 kmlik etaplarda gitmeye başladım

Ve bir gün Kadıköy Kızıltoprak’ta “Delta Bisiklet“in önünden geçerken
ya bu adamların işi bu, hem daha önce aynı şeyi yapan insanları da muhtemelen tanıyorlardır, bir danışayım” diyerek onlarla konuştum

Ulaş Baydar ile tanıştım
O da daha önce Bisiklet ile Ağrı Dağı’na çıkmış
Bana senin altındaki bu bisiklet değil Türkiye, İstanbul dışına çıkman bile olanaksız
Madem senin parasız olarak memleketi dolaşma emelin var
sen gel bizimle çalış, kendini hazırla biz de sana bu iş için gerekli bisikleti temin edelim dedi

Delta Bisiklet’te çalışmaya başladım 3 hafta kadar
ve bana şu an kullanmakta olduğum bisikleti verdiler
ve düştüm yollara ve şu ana kadar 9.000 km katettim
8 aydır yollardayım

Benim sloganım -ki aynı slogan “into the wild” filminde de vardır
Mutluluk paylaştıkça gerçektir

Size bir örnek
Zonguldak Çaycuma’dayım
Karnım aç ve param yok
Dolanırken bir teyzeye rastgeldim
Gülümseyerek bana bakıyordu
Gittim yanına
“Merhaba teyzeciğim” dedim
“aaa, sen turist değil misin?!” dedi
Yanaklarımdan öptü, bana sarıldı
“Gel bakim senin şimdi karnın açtır” dedi
Bisikletimden beni indirdi, kapısının önüne bir masa koydu
İçeri geçip bana yemekler getirdi
Mataramdaki suları da tazeleyip bir şey de sormadan
Haydi oğlum yolun açık olsun” diyerek beni uğurladı

Benim bunu unutabilmem olanaksız
Tabi kötü olaylar da yaşadım
Ben kendimi bir arı gibi görüyorum aslında
Her insandan bir polen alıyorum
İyi ya da kötü

İçtiğim suyun her yerde tadı farklı
Güneş her gittiğim yerde başka yerden doğup başka yerden batıyor
Tamamen bilinmezliklere doğru bir yolculuk içerisindeyim

Yolculuğunun bir foto röportaj
Belgesel yönü de var
Sen Anadolu insanını hem fotoğraflıyorsun
hem de hikayelerini yazıyorsun
Amaçların arasında bu da var mıydı?” murat

Zaten benim bu yolculuğa parasız çıkma nedenim insanların arasına karışabilmekti
Para ile de çıkabilrdim yolculuğa ama bu denli yakınlık kurmam mümkün olmazdı o zaman

2 kez trafik kazası geçirdim ben yolculuk süresinde
Türkiye’de bisiklet yollarının olmaması çok büyük bir handikap
Diğer ülkelerde bırakıp sehirler arası yolları
Ülkeler arası yolllarda bile bisikletliler için bu tür güzergahlar oluşturulmuş durumda

ailen nasıl reaksiyon gösterdi bu projene?” murat

ailem hariç
2 derece akrabalarım desteği bırakın köstek bile oldular
ama
annem, babam, abim ve ablalarım ilk andan beri bana destek oldular

Yazı kısmına değinecek olursam
Başlangıçta her hafta yazayım diyordum ama sonra 2 haftada 1 yazma kararı aldım
Ama bu da mümkün olmuyor çoğu zaman
Şu anda facebook ve twitter hesabımdan kısa kısa mesalar ile detay vermeye çalışıyorum insanlara


Kitap yazma
Bu yolculuğun hikayesini kitaplaştırma projem de var

Yolculuk boyunca çektiğim fotoğrafların sergilerinden elde edilecek gelirin bağışlanması fikri de yola çıktığımda yoktu aslında
Belgesel fotoğraf ile ilgilenen arkadaşım Öznur Kılıç bu fikri verdi
O sırada Trabzon‘da idim
Ve Çernobil Nükleer Kazasının o bölgeye etkileri de hepimiz tarafından bilinen bir gerçek


Birkaç yıl önce kanser nedeniyle hayatını kaybeden bir arkadaşım için üyesi olduğum Kansere Umut Vakfı‘na bağışlamaya karar verdim Trabzon’daki sergimden elde edilecek geliri


Ve bu ilk serginin geliri bir kanser hastası çocuğun ameliyatı yapıldı ve tedavisine başlandı
Ben bu mutluluğu hiçbir şeye değişemem

Daha sonra doğu ve güneydoğuya geçtim
Orada da eğitim sorunu vardı
Bazı okullarda tahtaya yazı yazacak tebeşir dahi yok
Sıralar kırık vsr
Pek çok sorun var o bölgedeki eğitim kurumlarında

Bu bölgedeki serginin gelirini de
Iğdır Karakuyu İlköğretim Okuluna bağışladık

Attığın her pedala değmiş gibi görünüyor” murat

Ben çok mutluyum, inanın


Cebimde beşkuruş para yok ama rus milyarder Roman Abromich’ten çok daha mutluyum
O parası kadar mutlu ise
Ben de tanıdığım insanların yüzündeki gülümseme ve ülkemin güzelliği kadar mutluyum

Sergiler
1) Karadeniz Trabzon
2) Gaziantep
3) Iğdır
4) İzmir
5) Antalya
6) İstanbul

İstanbul Sergisinin gelirlerini Sokak Çocuklarına bağışlayacağım

İzmir ve Antalya Sergilerinin gelirlerini TEMA vakfına bağışlayacağım

Peki Hasan bundan sonrası?” murat

Kafamda bir proje var ama şu anda söylememeyi tercih ediyorum

akıl fikir – 03.03.2011 perşembe (95. hafta)

AMA – Murat Yanık / Dünyaya Fotoğrafça Bir Bakış

Programı Dinlemek için

T I K L A Y I N I Z

Deutsche Welle Belgeseli için
T I K L A Y I N I Z

şevket şahintaş konuğumuz

taksi şoförü ve fotoğrafçı kendisi
der spiegel
ve cnn int’e hem konu hem de konuk olmuş kendisi

amaradyo.blogspot.com‘a da bazı fotoğraflarından örnekler ekledim (tklynz)
ve hepsi de gerçekten etkileyici fotoğraflar

blogspot kapandı
ama bir şekilde girebilenlerden iseniz bakabilirsiniz

sevketsahintas.com (tklynz)
onun sitesi halihazırda erişilebilir

kendi plakamla 20 yıldır taksicilik yapıyorum belli aralıklarla

2004
o dönem geceleri taksicilik yapmakta idim
aslında gece taksiye çıkmıyordum
ama iflas edince diğer işlerimde gece çıkmak zorunda kaldım
sokaklarda üşüyerek uyumaya çalışan insanları gördüm
çok etkilendim
ve onların hayatını belgelemek için
fotoğraf ile tanıştım

6 yıl sürdü bu çalışma
ben sokaklarda yaşayan insanların gece yaşamlarını belgelemek için fotoğrafa başladım

ilk önce odtü mezunlar derneği fotoğraf gösterimi ve söyleşi istedi benden
ardından diğer talepler geldi
tüm ulusal gazetelerde tam sayfa röportajlar yayınlandı (hrryt) (sabah) (mllyt)

arkasından uluslararası basının ilgisini çekti çalışmalarım
ilk der spiegel‘de tam sayfa röportajım yayınlandı (tklynz)
daha sonra cnn international benimle röporatj yaptı (tklynz) (tklynz)
ve cnn’de bir gün boyunca her saat başı 3 dk fragmanım yayınlandı
bu benim çalışmalarımın dünya çapında tanınmasını sağladı
ardından almanya arte kanalında bir belgeselim yayınlandı
10 gün kadar önce de almanya deutche welle‘de bir belgeselim yayınlandı (video için tklynz)

herkes uyurken” belgeselini yaptık
erdem murat çelikler ile birlikte
antalya altın portakal’da en iyi ilk belgesel seçildi
benim son 3 yılımı ele alan bir belgeseldi

gece çalışmak
hem de istanbulda
korkmuyor musunuz?” murat

elbette korkuyorum
sadece uyuyanları çekmiyorum,
tinercileri balicileri de çekiyorum
ama onlarla öncesinde sohbet ediyor
dost oluyorum

habersiz fotoğraf çekme gibi bir durum gece mümkün değil
uyuyanların dışındakilerin fotoğraflarını hep haberli çektim
fotoğraf sonunda ışık

naci en alamo – remedios silva pisa (dinlemek için tklynz)
(hocam bir şarkı ile bir konu
anca bu kadar örtüşebilir
, anvrz)

şevket şahintaş konuğumuz

digital küçük bir makinam var
büyük bir makina ile çekemezsiniz
ürküyor insanlar
basit bir makina ile çektim ve bu sayede insanlar daha rahat olabildiler

peki bu fotoğrafları siz belli bir amaç için çektiğinizi söylediniz
bir hayli ses getirmiş olduğunu görüyoruz
ama o kesim ile ilgili bir gelişme oldu mu?
” murat

benim bildiğim bir gelişme yok
çünkü hiçkimse beni arayıp “ya sen böyle bir çalışma yapmısşın biz de bu şekilde önlem aldık” demedi
hiçbir bilgim yok o nedenle bu konuda

yalnız sokaktaki insanlardan şu şekilde bir geri dönüş aldım
kışın gece sokakta yaşayan insanlara evsizlerin alındığı sığınma yerlerine neden gitmediklerini sordum
çok soğuktu çünkü

bana “biz bir şekilde bu duruma düşmüş olabiliriz ama bu halde olduğumu eşim dostum, yakın çevrem bilmiyor, oraya gittiğimde tüm basını, televizyonları da karşımda buluyorum, yakınlarımın bu halimi görmesini istemiyorum” şeklinde konuştular


benim ilgili kişilerdenn ricam böyle bir durum olduğunda lütfen haberini yapmasınlar
o insanlar sizlerden çekindikleri için gelemiyorlar çünki

(ahh be şevket abicim
ahh be.
sen o sığınma evlerinin ve 2 katık aşın evsizlere hizmet için olduğunu mu sanırsın
oy verenler hayır işlediğimizi görsün pozu vermek için yapılıyor onlar
basını da belediyenin kendisi rica minnet oraya çağırıyor zaten
ah be şevket abiciğim
ah be
, anvrz)

başka projeleriniz var mı?” murat

çok projem var aslında
belgesel fotoğrafçıyım ben
bunun için de zamanımın çoğunu bu iş üzerine çalışarak ve düşünerek geçirmeliyim
ama diğer yandan da çalışmak zorundayım
hala taksideyim ama şu anda gündüz çalışıyorum
annem gece çalışmama izin vermiyor

tüm dünyanın sizi tanıması
para kazanıyorsunuz anlamına gelmez
fotoğraftan para kazanmadığım için de takside çalışmaya devam etmek zorundayım

kitapların şimdiye kadar çıkması gerekiyordu
çektiğim fotoğrafların kendi hikayeleri ile birlikte fotoğraf kitabı haline getirilmesi lazım

türkiyedeki sergiler için de şöyle bir durum var
belediyeler “buyrun size şu salonu tahsis ettik” diyorlar
ama fotoğrafların büyütülmesi, hazırlanması gibi işlemler var
bunlar hem maliyetli hem de hepsi ile benim ilgilenmem gerekiyor
böyle olunca sergiler de durdu

Blog Stats

  • 94.052 hits